Kalın İğne Biyopsisi

Kalın İğne Biyopsisi (Tru-cut Biyopsi) Nedir?

Kalın iğne biyopsisi (core biyopsi), şüpheli kitleden doku silindiri örneği alan, Tru-cut iğneleriyle uygulanan minimal invaziv bir tanı yöntemidir. Patolojik değerlendirmede hücrelerin doku mimarisini koruyarak detaylı analizine olanak tanıyan bu işlem, tümörün alt tiplerini ve hormonal duyarlılığını belirlemede ince iğne aspirasyonuna göre çok daha üstün başarı sağlar.

Kalin-igne_Biyopsisi-a-life-ankara_baa98d56.webp

Modern Onkolojide Tanısal Altın Standart: Tru-Cut Mekanizması

Radyoloji ve onkoloji protokollerinde, kalın iğne biyopsisi, doku mimarisini bozmadan bütünsel bir "çekirdek" (core) örnek alabilme kabiliyetiyle tanısal kesinliğin merkezinde yer alır. İnce iğne aspirasyonundan (İİAB) farklı olarak bu yöntem, sadece serbest hücreleri değil, hücrelerin birbiriyle ve çevre stroma ile olan ilişkisini gösteren doku silindirlerini patoloğun önüne koyar.

Bu yöntemin klinik değeri birkaç temel teknik avantaja dayanmaktadır:

  • Mimari Koruma: Tru-cut iğnesi, özel bir yaylı mekanizma sayesinde milisaniyeler içinde dokuya girip örneği hapseder. Bu hız, dokunun ezilmesini (crush artifact) önleyerek hücresel yapının doğal formunda incelenmesini sağlar.

  • Klinik Kesinlik: Özellikle meme, prostat ve yumuşak doku kitlelerinde tümörün invaziv olup olmadığını (çevre dokuya yayılımını) anlamak için bu "doku örneği" zorunludur.

  • Kişiselleştirilmiş Tedavi: Örneklenen doku üzerinde immünhistokimyasal boyamalar ve genetik profilleme gibi ileri testler yapılabilir. Bu da 2026 tıbbının hedefi olan, hastaya özel akıllı ilaç veya immünoterapi planlamasının kapısını açar.

Kalın iğne biyopsisi, lokal anestezi altında, genellikle ultrason veya tomografi kılavuzluğunda yapılan ağrısız bir işlemdir. Tanıdaki hata payını minimize eden bu teknoloji, cerrahi biyopsilere olan ihtiyacı %90 oranında azaltarak hastalar için konforlu bir tanı süreci sunar.

Kalın İğne Biyopsisi Hangi Durumlarda Tercih Edilir?

Bir hekimin kalın iğne biyopsisi (core biyopsi) talep etmesi, hastalar üzerinde genellikle endişe yaratsa da, bu işlem aslında belirsizliği ortadan kaldıran ve en doğru tedavi yolunu çizen stratejik bir tanı adımıdır. Bu testin istenmesi, mutlaka kötü huylu bir oluşum olduğu anlamına gelmez; amaç, görüntüleme yöntemleriyle saptanan şüpheli alanın hücresel kimliğini "kesin" olarak belirlemektir.

Kalin-igne-biyopsisi-a-life-ankara_78ae23a4.webp

Meme Kitleleri ve BI-RADS Sınıflandırması

Meme radyolojisinde kullanılan BI-RADS (Breast Imaging-Reporting and Data System) skorlaması, biyopsi kararında temel belirleyicidir. Kalın iğne biyopsisi özellikle şu durumlarda "altın standart" olarak uygulanır:

  • BI-RADS 4 (Şüpheli Bulgular): Kanser olasılığı %2 ile %95 arasında değişen, ancak kesin ayrım için doku tanısı gereken vakalardır.

  • BI-RADS 5 (Yüksek Derecede Kanser Şüphesi): Görsel bulguların kanser lehine çok güçlü olduğu durumlardır. Burada biyopsi, sadece tanıyı doğrulamakla kalmaz; tümörün reseptör durumunu (ER, PR, HER2) belirleyerek cerrahi öncesi kemoterapi (neoadjuvan) gerekip gerekmediğine karar verilmesini sağlar.

