Vertigo, kişinin çevresinin döndüğünü veya kendisinin dönüyormuş gibi hareket ettiğini hissetmesidir. Tıp literatüründe vertigo, denge sistemindeki bozukluklarla ilişkili bir hareket yanılsaması olarak değerlendirilir.
Normalde gözler, iç kulaktaki denge organları ve vücuttaki kas-eklem duyuları beynimize vücudun konumu ve hareketi hakkında bilgi gönderir. Beyin bu bilgileri bir araya getirerek kişinin dengede kalmasına yardımcı olur. Bu sistemlerden gelen sinyaller arasında uyumsuzluk oluştuğunda dönme veya hareket etme hissi ortaya çıkabilir.
Vertigo ile her türlü baş dönmesi aynı değildir. Örneğin sersemlik, bayılacakmış gibi olma veya dengesizlik hissi her zaman vertigo anlamına gelmez. Vertigoda özellikle dönme veya hareket etme hissi ön plandadır.
Vertigo, kişinin kendisinin veya çevresinin dönüyor ya da hareket ediyormuş gibi hissetmesine neden olan bir baş dönmesi türüdür. Bulantı, kusma, denge kaybı ve yürüme güçlüğü eşlik edebilir. Tek başına bir hastalık olmayan vertigo, iç kulak, vestibüler sinir veya beynin denge bölgelerini etkileyen farklı sorunların belirtisi olabilir.
Vertigo kelimesi tıpta dönme veya hareket yanılsaması anlamında kullanılır. Halk arasında çoğu zaman “baş dönmesi” olarak ifade edilse de vertigo, baş dönmesinin belirli bir türüdür.
Bu ayrım tanı açısından önemlidir. Baş dönmesinin dönme hissi şeklinde mi, sersemlik şeklinde mi, dengesizlik şeklinde mi yoksa bayılma hissi şeklinde mi yaşandığı, doktorun olası nedenleri değerlendirmesine yardımcı olur.
Vertigonun en belirgin belirtisi kişinin kendisinin veya çevresinin döndüğünü hissetmesidir. Bu his birkaç saniye sürebileceği gibi bazı durumlarda daha uzun süre devam edebilir.
Vertigo sırasında görülebilen belirtiler arasında şunlar bulunabilir:
Her vertigo atağında bu belirtilerin tamamı görülmez. Belirtilerin şekli ve süresi, vertigoya neden olan duruma göre değişebilir.
Evet, vertigo sırasında denge sistemi ile gözlerden ve vücuttan gelen hareket bilgilerinin birbiriyle uyumsuz hale gelmesi bulantı ve kusmaya neden olabilir. Özellikle şiddetli dönme hissi sırasında mide bulantısı sık görülebilir.
Ancak tekrarlayan veya şiddetli kusmanın eşlik ettiği vertigoda sıvı kaybı gelişebileceği için kişinin durumunun değerlendirilmesi önemlidir.
Vertigoya bazı iç kulak hastalıkları neden olduğunda işitme kaybı, kulak çınlaması veya kulakta dolgunluk hissi vertigoya eşlik edebilir. Ancak her vertigo türünde işitme kaybı görülmez.
Özellikle yeni başlayan vertigo ile birlikte ani işitme kaybı ortaya çıkması durumunda gecikmeden tıbbi değerlendirme gerekir.
Vertigo, denge sisteminin farklı bölümlerini etkileyen çok sayıda nedenden kaynaklanabilir. Nedenler genel olarak iç kulak ve vestibüler sistem kaynaklı veya beyin ve merkezi sinir sistemi kaynaklı olabilir.
Vertigonun en sık görülen nedenlerinden bazıları şunlardır:
Benign paroksismal pozisyonel vertigo veya kısa adıyla BPPV, özellikle başın belirli pozisyonlara getirilmesiyle kısa süreli dönme hissine neden olan yaygın bir vertigo nedenidir.
İç kulakta bulunan denge organlarından biri olan yarım daire kanallarına ait mekanizmanın etkilenmesi sonucunda ortaya çıkar. Yatakta dönmek, yataktan kalkmak, başı yukarı kaldırmak veya aşağı eğmek gibi hareketler bazı kişilerde atağı tetikleyebilir.
