Ürolojik onkoloji pratiğinde "Altın Standart" olarak kabul edilen TUR-M (Transüretral Rezeksiyon - Mesane) operasyonu, mesane kanseriyle mücadelenin ilk ve en kritik basamağıdır. Bu işlem, sadece bir tümör çıkarma ameliyatı değil, aynı zamanda hastalığın biyolojik karakterini anlamamızı sağlayan ileri düzey bir biyopsi yöntemidir. Bir üroloji cerrahı olarak vurgulamalıyım ki; mesane kanserinde başarı, tümörün "kökten" ne kadar temizlendiğine ve patolojik değerlendirmenin ne kadar derinlemesine yapıldığına bağlıdır.
Ankara A Life Sağlık Grubu üroloji kliniklerinde, 2026 yılının modern görüntüleme teknolojileri ve mikro-cerrahi ekipmanlarıyla, bu hibrit işlemi (tanı + tedavi) yüksek başarı oranlarıyla gerçekleştiriyoruz. TUR-M cerrahisi sayesinde hastalarımız, vücutlarında herhangi bir ameliyat izi kalmadan, hızlı iyileşme süreleriyle sağlıklarına kavuşabilmektedir.
Kapalı ameliyatın teknik kalbi, Rezektoskop adı verilen yaklaşık 7-8 mm çapındaki ileri teknoloji ürünü bir cihazdır. Bu cihaz; yüksek çözünürlüklü (HD) bir kamera, aydınlatma sistemi ve ucunda elektrik akımı ile çalışan tel bir halka (loop) barındırır.
Süreç: Genel veya spinal anestezi altındaki hastanın idrar kanalından (üretra) bu cihaz ile girilir. Mesane içerisi özel sıvılarla doldurularak tümörlü dokuların net bir şekilde görülmesi sağlanır.
Mekanizma: Cerrah, monitör üzerinden takip ettiği görüntülerle, tel halka aracılığıyla tümörü parça parça "tıraşlayarak" temizler.
Bipolar/Plazmakinetik Teknoloji: 2026 yılı standartlarımızda, doku hasarını minimize eden ve kanama kontrolünü en üst seviyeye çıkaran bipolar enerji sistemlerini tercih ediyoruz. Bu teknoloji, kalp pili olan hastalarda dahi güvenle kullanılabilmektedir.
Mesane sadece bir "idrar torbası" değil, çok katmanlı, dinamik bir organdır. TUR-M operasyonunun başarısı, cerrahın bu katmanlara ne kadar hakim olduğuyla ölçülür. Mesane duvarı içten dışa doğru şu katmanlardan oluşur:
Ürotelyum (Mukoza): Kanserli hücrelerin en sık başladığı en iç tabaka.
Lamina Propria (Bağ Dokusu): Tümörün derinleşmeye başladığı kritik geçiş bölgesi.
Muscularis Propria (Kas Tabakası): Ameliyatın "tanısal" gücünün testi buradadır.
Derinlik Neden Önemli? Bir TUR-M ameliyatında sadece yüzeydeki tümörü almak yeterli değildir. Patoloğun tümörün "kasa ulaşıp ulaşmadığını" net olarak söyleyebilmesi için, cerrahın ameliyat sırasında mutlaka bir miktar kas dokusunu (deep muscle tissue) örneklemesi gerekir. Eğer tümör kas tabakasına ilerlemişse (T2 evresi), tedavi stratejisi tamamen değişmekte ve daha radikal cerrahi yöntemlere geçilmektedir.
Ankara A Life Sağlık Grubu'nun Etimesgut, Sincan ve Pursaklar lokasyonlarındaki cerrahi vizyonumuz, her TUR-M işlemini bir "onkolojik dedektiflik" titizliğiyle yürütmektir. A Life'ta Sağlığınız Özel prensibiyle, kanserli dokuyu sadece temizlemekle kalmıyor, en doğru evreleme ile gelecekteki tedavi haritanızı en baştan netleştiriyoruz.
