Rahim iltihabı, kadın üreme sisteminin farklı bölümlerinde gelişebilen enfeksiyon ve iltihabi durumları ifade etmek için halk arasında kullanılan genel bir terimdir. Rahim içi iltihabı, rahim ağzı iltihabı (servisit), yumurtalık ve tüpleri etkileyen pelvik inflamatuvar hastalık (PID) birbirinden farklı durumlar olabilir.
Rahim iltihabı belirtileri arasında alt karın ve kasık ağrısı, anormal veya kötü kokulu vajinal akıntı, cinsel ilişki sırasında ağrı, düzensiz veya ara kanama, idrar yaparken yanma ve ateş görülebilir. Ancak bazı enfeksiyonlar belirti vermeden ilerleyebilir.
Rahim veya çevresindeki üreme organlarında enfeksiyon şüphesi varsa kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından değerlendirme yapılması önemlidir.
Rahim iltihabı, rahim veya kadın üreme sisteminin diğer bölümlerinde gelişen enfeksiyonları tanımlamak için kullanılan yaygın bir ifadedir.
Tıbbi açıdan ise iltihabın bulunduğu bölgeye göre farklı tanımlar kullanılabilir:
Bu nedenle “rahim iltihabı” şikâyeti bulunan bir kişide öncelikle enfeksiyonun hangi bölgede bulunduğunun belirlenmesi gerekir.
Rahim iltihabı belirtileri enfeksiyonun bulunduğu bölgeye ve hastalığın şiddetine göre değişebilir.
En sık görülebilen belirtiler şunlardır:
Bazı kadınlarda belirtiler hafif olabilir veya hiç görülmeyebilir. Bu nedenle yalnızca belirtilere bakılarak rahim iltihabı tanısı konulamaz.
Rahimde iltihap olup olmadığını anlamak için doktor öncelikle kişinin şikâyetlerini ve tıbbi öyküsünü değerlendirir.
Gerekli durumlarda:
gibi incelemeler yapılabilir. Bazı durumlarda daha ileri tetkiklere ihtiyaç duyulabilir.
Rahim ve üst genital sistem enfeksiyonlarının nedenleri farklı olabilir.
Özellikle pelvik inflamatuvar hastalıkta klamidya ve bel soğukluğu (gonore) gibi cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar önemli nedenler arasındadır. Bununla birlikte cinsel yolla bulaşmayan bazı bakteriler de enfeksiyona neden olabilir.
Risk oluşturabilecek durumlar arasında:
Servisit, rahim ağzının iltihaplanmasıdır. Halk arasında “rahim ağzı iltihabı” olarak adlandırılır.
Servisit; klamidya, gonore ve diğer enfeksiyonlar nedeniyle ortaya çıkabileceği gibi enfeksiyon dışındaki bazı nedenlerle de gelişebilir.
Rahim ağzı iltihabı belirtileri arasında:
görülebilir.
Ancak servisit bazı kişilerde herhangi bir belirtiye neden olmayabilir.
Tanı için jinekolojik muayene yapılabilir. Doktor rahim ağzını değerlendirerek gerekli gördüğünde vajinal veya rahim ağzından örnek alabilir.
Klamidya ve gonore gibi enfeksiyonların araştırılması tedavinin belirlenmesi açısından önemlidir.
“Yumurtalık iltihabı” halk arasında kullanılan bir ifadedir. Yumurtalık ve tüplerin enfeksiyonu çoğu zaman pelvik inflamatuvar hastalık kapsamında değerlendirilir.
Belirtiler arasında:
bulunabilir. Tedavi edilmediğinde enfeksiyon üst genital sisteme zarar verebilir.
Hayır. Vajinal enfeksiyon ile rahim veya üst genital sistem enfeksiyonu aynı durum değildir.
Vajinal enfeksiyon vajinada sınırlı kalabilir. Ancak bazı enfeksiyonlar yukarı doğru ilerleyerek rahim ağzını, rahmi, tüpleri ve yumurtalıkları etkileyebilir.
Bu nedenle vajinal akıntı veya koku gibi belirtiler her zaman “rahim iltihabı” anlamına gelmez.
Rahim iltihabının nasıl geçeceği, enfeksiyonun nedenine ve hangi bölgeyi etkilediğine göre belirlenir.
Bakteriyel enfeksiyonlarda doktor tarafından uygun antibiyotik tedavisi uygulanabilir. Tedavi seçimi enfeksiyonun türüne, test sonuçlarına, kişinin sağlık durumuna ve gebelik durumuna göre değişir.