Ménière hastalığı, iç kulaktaki denge ve işitme sistemini etkileyebilen kronik bir hastalıktır. Vertigo ataklarına işitme kaybı, kulak çınlaması ve kulakta dolgunluk hissi eşlik edebilir.
Ménière hastalığı ile ilişkili vertigo ataklarının özellikleri BPPV'den farklıdır. Bu nedenle tekrarlayan vertigo ile birlikte işitme değişiklikleri yaşayan kişilerin değerlendirilmesi önemlidir.
Vestibüler migren, migrenle ilişkili olarak vertigo veya farklı denge bozukluklarının ortaya çıkabildiği bir durumdur. Her vestibüler migren atağında tipik baş ağrısının bulunması gerekmez.
Baş dönmesine ışık veya ses hassasiyeti, hareketle rahatsız olma veya migren öyküsü gibi özellikler eşlik edebilir. Tanı, kişinin şikâyetlerinin bütünü değerlendirilerek konur.
İç kulak, vücudun denge sisteminin önemli bir parçasıdır. İç kulaktaki denge organlarını veya vestibüler siniri etkileyen bazı hastalıklar vertigoya neden olabilir.
Bu tür durumlarda vertigoya işitme değişiklikleri, kulak çınlaması veya kulakta basınç hissi gibi belirtiler eşlik edebilir. Belirtilerin özellikleri, hangi yapının etkilenmiş olabileceğinin değerlendirilmesine yardımcı olur.
Vestibüler nörit, denge bilgisini iç kulaktan beyne taşıyan vestibüler sinirin etkilenmesiyle ortaya çıkabilen bir durumdur. Genellikle belirgin dönme hissi ve denge bozukluğu ile kendini gösterebilir.
İşitme kaybının eşlik edip etmemesi, vestibüler nörit ile benzer şikâyetlere yol açabilen diğer iç kulak hastalıklarının ayrımında önem taşıyabilir.
Vertigo bazı durumlarda iç kulak yerine beynin dengeyi kontrol eden bölgelerindeki sorunlardan kaynaklanabilir. Bu durum merkezi veya santral vertigo olarak adlandırılır.
Santral vertigoda çift görme, konuşma bozukluğu, belirgin koordinasyon problemi, güçsüzlük veya uyuşma gibi başka nörolojik belirtiler de ortaya çıkabilir.
Ani başlayan şiddetli baş dönmesine bu tür belirtilerin eşlik etmesi durumunda acil tıbbi değerlendirme gerekir.
Vertigo veya baş dönmesine yol açabilecek başka durumlar da bulunabilir. Bazı ilaçlar, migren, nörolojik hastalıklar ve çeşitli sağlık sorunları denge sistemini etkileyebilir.
Bu nedenle vertigonun nedenini yalnızca kişinin yaşadığı dönme hissine bakarak belirlemek mümkün değildir. Tanı için belirtilerin ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerekir.
Vertigoyu tetikleyen faktörler altta yatan nedene göre değişir. Özellikle pozisyonel vertigoda başın belirli hareketleri önemli bir tetikleyici olabilir.
Bazı kişilerde:
baş dönmesini tetikleyebilir.
Bununla birlikte her baş dönmesi hareketle tetiklenmez. Bazı vertigo türlerinde ataklar kendiliğinden başlayabilir veya farklı faktörlerle ilişkili olabilir.
Bu nedenle “vertigoyu ne tetikler?” sorusunun cevabı kişiden kişiye değişebilir.
Vertigo farklı şekillerde sınıflandırılabilir. En temel ayrımlardan biri vertigonun periferik veya santral kaynaklı olmasıdır.
Periferik vertigo, iç kulak veya vestibüler sinir kaynaklı vertigoyu ifade eder. BPPV, Ménière hastalığı ve vestibüler nörit gibi durumlar periferik vertigo ile ilişkili olabilir.
Santral vertigo, beynin dengeyle ilgili bölgelerindeki sorunlardan kaynaklanan vertigodur. Bazı nörolojik hastalıklar santral vertigoya neden olabilir.
