Bacaklarda ödem, dokular arasındaki boşluklarda normalden fazla sıvı birikmesiyle ortaya çıkan şişliktir. En sık ayak bilekleri, ayaklar ve alt bacaklarda fark edilir. Şişlik bazen gün boyunca artabilir ve dinlenmeyle azalabilir.
Bacak ödemi tek bacakta veya her iki bacakta görülebilir. İki bacakta benzer şekilde ortaya çıkan şişlik daha çok sıvı birikimi, toplardamar dolaşımı veya bazı sistemik hastalıklarla ilişkili olabilirken, tek taraflı bacak şişliği farklı nedenlerin araştırılmasını gerektirebilir.
Genel olarak ödemin nedenini anlamak için şişliğin ne zaman başladığı, bir veya iki bacağı etkileyip etkilemediği, ağrı veya kızarıklık eşlik edip etmediği ve kişinin mevcut hastalıkları birlikte değerlendirilir.
Bacaklardaki şişliğin genel nedenleri hakkında daha fazla bilgi için Ödem Nedir? Neden Olur ve Nasıl Geçer? başlıklı içeriğimize göz atabilirsiniz.
Bacaklarda ödemin birçok farklı nedeni olabilir. Bazı durumlarda şişlik geçici ve basit bir nedene bağlıyken, sürekli tekrarlayan veya giderek artan ödem altta yatan bir hastalığın belirtisi olabilir.
Bu nedenlerin bir bölümü tıbbi değerlendirme gerektirirken, uzun süre aynı pozisyonda kalmaya bağlı hafif şişlikler hareket ve dinlenmeyle azalabilir.
Uzun süre hareket etmeden oturmak veya ayakta durmak, özellikle günün ilerleyen saatlerinde bacaklarda ve ayak bileklerinde şişliğe neden olabilir. Bacak kaslarının yeterince çalışmaması ve toplardamar dönüşünün yavaşlaması, sıvının alt ekstremitelerde birikmesine katkıda bulunabilir.
Uzun yolculuklar, masa başında uzun süre çalışma veya gün boyunca sürekli ayakta kalmayı gerektiren işler bu tür şişliğin ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir. Düzenli olarak kısa yürüyüşler yapmak ve uzun süre aynı pozisyonda kalmamak bazı kişilerde şikâyetin azalmasına yardımcı olabilir.
Bacak ödeminin en belirgin belirtisi bacaklarda gözle görülür veya elle hissedilir şişliktir. Ödemin derecesine ve nedenine göre farklı belirtiler eşlik edebilir.
Bacaklarda ödem belirtileri şunlar olabilir:
Özellikle çorap lastiğinin ciltte belirgin iz bırakması veya şiş bölgeye parmakla bastırıldığında bir süre çukur kalması, gode bırakan ödem (pitting ödem) olarak adlandırılan bir bulgu olabilir. Ancak bu bulgunun bulunmaması ödem olmadığı anlamına gelmez.
Gode bırakan ödemde şiş olan bölgeye birkaç saniye bastırıldığında ciltte geçici bir çukurluk oluşur. Bu durum özellikle ayak bileği ve alt bacaklarda fark edilebilir.
Gode bırakan ödem tek başına belirli bir hastalığı göstermez. Toplardamar yetmezliği, kalp yetmezliği, böbrek hastalıkları ve başka sıvı birikimi nedenleriyle görülebilir. Bu nedenle sürekli veya nedeni açıklanamayan şişliklerde yalnızca çukurluk olup olmadığına bakarak tanı koymak doğru değildir.
Bacak ödeminin tek veya iki taraflı olması, nedenin değerlendirilmesinde önemli bilgilerden biridir.
İki bacakta ödem, uzun süre oturma veya ayakta kalma, toplardamar dolaşımı sorunları, gebelik, bazı ilaçlar, kalp veya böbrek hastalıkları gibi farklı nedenlerle ortaya çıkabilir.
Tek bacakta ani gelişen şişlik ise özellikle ağrı, hassasiyet, kızarıklık veya ısı artışıyla birlikteyse daha dikkatli değerlendirilmelidir. Derin ven trombozu olarak adlandırılan toplardamar pıhtısı bu belirtilere yol açabilir.