Tiroid Nodülleri ve Lenf Bezi Değerlendirmesi

Geleneksel olarak tiroid nodüllerinde ince iğne aspirasyonu (İİAB) yaygın olsa da, bazı spesifik durumlarda core biyopsi devreye girer. Özellikle tekrarlayan yetersiz sonuçlarda veya tiroid lenfoması şüphesinde, doku bütünlüğünün korunması hayati önem taşır.

Benzer şekilde, büyümüş bir lenf bezinin (lenfadenopati) enfeksiyon kaynaklı mı yoksa bir lenfoma veya metastaz mı olduğunu anlamak için doku mimarisi şarttır. Kalın iğne biyopsisi, lenf bezinin iç yapısını bozmadan örnek alarak patoloğa net bir yol haritası sunar.

A Life Sağlık Grubu’nun Teşhis Odaklı Yaklaşımı

A Life Sağlık Grubu olarak Ankara’daki merkezlerimizde, biyopsi süreçlerini "tanısal mükemmeliyet" ilkesiyle yönetiyoruz. İleri teknoloji ürünü radiology-guided (ultrason veya tomografi eşliğinde) sistemlerimizle, milimetrik kitlelerden dahi hatasız örnekleme yapabiliyoruz. Uzman cerrah kadromuz ve patoloji birimimiz arasındaki multidisipliner koordinasyon, biyopsi sonuçlarının hızla ve en yüksek doğruluk payıyla raporlanmasını sağlar. Amacımız, hastalarımızın tedavi sürecine en kısa sürede, en doğru verilerle başlamasını temin ederek belirsizliğin yarattığı anksiyeteyi minimize etmektir.

İnce İğne Aspirasyonu (İİAB) ve Kalın İğne Biyopsisi Farkları

Modern radyodiagnostik süreçlerde, şüpheli bir kitlenin doğasını anlamak için başvurulan iki temel yöntem mevcuttur: İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (İİAB) ve Kalın İğne Biyopsisi (Core Biopsy). Birçok hasta bu iki işlemi "iğne ucu" farkı olarak algılasa da, tıbbi literatürde bu ayrım Sitoloji (hücre bilimi) ile Histoloji (doku bilimi) arasındaki devasa farka dayanır.

Kalin-igne-biyopsisi-a-life_c80e5192.webp

Sitoloji ve Histoloji: Mimari Neden Önemlidir?

İnce iğne aspirasyonu (İİAB), genellikle 21G-25G çapındaki, standart bir enjektör iğnesi kadar ince uçlarla yapılır. Bu işlemde amaç, kitle içinden vakum yardımıyla serbest hücre grupları toplamaktır. Bu yaklaşım, tiroid nodülleri veya içi sıvı dolu basit kistik yapılar için hızlı ve etkili bir tarama yöntemidir. Ancak, patolog bu örnekleri incelediğinde sadece "tuğlalara" (hücrelere) bakar; tuğlaların nasıl dizildiğini, yani dokunun genel mimarisini göremez.

Kalın iğne biyopsisi ise histolojik bir değerlendirme sunar. Tru-cut mekanizması ile alınan doku silindiri, patoloğa tümörün çevresindeki sağlıklı dokuyla ilişkisini, damar ve sinir tutulumu olup olmadığını gösterir. Özellikle 2026 onkoloji protokollerinde, bir tümörün "in situ" (yerinde) mi yoksa "invaziv" (yayılmacı) mı olduğunu belirlemek tedavi planını tamamen değiştirir. İnce iğne aspirasyonu, hücrenin altındaki "bazal membran" denilen sınırı geçip geçmediğini kanıtlayamazken, kalın iğne biyopsisi bu yapısal bütünlüğü koruyarak kesin kanıt sunar.

Neden Core Biyopsi "Altın Standart" Olarak Kabul Edilir?

Meme, prostat ve yumuşak doku tümörlerinde kalın iğne biyopsisinin tercih edilmesinin en kritik nedeni immünhistokimyasal (İHK) boyama imkanıdır. Tanı konulduktan sonra kanserin hangi "alt tipte" olduğunu bilmek (örneğin meme kanserinde HER2, ER ve PR durumu), hastaya özel akıllı ilaç veya immünoterapi planlaması için zorunludur. İİAB ile alınan kısıtlı hücre miktarında bu ileri testlerin yapılması çoğu zaman teknik olarak imkansızdır veya hatalı sonuçlara gebedir.

