Ödem, damarların içindeki sıvının çevredeki dokulara normalden fazla geçmesi ve dokular arasında birikmesiyle oluşan şişliktir. Ödem vücudun farklı bölgelerinde görülebilir; eller, parmaklar, bilekler ve kollar da bu bölgeler arasında yer alır. El ve kol ödeminde cilt daha gergin veya parlak görünebilir, yüzük ve saat gibi aksesuarlar normalden daha sıkı hale gelebilir.
Şişliğin kendisi bir hastalık değil, farklı durumların ortaya çıkarabileceği bir belirtidir. Bu nedenle yalnızca ödemi azaltmaya çalışmak yerine, özellikle şişlik kalıcı veya tekrarlayıcıysa nedeninin belirlenmesi önemlidir.
Vücuttaki genel ödemin nedenleri, belirtileri ve tedavi seçenekleri hakkında daha kapsamlı bilgi almak için Ödem Nedir? Neden Olur ve Nasıl Geçer? başlıklı ana makalemizi inceleyebilirsiniz.
Ellerde ve kollarda ödemin nedeni günlük yaşam koşullarından ciddi sağlık sorunlarına kadar geniş bir yelpazede değişebilir. Özellikle şişliğin ne zaman başladığı, tek kolda mı yoksa iki kolda mı görüldüğü, travma veya ameliyat öyküsü bulunup bulunmadığı ve başka bölgelerde de ödem olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Ellerde ödem, özellikle sıcak havalarda, uzun süre hareketsiz kalındığında veya fiziksel aktivite sırasında geçici olarak ortaya çıkabilir. Bazı kişilerde egzersiz sırasında parmakların ve ellerin şişmesi görülebilir. Bunun, egzersiz sırasında kan akımındaki ve damarların genişlemesindeki değişikliklerle ilişkili olabileceği düşünülmektedir.
Bunun yanında el yaralanmaları, enfeksiyonlar, bazı ilaçlar, alerjik reaksiyonlar ve lenf sistemindeki bozukluklar da el şişliğine yol açabilir. Şişlik belirgin bir neden olmadan ortaya çıkıyor veya sürekli devam ediyorsa yalnızca sıcaklık ya da tuz tüketimi gibi geçici nedenlere bağlanmamalıdır.
Kollarda ödem; dokularda sıvı birikimine, yaralanmaya, enfeksiyona, dolaşım problemlerine veya lenfatik sistemin yeterince çalışmamasına bağlı olarak gelişebilir. Özellikle tek kolda ortaya çıkan ve kalıcı hale gelen şişlik, koltuk altı lenf düğümleri veya lenf damarlarıyla ilgili sorunlar açısından değerlendirilmelidir.
Bazı kanser tedavileri, özellikle lenf nodlarının çıkarılması veya radyoterapi, ilerleyen dönemde kolda lenfödem gelişmesine neden olabilir. Lenfödem bazen tedaviden aylar veya yıllar sonra da ortaya çıkabilir.
Tek kolda ödem, özellikle yeni başladıysa, nedeninin daha dikkatli araştırılmasını gerektirir. Yaralanma, enfeksiyon, lenfödem, damar problemleri veya daha önce geçirilmiş cerrahi ve kanser tedavileri tek taraflı kol şişliğine yol açabilir.
Şişliğin yanında kol veya elde ağrı, kızarıklık, sıcaklık artışı, uyuşma, cilt renginde değişiklik veya hareket kısıtlılığı bulunması değerlendirmeyi daha önemli hale getirir. Her tek taraflı şişlik ciddi bir hastalık anlamına gelmez; ancak belirgin bir nedeni olmayan yeni şişliklerde doktor muayenesi uygun olur.
İki kolda birden görülen ödem, vücudun genel sıvı dengesini etkileyen durumlarla veya her iki tarafı etkileyen yaşam tarzı ve çevresel faktörlerle ilişkili olabilir. Uzun süre aynı pozisyonda kalmak, sıcak hava, fazla tuz tüketimi ve bazı ilaçlar geçici şişliğe neden olabilir.
Bununla birlikte böbrek, kalp veya karaciğer hastalıkları gibi sistemik sorunlarda eller ve kollarla birlikte bacaklar, ayaklar veya yüz gibi vücudun başka bölgelerinde de ödem görülebilir. Bu nedenle iki taraflı şişlik uzun sürüyorsa yalnızca el veya kol bölgesine odaklanmak yerine genel sağlık durumu değerlendirilmelidir.