Bacaklarda ödem her zaman ciddi bir hastalık anlamına gelmez. Uzun süre oturmak, ayakta kalmak veya fazla tuz tüketmek gibi geçici nedenlerle de ortaya çıkabilir. Ancak şişliğin sürekli olması, giderek artması, sık tekrarlaması veya başka belirtilerle birlikte görülmesi, altta yatan bir sağlık sorununun araştırılmasını gerektirebilir. Özellikle kalp, böbrek, karaciğer, toplardamar ve lenf sistemiyle ilişkili hastalıklar bacaklarda sıvı birikimine neden olabilir.
Toplardamar yetmezliği, bacaklardaki toplardamarların kanı kalbe geri taşımakta yeterince etkili olamaması durumudur. Yerçekiminin etkisiyle bacaklarda biriken kanın yukarı doğru taşınması zorlaştığında damar içindeki basınç artabilir ve dokulara sıvı geçişi kolaylaşabilir. Bu nedenle özellikle ayak bileklerinde ve alt bacaklarda ödem, gün sonunda artan şişlik, bacaklarda ağırlık ve yorgunluk hissi görülebilir. Varisler, ciltte renk değişiklikleri, kaşıntı veya uzun süre ayakta kalınca belirginleşen bacak rahatsızlığı da eşlik edebilir. Şikâyetlerin uzun süredir devam etmesi durumunda damarların değerlendirilmesi ve uygun tedavinin planlanması önemlidir.
Lenfödem, lenf sisteminin dokularda biriken sıvıyı yeterince uzaklaştıramaması sonucunda gelişen uzun süreli bir şişlik türüdür. Bacakta veya vücudun başka bir bölgesinde sürekli ya da tekrarlayan şişliğe neden olabilir ve zaman içerisinde ciltte gerginlik veya dokularda sertleşme meydana gelebilir. Lenfödem doğuştan kaynaklanabileceği gibi bazı ameliyatlar, kanser tedavileri, lenf bezlerinin etkilenmesi, enfeksiyonlar veya lenf damarlarının hasar görmesi sonrasında da ortaya çıkabilir. Başlangıçta hafif olan şişlik zamanla daha belirgin hale gelebileceğinden erken değerlendirme önemlidir. Tedavi yaklaşımında kompresyon, uygun egzersizler, cilt bakımı ve gerektiğinde manuel lenf drenajı gibi yöntemler kullanılabilir.
Lenf sistemi kaynaklı şişlik hakkında ayrıntılı bilgi için Lenfödem Nedir? Lenfödem Tedavisi Nasıl Yapılır? başlıklı içeriğimize göz atabilirsiniz.
Bazı kalp hastalıkları, özellikle kalbin vücudun ihtiyaç duyduğu kanı yeterince pompalayamadığı durumlarda bacaklarda ödem gelişmesine neden olabilir. Dolaşımın etkilenmesiyle birlikte böbreklerin tuz ve su tutma eğilimi artabilir ve vücutta fazla sıvı birikmesi ortaya çıkabilir. Bu durumda şişlik çoğunlukla iki bacakta ve ayak bileklerinde fark edilir ve günün ilerleyen saatlerinde daha belirgin hale gelebilir. Bacak ödemine nefes darlığı, çabuk yorulma, efor kapasitesinde azalma veya yatınca nefes almakta zorlanma gibi belirtiler eşlik edebilir. Özellikle daha önce kalp hastalığı bulunan kişilerde yeni başlayan veya giderek artan bacak ödeminin doktor tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Böbrekler, vücuttaki sıvı ve elektrolit dengesinin korunmasında önemli rol oynar. Böbreklerin fazla sıvı ve tuzu yeterince uzaklaştıramadığı bazı hastalıklarda vücutta sıvı birikimi meydana gelebilir ve bu durum bacaklarda, ayaklarda veya vücudun başka bölgelerinde şişliğe yol açabilir. Böbrek kaynaklı sıvı birikiminde yalnızca bacaklarda ödem görülmesi şart değildir; göz çevresinde şişlik veya vücudun farklı bölgelerinde de şişlik ortaya çıkabilir. İdrar miktarında veya görünümünde değişiklik, yüksek tansiyon, halsizlik veya açıklanamayan kilo artışı gibi başka belirtiler de eşlik edebilir. Sürekli veya nedeni bilinmeyen ödem bulunan kişilerde böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerekebilir.
