Üroloji doktoru; böbrekler, idrar yolları, mesane ve erkek üreme sistemi hastalıklarıyla ilgilenen cerrahi bir uzmandır. Bu uzmanlık alanı, hem yetişkin hem de çocuk hastalarda görülen boşaltım sistemi sorunlarını cerrahi ve tıbbi yöntemlerle tedavi ederek yaşam kalitesini artırmayı, enfeksiyonları önlemeyi ve hayati organ fonksiyonlarını korumayı amaçlayan kritik bir tıp dalıdır.
Modern tıp dünyasında üroloji, teknolojik gelişmelerle birlikte kapalı ameliyatlar ve robotik cerrahi gibi yöntemlerin en sık kullanıldığı alanlardan biri haline gelmiştir. Genellikle sadece erkek hastalıklarıyla ilişkilendirilse de, ürologlar kadınların idrar yolu sağlığı ve çocuklardaki doğumsal anomalilerle de yakından ilgilenirler. Böbrek taşlarından prostat sorunlarına, kısırlıktan mesane kanserine kadar geniş bir spektrumda hizmet veren bu branş, erken teşhisin hayati önem taşıdığı pek çok rahatsızlığı kapsar.
Sık sık idrara çıkma, yanma hissi veya bel bölgesinde ani gelişen ağrılar gibi belirtiler yaşadığınızda bir üroloji uzmanına danışmanız, olası komplikasyonların önüne geçmek adına kritik bir adımdır. Hazırladığımız bu rehberde, ürologların tam olarak hangi organlara odaklandığını, hangi şikayetlerle onlara başvurulması gerektiğini ve tedavi ettikleri başlıca hastalıkları güncel veriler ışığında inceleyeceğiz. Sağlığınızı ihmal etmemek ve doğru uzmana yönlenmek için bu temel bilgileri bilmek büyük avantaj sağlar.
Üroloji, teknolojik gelişmelere en hızlı uyum sağlayan tıp branşlarından biri olarak kendi içinde son derece spesifik alt dallara ayrılmıştır. Günümüzde bir üroloji uzmanı, genel ürolojik şikayetlerin yanı sıra belirli bir alanda derinleşerek karmaşık vakalarda çok daha yüksek başarı oranları elde edebilmektedir. İşte modern tıbbın sunduğu imkanlarla şekillenen ürolojinin temel uzmanlık alanları:
Üroonkoloji, üriner sistem ve erkek üreme organlarında meydana gelen kötü huylu tümörlerin tanı ve tedavisiyle ilgilenen hayati bir branştır. Böbrek, prostat, mesane ve testis kanserleri bu alanın temel odak noktalarıdır. Modern üroonkolojide artık sadece kanserli dokuyu temizlemek değil, aynı zamanda çevredeki sağlıklı dokuyu ve organ fonksiyonlarını korumak ön plandadır. Bu noktada Da Vinci Robotik Cerrahi ve ileri seviye Laparoskopi teknikleri devreye girer. Özellikle prostat kanserinde uygulanan robotik radikal prostatektomi, cerraha sağladığı 3D görüntü ve yüksek hareket kabiliyeti sayesinde sinirlerin korunmasına yardımcı olur; bu da hastanın ameliyat sonrası idrar kontrolü ve cinsel fonksiyonlarını çok daha hızlı geri kazanmasını sağlar. Böbrek kanserlerinde ise "Parsiyel Nefrektomi" (sadece tümörün alınması) tekniği, laparoskopik yöntemle uygulanarak hastanın böbreğinin geri kalanının sağlıklı çalışmaya devam etmesine imkan tanır.
Androloji, "erkek sağlığı" olarak tanımlanabilecek bir branş olup temel olarak erkek kısırlığı (infertilite), sertleşme bozuklukları, erken boşalma ve yapısal penis bozukluklarıyla ilgilenir. Günümüzde kısırlık tedavisinde uygulanan Mikro-TESE yöntemi gibi mikro-cerrahi teknikler, androlojinin en hassas uygulama alanlarından biridir. Mikroskobik altında yapılan varikosel ameliyatları, başarı şansını artırırken komplikasyon riskini minimuma indirmektedir. Cinsel sağlık tarafında ise sadece ilaç tedavileriyle yetinilmeyip, ESWT (Şok Dalga Tedavisi) gibi vasküler iyileşmeyi tetikleyen modern yöntemler veya kalıcı çözüm sunan "mutluluk çubuğu" (penil protez) uygulamaları uzman androloglar tarafından gerçekleştirilir. Bu alan, erkeklerin hem üreme kapasitesini hem de yaşam kalitesini doğrudan etkileyen, psikolojik ve fizyolojik süreçlerin bir bütün olarak yönetildiği dinamik bir disiplindir.