Parmaklarda şişme, ellerde oluşan ödemin en kolay fark edilen belirtilerinden biridir. Özellikle sabahları veya sıcak havalarda yüzüklerin normalden daha sıkı olması, parmakların hareket ettirilmesinde zorlanma ve elde dolgunluk hissi görülebilir.
Geçici parmak şişliği sıcak hava, uzun süre hareketsiz kalma veya fiziksel aktivite gibi durumlarla ilişkili olabilir. Ancak şişlik sürekli hale gelmişse, giderek artıyorsa veya yalnızca bir elde belirginleşiyorsa altta yatan nedenin araştırılması gerekir.
El ve kol ödeminin en belirgin belirtisi ilgili bölgede gözle görülür şişliktir. Şişliğin derecesine ve nedenine bağlı olarak ciltte gerginlik, parlak görünüm, ağırlık ve hareket kısıtlılığı ortaya çıkabilir.
Görülebilecek belirtiler arasında şunlar yer alabilir:
Her ödemde bu belirtilerin tamamının bulunması gerekmez. Özellikle gode bırakan ödem, lenfödem veya iltihap kaynaklı şişlik gibi farklı durumların birbirinden ayrılması için doktor değerlendirmesi gerekebilir.
Gode bırakan ödem, şişmiş bölgeye parmakla birkaç saniye basıldığında ciltte geçici bir çukur oluşmasıyla fark edilen ödem türüdür. Bu bulgu, dokularda sıvı birikiminin bulunduğunu düşündürebilir. Ancak tek başına hangi hastalığın bulunduğunu göstermez.
Gode bırakan ödemin yanında şişliğin süresi, tek veya çift taraflı olması ve başka bölgelerde ödem bulunup bulunmaması da değerlendirilir. Kalıcı veya nedeni açıklanamayan ödemlerde altta yatan hastalığın araştırılması gerekir.
El ve kol ödemi bazen basit ve geçici nedenlerden kaynaklansa da bazı durumlarda altta yatan bir hastalığın belirtisi olabilir. Özellikle şişlik uzun süre devam ediyor, giderek artıyor veya vücudun başka bölgelerinde de ödemle birlikte görülüyorsa tıbbi değerlendirme önemlidir.
Lenfödem, lenf sıvısının dokulardan yeterince uzaklaştırılamaması sonucunda gelişen kronik bir şişlik durumudur. En sık kol ve bacaklarda görülür ve özellikle kanser tedavisi sırasında lenf nodlarının çıkarılması veya hasar görmesi sonrasında ortaya çıkabilir.
Lenfödemde başlangıçta şişlik yumuşak olabilir ve gün içerisinde artıp gece azalabilir. Zaman içerisinde tedavi edilmezse şişlik daha kalıcı hale gelebilir ve ciltte kalınlaşma, sertleşme veya hareket kısıtlılığı gelişebilir.
Lenfödemin belirtileri, evreleri, nedenleri, tanısı ve tedavi seçenekleri hakkında daha fazla bilgi almak için Lenfödem Nedir? Lenfödem Tedavisi Nasıl Yapılır? başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.
Böbrekler vücuttaki fazla sıvı ve tuzun uzaklaştırılmasında önemli görev üstlenir. Böbreklerin bu işlevinin bozulduğu bazı hastalıklarda vücutta sıvı birikimi gelişebilir ve ellerin yanı sıra yüz, göz çevresi veya bacaklarda da şişlik görülebilir.
Ödemin yanında idrar miktarında veya görünümünde değişiklikler, yorgunluk veya başka sistemik belirtiler bulunuyorsa böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerekebilir.
Bazı kalp hastalıklarında kalbin kanı yeterince etkili pompalayamaması vücutta sıvı birikimine katkıda bulunabilir. Ödem daha sık bacak ve ayaklarda fark edilse de bazı kişilerde eller ve kollar gibi bölgelerde de şişlik görülebilir.
El ve kol şişliğine nefes darlığı, çabuk yorulma veya vücudun başka bölgelerinde belirgin ödem eşlik ediyorsa kalp ve dolaşım sistemi açısından değerlendirme gerekebilir.
İleri düzeyde bazı karaciğer hastalıkları vücudun sıvı dengesini etkileyebilir. Bu durum özellikle karın ve bacaklarda sıvı birikimine neden olsa da yaygın ödem tablosunun bir parçası olarak ellerde de şişlik görülebilir.
Karaciğer kaynaklı ödemden şüphelenildiğinde yalnızca el veya kol şişliğine bakılmaz; kişinin genel durumu, karın bölgesindeki şişlik ve diğer klinik bulgular birlikte değerlendirilir.