Bu nedenle internetten edinilen bilgilerle rastgele antibiyotik, fitil veya başka bir ilaç kullanılmamalıdır.
Pelvik inflamatuvar hastalıkta erken tedavi önemlidir. Antibiyotik tedavisi enfeksiyonu kontrol altına alabilir ancak oluşmuş doku hasarını her zaman geri döndüremez.
Rahim iltihabı için hangi antibiyotiğin kullanılacağı, enfeksiyonun nedenine göre değişir.
Özellikle PID tedavisinde birden fazla mikroorganizmaya karşı etkili antibiyotik kombinasyonları kullanılabilir. Tedavi şeması doktor tarafından belirlenmelidir.
Bu nedenle:
“Rahim iltihabı için en iyi antibiyotik hangisidir?” sorusunun herkes için geçerli tek bir cevabı yoktur.
Kişinin kendi kendine antibiyotik seçmesi veya daha önce kullanılan bir antibiyotiği tekrar başlaması doğru değildir.
Rahim iltihabının tedavisi için her durumda fitil kullanılmaz.
Vajinal enfeksiyonların bazı türlerinde vajinal ilaçlar kullanılabilir. Ancak rahim, tüpler veya yumurtalıkları etkileyen bir enfeksiyon söz konusuysa yalnızca vajinal fitil kullanılması yeterli olmayabilir.
Bu nedenle kullanılacak ilaç enfeksiyonun kaynağı belirlendikten sonra doktor tarafından seçilmelidir.
İnternette rahim iltihabı için bitkisel çözüm, rahim iltihap sökücü bitkiler, soğan kürü, maydanoz suyu, oturma banyosu gibi pek çok yöntem önerilmektedir.
Ancak bitkisel kürlerin rahim veya üst genital sistemdeki bakteriyel enfeksiyonu tedavi ettiğini gösteren yeterli klinik kanıt bulunmamaktadır.
Özellikle enfeksiyon şüphesi varsa bitkisel yöntemlerle tedaviyi geciktirmek doğru değildir. PID tedavisinde temel yaklaşım uygun antibiyotik tedavisidir.
Soğan suyunun rahim iltihabını tedavi ettiğine dair yeterli bilimsel kanıt bulunmamaktadır.
Rahim veya üst genital sistem enfeksiyonu şüphesi olan kişilerin soğan suyu gibi yöntemlerle doktor tedavisini geciktirmemesi gerekir.
Maydanoz suyu veya maydanoz kürünün rahim iltihabını ortadan kaldırdığına dair güvenilir klinik kanıt bulunmamaktadır.
Rahim iltihabı şüphesinde esas olan enfeksiyonun nedeninin belirlenmesi ve uygun tedavinin uygulanmasıdır.
Oturma banyosu bazı kişilerde dış bölgede geçici rahatlama sağlayabilir ancak rahim veya üst genital sistemdeki enfeksiyonu tedavi etmez.
Vajinanın içine herhangi bir ürün, bitki, sirke veya benzeri madde uygulanması önerilmez.
Enfeksiyon ve buna eşlik eden hormonal veya sistemik değişiklikler adet düzeninde değişikliklere neden olabilir. Rahim iltihabı adet gecikmesi yapar mı? sorusunun yanıtı bu nedenle kişiye göre değişir.
Ancak adet gecikmesinin gebelik, stres, hormonal bozukluklar, tiroid hastalıkları ve başka birçok nedeni olabilir.
Adet gecikmesi yaşayan ve gebelik ihtimali bulunan kişilerin öncelikle gebelik testi yaptırması ve devam eden düzensizliklerde kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurması gerekir.
Tedavi edilmeyen üst genital sistem enfeksiyonları üreme sağlığını etkileyebilir.
Özellikle PID, fallop tüplerinde hasar ve yapışıklıklara neden olarak ileride gebelik oluşmasını zorlaştırabilir. Ayrıca dış gebelik riskini artırabilir.
Bu nedenle rahim iltihabı gebeliğe engel mi? sorusunun yanıtı enfeksiyonun türüne, yaygınlığına ve tedavi edilip edilmediğine bağlıdır.
Erken tanı ve uygun tedavi, uzun vadeli komplikasyonların önlenmesi açısından önemlidir.
Gebelikte rahim iltihabı veya PID şüphesi varsa vakit kaybetmeden doktor değerlendirmesi gerekir.