Çocuk ürolojisi, anne karnındaki fetüsten başlayarak ergenlik dönemine kadar olan süreçte görülen tüm boşaltım ve üreme sistemi sorunlarını kapsar. Çocukların anatomisi yetişkinlerden farklı olduğu için bu branş özel bir hassasiyet gerektirir. İnmemiş testis, peygamber sünneti olarak bilinen hipospadias, gece altını ıslatma ve vezikoüreteral reflü (idrarın böbreğe kaçması) en sık tedavi edilen durumlardır. Modern pediatrik ürolojide, çocukların cerrahi travmasını azaltmak için minimal invaziv cerrahi (kapalı ameliyatlar) ön plandadır. Örneğin, çocuklardaki böbrek çıkış darlıkları (UPJ darlığı) artık robotik ya da laparoskopik piyeloplasti yöntemleriyle çok küçük kesilerden girilerek onarılabilmektedir. Bu yöntemler, iyileşme süresini inanılmaz derecede kısaltmakta ve çocukların sosyal hayatlarına, okullarına çok daha hızlı dönmelerine olanak sağlamaktadır.
Genellikle ürolojinin sadece erkeklerle ilgili olduğu düşünülse de, kadınlarda görülen idrar kaçırma (inkontinans), pelvik organ sarkması ve kronik sistit gibi problemler kadın ürolojisinin uzmanlık alanına girer. Modern tedavi yaklaşımlarında, idrar kaçırma problemi yaşayan kadınlar için uygulanan TOT ve TVT gibi askı operasyonları, yaklaşık 15-20 dakikalık kapalı işlemlerle kalıcı çözümler sunmaktadır. Ayrıca, aşırı aktif mesane şikayeti olan hastalarda ilaçların yetersiz kaldığı durumlarda uygulanan Mesane Botoksu ve sakral nöromodülasyon (mesane pili) gibi ileri teknolojiler, bu branşın sunduğu modern cerrahi çözümler arasındadır. Robotik cerrahinin kadın ürolojisindeki en büyük katkısı ise kompleks pelvik organ sarkmalarının (sakrokolpopeksi) kapalı yöntemle, anatomik yapıyı bozmadan başarıyla tedavi edilebilmesidir.
Endoüroloji, idrar yolları içerisinden kameralı cihazlarla girilerek (herhangi bir kesi yapmadan) gerçekleştirilen operasyonları kapsayan teknolojinin en yoğun kullanıldığı alandır. Böbrek ve üreter taşlarının tedavisinde kullanılan RIRS (Retrograd İntrarenal Cerrahi) yöntemi, esnek bir lazer cihazıyla idrar kanalından böbreğin en uç noktalarına kadar ulaşıp taşları toz haline getirebilmektedir. Prostat büyümesi (BPH) tedavisinde ise çığır açan HoLEP (Holmium Lazer Enükleasyon) tekniği, endoürolojinin zirve noktalarından biridir. HoLEP yöntemiyle çok büyük prostatlar bile kapalı yöntemle, kanama riski olmadan ve hastanede yatış süresi kısalmış şekilde temizlenebilmektedir. Bu teknikler, klasik açık ameliyatların dezavantajlarını ortadan kaldırarak hastaya konforlu ve etkili bir tedavi süreci sunar.
Pek çok hasta için üroloji randevusu, kapının önünde beklerken hafif bir gerginlik yaratabilir. Ancak üroloji muayenesi, aslında son derece sistematik, hastanın konforunu ön planda tutan ve modern tıbbın tüm imkanlarını kullanan bir süreçtir. Erken teşhisin hayati önem taşıdığı bu branşta, doktorunuzun izleyeceği adımları bilmek endişelerinizi gidermenize yardımcı olacaktır. İşte adım adım ürolojik teşhis süreci:
Üroloji muayenesinin ilk ve en önemli adımı doktorunuzla yapacağınız görüşmedir. Doktorunuz size mevcut şikayetlerinizin ne zaman başladığını, idrar yapma alışkanlıklarınızı, ağrının şiddetini ve aile geçmişinizde ürolojik bir hastalık olup olmadığını sorar. Bu aşamada verdiğiniz her detay, doğru teşhis için bir ipucudur.