Karaciğer hastalıkları da vücuttaki sıvı dengesini etkileyerek bacaklarda ödem oluşmasına katkıda bulunabilir. Özellikle ileri karaciğer hastalıklarında kandaki protein dengesinin değişmesi ve dolaşım sistemindeki basınç değişiklikleri dokularda sıvı birikimini kolaylaştırabilir. Bu durumda bacak ve ayak bileklerinde şişliğin yanı sıra karın bölgesinde sıvı birikmesi (asit) de görülebilir. Halsizlik, iştahsızlık, ciltte veya gözlerde sararma gibi başka belirtiler de hastalığın nedenine göre ortaya çıkabilir. Karaciğer hastalığı bulunan kişilerde yeni başlayan veya artan ödemin yalnızca beslenme ya da günlük hareketlerle açıklanmaması ve doktor tarafından değerlendirilmesi önemlidir.
Derin ven trombozu (DVT), bacaklardaki derin toplardamarlardan birinde kan pıhtısı oluşmasıdır ve özellikle tek bacakta ani başlayan şişlik ile kendini gösterebilir. Şişliğe bacakta ağrı, hassasiyet, kızarıklık veya ciltte ısı artışı eşlik edebilir. Uzun süre hareketsiz kalma, uzun yolculuklar, bazı ameliyatlar, gebelik ve doğum sonrası dönem gibi durumlar DVT riskini artırabilir. Her tek taraflı bacak şişliği pıhtı anlamına gelmez; ancak bu belirtiler ortaya çıktığında gecikmeden tıbbi değerlendirme yapılması gerekir. Pıhtının akciğerlere ulaşması durumunda nefes darlığı ve göğüs ağrısı gibi daha ciddi belirtiler ortaya çıkabilir.
Bacak ödeminin nedenini yalnızca şişliğin görünümüne bakarak belirlemek mümkün değildir.
Doktor değerlendirmesinde şişliğin ne zaman başladığı, tek veya iki bacakta bulunup bulunmadığı, gün içinde değişip değişmediği ve ağrı, kızarıklık, nefes darlığı veya idrar değişiklikleri gibi belirtilerin eşlik edip etmediği dikkate alınır. Kişinin kullandığı ilaçlar, mevcut hastalıkları, yakın zamanda geçirdiği ameliyatlar veya uzun süreli hareketsizlik gibi durumlar da değerlendirilir.
Gerekli görüldüğünde kan ve idrar testleri, Doppler ultrasonografi, kalp değerlendirmeleri veya başka görüntüleme yöntemleri kullanılabilir. Böylece yalnızca ödemi azaltmak yerine, bacaklarda ödem oluşmasına neden olan temel sorun belirlenerek uygun tedavi planlanabilir.
Bacaklarda ödemin nasıl geçeceği, öncelikle nedenine bağlıdır. Geçici ve hafif şişliklerde uzun süre aynı pozisyonda kalmamak, düzenli hareket etmek ve bacakları dinlenme sırasında uygun şekilde yükseltmek yardımcı olabilir.
Tuz tüketiminin azaltılması da bazı ödem türlerinde sıvı birikiminin kontrolüne katkı sağlayabilir. Ancak kalp, böbrek, karaciğer, damar veya lenf sistemi kaynaklı ödemlerde yalnızca evde uygulanabilecek yöntemlere güvenmek yerine altta yatan durumun değerlendirilmesi gerekir.
Nedeni ciddi olmayan hafif şişliklerde şu uygulamalar yardımcı olabilir:
Ödem söktürücü ilaçlar veya idrar söktürücüler doktor önerisi olmadan kullanılmamalıdır. Çünkü ödemin nedeni ve kişinin sağlık durumu bilinmeden yapılan müdahaleler uygun olmayabilir.
Ödemin beslenme ve yaşam tarzı açısından nasıl azaltılabileceği hakkında Ödem Nedir? Ödem Nasıl Atılır? başlıklı içeriğimize bağlantı verilebilir.
Kompresyon çorapları bazı dolaşım sorunlarına bağlı bacak ödeminin kontrolünde kullanılabilir. Ancak her bacak şişliği için uygun değildir.