El veya kolda gelişen enfeksiyon, bölgede iltihabi yanıt oluşturarak şişlik meydana getirebilir. Enfeksiyona bağlı şişlikte kızarıklık, sıcaklık artışı, ağrı ve hassasiyet görülebilir. Ateş veya genel durum bozukluğu da eşlik edebilir.
Özellikle hızla artan kızarıklık ve şişlik, cildin belirgin şekilde sıcak olması veya ateş bulunması durumunda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Bazı alerjik reaksiyonlarda el ve parmaklarda ani şişlik gelişebilir. Anjiyoödem olarak adlandırılan derin dokulardaki şişlik özellikle dudak, dil, yüz ve boğaz bölgesini de etkileyebilir.
El veya kol şişliğine dudak ya da dilde şişme, boğazda daralma veya nefes almada güçlük eşlik ediyorsa bu durum acil değerlendirme gerektirir.
Özellikle lenf nodlarının çıkarıldığı veya lenf damarlarının etkilendiği bazı ameliyatlardan sonra kolda ödem gelişebilir. Meme kanseri tedavisi kapsamında yapılan bazı cerrahi işlemler ve radyoterapi sonrasında kol lenfödemi görülebilir. Bu şişlik tedaviden hemen sonra başlayabileceği gibi aylar veya yıllar sonra da ortaya çıkabilir.
Ameliyat sonrası gelişen her şişlik lenfödem anlamına gelmez. Cerrahi bölgedeki normal iyileşme süreci, enfeksiyon veya başka komplikasyonlar da şişliğe neden olabilir. Bu nedenle ameliyat sonrası yeni veya giderek artan kol şişliğinin takip eden sağlık ekibi tarafından değerlendirilmesi önemlidir.
Bazı ilaçlar vücutta sıvı tutulmasına ve ödem gelişmesine neden olabilir. NHS, bazı tansiyon ilaçları, doğum kontrol ilaçları, antidepresanlar ve steroidler dahil olmak üzere çeşitli ilaçların el ve kol ödemiyle ilişkili olabileceğini belirtmektedir.
Ödemin yeni bir ilaca başladıktan sonra ortaya çıktığından şüpheleniliyorsa ilaç kendi kendine bırakılmamalıdır. Doktor, kullanılan ilacı ve kişinin diğer sağlık durumlarını değerlendirerek doz değişikliği veya farklı bir tedavi gerekip gerekmediğine karar verebilir.
Ellerde ve kollarda ödemin nasıl geçeceği, öncelikle şişliğe neden olan durumun belirlenmesine bağlıdır. Geçici ve hafif ödemlerde kolu uygun şekilde yükseltmek, normal hareketi sürdürmek, uzun süre aynı pozisyonda kalmamak ve yeterli sıvı almak yardımcı olabilir.
Ancak lenfödem, enfeksiyon, damar problemi, böbrek hastalığı veya kalp hastalığı gibi bir neden varsa yalnızca evde uygulanabilecek yöntemlerle şişliğin tamamen ortadan kaldırılması beklenmemelidir. Bu durumlarda esas nedenin tedavi edilmesi gerekir.
Şişliğin altında ciddi bir sağlık sorunu bulunmadığı değerlendirildikten sonra bazı günlük uygulamalar ödemin azalmasına yardımcı olabilir:
Bu yöntemlerin uygunluğu ödemin nedenine göre değişebilir. Özellikle nedeni bilinmeyen şişliklerde kendi kendine yoğun masaj, sıkı bandaj veya kompresyon uygulamak yerine sağlık profesyonelinden öneri alınmalıdır.
Bazı ödem türlerinde özel olarak tasarlanmış kompresyon eldivenleri veya kolluklar şişliğin kontrol edilmesine yardımcı olabilir. Özellikle lenfödem tedavisinde kompresyon giysileri, egzersiz, cilt bakımı ve uzman tarafından uygulanan diğer tedaviler birlikte kullanılabilir.
Ancak kompresyon ürününün türü ve basınç düzeyi kişiye göre belirlenmelidir. Her el veya kol şişliğinde rastgele kompresyon ürünü kullanılması uygun değildir.
Ödem söktürücü olarak bilinen diüretik ilaçlar, vücudun idrar yoluyla daha fazla sıvı atmasını sağlayabilir ve bazı ödem durumlarında doktor tarafından kullanılabilir. Ancak bu ilaçlar her el veya kol ödeminde gerekli değildir ve özellikle lenfödem gibi durumlarda temel tedavi olarak değerlendirilmez.