Mesane tümörleri başlangıçta oldukça sinsi seyredebilir; ancak vücut, idrar yollarında bir sorun olduğuna dair en güçlü sinyalini genellikle "kanama" yoluyla verir. Tanı süreci, hastanın öyküsü (anamnez) ile başlar ve fizik muayene, laboratuvar testleri ile radyolojik görüntülemelerle derinleşir. Ultrasonografi (USG) ve Bilgisayarlı Tomografi (BT), tümörün varlığı hakkında önemli ipuçları sunsa da, kesin cerrahi kararı için yeterli değildir.
Mesane tümörünün en tipik ve çoğu zaman tek belirtisi hematüridir (idrarda kan görülmesi). Ürolojik onkolojide "ağrısız, pıhtılı ve ani başlayan hematüri", aksi ispatlanana kadar mesane tümörü olarak kabul edilir. Kanama mikroskobik (sadece tahlilde görülen) veya makroskobik (gözle görülen) olabilir.
Tanı ve cerrahi planlamanın "Altın Standart"ı ise Sistoskopidir. Sistoskopi; idrar kanalından kameralı bir cihazla girilerek mesane içinin doğrudan ve canlı olarak gözlemlenmesidir.
Teknik Rolü: Sistoskopi sırasında cerrah sadece tümörü görmekle kalmaz; tümörün sayısını, yerleşim yerini (üreter ağızlarına yakınlığı gibi), boyutunu ve doku karakterini analiz eder.
Cerrahi Karar: Eğer sistoskopi sırasında şüpheli bir lezyon veya bariz bir tümöral oluşum izlenirse, biyopsi ve temizleme işlemi olan TUR-M (Kapalı Ameliyat) kararı kesinleşir. Bu aşamada "Beyaz Işık" sistoskopisine ek olarak, bazı durumlarda tümörün sınırlarını daha net çizen özel filtreli ışık sistemleri de kullanılabilmektedir.
Kapalı mesane tümörü ameliyatı (TUR-M), mesanesinde şüpheli kitle saptanan hemen her hasta için ilk seçenektir. Ancak operasyonun kapsamı hastanın durumuna göre belirlenir:
Tanısal Amaçlılar: Görüntüleme yöntemlerinde netlik sağlanamayan ancak sistoskopide şüpheli alanları olan hastalar.
Yüzeyel Mesane Tümörü Olanlar: Tümörün sadece mukoza seviyesinde kaldığı (kas tabakasına inmediği) vakalarda TUR-M, hastalığı tamamen ortadan kaldıran nihai tedavi yöntemidir.
İleri Evre Şüphesi Olanlar: Tümörün kas tabakasına ilerlediği düşünülse bile, bu tanının patolojik olarak kesinleşmesi ve tümör yükünün azaltılması için her hastaya önce kapalı ameliyat uygulanır.
Mesane kanseri vakalarının yaklaşık %50'sinden fazlası doğrudan sigara kullanımı ile ilişkilidir. Tütün içindeki kanserojen maddeler böbrekler yoluyla süzülerek idrarla mesaneye ulaşır ve burada saatlerce kalarak mesane duvarındaki hücrelerin genetiğini bozar.
Bunun yanı sıra; boya, tekstil, kauçuk ve deri sanayisinde kullanılan kimyasallara (aromatik aminler) uzun süre maruz kalmak da önemli bir risk faktörüdür. 2026 yılı tıp dünyasında, genetik yatkınlığın ötesinde çevresel faktörlerin mesane onkolojisi üzerindeki etkisi çok daha net bir şekilde ortaya konmuştur.
Ankara’nın Etimesgut, Sincan ve Pursaklar lokasyonlarındaki cerrahi ekibimizle, bu risk gruplarındaki hastalarımızı periyodik taramalarla takip ediyoruz. A Life'ta Sağlığınız Özel mottosuyla, idrarınızdaki en küçük değişikliği dahi ciddiye alıyor ve modern tıbbın sunduğu tüm tanısal imkanları seferber ediyoruz.