Periferik ve santral vertigo birbirinden farklı özellikler gösterebilir. Ancak yalnızca belirtilere bakarak kesin ayrım yapmak her zaman mümkün değildir; gerektiğinde nörolojik ve kulak-burun-boğaz değerlendirmesi yapılabilir.
Vertigo atağı, dönme veya hareket etme hissinin belirgin şekilde ortaya çıktığı dönemdir. Atağın süresi ve şiddeti vertigonun nedenine göre değişebilir.
Bazı kişilerde baş hareketiyle başlayan kısa süreli ataklar görülürken, bazı vertigo türlerinde daha uzun süren baş dönmesi yaşanabilir. Bu nedenle “vertigo atağı ne kadar sürer?” sorusuna tüm hastalar için geçerli tek bir süre vermek doğru değildir.
Atakların ne sıklıkta tekrar ettiği, hangi durumlarda başladığı ve eşlik eden belirtiler tanı açısından önemlidir.
Vertigo atağı sırasında öncelikle düşme ve yaralanma riskini azaltmak gerekir. Dönme hissi başladığında yürümeye çalışmak, merdiven kullanmak veya araç kullanmak güvenli değildir. Mümkünse kişi oturmalı veya güvenli bir yere uzanmalı, başını ve vücudunu ani hareketlerden kaçınarak mümkün olduğunca sabit tutmalıdır.
Şiddetli vertigo sırasında gözleri açık tutmak dönme hissini artırıyorsa gözleri kapatmak veya sabit bir noktaya bakmak bazı kişilerde rahatsızlığın azalmasına yardımcı olabilir. Ortamın sakin ve güvenli olması, parlak ışık veya hızlı hareket eden görüntüler gibi rahatsızlığı artırabilecek uyaranların azaltılması da yararlı olabilir.
Vertigo atağı sırasında kusma meydana geliyorsa sıvı kaybını önlemek önemlidir. Kişinin bilinci açık ve yutma sorunu yoksa küçük yudumlarla sıvı alınabilir. Ancak sürekli kusma, bilinç değişikliği veya ciddi dengesizlik varsa kişinin kendi başına sıvı almaya çalışması yerine tıbbi değerlendirme gerekir.
Vertigo atağının ilk kez ortaya çıkması veya önceki ataklardan belirgin şekilde farklı olması durumunda nedeninin araştırılması önemlidir. Özellikle vertigoya konuşma bozukluğu, yüzde veya vücudun bir tarafında güçsüzlük ya da uyuşma, çift görme, bayılma, şiddetli baş ağrısı veya yürüyememe gibi belirtiler eşlik ediyorsa acil tıbbi değerlendirme gerekir.
Vertigo tuttuğunda yapılabilecek en önemli şey, kişinin kendisini güvenli bir pozisyona almasıdır. Ani şekilde ayağa kalkmak veya başı hızlı hareket ettirmek dönme hissini artırabilir. Bu nedenle mümkünse oturmak veya uzanmak ve baş hareketlerini sınırlamak gerekir.
Atağın ne kadar sürdüğünü ve hangi hareketle başladığını hatırlamak da sonraki doktor değerlendirmesi açısından yararlı olabilir. Örneğin yatağa uzanırken başlayan ve birkaç saniye süren dönme hissi ile saatler boyunca devam eden baş dönmesi aynı şekilde değerlendirilmez.
Kişinin daha önce doktor tarafından verilmiş bir vertigo tedavi planı varsa bu plana uygun hareket edilmelidir. Daha önce reçete edilmemiş ilaçları yalnızca baş dönmesini geçirmek amacıyla kendi kendine kullanmak doğru değildir.
Vertigo krizi sırasında kişinin öncelikle düşmesini önlemek gerekir. Özellikle şiddetli dönme hissi ve denge kaybı varsa yalnız kalmamak, güvenli bir yere geçmek ve araç veya makine kullanmamak önemlidir.
Kriz sırasında ortaya çıkan belirtiler de dikkatle takip edilmelidir. Kulak çınlaması, işitme kaybı, kulakta dolgunluk, baş ağrısı, bulantı, kusma veya nörolojik belirtilerin bulunması, vertigonun nedeninin değerlendirilmesinde doktor için önemli bilgiler sağlar.