A Life Sağlık Grubu olarak, özellikle solid (katı) kitlelerin teşhisinde hata payını minimize etmek ve hastalarımıza tek seferde en kapsamlı patoloji raporunu sunabilmek adına, uluslararası kılavuzlarla uyumlu olarak kalın iğne biyopsisi yöntemini önceliklendiriyoruz.

Teknik Karşılaştırma Tablosu

Kalın İğne (Tru-cut) Biyopsisi ve İnce İğne Biyopsisi Arasındaki Teknik Farklar
Özellik Kalın İğne Biyopsisi (Tru-cut) İnce İğne Biyopsisi (İİAB)
Numune Tipi Doku parçası (silindirik çekirdek) alınır. Sadece hücre düzeyinde sıvı/aspirasyon.
Tanı Hassasiyeti Yüksek (%95-99). Dokunun mimarisi korunur. Orta (%80-90). Hücre sayısı kısıtlıdır.
Lokal Anestezi Zorunludur (Bölge uyuşturulur). Genellikle gerekmez.
Uygulama Alanı Meme, prostat, karaciğer gibi solid kitleler. Tiroid nodülleri ve kistik yapılar.

Kalın İğne Biyopsisi Nasıl Yapılır? Adım Adım Süreç

Kalın iğne biyopsisi, gelişmiş radyolojik görüntüleme tekniklerinin cerrahi hassasiyetle birleştiği, hastanede yatış gerektirmeyen ve yaklaşık 15-20 dakika süren pratik bir işlemdir. 2026 yılı tıp protokollerinde bu işlem, cerrahın "gözü" olan radyolojik rehberlik sayesinde en yüksek güvenlik standartlarında icra edilmektedir.

 

Hazırlık ve Radyolojik Planlama

İşlem öncesinde kitle, en uygun görüntüleme yöntemiyle (genellikle ultrason, gerekli hallerde mamografi veya tomografi) tekrar taranır. Bu aşama, cerrahın iğneyi takip edeceği "GPS yol haritasını" oluşturmasını sağlar. Radyolojik rehberlik sayesinde iğne, çevre damarlara ve sinirlere zarar vermeden, milimetrik hassasiyetle kitlenin tam kalbine yönlendirilir.

 

Konfor İçin Lokal Anestezi

İşlemin tamamen ağrısız geçmesi için biyopsi yapılacak bölgeye lokal anestezi uygulanır. Küçük bir iğne yardımıyla cilt ve cilt altı dokular uyuşturulduktan sonra, hastanın işlem sırasında herhangi bir acı duyması engellenir. Bu aşamadan sonra hasta sadece hafif bir dokunma veya baskı hissedebilir.

Örnekleme: Tru-Cut Mekanizması

Ciltte açılan milimetrik (yaklaşık 2-3 mm) bir giriş yolundan özel kalın iğne (core needle) kitleye ulaştırılır.

  • Örnek Alımı: İğne mekanizması tetiklendiğinde, hızlı bir "klik" sesi eşliğinde doku silindiri iğnenin haznesine hapsedilir.

  • Sayı: Tanısal kesinliği artırmak için kitlenin farklı bölgelerinden genellikle 3 ile 5 adet arası silindirik örnek alınır. Bu doku parçaları, patolojik inceleme için özel koruyucu solüsyonlara yerleştirilir.

İleri Teknoloji: Vakumlu Biyopsi (VAB)

Özellikle meme dokusundaki çok küçük kitleler veya mikrokalsifikasyon (kireçlenme) alanları için Vakumlu Biyopsi (VAB) teknolojisinden faydalanılır. Vakumlu sistemler, iğneyi içeriden çıkarmadan sürekli doku emişi yaparak daha büyük hacimli örnekleme yapılmasını sağlar. Bu yöntem, tanısal başarının yanı sıra bazı küçük iyi huylu kitlelerin tamamen temizlenmesine (total eksizyon) de olanak tanır.

İşlem Sonrası ve Kapama

Örnekleme tamamlandıktan sonra iğne çıkarılır. Giriş deliği çok küçük olduğu için dikiş gerektirmez; sadece steril bantlarla kapatılır. İşlem sonrası bölgeye yapılan kısa süreli buz uygulaması ve hafif baskı, olası morarma ve şişliği önler.