Özellikle dolaşım bozukluğu, damar hastalığı, diyabet veya başka kronik hastalıkları bulunan kişilerde kompresyon ürününün türü ve kullanım şekli sağlık profesyoneli tarafından değerlendirilmelidir.
Her bacak şişliği ciddi bir hastalık anlamına gelmez. Ancak aşağıdaki durumlarda tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir:
Özellikle tek bacakta ani şişlik ve ağrı, derin ven trombozu gibi damar içindeki pıhtıların belirtisi olabilir. Şişlikle birlikte ani nefes darlığı, göğüs ağrısı veya kanlı öksürük ortaya çıkması ise akciğer embolisi açısından acil değerlendirme gerektirir.
Ödem nedeniyle vücutta sıvı tutulması tartıda geçici bir artışa neden olabilir. Ancak bu artış doğrudan yağ dokusundaki artış anlamına gelmez.
Özellikle kısa sürede ortaya çıkan belirgin kilo değişiklikleri, bacaklarda şişlik veya vücudun başka bölgelerinde sıvı birikimiyle birlikteyse nedeninin değerlendirilmesi önemlidir.
Bu nedenle “ödem atarak hızlı kilo verme” yaklaşımı yerine, ödemin nedenini belirlemek ve sağlıklı kilo yönetimini ayrı değerlendirmek gerekir.
Ödemin altında yatan neden devam ettiği sürece şişlik tekrarlayabilir. Örneğin uzun süre ayakta kalma, toplardamar yetmezliği, lenfödem, bazı ilaçlar veya kronik hastalıklar devam ettiği sürece ödem dönem dönem yeniden ortaya çıkabilir.
Bu nedenle yalnızca şişliği azaltmaya odaklanmak yerine, tekrarlayan ödemin nedenini belirlemek ve uygun tedaviyi planlamak önemlidir.
Bacak ödeminin tanısında öncelikle kişinin şikâyetleri ve sağlık öyküsü değerlendirilir. Doktor; şişliğin ne zaman başladığını, tek veya çift taraflı olup olmadığını, gün içinde değişip değişmediğini ve ağrı gibi başka belirtilerin bulunup bulunmadığını sorgulayabilir.
Fizik muayenenin ardından şüphelenilen nedene göre kan ve idrar testleri, damar ultrasonu, kalp değerlendirmeleri veya başka görüntüleme yöntemleri istenebilir.
Örneğin tek bacakta ani şişlik ve ağrı varsa damar pıhtısı açısından Doppler ultrasonografi gibi incelemeler kullanılabilir. Hangi testlerin gerekli olduğu kişinin bulgularına göre belirlenir.
Bacaklarda tekrarlayan veya nedeni bilinmeyen ödem için ilk değerlendirme İç Hastalıkları (Dahiliye) tarafından yapılabilir. Muayene ve gerekli tetkiklerin ardından ödemin nedenine göre farklı branşlara yönlendirme yapılabilir.
Şikâyetin özelliklerine göre:
değerlendirme sürecine dahil olabilir.
Ankara'da bacak ödemi nedeniyle sağlık kuruluşuna başvururken hangi bölümün uygun olduğu; şişliğin tek veya çift taraflı olması, süresi, ağrı ve diğer eşlik eden belirtiler ile kişinin mevcut hastalıklarına göre belirlenir.
Bacaklarda ödem, bacak dokularında sıvı birikmesine bağlı oluşan yaygın bir şikâyettir. Uzun süre oturma veya ayakta kalma gibi basit nedenlerle ortaya çıkabileceği gibi toplardamar yetmezliği, lenfödem, kalp ve böbrek hastalıkları veya damar pıhtısı gibi durumlarla da ilişkili olabilir.
Özellikle tek bacakta ani gelişen şişlik, ağrı, kızarıklık, ısı artışı veya nefes darlığı gibi belirtiler varsa tıbbi değerlendirme önemlidir. Ödemin tedavisi ise nedenine göre planlanır.
A Life Sağlık Grubu, bacaklarda ödem ve şişlik şikâyetlerinin değerlendirilmesinde gerekli uzmanlık alanlarına ulaşmanız için sağlık hizmetleri sunmaktadır.