Vertigonun süresi, altta yatan nedene göre önemli ölçüde değişebilir. Bazı vertigo atakları yalnızca birkaç saniye veya kısa bir süre devam ederken, bazı durumlarda baş dönmesi daha uzun sürebilir. Bu nedenle “vertigo kaç günde geçer?” veya “vertigo en fazla ne kadar sürer?” sorularına bütün hastalar için geçerli tek bir süre vermek doğru değildir.
Örneğin pozisyonel vertigoda başın belirli bir pozisyonuyla ortaya çıkan dönme hissi genellikle kısa sürerken, bazı iç kulak hastalıklarında daha uzun süren ataklar görülebilir. Vestibüler migren ve diğer nedenlerde ise baş dönmesinin süresi ve tekrarlama şekli farklı olabilir.
Vertigo atağının ne kadar sürdüğü kadar atakların nasıl başladığı ve ne sıklıkla tekrar ettiği de önemlidir. Baş dönmesinin saniyeler, dakikalar, saatler veya daha uzun bir süre devam etmesi farklı nedenlerin değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
Uzun süren veya tekrarlayan vertigo, kişinin günlük yaşamını ve hareket kabiliyetini etkiliyorsa nedeninin belirlenmesi için doktor değerlendirmesi yapılmalıdır.
Vertigo atağının süresi vertigonun türüne göre değişir. Baş hareketleriyle tetiklenen bazı pozisyonel vertigo atakları kısa süreli olabilir. Buna karşılık bazı iç kulak veya nörolojik durumlarda baş dönmesi daha uzun süre devam edebilir.
Bu nedenle atağın süresini tek başına hastalığın tanısı olarak değerlendirmek doğru değildir. Atağın süresi; tetikleyicileri, eşlik eden belirtiler ve kişinin tıbbi öyküsüyle birlikte değerlendirilir.
Vertigonun tekrar etmesinin birçok nedeni olabilir. Bazı vertigo türlerinde altta yatan mekanizma nedeniyle dönem dönem yeni ataklar ortaya çıkabilir. Özellikle pozisyonel vertigoda iç kulaktaki denge mekanizmasının yeniden etkilenmesi sonucunda şikâyetler tekrarlayabilir.
Tekrarlayan vertigo ataklarında yalnızca atağı geçirmek yerine altta yatan nedenin belirlenmesi önemlidir. Atakların ne zaman başladığı, hangi hareketlerle tetiklendiği, ne kadar sürdüğü ve eşlik eden kulak veya nörolojik belirtiler kaydedilirse doktorun değerlendirmesine yardımcı olabilir.
Vertigo tanısında ilk adım ayrıntılı hasta öyküsünün alınmasıdır. Doktor, kişinin yaşadığı baş dönmesinin gerçekten dönme hissi şeklinde olup olmadığını, ne zaman başladığını, ne kadar sürdüğünü ve hangi durumlarda ortaya çıktığını değerlendirir.
Başın hareket ettirilmesiyle mi başladığı, kendiliğinden mi ortaya çıktığı, sürekli mi yoksa ataklar halinde mi yaşandığı ve baş dönmesine işitme kaybı, kulak çınlaması, bulantı, kusma veya baş ağrısının eşlik edip etmediği de sorgulanır.
Fizik muayenede göz hareketleri, denge, yürüme, koordinasyon ve bazı nörolojik bulgular değerlendirilebilir. Gerekli durumlarda kulak muayenesi ve işitme testleri yapılabilir.
Vertigonun nedenine yönelik olarak farklı testlerden yararlanılabilir. Hangi testin yapılacağı kişinin şikâyetlerine ve muayene bulgularına göre belirlenir. Her baş dönmesi yaşayan kişide aynı testlerin uygulanması gerekmez.
Vertigo testi, tek bir testten ziyade denge sisteminin ve vertigoya neden olabilecek yapıların değerlendirilmesi için kullanılan farklı muayene ve testlerin genel adıdır.