Önemli Not: Kalın iğne biyopsisi, tümör hücrelerinin iğne yolu boyunca yayılmasına (seeding) neden olmaz. Bu durum, modern biyopsi iğnelerinin dış kılıf korumalı tasarımı sayesinde tıbben bertaraf edilmiş bir endişedir.

Biyopsi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler ve Takip

Kalın iğne biyopsisi, minimal invaziv bir işlem olduğu için hastalarımız operasyonun hemen ardından günlük sosyal yaşantılarına dönebilmektedir. Hastanede yatış gerektirmeyen bu süreçte, iyileşme evresini konforlu geçirmek ve olası küçük komplikasyonları önlemek adına ilk 24-48 saatlik bakım stratejik öneme sahiptir.

İlk 24 Saat: Altın Kurallar

İşlem tamamlandıktan sonra girişim yapılan bölgeyi korumak, doku iyileşmesini hızlandırır. Bu süreçte dikkat etmeniz gereken temel noktalar şunlardır:

  • Buz Uygulaması: Biyopsi bölgesinde ödem ve morarma oluşumunu engellemek için ilk birkaç saat, cilde doğrudan temas ettirmeden (bir havlu üzerinden) 15-20 dakikalık periyotlarla buz tatbik edilmesi önerilir.

  • Pansuman ve Hijyen: Giriş yerindeki steril bantlar genellikle 24 saat sonra çıkarılabilir. İlk gün bölgenin suyla temasından kaçınmak, enfeksiyon riskini minimize eder.

  • Fiziksel Kısıtlama: İşlemden sonraki ilk 24 saat boyunca ağır yük kaldırmak, yoğun spor yapmak veya biyopsi yapılan bölgeyi zorlayacak ani hareketlerden kaçınmak gerekir. Sosyal hayata dönüş hemen gerçekleşse de, bedensel eforun ertelenmesi doku kanamasını önler.

Komplikasyon Yönetimi: Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Biyopsi sonrasında bölgede hafif bir hassasiyet, küçük bir morluk veya sızıntı şeklinde kanama olması beklenen bir durumdur. Ancak; geçmeyen şiddetli ağrı, bölgede aşırı şişlik, kızarıklık, yüksek ateş veya durdurulamayan aktif bir kanama gözlemlenirse vakit kaybetmeden uzman hekiminize danışmanız gerekir. A Life Sağlık Grubu olarak, işlem sonrası takip sürecinde de hastalarımızın her türlü sorusuna hızlı yanıt verecek bir koordinasyon sunuyoruz.

Patoloji Sonuçlarının Beklenme Süreci

Biyopsinin asıl amacı olan "tanı", alınan doku parçalarının patoloji laboratuvarında mikroskobik ve immünhistokimyasal incelemesiyle netleşir. Bu hassas süreç, dokunun işlenmesi, boyanması ve uzman patolog tarafından yorumlanmasını içerir.

Genellikle 3 ile 7 iş günü arasında tamamlanan sonuçlanma süresi, bazen ek boyamalar veya genetik testler gerektiğinde uzayabilmektedir. Bu bekleme süreci hastalarımız için psikolojik olarak zorlayıcı olsa da, en doğru ve kesin tanının ancak bu titiz inceleme ile konulabileceği unutulmamalıdır. Sonuçlarınız çıktığında, raporunuz uzman cerrahımız veya onkoloğunuz tarafından değerlendirilerek kişiselleştirilmiş tedavi yol haritanız sizinle paylaşılacaktır.

Ankara Kalın İğne Biyopsisi ve A Life Sağlık Grubu Güvencesi

Doğru teşhis, başarılı bir tedavi sürecinin en kritik basamağıdır. Ankara’da kalın iğne biyopsisi (core biyopsi) arayışında olan hastalar için teknolojik donanım ile cerrahi tecrübenin birleştiği bir merkez seçmek, tanısal kesinlik açısından hayati önem taşır. A Life Sağlık Grubu, modern tıbbın tüm imkanlarını seferber ettiği Etimesgut, Pursaklar ve Kuzey Ankara (Altındağ) lokasyonlarındaki hastaneleriyle, biyopsi süreçlerinde bölgenin referans merkezi konumundadır.