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
Bacaklarda ödem; uzun süre oturmak veya ayakta kalmak, fazla tuz tüketimi, gebelik, toplardamar yetmezliği, lenfödem, bazı ilaçlar, kalp ve böbrek hastalıkları gibi farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Tek bacakta ani başlayan şişlik ise damar pıhtısı gibi daha ciddi nedenlerin değerlendirilmesini gerektirebilir.
Bacak ödeminin nasıl geçeceği altta yatan nedene bağlıdır. Hafif ve geçici şişliklerde hareket etmek, uzun süre aynı pozisyonda kalmamak ve dinlenirken bacakları yükseltmek yardımcı olabilir. Sürekli veya tekrarlayan ödemde ise nedenin belirlenmesi ve uygun tedavinin uygulanması gerekir.
Her bacak ödemi tehlikeli değildir. Ancak ani başlayan, özellikle tek bacakta görülen ve ağrı, kızarıklık veya ısı artışıyla birlikte olan şişlik damar pıhtısı gibi önemli bir durumun belirtisi olabilir. Nefes darlığı veya göğüs ağrısının eşlik ettiği şişliklerde acil değerlendirme gerekir.
Tek bacakta ödem; yaralanma, enfeksiyon, toplardamar sorunları, lenfödem veya derin ven trombozu gibi çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir. Özellikle şişlik aniden başladıysa ve ağrı, kızarıklık veya ısı artışı varsa doktor değerlendirmesi geciktirilmemelidir.
İki bacakta ödem uzun süre oturma veya ayakta kalma, toplardamar yetmezliği, gebelik, bazı ilaçlar ve vücutta sıvı birikmesine neden olan kalp, böbrek veya karaciğer hastalıklarıyla ilişkili olabilir. Şişliğin sürekli olması veya giderek artması durumunda altta yatan neden araştırılmalıdır.
Ödem bazı kişilerde bacaklarda gerginlik, dolgunluk, ağırlık veya ağrıya neden olabilir. Ancak özellikle tek bacakta belirgin ağrı ve şişliğin birlikte ortaya çıkması farklı nedenlerin araştırılmasını gerektirir.
Bacaklarda nedeni bilinmeyen veya tekrarlayan ödem için ilk değerlendirme İç Hastalıkları (Dahiliye) tarafından yapılabilir. Bulgulara göre Kardiyoloji, Kalp ve Damar Cerrahisi, Nefroloji, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon veya başka bir uzmanlık dalına yönlendirme yapılabilir.
Ödem söktürücü veya idrar söktürücü ilaçlar bazı hastalıklara bağlı sıvı birikimlerinin tedavisinde kullanılabilir. Ancak her bacak ödeminde bu ilaçlara ihtiyaç duyulmaz ve doktor önerisi olmadan kullanılmaları uygun değildir. Tedavi, ödemin nedenine ve kişinin genel sağlık durumuna göre belirlenir.
Kompresyon çorapları özellikle bazı toplardamar dolaşımı sorunlarına bağlı bacak şişliklerinin kontrolünde kullanılabilir. Ancak her ödem türünde uygun olmayabileceğinden, kullanılacak ürünün basınç düzeyi ve kullanım şekli sağlık profesyoneli tarafından belirlenmelidir.
Ödem nedeniyle vücutta fazla sıvı tutulması tartıda geçici kilo artışına neden olabilir. Bu artış yağ dokusundaki artıştan farklıdır. Kısa sürede belirgin kilo artışıyla birlikte bacaklarda veya vücudun başka bölgelerinde şişlik oluşuyorsa nedeninin değerlendirilmesi önemlidir.
Uzun süre oturma veya ayakta kalma gibi geçici nedenlerle oluşan hafif ödem, hareket ve dinlenmeyle kendiliğinden azalabilir. Ancak şişlik sürekli devam ediyor, sık tekrarlıyor veya giderek artıyorsa altta yatan neden araştırılmalıdır.
Varis ve toplardamar yetmezliği bacaklarda kanın göllenmesine ve dokulara sıvı geçişinin artmasına neden olarak ödemle ilişkili olabilir. Özellikle gün sonunda belirginleşen ayak bileği şişliği, bacaklarda ağırlık ve varislerin birlikte görülmesi toplardamar dolaşımının değerlendirilmesini gerektirebilir.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Randevu ve sağlık hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için size en uygun iletişim kanalını seçebilirsiniz.