Baş hareketleriyle ortaya çıkan pozisyonel vertigonun değerlendirilmesinde bazı pozisyon testleri kullanılabilir. İşitme kaybı veya kulak çınlaması bulunan kişilerde işitme değerlendirmeleri yapılabilir. Denge fonksiyonlarının ayrıntılı incelenmesi gerektiğinde vestibüler testlerden yararlanılabilir.
Bazı durumlarda vertigonun merkezi sinir sistemi kaynaklı olabileceği düşünülürse nörolojik değerlendirme ve gerekli görülmesi halinde beyin görüntüleme yöntemleri gündeme gelebilir.
Bu nedenle “vertigo testi yaptırdım, kesin olarak vertigom var” şeklinde tek bir test sonucuna dayanmak doğru değildir. Tanı, test sonuçlarının hastanın öyküsü ve muayene bulgularıyla birlikte değerlendirilmesiyle konur.
Vertigo tedavisi, baş dönmesine neden olan durumun belirlenmesine göre planlanır. Vertigo tek başına tek bir hastalık olmadığı için bütün hastalarda kullanılabilecek tek bir tedavi yöntemi bulunmaz.
Örneğin baş hareketleriyle ortaya çıkan BPPV'de uygun hastalarda pozisyonel manevralar tedavinin önemli bir parçası olabilir. İç kulak hastalıklarında farklı tedavi yaklaşımları uygulanabilir. Vestibüler migren söz konusu olduğunda ise migrenle ilişkili tetikleyicilerin kontrol edilmesi ve uygun tıbbi tedavi planının oluşturulması gerekebilir.
Tedavinin amacı yalnızca dönme hissini azaltmak değildir. Altta yatan hastalığın kontrol altına alınması, tekrarlayan atakların azaltılması, denge fonksiyonlarının iyileştirilmesi ve düşme riskinin azaltılması da tedavinin önemli parçalarıdır.
Uzun süren veya tekrarlayan vertigoda tedavi planı kişinin yaşına, genel sağlık durumuna, kullandığı ilaçlara ve vertigonun nedenine göre kişiselleştirilmelidir.
Vertigo tedavisinin süresi, hastalığın nedenine göre değişir. Bazı kişilerde uygun tedaviyle şikâyetler kısa sürede belirgin şekilde azalabilirken, bazı denge sistemi hastalıklarında tedavi ve takip daha uzun sürebilir.
Tedavinin ne kadar süreceğini belirleyen faktörler arasında vertigonun nedeni, atakların sıklığı, eşlik eden işitme veya nörolojik belirtiler ve kişinin tedaviye verdiği yanıt bulunur.
Bu nedenle vertigo tedavisi için önceden kesin bir süre belirlemek yerine doktorun tanı sonrasında oluşturduğu tedavi ve takip planına uyulmalıdır.
Vertigo tedavisinde kullanılan ilaçlar, baş dönmesine neden olan hastalığa ve kişinin belirtilerine göre değişebilir. Bazı ilaçlar özellikle vertigoya eşlik eden bulantı ve kusmanın kontrolünde kullanılırken, bazı durumlarda baş dönmesinin şiddetini azaltmaya yönelik ilaç tedavileri değerlendirilebilir.
Ancak “vertigo ilacı” adı altında herkes için uygun tek bir ilaç bulunmaz. BPPV gibi bazı durumlarda temel tedavi ilaçtan ziyade uygun pozisyonel manevra olabilir. Başka bir hastalığa bağlı vertigoda ise farklı bir tedavi yaklaşımı gerekebilir.
Bu nedenle daha önce başka bir kişiye verilmiş bir vertigo ilacının doktor önerisi olmadan kullanılması doğru değildir. Özellikle uyku hali veya reflekslerde yavaşlama oluşturabilecek ilaçların araç kullanımı ve düşme riski açısından dikkatle değerlendirilmesi gerekir.
Bir vertigo ilacının ne zaman etki göstereceği kullanılan ilaca, dozuna, kişinin genel durumuna ve vertigonun nedenine göre değişir. Bazı ilaçlar belirli belirtileri kısa süre içinde azaltabilirken, ilaç tedavisinin amacı her zaman vertigonun temel nedenini ortadan kaldırmak olmayabilir.