Geçmişte standart olan Monopolar enerji sistemleri, yerini doku dostu ve daha güvenli olan Bipolar/Plazmakinetik ve Lazer teknolojilerine bırakmıştır. 2026 yılı standartlarında cerrahi trend, tümörü "parçalayarak" değil, "tek parça" (En-bloc) halinde çıkarmaya doğru evrilmektedir.
Plazmakinetik Teknoloji: Elektrik enerjisinin doku ile temas ettiği noktada bir plazma bulutu oluşturarak dokuyu buharlaştırma ve kesme işlemidir. Bu yöntemde enerji sadece iki kutup arasında döner, hastanın vücudundan geçmez.
Lazer Rezeksiyon (Thulium/Holmium): Özellikle tabanı geniş veya mesane boynuna yakın tümörlerde lazer enerjisiyle tümörün "kökünden" bir bütün olarak sıyrılması işlemidir. Kanama kontrolü ve doku derinliği ayarlamada lazer, cerraha mikrometrik kontrol sağlar.
TUR-M operasyonu, rastgele bir temizlik işlemi değildir. Patolojik evrelemenin doğruluğu için cerrahın katmanlı rezeksiyon prensibine uyması gerekir.
Ekzofitik Parça: Önce tümörün mesane içine uzanan karnabahar benzeri kısmı temizlenir.
Tümör Tabanı: Tümörün mesane duvarına yapıştığı yer, çevre dokuyla beraber derinlemesine alınır.
Kas Dokusu Örneklemesi: Onkolojik güvenilirlik için tümör tabanının altındaki kas lifleri mutlaka ayrı bir örnek olarak alınmalıdır. Eğer patoloji raporunda "kas dokusu izlenmedi" ibaresi yer alıyorsa, cerrahi evreleme eksik yapılmış demektir.
Cerrahi güvenliği ve hasta konforunu belirleyen en temel fark, bu enerji türlerinin fiziksel doğasındadır:
Monopolar Enerji: En eski yöntemdir. Elektrik akımı hastanın vücuduna yerleştirilen bir plakadan geçer. İletken olmayan sıvılar (glisin vb.) kullanıldığı için uzun süren ameliyatlarda "TUR Sendromu" (vücutta sıvı ve elektrolit dengesinin bozulması) riski taşır.
Bipolar ve Plazmakinetik: Bu sistemlerde elektrik akımı sadece cihazın ucundaki iki kutup arasında dolaşır. Ameliyat sırasında Serum Fizyolojik (tuzlu su) kullanılır. Bu, TUR sendromu riskini tamamen ortadan kaldırır ve cerraha sınırsız süreyle güvenli çalışma imkanı sunar. Doku hasarı Monopolar yönteme göre çok daha azdır, bu da patoloji sonucunun ısı hasarı nedeniyle bozulmamasını sağlar.
Mesanenin yan duvarlarına yerleşmiş tümörlerin rezeksiyonu sırasında cerrahın en büyük korkusu Obturator Sinir Refleksidir. Mesanenin hemen dışından geçen bu sinir, elektrik akımıyla uyarıldığında hastanın bacağı aniden şiddetli bir şekilde "teper" (adductor kick).
Bu ani hareket, cerrahın elindeki kesici telin mesane duvarını delmesine (perforasyon) yol açabilir.
Çözüm: Plazmakinetik ve Bipolar enerji sistemleri, bu refleksi Monopolar sisteme göre belirgin şekilde daha az tetikler. Ankara A Life Sağlık Grubu’ndaki tecrübemizle, yan duvar tümörlerinde gerekirse derin anestezi ve sinir blokajı tekniklerini de devreye alarak cerrahi güvenliği %100'e yakın seviyede tutuyoruz.
