E-Sonuç E-Sonuç Telefon 0 (850) 888 54 33
Menü
Randevu E-Randevu

Huzursuz Bağırsak Sendromu Nedir? | Belirtileri ve Nasıl Geçer?

Huzursuz Bağırsak Sendromu Nedir?

Huzursuz bağırsak sendromu (İBS); bağırsak yapısında herhangi bir organik hastalık olmaksızın ortaya çıkan, kronik karın ağrısı, aşırı şişkinlik, gaz, kabızlık veya ishal gibi dışkılama alışkanlıklarındaki değişikliklerle kendini gösteren fonksiyonel bir sindirim sistemi rahatsızlığıdır. Genellikle stres, belirli besinler ve bağırsak florasındaki dengesizliklerle tetiklenir.

Gastroenteroloji polikliniklerimizde hastalarımızdan en sık duyduğumuz, adeta bir çaresizlik çığlığına dönüşen o ortak serzeniş şudur: "Hocam, karnım her gün patlayacak gibi şişiyor. Kolonoskopi yapıldı, endoskopiye girdim, ultrason çekildi, tüm kan tahlillerim tertemiz çıktı. Doktorlar 'Hiçbir şeyin yok, tamamen stres kaynaklı' deyip eve gönderiyor ama ben acıdan kıvranıyorum, işe gidemiyorum."

Eğer siz de bu döngünün içinde sıkışıp kaldıysanız, yalnız değilsiniz. Tıp dünyasında arkasında hiçbir yara, tümör, ülser veya iltihap saptanamadığı halde hayatı zindana çeviren bu fonksiyonel sindirim sistemi hastalığının adı Huzursuz Bağırsak Sendromu, yani küresel adıyla IBS (Irritable Bowel Syndrome)'dur.

IBS, bağırsağınızın anatomik yapısının bozulduğu bir hastalık değildir. Sorun bağırsağın etinde veya kemiğinde değil; çalışma biçiminde, ritminde ve beyinle olan iletişim hattındadır.

İçerideki "Yazılım Hatası" Nasıl Oluşur?

Sağlıklı bir sindirim sisteminde, bağırsak kasları aldığınız gıdaları ileriye doğru itmek için tıpkı bir okyanus dalgası gibi düzenli ve ritmik bir şekilde kasılıp gevşer. Bağırsak duvarlarımız, milyonlarca sinir hücresiyle kaplıdır ve bu sistem doğrudan beynimizle ("İkinci Beyin" mekanizması) kesintisiz bir bilgi otobanı üzerinden konuşur.

Huzursuz bağırsak sendromunda bu bilgi otobanında bir iletişim ve yazılım hatası meydana gelir:

  • Aşırı Duyarlılık (Visseral Hipersensitivite): Sağlıklı bir insanın hissetmeyeceği masum bir gaz kabarcığı veya sindirim hareketi, IBS hastasının beyni tarafından "şiddetli bir bıçak saplanması" veya "büyük bir tehdit" olarak algılanır. Beyin sinyali yanlış okur.

  • Ritim Bozukluğu: Beyinden gelen hatalı komutlar yüzünden bağırsak kasları bazen çılgınlar gibi hızlı kasılır; bu durum gıdaların emilmeden hızla dışarı atılmasına, yani ishale yol açar. Bazen de kaslar adeta felç olmuş gibi tembelleşir, hareket durur ve bu da günlerce süren inatçı kabızlığı beraberinde getirir.

Huzursuz Bağırsak Sendromu Belirtileri?

Huzursuz Bağırsak Sendromu Belirtileri, Kolonoskopi tertemiz çıkmış, kan tahlillerinde hiçbir enfeksiyon saptanmamış olabilir; ancak bu durum yaşanan krampların, aniden bastıran tuvalet nöbetlerinin ve kıyafetlere sığdırmayan o şişkinliğin gerçek olmadığı anlamına gelmez.

Huzursuz Bağırsak Sendromu (IBS), bağırsak dokusunda fiziksel bir hasar yaratmadan, sistemin çalışma ritmini altüst eden fonksiyonel bir bozukluktur. Bağırsak çeperindeki sinir uçlarının aşırı duyarlı hale gelmesi (visseral hipersensitivite), kendini çok net ve karakteristik mekanik sinyallerle dışarı vurur.

Egir siz de sindirim sisteminizde bir şeylerin yolunda gitmediğini düşünüyorsanız, vücudunuzun size anlatmaya çalıştığı şu klinik belirtilere dikkat etmelisiniz:

Dışkılama ile Karakter Değiştiren Karın Ağrısı ve Kramplar

IBS’nin en önemli ve ayırt edici belirtisi karın ağrısıdır. Genellikle karnın alt bölgesinde, sol tarafta yoğunlaşan, bıçak saplanır gibi gelen kramp tarzında bir ağrıdır.