Bu nedenle ilaç alındıktan sonra baş dönmesinin tamamen geçmemesi, ilacın mutlaka etkisiz olduğu anlamına gelmez. Tedavinin nasıl düzenleneceğine doktor karar vermelidir.
Vertigoya iyi gelen yaklaşım, öncelikle vertigonun nedenine bağlıdır. Bu nedenle internette önerilen tek bir yiyecek, bitkisel ürün, egzersiz veya ev uygulamasının bütün vertigo türlerinde etkili olduğunu söylemek doğru değildir.
Vertigo yaşayan kişinin öncelikle güvenliğini sağlaması, ani hareketlerden kaçınması ve özellikle tekrarlayan şikâyetlerde nedenin belirlenmesi önemlidir. Doktor tarafından belirli bir egzersiz veya manevra önerilmişse bunun doğru teknikle uygulanması gerekir.
Günlük yaşamda yeterli sıvı tüketimi, düzenli uyku ve kişide atakları tetiklediği belirlenen faktörlerden uzak durmak bazı kişiler için yararlı olabilir. Ancak bunlar tıbbi tedavinin yerine geçmez.
Özellikle “vertigoya bitkisel ne iyi gelir?” sorusunda dikkatli olunmalıdır. Bitkisel ürünlerin ilaçlarla etkileşme ihtimali bulunabilir ve her ürünün vertigo üzerinde kanıtlanmış bir etkisi yoktur. Düzenli ilaç kullanan kişilerin herhangi bir takviye veya bitkisel ürün kullanmadan önce sağlık profesyoneline danışması gerekir.
Vertigo için uygulanan egzersizler, vertigonun nedenine göre değişir. Bu nedenle her vertigo hastasının aynı hareketleri yapması doğru değildir.
Bazı denge bozukluklarında vestibüler rehabilitasyon adı verilen egzersiz programlarından yararlanılabilir. Bu programlarda göz, baş ve vücut hareketlerinin koordinasyonunu geliştirmeye ve beynin denge sisteminden gelen bilgilere uyum sağlamasına yardımcı olacak çalışmalar kullanılabilir.
BPPV'de ise bazı hastalarda belirli pozisyonel manevralar uygulanabilir. Ancak hangi manevranın kullanılacağı, etkilenen kanal ve vertigonun özellikleriyle ilişkilidir. Bu nedenle internetten rastgele bir manevra uygulamak yerine uygun değerlendirme sonrasında önerilen hareketlerin yapılması daha güvenlidir.
Egzersiz sırasında baş dönmesinin kısa süreli artması bazı rehabilitasyon programlarında görülebilir. Ancak şiddetli veya alışılmadık belirtiler ortaya çıkarsa egzersiz bırakılmalı ve sağlık profesyoneline danışılmalıdır.
Vertigo yaşayan kişiler özellikle atak dönemlerinde düşme riskine karşı dikkatli olmalıdır. Ani ayağa kalkmak, hızlı baş hareketleri yapmak, yüksek yerlere çıkmak veya baş dönmesi devam ederken araç kullanmak yaralanma riskini artırabilir.
Tekrarlayan vertigo yaşayan kişilerin atak günlüğü tutması da yararlı olabilir. Atağın başlangıç zamanı, süresi, hangi hareket veya durum sonrasında ortaya çıktığı, eşlik eden kulak belirtileri ve kullanılan ilaçlar not edilebilir. Bu bilgiler doktorun vertigonun özelliklerini değerlendirmesine yardımcı olabilir.
Kişinin kendi tetikleyicilerini fark etmesi de önemlidir. Bazı kişilerde belirli baş hareketleri, bazı kişilerde migrenle ilişkili faktörler veya farklı durumlar şikâyetleri artırabilir. Ancak her baş dönmesinin stres, yorgunluk veya beslenme nedeniyle oluştuğu düşünülmemelidir.
Vertigo sırasında yatış pozisyonu, vertigonun nedenine göre değişebilir. Özellikle pozisyonel vertigoda bazı baş hareketleri dönme hissini tetikleyebildiği için yatakta dönmek veya hızlı şekilde doğrulmak şikâyeti artırabilir.
Baş dönmesi yaşayan kişinin yataktan kalkarken önce oturması, kısa süre beklemesi ve ardından yavaşça ayağa kalkması düşme riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir.