Gebelik sırasında pelvik enfeksiyon şüphesi daha dikkatli değerlendirilmelidir. CDC, gebelikte şüpheli PID durumunda hastaneye yatırılarak uygun damar içi antibiyotiklerle tedavi edilmesini önermektedir.
Gebelikte:
gibi belirtiler varsa kadın doğum uzmanına başvurulmalıdır.
Evet. Doğum sonrasında rahim içi enfeksiyon gelişebilir. Özellikle doğumdan sonra ateş, kötü kokulu vajinal akıntı, alt karın ağrısı veya belirgin hassasiyet gibi belirtiler ortaya çıkarsa doktor değerlendirmesi gerekir.
Benzer şekilde düşük veya rahim içini ilgilendiren bazı işlemler sonrasında da enfeksiyon gelişebilir.
Rahim içi araç (spiral), genel olarak doğrudan rahim iltihabına neden olan bir araç değildir. Ancak spiral yerleştirilmesini takip eden kısa dönemde pelvik enfeksiyon riski bir miktar artabilir; bu risk özellikle mevcut bir cinsel yolla bulaşan enfeksiyon varsa önem taşır.
Spiral kullanan bir kişide ateş, şiddetli kasık ağrısı veya kötü kokulu akıntı ortaya çıkarsa kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulmalıdır.
Tedavi edilmeyen enfeksiyon yukarı doğru ilerleyebilir ve rahim, tüpler ve yumurtalıkları etkileyebilir.
Olası komplikasyonlar arasında:
bulunabilir.
Bu nedenle rahim iltihabı belirtilerinin uzun süre devam etmesi beklenmemelidir.
Ultrason, rahim ve çevresindeki organların değerlendirilmesinde yardımcı olabilir. Özellikle apse veya başka yapısal sorunların araştırılmasında kullanılabilir.
Ancak rahim iltihabı her zaman yalnızca ultrason ile kesin olarak gösterilemez. Tanı; belirtiler, jinekolojik muayene ve gerekli laboratuvar veya görüntüleme testlerinin birlikte değerlendirilmesiyle konur.
Rahim iltihabı, rahim ağzı iltihabı veya yumurtalık ve tüpleri etkileyen enfeksiyon şüphesinde başvurulması gereken bölüm Kadın Hastalıkları ve Doğum bölümüdür.
Doktor gerekli gördüğünde vajinal ve rahim ağzı örnekleri, kan testleri, ultrasonografi veya diğer incelemeleri isteyebilir.
Şiddetli veya giderek artan alt karın ağrısı, yüksek ateş, yoğun vajinal kanama, bayılma veya ciddi halsizlik, kusma ya da gebelik ihtimaliyle birlikte pelvik ağrı gibi durumlarda acil tıbbi değerlendirme gerekir.
Özellikle şiddetli karın ağrısı ve gebelik ihtimali varsa dış gebelik gibi acil durumların da dışlanması gerekir.
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
Rahim ağzı iltihabı (servisit); uterusun vajinaya açılan en alt boyun kısmı olan serviks dokusunun mikroorganizmalar veya irritan maddeler etkisiyle enfekte olup iltihaplanmasıdır. Mukozal tabakada ödem, kızarıklık ve kırılganlık oluşturur. Zamanında tedavi edilmediğinde enfeksiyon yukarı doğru ilerleyerek rahim içi tabakayı ve tüpleri tehdit eden Pelvik İnflamatuar Hastalığa (PID) zemin hazırlar.
Servisitin birincil nedeni; cinsel yolla bulaşan Chlamydia trachomatis (Klamidya), Neisseria gonorrhoeae (Bel soğukluğu), Trichomonas ve Herpes simplex virüsleridir. Ayrıca vajinal flora dengesinin bozulması (bakteriyel vajinozis), kimyasal duş jelleri, kokulu pedler, lateks alerjisi veya spiral (RİA) gibi rahim içi araçların mekanik irritasyonu rahim ağzında iltihabi reaktiviteyi tetikleyen önemli nedenlerdir.
En yaygın göstergeler; yeşil-sarı renkli, köpüklü ve kötü kokulu vajinal akıntı, cinsel ilişki sırasında veya sonrasında lekelenme şeklinde kanamadır (kontakt kanama). Hastalarda cinsel ilişki esnasında ağrı (disparoni), kasık ve alt karın bölgesinde künt sızlama, idrar yaparken yanma (dizüri) ve ara kanama afektleri tescil edilir.