Mesane tümörü cerrahisinde dürüstlük ve onkolojik disiplin gereği, bazı durumlarda hastaya 4-6 hafta sonra ikinci bir kapalı ameliyat (Re-TUR) planlanır. Bu durum ameliyatın "kötü yapıldığı" anlamına gelmez; aksine, en yüksek tıbbi titizliğin bir göstergesidir.
Re-TUR Hangi Durumlarda Yapılır?
İlk ameliyatta kas dokusu (muscularis propria) örneklenememişse.
Tümör büyükse ve tam temizlendiğinden şüphe duyuluyorsa.
T1 (yüksek dereceli) tümörlerde, derinlikten emin olmak ve geride mikroskobik hücre bırakmamak için.
Yapılan çalışmalar, T1 tümörlerde doğru planlanan bir Re-TUR işleminin, hastalığın nüksetme riskini ciddi oranda azalttığını göstermektedir.
Ameliyat başarısını etkileyen teknik parametrelerin karşılaştırması:
| Parametre | Monopolar Teknik | Plazmakinetik / Bipolar |
|---|---|---|
| Kullanılan Sıvı | İletken Olmayan (Glisin) | Serum Fizyolojik (Güvenli) |
| TUR Sendromu Riski | Var (Sıvı emilimine bağlı risk) | Yok |
| Doku Isı Hasarı | Yüksek | Minimal |
| Kanama Kontrolü | Orta | Mükemmel (Hemostaz etkisi güçlü) |
| Obturator Refleks Riski | Yüksek | Düşük |
| Patoloji Örnek Kalitesi | Isı hasarı nedeniyle bozulma olabilir | Net ve Kaliteli |
Kapalı ameliyat sonrası patoloji sonucuna göre hastalarımıza iki temel ilaç kategorisi öneriyoruz. Bu ilaçlar ağızdan alınmaz veya damardan verilmez; doğrudan sonda aracılığıyla mesane içine zerk edilir.
Kemoterapötikler (Örn: Mitomisin-C): Genellikle düşük riskli veya tek tük tümörü olan hastalarda, cerrahi sahada kalmış olabilecek mikroskobik hücreleri yok etmek için kullanılır.
İmmünoterapötikler (Örn: BCG - Verem Aşısı): Orta ve yüksek riskli, ancak kas tabakasına ilerlememiş (yüzeyel) tümörlerde tercih edilir. Mesane duvarında bir bağışıklık yanıtı oluşturarak vücudun kendi hücrelerinin kanserle savaşmasını sağlar.
Mesane tümörü cerrahisinde en kritik zaman dilimi, ameliyattan sonraki ilk 24 saattir. Ameliyat sırasında tümör tıraşlanırken bazı canlı kanser hücreleri mesane içine "dökülebilir" ve boşalan alanlara tekrar yapışarak yeni tümör odakları oluşturabilir.
Altın Saatler: Ameliyatı takip eden ilk birkaç saat içinde mesane içine tek doz kemoterapi (genellikle Mitomisin-C) uygulanması, bu dökülen hücrelerin ekilmesini (seeding) engeller.
Başarı Oranı: Yapılan geniş çaplı çalışmalar, erken dönemde yapılan bu tek doz uygulamanın, tümörün nüks etme riskini tek başına %15 ile %35 oranında azalttığını kanıtlamıştır. Bu nedenle Ankara'daki kliniklerimizde, tıbbi bir engel yoksa her hastamıza bu koruyucu kalkanı uyguluyoruz.
Her cerrahi işlem gibi TUR-M de belirli riskler barındırır. Bu risklerin yönetimi, cerrahın tecrübesi ve hastanenin donanımıyla doğrudan ilişkilidir.
Mesane Perforasyonu: Tümörü tam ve derinlemesine temizlemek isterken mesane duvarının delinmesi riskidir. Eğer delinme küçükse, sondayı birkaç gün daha uzun tutarak mesanenin kendi kendine iyileşmesi beklenir. Ancak büyük delinmelerde nadiren açık cerrahi müdahale gerekebilir.