Bu nedenle elde veya kolda şişlik görüldüğünde doktor önerisi olmadan diüretik kullanılmamalıdır. Gereksiz ilaç kullanımı sıvı ve elektrolit dengesini etkileyebilir.
Tanı sürecinde öncelikle şişliğin ne zaman başladığı, tek veya iki taraflı olup olmadığı, daha önce ameliyat veya yaralanma yaşanıp yaşanmadığı ve kullanılan ilaçlar değerlendirilir. Doktor ayrıca şişliğin yapısını, ciltteki değişiklikleri ve başka bölgelerde ödem bulunup bulunmadığını muayene eder.
Gerekli görüldüğünde kan ve idrar testleri, ultrason, damar incelemeleri veya başka görüntüleme yöntemleri kullanılabilir. Lenfödem şüphesinde lenf sisteminin değerlendirilmesine yönelik özel incelemeler de gerekebilir.
Ellerde veya kollarda nedeni açıklanamayan, sürekli veya tekrarlayan ödem için ilk değerlendirme İç Hastalıkları (Dahiliye) bölümünde yapılabilir. Muayene sonucunda şişliğin nedenine göre Kalp ve Damar Cerrahisi, Kardiyoloji, Nefroloji, Romatoloji, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon veya başka bir uzmanlık alanına yönlendirme yapılabilir.
Özellikle ameliyat veya kanser tedavisi sonrasında gelişen kalıcı kol şişliğinde lenfödem konusunda deneyimli bir ekip tarafından değerlendirme gerekebilir.
El veya kol şişliği bazen geçici ve zararsız nedenlerle ortaya çıkabilir. Ancak belirgin bir neden olmadan başlayan, hızla gelişen, şiddetli veya ağrılı şişlikler doktor tarafından değerlendirilmelidir. NHS, nedeni açıklanamayan, ani başlayan, şiddetli veya ağrılı kol ve el şişliklerinde tıbbi yardım alınmasını önermektedir.
Özellikle aşağıdaki durumlarda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:
Nefes darlığı, göğüs ağrısı veya göğüste sıkışma gibi belirtilerin eşlik ettiği durumlarda ise acil tıbbi yardım alınmalıdır.
Ödemin tekrar edip etmeyeceği tamamen altta yatan nedene bağlıdır. Sıcak hava, uzun süre hareketsiz kalma veya geçici beslenme değişikliklerine bağlı şişlikler neden ortadan kalktığında azalabilir. Buna karşılık lenfödem veya kronik bazı hastalıklarla ilişkili ödem uzun süre devam edebilir veya dönem dönem artabilir.
Tekrarlayan şişliğin yalnızca her seferinde azaltılmaya çalışılması yerine, ödemin nedeninin belirlenmesi uzun vadeli kontrol açısından önemlidir.
Ellerde ve kollarda ödem, dokular arasında fazla sıvı birikmesi sonucunda ortaya çıkan ve birçok farklı nedene bağlı gelişebilen bir belirtidir. Sıcak hava, uzun süre aynı pozisyonda kalma, fazla tuz tüketimi, yaralanmalar ve bazı ilaçlar geçici şişliğe neden olabilir. Bunun yanında lenfödem, enfeksiyonlar, dolaşım problemleri, böbrek, kalp ve karaciğer hastalıkları da el ve kol ödemiyle ilişkili olabilir.
Özellikle şişliğin kalıcı olması, tekrarlaması, tek taraflı görülmesi veya ağrı, kızarıklık, sıcaklık artışı gibi belirtilerle birlikte ortaya çıkması durumunda altta yatan neden araştırılmalıdır. Ani şişlik ile birlikte nefes darlığı veya göğüs ağrısı görülmesi ise acil değerlendirme gerektirir.
A Life Sağlık Grubu olarak, ellerde ve kollarda uzun süren veya nedeni açıklanamayan şişliklerin yalnızca kozmetik bir sorun olarak değerlendirilmemesi; altta yatan nedenin belirlenmesi ve uygun tedavinin planlanması için sağlık profesyoneline başvurulmasını öneriyoruz.
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
Ellerde ve kollarda ödem; sıcak hava, uzun süre aynı pozisyonda kalma, fazla tuz tüketimi, yaralanmalar, enfeksiyonlar ve bazı ilaçlar nedeniyle oluşabilir. Bunun yanında lenfödem, dolaşım bozuklukları, böbrek, kalp veya karaciğer hastalıkları da el ve kol şişliğine neden olabilir.