Ancak belirli bir uyku pozisyonunun bütün vertigo hastalarına iyi geldiğini söylemek doğru değildir. Özellikle BPPV tanısı konulan kişilerde doktor tarafından önerilen pozisyon ve manevralara uyulmalıdır.
Vertigoda herkes için geçerli özel bir beslenme listesi bulunmaz. Beslenme önerileri vertigonun nedenine, kişinin genel sağlık durumuna ve eşlik eden hastalıklara göre değişebilir.
Düzenli ve dengeli beslenmek, yeterli sıvı almak ve kişide belirgin şekilde şikâyetleri artırdığı fark edilen beslenme alışkanlıklarını değerlendirmek günlük yaşam açısından yararlı olabilir.
Özellikle Ménière hastalığı gibi belirli iç kulak hastalıklarında tuz tüketimi ve diğer yaşam tarzı faktörleri doktor tarafından ayrıca değerlendirilebilir. Ancak bu tür önerilerin bütün vertigo hastalarına aynı şekilde uygulanması doğru değildir.
Vertigo hastalarının kesinlikle yememesi gereken tek bir yiyecek yoktur. Beslenme kısıtlamaları, vertigonun nedenine ve kişinin sağlık durumuna göre belirlenmelidir.
Kişi belirli bir yiyecek veya içeceğin ardından düzenli olarak şikâyetlerinin arttığını fark ediyorsa bunu doktoruyla paylaşabilir. Özellikle kronik hastalığı veya düzenli ilaç kullanımı bulunan kişilerde aşırı ve gereksiz beslenme kısıtlamalarından kaçınılmalıdır.
Vertigonun tedavi edilmediğinde ortaya çıkaracağı sonuç, öncelikle altta yatan nedene bağlıdır. Bazı geçici vertigo nedenlerinde şikâyetler zaman içerisinde azalabilirken, bazı hastalıklarda belirtiler tekrarlayabilir veya uzun süre devam edebilir.
Sık tekrarlayan vertigo kişinin günlük aktivitelerini, çalışma hayatını ve sosyal yaşamını etkileyebilir. Denge kaybı özellikle merdiven kullanırken, banyoda, dışarıda yürürken veya araç kullanırken düşme ve yaralanma riskini artırabilir.
Daha önemlisi, vertigonun altında başka bir hastalık bulunuyorsa yalnızca baş dönmesinin geçmesini beklemek asıl nedenin tanısının gecikmesine yol açabilir. Bu nedenle açıklanamayan, tekrarlayan veya giderek ağırlaşan vertigo değerlendirilmelidir.
Vertigo şikâyetinde başvurulacak bölüm, belirtilerin özelliklerine ve olası nedene göre değişebilir. Baş dönmesi ve denge sorunlarının değerlendirilmesinde Kulak Burun Boğaz (KBB) ve gerektiğinde Nöroloji bölümleri önemli rol oynar.
Kulakta çınlama, işitme kaybı, kulakta dolgunluk veya baş hareketleriyle tetiklenen dönme hissi gibi belirtiler varsa KBB değerlendirmesi gerekebilir. Baş dönmesine konuşma bozukluğu, güç kaybı, uyuşma, çift görme veya başka nörolojik belirtiler eşlik ediyorsa nörolojik değerlendirme önem kazanır.
Şikâyetin nedeni belirgin değilse ilk değerlendirme için Dahiliye veya Aile Hekimliği de uygun bir başlangıç olabilir. Doktor, muayene sonucuna göre hastayı ilgili uzmanlık alanına yönlendirebilir.
Ani başlayan şiddetli baş dönmesine ciddi nörolojik belirtiler, bayılma, göğüs ağrısı veya belirgin nefes darlığı eşlik ediyorsa poliklinik randevusu beklenmeden acil değerlendirme gerekir.
Vertigo her zaman acil bir durum değildir. Ancak ani başlayan ve daha önce yaşanan baş dönmelerinden farklı olan şiddetli vertigo, özellikle bazı belirtilerle birlikte ortaya çıktığında acil değerlendirme gerektirebilir.