  • En Tipik Özelliği: Bu ağrı, gaz çıkarıldığında veya tuvalete çıkılıp büyük abdest yapıldığında belirgin bir şekilde hafifler ya da tamamen geçer.

  • Yemeklerden hemen sonra bağırsak hareketlerinin hızlanmasıyla tetiklenebilir ve kişinin masadan kalkar kalkmaz kıvranmasına yol açabilir.

Gün İlerledikçe Artan "Akordeon" Şişkinliği

IBS hastalarının en büyük dertlerinden biri, sabah uyandıklarında dümdüz olan karınlarının, gün içinde su bile içseler saatler ilerledikçe adeta bir balon gibi gerilmesidir.

  • Bağırsaktaki dost bakterilerin dengesinin bozulması (disbiyozis) gıdaların kontrolsüzce mayalanmasına ve yoğun bir gaz üretimine yol açar.

  • Bu şişkinlik bazen o kadar ileri boyuta ulaşır ki, hastalar akşam saatlerinde kıyafetlerinin düğmelerini açmak zorunda kalırlar veya kendilerini dışarıdan hamile gibi görünüyor hissettiklerini belirtirler.

Dışkılama Düzeninde İstikrarsızlık (İshal ve Kabızlık Atakları)

Huzursuz bağırsak, dışkılama alışkanlıklarını tamamen öngörülemez hale getirir. Bağırsak kaslarının kasılma hızına göre klinik tablo değişir:

  • İshal Baskın Dönem: Bağırsaklar çok hızlı kasıldığında gıdalar emilemez ve su gibi dışarı atılır. Özellikle sabah uyanır uyanmaz veya yemeklerin hemen ardından acil, durdurulması imkansız bir tuvalet ihtiyacı doğar.

  • Kabızlık Baskın Dönem: Kaslar tembelleştiğinde dışkı içeride uzun süre kalır, kurur ve sertleşir. Hasta günlerce tuvalete çıkamaz, çıktığında ise keçi pisliği şeklinde küçük ve sert parçalar halinde zorlanarak deşarj olur.

  • Mikst (Karma) Dönem: En yıpratıcı olanıdır; hasta birkaç gün şiddetli kabız gezdikten sonra aniden başlayan ishal ataklarıyla sarsılır.

Tam Boşalamama Hissi (Tenezm)

Hasta tuvalete gider, ihtiyacını giderir ancak kalktığı an içeride hala bir şeyler kalmış gibi huzursuz edici bir hisle boğuşur. Tıpta tenezm olarak adlandırılan bu durum, bağırsak sinirlerinin beyni sürekli yanıltmasından kaynaklanır. Kişi gün içinde defalarca tuvalete gitme ihtiyacı duyar ama her seferinde çok az miktarda dışkılama yapabilir.

Dışkıda Şeffaf veya Beyaz Mukus (Sümüksü Akıntı)

IBS hastalarını en çok panikletebilen ama aslında bu sendrom için son derece doğal olan bir diğer belirti, dışkıyla birlikte veya hemen ardından gelen jöle kıvamındaki şeffaf, sümüksü sıvıdır (mukus). Bağırsak duvarı, içerideki o sürekli tahrişi ve düzensiz kasılmaları yumuşatabilmek için bir savunma mekanizması olarak bu sıvıyı aşırı miktarda üretir.

Huzursuz Bağırsak Sendromu Neden Olur?

Gastroenteroloji polikliniklerinde hastalarımızın teşhis sonrasında sorduğu en can alıcı soru şudur: "Hocam, madem içeride kanser yok, ülser yok, iltihap yok; bu bağırsak durup dururken neden bu kadar huzursuz oluyor? Kök neden ne?"

Bu soruya tek bir mikrop veya tek bir organ hasarı göstererek yanıt vermek imkansızdır. Huzursuz Bağırsak Sendromu (IBS), tıp dünyasında "multifaktöriyel" yani çok değişkenli bir mekanizma olarak kabul edilir. Sorunu anlamak için bağırsağı fiziksel bir boru gibi görmeyi bırakıp, onu milyarlarca sinir hücresi ve mikropla yönetilen devasa bir ekosistem olarak ele almak gerekir.