Kanama Yönetimi: Ameliyat sonrası idrarın kanlı gelmesi beklenen bir durumdur. Mesanenin pıhtı ile dolmasını önlemek için "sürekli yıkamalı sonda" sistemi kullanılır. Sonda torbasındaki sıvı berraklaşana kadar bu yıkama devam eder.
A Life Sağlık Grubu olarak, A Life'ta Sağlığınız Özel prensibiyle her hastamıza özel bir risk haritası çıkartıyoruz. Ameliyatın "iyileştirme" gücünü, bilimsel kanıtlara dayalı ilaç protokolleri ve titiz post-op takiple birleştirerek, mesane kanseriyle mücadelede en güçlü müttefikiniz oluyoruz.
Mesane kanserinde tedavi algoritması dünya genelinde kabul görmüş olan TNM (Tümör, Nod, Metastaz) sınıflamasına dayanır. TUR-M sonrasında patoloğun incelediği doku parçaları üzerinden belirlediği "T" (Tümör derinliği) parametresi, cerrahın masaya oturup hasta ile konuşacağı tedavi planının temel taşıdır.
Tis (Karsinoma in Situ): Mesane yüzeyinde "düz" seyreden, ancak hücresel olarak oldukça saldırgan olan tümör tipidir. Genellikle sistoskopide net bir kitle olarak görülmez, sadece kızarıklık olarak fark edilir.
Ta: Tümörün sadece en iç tabakada (ürotelyum) sınırlı olduğu, kök salmadığı en erken evredir.
T1: Tümörün mukozanın hemen altındaki bağ dokusuna (Lamina Propria) ulaştığı ancak kas tabakasına henüz değmediği aşamadır.
Mesane kanseri tedavisinde en keskin yol ayrımı, tümörün mesane duvarındaki kas dokusuna (Muscularis Propria) ulaşıp ulaşmadığıdır. Bu ayrım, mesanenin korunup korunmayacağına karar verilen noktadır.
Non-Kas İstilacı (Yüzeyel): Ta ve T1 evrelerini kapsar. Bu grupta amacımız mesaneyi yerinde bırakmak, TUR-M ve mesane içi ilaçlarla (BCG vb.) hastalığı kontrol altına almaktır.
Kas İstilacı (T2): Tümörün kas tabakasına ulaştığı evredir. Bu aşamadan itibaren hastalık "sistemik" bir risk kazanmıştır. T2 tanısı alan hastalarda standart tedavi, genellikle mesanenin tamamen alınması (Radikal Sistektomi) ve öncesinde/sonrasında sistemik kemoterapidir.
Kas Dokusu Örneklemesinin Hayati Önemi:
Bir cerrah olarak, patoloğa gönderdiğim dokuların içinde mutlaka derin kas liflerinin olması gerekir. Eğer patoloji raporunda "Materyalde Muscularis Propria (kas dokusu) izlenmedi" yazıyorsa, bu tümörün gerçek derinliğinin bilinemediği anlamına gelir. Bu durumda, tümörün aslında T2 olma ihtimali göz ardı edilemez. Ankara A Life Sağlık Grubu’ndaki cerrahi disiplinimiz gereği, her TUR-M’de mutlaka derin kas dokusu örneği alarak "alt-evreleme" (understaging) riskini minimize ediyoruz.
Derinlik kadar önemli bir diğer kriter ise tümörün "derecesi" yani Grade parametresidir. Bu, kanser hücrelerinin mikroskop altında normal mesane hücresinden ne kadar farklılaştığını gösterir.
Düşük Dereceli (Low Grade): Hücreler normale yakındır, yavaş büyürler ve kas tabakasına ilerleme (progresyon) riskleri düşüktür. Ancak bu tümörlerin en büyük karakteri "tekrarlama" (nüks) eğilimleridir.