Hastanelerimizdeki Radyoloji ve Genel Cerrahi üniteleri, 2026 yılı standartlarında yüksek çözünürlüklü ultrasonografi ve ileri nesil Tru-cut biyopsi sistemleriyle donatılmıştır. Bu teknolojik altyapı, Ankara’nın en deneyimli uzman kadrosuyla birleşerek milimetrik kitlelerde dahi hata payını minimize eden bir çalışma disiplini sunar. Etimesgut ve Pursaklar şubelerimiz, sadece teknik başarıya değil, aynı zamanda hastanın biyopsi sürecindeki psikolojik konforuna da odaklanan "hasta odaklı" bir yaklaşım sergilemektedir.

A Life Sağlık Grubu olarak, biyopsi randevusundan patoloji sonucunun değerlendirilmesine kadar geçen süreci multidisipliner bir titizlikle yönetiyoruz. Ankara’nın her noktasından kolayca ulaşılabilen merkezlerimizde, sağlığınızı uzman ellere ve ileri teknolojiye emanet etmenin huzurunu yaşayabilirsiniz. Kalın iğne biyopsisi işlemlerinizde, teşhisin gücünü tecrübeyle birleştiriyoruz.

Akademik ve Bilimsel Referans Kaynakları

American Cancer Society (ACS): Breast Biopsy: Core Needle Biopsy (CNB) Procedures and Accuracy Standards (Updated 2024). [Kılavuza Git]
NCBI / PubMed (PMID: 32541208): Comparative Accuracy of Fine Needle Aspiration vs. Core Needle Biopsy in Soft Tissue Lesions. [Makale Linki]
RadiologyInfo.org: Ultrasound-Guided Core Needle Biopsy: Safety Protocols and Patient Outcomes. [Yayın Linki]
Tıbbi İçerik Onay Bilgisi

Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.

İlgili Branş Hekimlerimiz:

Son Güncelleme: Aralık 2025 Doktor Profillerimizi Ziyaret Edin
A Life Tıbbi Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

Son Güncelleme: 23 Ocak 2026 15:49

Yayınlanma Tarihi: 3 Aralık 2024 00:33

Kalın İğne Biyopsisi

Biyopsi İşlemleri Bilgilendirme Başvuru Formu

Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

İşlem öncesinde biyopsi yapılacak bölgeye yüksek etkili lokal anestezi uygulandığı için hastalar prosedür sırasında herhangi bir ağrı veya acı hissetmezler. Sadece anestezi iğnesi yapılırken hafif bir batma hissi oluşabilir; işlem sonrasında ise bölgede sadece hafif bir hassasiyet gözlemlenmesi normaldir.

Tıbbi literatürde ve milyonlarca vaka analizinde kalın iğne biyopsisinin tümör hücrelerini yaydığına dair bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır. Aksine, biyopsi iğneleri doku örneğini kapalı bir sistem içinde (kılıf içinde) dışarı çıkardığı için hücre ekimi riski teorik olarak yok denecek kadar azdır ve işlem hayati bir teşhis basamağıdır.

Klinik hazırlık ve radyolojik işaretleme süreci dahil olmak üzere tüm prosedür genellikle 20 ile 30 dakika arasında tamamlanmaktadır. İşlem lokal anestezi altında yapıldığı için hastanede yatış gerektirmez; hastalar biyopsiden hemen sonra kısa bir gözlemin ardından günlük yaşantılarına dönebilirler.

Alınan doku örneklerinin patolojik ve immünohistokimyasal incelemesi genellikle 3 ile 7 iş günü içerisinde tamamlanarak kesin rapor sunulur. Kalın iğne biyopsisi, tümörün sadece iyi veya kötü huylu olduğunu değil, aynı zamanda alt tiplerini ve reseptör durumlarını da %99'a varan doğrulukla tespit edebilen en güvenilir yöntemdir.

Biyopsi iğnesinin doku içinden geçişi nedeniyle uygulama bölgesinde hafif bir morarma (ekimoz) veya küçük bir şişlik oluşması beklenen bir durumdur. Bu belirtiler genellikle birkaç gün içerisinde kendiliğinden kaybolur; işlem sonrası soğuk kompres uygulaması bu semptomların minimize edilmesinde oldukça etkilidir.