Şişliğin geçmesi öncelikle nedenine bağlıdır. Geçici ödemlerde kolu uygun şekilde yükseltmek, uzun süre hareketsiz kalmamak, düzenli hareket etmek ve fazla tuz tüketiminden kaçınmak yardımcı olabilir. Kalıcı veya tekrarlayan şişliklerde ise altta yatan nedenin belirlenmesi gerekir.
Tek kolda ödem; yaralanma, enfeksiyon, lenfödem, damar sorunları veya daha önce geçirilmiş ameliyat ve bazı kanser tedavileri sonrasında gelişebilir. Özellikle şişlik aniden başladıysa veya ağrı, kızarıklık ve sıcaklık artışı eşlik ediyorsa doktor tarafından değerlendirilmelidir.
İki kolda görülen ödem sıcak hava, hareketsizlik veya beslenme alışkanlıkları gibi geçici nedenlerden kaynaklanabilir. Bunun yanında vücudun genel sıvı dengesini etkileyen böbrek, kalp ve karaciğer hastalıklarında eller ve kollarla birlikte bacaklar, ayaklar veya yüz bölgesinde de şişlik görülebilir.
Parmaklarda şişlik, ellerde oluşan ödemin sık görülen belirtilerinden biridir. Sıcak hava, egzersiz, uzun süre hareketsiz kalma ve fazla tuz tüketimi geçici parmak şişliğine neden olabilir. Şişlik sürekli hale geliyor veya yalnızca bir elde belirginleşiyorsa altta yatan neden araştırılmalıdır.
Evet, özellikle tek kolda uzun süre devam eden veya giderek artan şişlik lenfödem ile ilişkili olabilir. Lenfödemde kol veya elde ağırlık, gerginlik ve hareket kısıtlılığı da görülebilir. Özellikle lenf nodlarının çıkarıldığı veya lenf sisteminin etkilendiği ameliyat ve tedaviler sonrasında bu durumun gelişme riski bulunabilir.
Bazı ameliyatlardan sonra dokularda geçici sıvı birikimi oluşabilir. Özellikle lenf nodlarının çıkarıldığı veya lenf damarlarının etkilendiği işlemlerden sonra kolda lenfödem gelişebilir. Şişlik giderek artıyor, kalıcı hale geliyor veya ağrı ve kızarıklıkla birlikte görülüyorsa takip eden sağlık ekibine başvurulmalıdır.
Ödem söktürücü olarak bilinen diüretik ilaçlar bazı hastalıklara bağlı sıvı birikimlerinde doktor tarafından kullanılabilir. Ancak her el ve kol şişliğinde gerekli değildir ve özellikle lenfödem gibi durumların temel tedavisi değildir. Doktor önerisi olmadan diüretik kullanmak sıvı ve elektrolit dengesizliklerine yol açabilir.
Bazı ödem türlerinde doktor önerisiyle kompresyon kollukları veya eldivenleri kullanılabilir. Özellikle lenfödem tedavisinde kompresyon, egzersiz ve cilt bakımıyla birlikte tedavi planının bir parçası olabilir. Ancak kompresyon ürününün türü ve basıncı kişinin durumuna göre belirlenmelidir.
El ve kol ödemi; lenfödem, enfeksiyonlar, bazı damar problemleri, böbrek hastalıkları, kalp hastalıkları ve ileri düzeyde bazı karaciğer hastalıklarıyla ilişkili olabilir. Ödemin hangi hastalıktan kaynaklandığını belirlemek için şişliğin süresi, dağılımı ve eşlik eden diğer belirtiler birlikte değerlendirilir.
Nedeni bilinmeyen, sürekli veya tekrarlayan el ve kol ödeminde ilk değerlendirme için İç Hastalıkları (Dahiliye) bölümüne başvurulabilir. Şişliğin nedenine göre Kalp ve Damar Cerrahisi, Kardiyoloji, Nefroloji, Romatoloji veya Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon gibi bölümlere yönlendirme yapılabilir.
Ani başlayan, hızla artan, şiddetli ağrıyla birlikte görülen veya belirgin kızarıklık ve sıcaklık artışının eşlik ettiği şişlikler değerlendirilmelidir. Nefes darlığı, göğüs ağrısı, dudak veya dilde ani şişme ya da nefes almada güçlük varsa acil tıbbi yardım alınmalıdır.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Randevu ve sağlık hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için size en uygun iletişim kanalını seçebilirsiniz.