IBS, bağırsağın donanımında (hardware) değil, tamamen işleyiş ve iletişim yazılımında (software) meydana gelen bir dizi aksaklık nedeniyle tetiklenir. İşte o sinsi yazılım hatasına yol açan kök nedenler:

Beyin-Bağırsak Aksının Kopması (Merkezi İletişim Hatası)

Bağırsaklarımız, "Enterik Sinir Sistemi" adı verilen ve yaklaşık 500 milyon nörondan oluşan bağımsız bir sinir ağına sahiptir. Bu ağ, "Vagus" adı verilen devasa bir bilgi otobanı üzerinden doğrudan beynimizle konuşur. Tıpta buna Beyin-Bağırsak Aksı diyoruz.

Normal bir insanda beyin ve bağırsak uyum içinde dans ederken, IBS hastalarında bu iletişim hattında parazitler başlar. Beyin, bağırsağın gıdaları sindirirken yaptığı normal kasılma hareketlerini yanlış yorumlar ve aşağıya "aşırı kasılma" veya "panik" komutu gönderir. Tersine, bağırsaktaki en ufak bir gaz gerginliği de beyne "şiddetli bir acı" sinyali olarak ulaşır.

Visseral Hipersensitivite (Bağırsak Duvarında Aşırı Duyarlılık)

IBS hastalarının bağırsak çeperindeki sinir uçlarının ağrı eşiği radikal bir şekilde düşmüştür. Sağlıklı bir bireyin sindirim esnasında hiç fark etmeyeceği, hissetmeyeceği masum bir gaz hacmi veya sıvı hareketi, IBS hastasının bağırsaklarında adeta "bıçak saplanması" veya "bomba patlaması" hissi yaratır. Sinir uçları sürekli tetiktedir ve en ufak mekanik baskıda beyne ağrı raporu sunar.

Post-Enfeksiyöz IBS (Ağır Bir Zehirlenmenin Kalıcı Mirası)

Hastalarımızın öykülerini derinlemesine incelediğimizde, birçoğunun dönüm noktasının geçmişte geçirdikleri ağır bir gıda zehirlenmesi, tatilde yaşanan şiddetli bir turist ishali veya kontrolsüz antibiyotik kullanımı olduğunu görürüz.

  • Süreç Nasıl İşler? Bağırsakta yaşanan o büyük akut enfeksiyon temizlenip bitse bile, geride bağırsak duvarında mikroskobik düzeyde, gözle görülmeyen bir yangı (hafif enflamasyon) bırakır.

  • Bu mikroskobik hasar, bağırsağın bağışıklık hücrelerini (mast hücreleri) sürekli uyararak sistemin kalıcı olarak huzursuz kalmasına neden olur.

Bağırsak Mikrobiyotasının İflası (Disbiyozis)

Bağırsağımızda sindirime yardım eden, bağışıklık maddeleri üreten dost bakteriler ile zararlı bakteriler hassas bir terazi üzerinde dengede durur. Liften fakir beslenme, aşırı şeker, paketli gıdalar ve kronik stres bu teraziyi bozar.

  • Zararlı bakteriler ve mantarlar üste çıktığında, aldığınız en masum gıdayı bile hızla fermente ederek (mayalayarak) anormal seviyede hidrojen ve metan gazı üretirler.

  • Bu aşırı gaz üretimi, zaten hassas olan bağırsak duvarını içeriden gererek krampları ve şişkinliği doğrudan tetikler.

Kronik Stres ve Kortizol Kıskacı

"IBS tamamen psikolojik bir hastalık mıdır?" sorusunun tıbbi yanıtı net bir hayırdır; ancak stres bu hastalığın en büyük yakıtıdır. Vücut kronik bir stres, kaygı veya anksiyete altındayken yoğun miktarda kortizol ve adrenalin hormonu salgılar. Bu hormonlar bağırsak kan akışını azaltır, bağırsak duvarının geçirgenliğini bozar ve kasların çalışma ritmini (motilitesini) tamamen altüst eder. Sınav dönemlerinde, iş krizlerinde veya heyecan anlarında aniden tuvalete koşma ihtiyacı hissetmeniz bu biyolojik refleksin bir sonucudur.

Huzursuz Bağırsak Sendromu Nasıl Geçer?

Poliklinikte Huzursuz Bağırsak Sendromu (IBS) teşhisi koyduğumuz hastaların yüzünde iki farklı duygu aynı anda belirir: Bir yanda kanser veya ülser olmadıklarını öğrenmenin rahatlaması, diğer yanda ise "Peki hocam, bu sancı ve şişkinlik hayat boyu benimle mi kalacak, bu hastalık nasıl geçer?" sorusunun getirdiği o endişeli belirsizlik.