Bu prosedür genel anestezi gerektirmediği ve lokal uyuşturma ile yapıldığı için hastaların aç kalmasına gerek yoktur, hafif bir öğün sonrası işleme gelinmesi önerilir. Ancak kan sulandırıcı ilaç kullanan hastaların, doktor kontrolünde bu ilaçlara 3-5 gün ara vermesi kanama riskini önlemek adına kritik önem taşır.

Evet, halk arasında ve tıbbi jargonda sıklıkla kullanılan Tru-cut terimi, aslında kalın iğne biyopsisinde kullanılan otomatik kesici iğne sisteminin ismidir. Günümüzde her iki terim de dokunun mikroskop altında incelenebilecek kadar büyük ve silindirik parçalar halinde alınmasını ifade etmek için birbirinin yerine kullanılır.

Kalın iğne biyopsisinde iğnenin giriş yaptığı nokta yaklaşık 2-3 milimetrelik çok küçük bir açıklıktır, bu nedenle dikiş atılmasına gerek duyulmaz ve sadece steril bantlarla kapatılır. İyileşme süreci tamamlandığında işlem bölgesinde fark edilebilir bir iz kalmaz, bu da yöntemin kozmetik açıdan avantajlı olmasını sağlar.

Radyolojik rehberlik, hekimin şüpheli kitleyi ekran üzerinde gerçek zamanlı olarak görmesini ve iğneyi hedefe milimetrik bir doğrulukla yönlendirmesini sağlar. Bu yöntem, körleme yapılan biyopsilere kıyasla hem hata payını minimize eder hem de çevre damar ve dokuların zarar görme riskini ortadan kaldırır.

İnce iğne aspirasyonuna kıyasla kalın iğne biyopsisinde doku bütünlüğü korunduğu için yetersiz örnek gelme riski oldukça düşüktür. Ancak kitlenin çok sert olması veya biyopsi iğnesinin hedef dışı kalması gibi nadir durumlarda işlem tekrarlanabilir; bu riski en aza indirmek adına operasyonun deneyimli radyologlar tarafından yapılması şarttır.

Ankara kalın iğne biyopsisi fiyatları; biyopsi yapılacak bölgenin (meme, tiroid, yumuşak doku vb.) zorluğuna, kullanılan iğne teknolojisine ve patolojik incelemenin kapsamına göre değişkenlik göstermektedir. A Life Sağlık Grubu bünyesinde SGK anlaşmalı olarak veya özel sağlık sigortası kapsamında avantajlı fiyat seçenekleriyle bu hizmet sunulmakta olup, güncel maliyetler ve randevu detayları için Ankara’daki çağrı merkezimiz üzerinden hızlıca bilgi alabilirsiniz.

Ankara'da kalın iğne biyopsisi, ileri teknolojik görüntüleme cihazlarına ve uzman radyoloji kadrosuna sahip tam teşekküllü sağlık merkezlerinde; özellikle A Life Sağlık Grubu'nun Etimesgut, Pursaklar(Kuzey Ankara) ve Altındağ lokasyonlarında güvenle gerçekleştirilmektedir. Başkentteki hastalarımız için ulaşım kolaylığı ve hızlı randevu imkanı sunan bu birimlerimizde, biyopsi işlemi deneyimli uzmanlar eşliğinde, uluslararası tıbbi standartlara ve sterilizasyon protokollerine tam uyumlu olarak yapılmaktadır.

İlgili Bölümler
İlgili Hekimler
Mustafa Kemal Atikeler
Prof. Dr. Mustafa Kemal Atikeler

Üroloji

Bahadır Külah
Prof. Dr. Bahadır Külah

Genel Cerrahi

Abdullah Özdemir
Op. Dr. Abdullah Özdemir

Genel Cerrahi

Hayati Aslantaş
Op. Dr. Hayati Aslantaş

Genel Cerrahi

Sevtap Düzgünçınar
Uzm. Dr. Sevtap Düzgünçınar

Göğüs Hastalıkları

Ramazan Tiken
Uzm. Dr. Ramazan Tiken

Radyoloji

Mahmut Duymuş
Uzm. Dr. Mahmut Duymuş

Radyoloji

Süleyman Bülent Bektaşer
Prof. Dr. Süleyman Bülent Bektaşer

Ortopedi ve Travmatoloji

Ali Kağan Gökakın
Prof. Dr. Ali Kağan Gökakın

Genel Cerrahi

Benzer İçerikler

Yardıma mı ihtiyacınız var ?

7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.