Fiziki muayene aşamasında ise doktor; böbrekleri, mesane bölgesini ve erkeklerde dış genital organları kontrol eder. Özellikle erkek hastalar için 40-45 yaşından sonra kritik öneme sahip olan prostat muayenesi (rektal tuşe) de bu aşamada, sadece birkaç saniye süren ancak prostatın dokusu hakkında paha biçilemez bilgiler veren bir yöntem olarak uygulanabilir. Kadınlarda ise pelvik taban muayenesi ile idrar kaçırma veya sarkma gibi durumlar değerlendirilir.
Fiziki muayene sonrasında, organların iç yapısını görmek ve olası anomalileri saptamak için görüntüleme yöntemlerine başvurulur.
Ultrasonografi (USG): Radyasyon içermeyen, tamamen ağrısız bir yöntemdir. Böbrek taşları, kistler ve prostat hacmi hakkında hızlı bilgi verir.
Bilgisayarlı Tomografi (BT): Özellikle böbrek taşlarının yerini tam belirlemek ve tümöral yapıları incelemek için "altın standart" kabul edilir.
Manyetik Rezonans (MR): Daha detaylı doku analizi gereken durumlarda, özellikle prostat kanseri şüphesinde "Multiparametrik MR" tekniği ile şüpheli odakların haritası çıkarılır. Bu teknolojik gözler, teşhisin hatasız konulmasını sağlar.
İdrar torbasının (mesane) idrarı depolama ve boşaltma fonksiyonlarını ölçmek için yapılan fonksiyonel testlerdir. Eğer hastada idrar kaçırma, sık idrara çıkma veya idrar yaparken zorlanma gibi şikayetler varsa ürodinamik testler devreye girer. Bu işlem sırasında mesaneye yerleştirilen ince bir kateter yardımıyla basınç ölçümleri yapılır. Mesane kasının davranışları, kapasitesi ve idrar akış hızı (üroflowmetri) grafikler halinde dökülür. Bu testler, özellikle nörojenik mesane ve prostat büyümesine bağlı tıkanıklıkların derecesini belirlemede cerrahi öncesi kritik rehberlik sunar.
Görüntüleme yöntemlerinin yetersiz kaldığı veya doğrudan doku görülmesi gereken durumlarda sistoskopi uygulanır. Sistoskopi, ucu kameralı, ince ve bükülebilir bir cihazla idrar kanalından girilerek mesanenin içinin doğrudan izlenmesidir. Bu işlem hem tanı koymak (tümör, darlık, taş tespiti) hem de bazı durumlarda parça almak (biyopsi) için kullanılır. Sistoskopi sonucunda elde edilen verilerle, eğer bir cerrahi müdahale gerekiyorsa; bunun açık mı, laparoskopik mi yoksa robotik yöntemle mi yapılacağına karar verilir. Cerrahi planlama, hastanın genel sağlık durumu ve hastalığın evresi dikkate alınarak kişiselleştirilir.
Vücudumuzdaki boşaltım ve üreme sistemleri, genel sağlığımızın en hassas barometreleri arasındadır. Çoğu zaman "geçer" diyerek ihmal edilen küçük belirtiler, aslında çok daha ciddi bir tablonun erken uyarı sinyalleri olabilir. Üroloji uzmanları; böbreklerden mesaneye, idrar yollarından erkek üreme organlarına kadar geniş bir sahada görev yaparlar.
Peki, hangi belirti hangi hastalığın habercisidir? İşte semantik terimlerle zenginleştirilmiş kapsamlı bir belirti-hastalık rehberi:
İdrarın renginin pembe, kırmızı veya çay rengine dönmesi tıpta Hematüri olarak adlandırılır. Bu, ürolojideki en ciddi "kırmızı bayrak" belirtilerinden biridir.
Ağrılı Hematüri: Genellikle idrar yolu enfeksiyonları veya böbrek taşlarının hareket etmesiyle ilişkilidir.