Yüksek Dereceli (High Grade): Hücreler oldukça bozulmuş ve saldırgandır. Hem tekrarlama riski hem de kas tabakasına sızarak yayılma potansiyeli çok yüksektir. T1 evresindeki yüksek dereceli bir tümör, tıbbi açıdan acil ve ciddi bir takip gerektirir.
Ankara'nın Etimesgut, Sincan ve Pursaklar lokasyonlarında hizmet veren üroloji ve patoloji ekibimiz, bu kritik verileri 2026 yılı üro-onkoloji kılavuzları ışığında değerlendirir. A Life'ta Sağlığınız Özel vizyonumuzla, patoloji raporunuzdaki her satırı hayati bir rehber olarak kabul ediyor ve hayat kalitenizi koruyacak en doğru tedavi stratejisini birlikte çiziyoruz.
Mesane tümörü cerrahisi basit bir "kazıma" işlemi değildir; bir onkolojik temizlik sürecidir. Bu nedenle Pursaklar, Sincan ve Etimesgut gibi rekabetin yüksek olduğu bölgelerde cerrah ve merkez seçerken şu kriterler hayati önem taşır:
Deneyim ve Uzmanlık (Expertise): Cerrahın yıllık TUR-M vaka sayısı ve özellikle T1 veya T2 evrelemesindeki patolojik doğruluk oranları, cerrahi kalitesinin en somut göstergesidir.
Otorite (Authoritativeness): Merkezin onkolojik konsey (Ürolog, Onkolog, Radyolog) altyapısına sahip olması ve güncel Avrupa Üroloji Derneği (EAU) kılavuzlarını takip etmesi gerekir.
Güven (Trust): Ameliyat sonrası nükslerin takibi için sistoskopi randevu disiplini ve komplikasyon yönetimindeki şeffaflık, hastanın merkeze olan güvenini belirler.
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 23 Ocak 2026 16:36
Yayınlanma Tarihi: 25 Nisan 2024 10:08
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
Mesane tümörleri, özellikle yüksek dereceli (High Grade) ise nüks etme eğilimindedir. Bu risk, patoloji sonucuna göre değişmekle birlikte %30-70 arasındadır. Bu nedenle ameliyat sonrası mesane içi ilaçlar ve düzenli sistoskopi takibi hayat kurtarıcıdır.
Tümörün büyüklüğüne ve derinliğine bağlı olarak sonda genellikle 2 ile 4 gün arasında kalır. Mesane duvarında derin bir rezeksiyon yapıldıysa iyileşmeyi beklemek için bu süre uzatılabilir.
TUR-M işlemi prostat cerrahisi gibi sinirleri etkileyen bir işlem değildir. Genellikle sondanın çıkarılmasından ve idrarın berraklaşmasından 2 hafta sonra cinsel hayata dönülebilir.
Özel bir diyet olmamakla birlikte, idrar yollarını temizlemek için günlük en az 2.5-3 litre su içilmesi şarttır. Ayrıca kabız kalmamak (ıkınmayı önlemek adına) lifli gıdalar tercih edilmelidir.
Tümörün sayısı ve boyutuna göre işlem genellikle 30 ila 60 dakika sürer.
İlk hafta idrarın "açık çay" veya pembe renkte olması normaldir. Ancak aşırı pıhtılı ve parlak kırmızı bir kanama durumunda mutlaka cerrahınıza başvurmalısınız.
Anesteziye bağlı geçici boğaz hassasiyeti dışında sesiniz üzerinde bir etkisi yoktur. Vücutta herhangi bir kesi olmadığı için genel iyileşme çok hızlıdır.
Masa başı çalışan hastalarımız genellikle sondanın çekilmesinden sonraki 2-3 gün içinde işe dönebilirler. Ağır fiziksel aktivite gerektiren işler için 2 hafta beklenmelidir.
Kesinlikle. Sigara, mesane tümörünün en büyük tetikleyicisidir. Sigaraya devam etmek, ameliyat ne kadar başarılı olursa olsun tümörün nüks etme riskini katlayarak artırır.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.