Bu soruya verilecek tıbbi ve en dürüst yanıt şudur: IBS, antibiyotik içip 5 günde kökünü kazıyabileceğiniz bir enfeksiyon değildir. Ancak bağırsaklarınızın bozulan o çalışma ritmini ve beyinle olan iletişim hattını tamamen sessizliğe büründürmek, yani hastalığı hayatınızdan bir problem olmaktan çıkarmak kesinlikle mümkündür.

Kalıcı bir rahatlama; kulaktan dolma gaz ilaçlarıyla değil, beslenmeden sinir sistemine uzanan bütüncül bir tedavi stratejisiyle gelir.

Düşük FODMAP ve Eliminasyon Protokolü

IBS’yi kontrol altına almanın %60’ı mutfaktan ve tabaklarınızdan geçer. Huzursuz bağırsağın en büyük düşmanı, ince bağırsakta tam sindirilemeyip kalın bağırsağa geçtiğinde oradaki bakteriler tarafından çılgınca mayalanan (fermente olan) karbonhidrat zincirleridir. Tıpta biz bu yiyeceklere FODMAP diyoruz.

  • Eliminasyon Fazı (3-4 Hafta): Tedavinin başında bağırsak duvarını sakinleştirmek için yüksek FODMAP içeren gıdaları hayatımızdan tamamen çıkarıyoruz. Süt, peynir, buğday ürünleri, soğan, sarımsak, kuru baklagiller, elma ve karpuz gibi dost görünen ama bağırsağı geren yiyeceklere mola veriyoruz.

  • Geri Yükleme Fazı: Bağırsak krampları ve şişkinlik tamamen söndükten sonra, çıkardığımız gıdaları üçer gün arayla teker teker beslenmeye geri ekliyoruz. Amacımız, sizin bağırsağınızı tam olarak hangi yiyeceğin çileden çıkardığını "parmak izi" gibi bulmaktır.

Semptoma Özel Medikal İlaç Tedavileri

IBS'nin tek bir ilacı yoktur; çünkü her hastanın bağırsağı farklı bir arıza sinyali verir. Klinik tabloda hastanın baskın şikayetine göre şu tıbbi ajanlardan destek alıyoruz:

  • Spazm Çözücüler (Antispazmodikler): Yemeklerden hemen sonra başlayan, kıvrandıran karın ağrılarını önlemek için bağırsak kaslarının kasılma ritmini düzenleyen Trimebutin maleat veya Mebeverin gibi ilaçlar reçete edilir.

  • Bağırsak Sinirlerini Sakinleştiriciler (Nöromodülatörler): Eğer sorun beyin-bağırsak aksındaki aşırı duyarlılıktan (hipersensitivite) kaynaklanıyorsa, çok düşük dozda özel sinir sistemi düzenleyicileri kullanılır. Buradaki amaç hastayı depresyondan kurtarmak değil, bağırsağın çeperindeki o çıldırmış sinir uçlarına "sakin ol" emrini vermektir.

  • Bilinçli ve Doğru Probiyotik Kullanımı: Ezbere probiyotik kullanımı IBS bağırsağını daha çok şişirebilir. İshal baskın hastaya farklı, kabızlık baskın hastaya farklı bakteri suşları (Lactobacillus plantarum veya Bifidobacterium infantis gibi) nokta atışı seçilmelidir.

Stres ve Vagus Yönetimi

Bağırsaklarımız ile beynimiz arasındaki o devasa bilgi otobanını (Vagus sinirini) sakinleştirmeden IBS'yi tamamen geçirmek imkansızdır. Kronik stres, bağırsak duvarının geçirgenliğini bozarak içeride mikroskobik bir yangı başlatır.

  • Bağırsak Odaklı Hipnoterapi ve Yoga: Klinik çalışmalar, düzenli yapılan hafif tempolu yürüyüşlerin ve karın bölgesini rahatlatan esneme hareketlerinin bağırsak motorunu düzenlediğini göstermektedir.

  • Uyku Düzeni: Gece uykusunda salgılanan melatonin hormonu, bağırsak duvarının kendini tamir etmesi için en güçlü doğal kaynaktır.

Gastroenteroloji ve Fonksiyonel Tıp

Huzursuz Bağırsak Sendromu'ndan kurtulmanın yolu deneme-yanılma yöntemleriyle zaman kaybetmekten değil; bağırsak ekosisteminizin neden çöktüğünü bilimsel olarak anlamaktan geçer. Kendinize uygulayacağınız hatalı bir diyet veya yanlış bir bitkisel kür, bağırsak floranıza geri dönüşsüz hasarlar verebilir. Doğru bir gastroenterolojik yaklaşım ve disiplinli bir takiple, o sürekli tetikte olan bağırsaklarınızı tamamen sessizliğe kavuşturabilirsiniz.