Ağrısız Hematüri: Eğer herhangi bir ağrı eşlik etmiyorsa, bu durum mesane veya böbrek kanserinin ilk ve bazen tek belirtisi olabilir.
Not: İdrarda bir kez bile kan görülmesi, aksi ispatlanana kadar ciddi kabul edilmeli ve vakit kaybetmeden uzman muayenesi planlanmalıdır.
İdrar sırasında hissedilen sızı, yanma veya batma hissine Dizüri denir. Bu şikayet genellikle üriner sistemin bir bölümünde iltihaplanma olduğunu gösterir.
Sistit: Kadınlarda daha sık görülen mesane iltihabıdır.
Üretrit: İdrar kanalının enfeksiyonudur ve genellikle cinsel yolla bulaşan hastalıklarla ilişkilidir.
Prostatit: Erkeklerde prostat bezinin iltihaplanması sonucu oluşur ve kronik pelvik ağrıya yol açabilir.
Böbrek bölgesinden başlayıp kasıklara doğru yayılan, hastayı yerinde durdurmayan şiddetli ağrılara Renal Kolik denir. Bu ağrı tipi genellikle bir tıkanıklığın habercisidir.
Böbrek ve Üreter Taşları: Taşın idrar akışını engellemesi sonucu böbrek içinde basınç artar ve bu dayanılmaz ağrı oluşur.
Hidronefroz: Böbreğin idrarla dolup şişmesi durumudur. Erken müdahale edilmezse böbrek fonksiyon kayıpları yaşanabilir.
Normal bir bireyin gece boyunca uykudan bir kereden fazla uyanıp idrara gitmesi durumu Noktüri olarak tanımlanır. Bu durum sadece bir yaşam kalitesi sorunu değil, aynı zamanda organik bir rahatsızlığın sonucudur.
Benign Prostat Hiperplazisi (BPH): İyi huylu prostat büyümesi, mesane çıkışını daraltarak tam boşaltımı engeller ve gece sık uyanmaya neden olur.
Diyabet ve Kalp Yetmezliği: Ürolojik olmayan bu sistemik hastalıklar da vücutta sıvı dengesini bozarak noktüriye yol açabilir.
İster bir hapşırıkla ister aniden gelen bir tuvalet ihtiyacıyla olsun, istemsiz idrar kaçırma bir "yaşlılık kaderi" değil, tedavi edilebilir bir tıbbi durumdur.
Sertleşme sorunu (Erektil Disfonksiyon) veya erken boşalma gibi şikayetler, genellikle kalp-damar sağlığının veya hormonal dengenin ilk sinyalleridir. Androloji uzmanları bu noktada devreye girerek hem fiziksel hem de psikolojik kökenli sorunları modern tedavi yöntemleriyle çözüme kavuşturur.
- EAU (European Association of Urology) Guidelines: Edn. presented at the EAU Annual Congress Milan 2023. Avrupa'nın güncel üroloji uygulama standartları. [Kılavuz Linki]
- Campbell-Walsh-Wein Urology (12th Ed): Ürolojik anatomi, cerrahi prensipler ve temel patofizyoloji referans kitabı. [Kaynak Bilgisi]
- European Urology: EAU-EANM-ESTRO-ESUR-SIOG Guidelines on Prostate Cancer. Multidisipliner prostat kanseri yönetim protokolleri. [Makale Erişimi]
- Türk Üroloji Derneği (TÜD): Ulusal Üroloji Akademisi Eğitim Platformu Yayınları ve Güncel Kılavuz Değerlendirmeleri.
[Akademi Linki]- Intuitive Surgical (2023): Da Vinci Surgical System Clinical Evidence and Outcomes Report. Robotik cerrahinin klinik başarı oranları.
[Teknoloji Raporu]
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 26 Ocak 2026 14:09
Yayınlanma Tarihi: 26 Ocak 2026 13:03
Araştırma Yaptığınız Konu ve Hastalık Hakkında Uzman Hekimlerimize Danışarak Sizlere Geri Dönüş Sağl
Evet, kesinlikle. Üroloji sadece "erkek doktoru" değildir. Ürologlar; kadınların böbrekleri, idrar yolları, mesane (idrar torbası) ve idrar kaçırma gibi sorunlarıyla ilgilenen uzmanlardır. Kadınlarda sık görülen sistit, böbrek taşları ve ürojinekolojik problemler ürolojinin temel çalışma alanlarıdır.