Hayır, özellikle klamidya veya gonore gibi bakteriyel kökenli servisit vakaları kendi kendine iyileşmez. Vücut bağışıklığı semptomları hafifletse bile enfeksiyon sessizce kronikleşir. Rahim ağzı epiteline yerleşen patojenler tedavi edilmedikçe canlılığını korur; mikrobiyolojik etkenin kültürle saptanıp uygun antibiyotik veya antiviral rejimlerle tamamen yok edilmesi şarttır.
Tedavi edilmeyen servisit, mikropların yukarı üreme yollarına tırmanmasıyla endometrit ve Pelvik İnflamatuar Hastalığa (PID) dönüşür. Bu tablo fallop tüplerinde kalıcı tıkanıklıklara, yapışıklıklara ve hasara yol açar. Sonuç olarak kısırlık (infertilite), dış gebelik (ektopik gebelik) riski katbekat artar ve hastada kronik geçmeyen kasık ağrıları kalıcı hale gelebilir.
Tedavi, enfeksiyona yol açan mikroorganizmanın türüne göre planlanır. Bakteriyel servisitte hekim kontrolünde ağızdan geniş spektrumlu antibiyotik tabletleri veya vajinal fitil/ovül protokolleri kurgulanır. Klamidya ve gonore kaynaklı enfeksiyonlarda yeniden bulaşmayı engellemek adına eş tedavisi şarttır. Kronik ve dirençli olgularda ise kriyoterapi veya koterizasyon yöntemleri uygulanır.
Evet, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara (özellikle klamidya, mikoplazma, üreaplazma, trikomonas ve gonore) bağlı gelişen servisit tablolarında partner tedavisi zorunludur. Erkeklerde enfeksiyon hiçbir belirti vermeden sessizce taşınabilir; partner eş zamanlı tedavi edilmezse kadın iyileştikten sonra cinsel temasla mikrop yeniden bulaşır ve enfeksiyon kısır bir döngüye girer.
Rahim ağzı iltihabı, enfeksiyonun sadece rahmin vajinaya bağlanan dış kapısında sınırlı kalmasıdır. Rahim iltihabı ise enfeksiyonun bu sınırı aşarak rahmin iç kas ve mukoza tabakalarına, fallop tüplerine ve yumurtalıklara yayılmasıdır. Rahim iltihabında yüksek ateş, şiddetli akut karın ağrısı ve genel durum bozukluğu izlenir.
Rahim ağzı iltihabının kendisi doğrudan kısırlık yapmaz ancak enfeksiyon tedavi edilmeyip fallop tüplerine ulaştığında tüpleri tıkayarak kısırlığa yol açabilir. Ayrıca rahim ağzındaki yoğun iltihaplı akıntı ve asidik mukus yapısı, spermlerin hareket kabiliyetini bozar ve rahim içine geçişini engelleyerek gebe kalmayı zorlaştırabilir.
Evet, gebelikte gelişen servisit erken doğum, suların erken gelmesi ve düşük riskini tırmandırır. Ayrıca doğum esnasında bebeğin doğum kanalından geçerken rahim ağzındaki mikroplara maruz kalması yenidoğanda göz enfeksiyonlarına veya pnömoniye yol açabilir. Bu nedenle gebelikteki vajinal akıntılar mutlaka hekimce taranmalı ve tedavi edilmelidir.
Korunmada tek eşlilik ve cinsel ilişkide bariyer yöntemi olan prezervatif kullanımı esastır. Vajinal duş yapılmamalı, vajinanın doğal florasını bozan parfümlü sabunlar ve spreyler kullanılmamalıdır. Pamuklu iç çamaşırları tercih edilmeli, genital bölge kuru tutulmalı ve yılda en az bir kez rutin jinekolojik muayene ile Pap-smear testi yaptırılmalıdır.
Kötü kokulu vajinal akıntı, kasık ağrısı, ilişki sonrası kanama ve idrarda yanma şikayetleri yaşayan kadınlar tam teşekküllü hastanelerin Kadın Hastalıkları ve Doğum (Jinekoloji) polikliniklerine başvurmalıdır. Teşhis; jinekolojik spekulum muayenesi, servikal sürüntü kültürü, PCR panelleri ve transvajinal ultrasonografi tahlilleriyle hızlıca kesinleştirilir.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Randevu ve sağlık hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için size en uygun iletişim kanalını seçebilirsiniz.