Aşağıdaki belirtilerden herhangi biri vertigoya eşlik ediyorsa acil tıbbi yardım alınmalıdır:
Bu belirtilerin bulunması, vertigonun kesin olarak ciddi bir hastalıktan kaynaklandığı anlamına gelmez. Ancak bazı acil durumların dışlanması gerektiğinden gecikmeden tıbbi değerlendirme yapılması önemlidir.
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
Vertigonun tamamen geçip geçmeyeceği altta yatan nedene bağlıdır. Bazı vertigo nedenlerinde uygun tedavi sonrasında belirtiler tamamen ortadan kalkabilirken, bazı kronik veya tekrarlayan durumlarda atakların kontrol altında tutulması ve düzenli takip gerekebilir.
Vertigo atağı sırasında güvenli bir yere oturmak veya uzanmak, ani hareketlerden kaçınmak ve düşme riskini azaltmak önemlidir. Ancak evde uygulanabilecek yöntemler vertigonun nedenini tedavi etmez. Tekrarlayan veya şiddetli vertigoda doktor değerlendirmesi gerekir.
Vertigo ile bayılma aynı durum değildir. Vertigoda genellikle dönme ve hareket yanılsaması ön plandayken bayılmada bilinç kaybı söz konusu olabilir. Vertigo sırasında bayılma veya bilinç kaybı yaşanması tipik kabul edilmediğinden farklı nedenlerin değerlendirilmesi gerekir.
Vertigo sırasında yaşanan korku, stres ve fiziksel rahatsızlık geçici olarak tansiyon değerlerini etkileyebilir. Ancak vertigonun doğrudan her kişide tansiyon yükselttiği söylenemez. Tansiyon yüksekliği ile baş dönmesi arasındaki ilişki kişinin genel durumu ve ölçüm sonuçlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Evet, bazı vertigo türleri tekrarlayabilir. Tekrarlama ihtimali vertigonun nedenine göre değişir. Atakların ne sıklıkta olduğu, ne kadar sürdüğü ve hangi durumlarda ortaya çıktığı tanı ve takip açısından önemlidir.
Ménière hastalığı, vertigoya neden olabilen iç kulak hastalıklarından biridir. Ménière hastalığında vertigo ataklarına işitme kaybı, kulak çınlaması ve kulakta dolgunluk gibi işitmeyle ilişkili belirtiler eşlik edebilir. Ancak vertigo yalnızca Ménière hastalığından kaynaklanmaz; farklı iç kulak ve nörolojik durumlar da vertigoya neden olabilir.
Pozisyonel vertigo, özellikle başın belirli pozisyonlara getirilmesiyle ortaya çıkan dönme hissidir. En sık nedenlerinden biri benign paroksismal pozisyonel vertigo, yani BPPV'dir. Yatakta dönmek, yataktan kalkmak veya başı belirli yönlere çevirmek atağı tetikleyebilir.
Vertigo şikâyetinin değerlendirilmesinde KBB ve Nöroloji bölümleri önemli uzmanlık alanlarıdır. Kulak çınlaması veya işitme kaybı gibi belirtiler varsa KBB; nörolojik belirtiler varsa Nöroloji değerlendirmesi ön plana çıkabilir. İlk değerlendirme için Dahiliye veya Aile Hekimliği de tercih edilebilir.
Vertigonun bazı nedenlerinde belirtiler zamanla azalabilir veya ilaç dışındaki tedavi yöntemlerinden yararlanılabilir. Örneğin bazı pozisyonel vertigo vakalarında uygun manevralar önemli bir tedavi yaklaşımıdır. Ancak ilaç gerekip gerekmediğine ve hangi tedavinin uygulanacağına vertigonun nedeni belirlendikten sonra karar verilmelidir.
Vertigo değerlendirmesinde hastanın öyküsü ve fizik muayenesinin yanı sıra gerekli durumlarda pozisyon testleri, işitme testleri ve vestibüler fonksiyon testleri kullanılabilir. Bazı hastalarda nörolojik değerlendirme veya görüntüleme yöntemleri de gerekebilir. Test seçimi kişinin belirtilerine göre yapılır.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Randevu ve sağlık hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için size en uygun iletişim kanalını seçebilirsiniz.