Böbrek sağlığıyla ilgili iki ana bölüm bulunur. Eğer böbrekte taş, tümör, kist veya kanal daralması gibi cerrahi bir sorun varsa Üroloji bölümüne başvurulmalıdır. Ancak böbreğin süzme işlevi, yetmezlik durumları veya yüksek tansiyona bağlı gelişen fonksiyonel sorunlar için Nefroloji bölümü yetkilidir.
Basitçe ifade etmek gerekirse; nefroloji böbreğin iç yapısı ve fonksiyonel (dahili) hastalıklarıyla (böbrek yetmezliği, tansiyon vb.) ilgilenirken; üroloji böbreğin, idrar yollarının ve üreme organlarının cerrahi ve yapısal sorunlarıyla ilgilenir.
Prostat kanserinin erken teşhisinde kan testi (PSA) tek başına yeterli olmayabilir. Parmakla yapılan rektal muayene, prostatın dokusundaki sertlikleri ve düzensizlikleri tespit etmek için hala altın standarttır. Sadece birkaç saniye sürer ancak hayat kurtarıcı bilgi sağlar.
İdrar yolu enfeksiyonlarının (sistid, üretrit, piyelonefrit) teşhis ve tedavisiyle birincil olarak Üroloji bölümü ilgilenir. Bu enfeksiyonlar boşaltım sisteminin yapısal bir sorunundan kaynaklanabileceği için bir üroloji uzmanının değerlendirmesi, enfeksiyonun tekrarlamasını önlemek adına kritiktir.
Böbreklere, sorunun niteliğine göre Ürolog (Üroloji Uzmanı) veya Nefrolog (Nefroloji Uzmanı) bakar. Cerrahi ve yapısal problemler (taş, tümör) söz konusu olduğunda bir üroloji doktoruna muayene olmanız gerekir. Dahili ve fonksiyonel böbrek hastalıklarında ise bir nefrolog tedavi sürecini yönetir.
Evet, androloji ürolojinin bir alt dalıdır ve sertleşme sorunları, erken boşalma ve erkek kısırlığı gibi konularla ilgilenir. Bu sorunlar genellikle diyabet veya kalp hastalıklarının ilk sinyali olabileceği için bir üroloğa danışmak çok önemlidir.
Böbrek taşlarının tanısı, takibi ve gerekirse lazerle (RIRS) veya kapalı ameliyatla (PNL) tedavisi için Üroloji bölümüne gidilmelidir. Ürologlar, taşın boyutuna ve konumuna göre en uygun cerrahi veya medikal tedavi yöntemini belirleyen uzmanlardır.
Ankara, sağlık turizminin merkezi olması sebebiyle oldukça geniş bir uzman kadrosuna sahiptir. Şehirde; üniversite hastanelerindeki deneyimli akademisyenlerden, tam donanımlı özel hastanelerdeki uzmanlara kadar pek çok seçenek bulunur. A life Sağlık Grubu Üroloji Bölümü ile Sizde Ürolog Arayışınızda Kalite ile Tanışın.
"En iyi" doktor kavramı, hastanın şikayetine ve ihtiyacı olan teknolojiye göre değişir. Örneğin; prostat büyümesi için HoLEP yönteminde uzmanlaşmış bir hekim seçmek gerekirken, kanser cerrahisinde Da Vinci Robotik Cerrahi tecrübesi olan bir hekim tercih edilmelidir. Hekimin deneyimi, kullandığı teknoloji ve hasta yorumları en doğru rehberdir.
Bu toplumda yaygın olan yanlış bir bilgidir. Üroloji uzmanları; kadın, erkek ve çocuk olmak üzere her yaştan ve cinsiyetten hastanın boşaltım sistemi (böbrekler, mesane, idrar yolları) hastalıklarıyla ilgilenir. Kadınlarda idrar kaçırma ve sistit, ürolojinin en sık tedavi ettiği konulardandır.
Standart bir üroloji muayenesi için açlık şart değildir. Ancak doktorunuz kan tahlili (özellikle şeker veya kolesterol ölçümü gerekiyorsa) veya anestezi altında bir işlem (sistoskopi vb.) planladıysa aç gelmenizi isteyebilir. Çoğu zaman ultrason için mesanenizin dolu olması yeterlidir.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.