Ankara'nın her bölgesine uluslararası standartlarda medikal vizyon taşıyan (Etimesgut, Pursaklar, Altındağ, Eryaman, Sincan, Batıkent ve Aydınlıkevler) A Life Sağlık Grubu hastanelerimizde; alanında uzman Gastroenteroloji, İç Hastalıkları (Dahiliye) hekimlerimiz ve uzman diyetisyen kadromuzla IBS hastalarımızın yanındayız.

Gelişmiş endoskopi/kolonoskopi laboratuvarlarımızla şikayetlerinizin arkasında yatabilecek diğer tüm organik riskleri eliyor; ardından fonksiyonel tıp ilkeleriyle size özel eliminasyon programları, mikrobiyota düzenlemeleri ve beyin-bağırsak aksını dengeleyen akıllı ilaç protokollerini hayata geçiriyoruz. "Hayatınıza Sağlık Katıyoruz" mottomuzla, sosyal hayatınızı esir alan o tuvalet kaygılarından ve ağrılı şişkinlik ataklarından sizi bilimsel kanıtlarla özgürleştirmek için 7/24 hizmetinizdeyiz.

Bağırsaklarınızdaki bu huzursuz döngüyü tamamen kırmak, ağrısız ve konforlu bir yaşama bilimsel adımlarla başlamak için uzman hekim kadromuzdan randevunuzu A Life Sağlık Grubu çağrı merkezimizi arayarak veya web sitemiz üzerinden saniyeler içinde oluşturabilirsiniz.

Huzursuz Bağırsak Sendromu Nedir? | Belirtileri ve Nasıl Geçer?

Tedavi Rehberi Bilgilendirme Formu

Araştırdığınız Hastalık Hakkında Uzman Hekimlerimiz Size Dönüş Sağlasın.

Sıkça Sorulan Sorular

Huzursuz bağırsak sendromu, tamamen "yok olan" bir enfeksiyon değil, doğru bir yönetimle kontrol altına alınan kronik bir tablodur. Hastaların büyük çoğunluğu; düşük FODMAP diyeti, kişiselleştirilmiş probiyotik desteği ve bağırsak-beyin aksını dengeleyen stres yönetimi teknikleriyle semptomsuz bir yaşama geçiş yapmıştır. Başarının anahtarı, tetikleyici gıdaların eliminasyonudur.

IBS yaşayanların yorumları genellikle şişkinlik ve sosyal hayattan izole olma üzerinedir. Ancak uzman kontrolünde tedavi gören hastalar, özellikle viseral hipersensitiviteyi azaltan düşük dozlu nöromodülatörler ve beslenme değişiklikleri sonrası yaşam kalitelerinin %80 oranında arttığını belirtmektedir. "Her bünye farklıdır" ilkesi, yorumlardaki en temel ortak noktadır.

Bilimsel olarak kanıtlanmış bitkisel desteklerin başında nane yağı (peppermint oil) kapsülleri gelir; bu yağ bağırsak düz kaslarını gevşeterek spazmı azaltır. Ayrıca zencefil sindirimi kolaylaştırırken, papatya ve rezene çayları gaz sancılarını hafifletir. Ancak, yüksek dozda lif içeren bitkisel karışımların bazı hastalarda semptomları kötüleştirebileceği unutulmamalıdır.

IBS tedavisi kişiye özel planlanır. Antispazmodik ilaçlar krampları çözerken, dışkılama formuna göre ishal önleyici veya kabızlık giderici ajanlar kullanılır. Tedavinin temelini ise bağırsak-beyin aksını düzelten yaşam tarzı değişiklikleri, mikrobiyota modülasyonu ve gerekli durumlarda uygulanan bilişsel davranışçı terapiler oluşturur.

En etkili beslenme protokolü Düşük FODMAP Diyetidir. Bu diyette, bağırsakta fermente olan soğan, sarımsak, buğday ve baklagiller gibi yüksek karbonhidratlı gıdalar belirli bir süre kısıtlanır. Amaç, bağırsaktaki gaz basıncını düşürmek ve mikrobiyotayı stabilize etmektir. 2-6 haftalık eliminasyon sonrası gıdalar tek tek deneme yoluyla diyete geri alınır.

IBS hastaları için "güvenli liman" gıdalar arasında; protein kaynağı olarak haşlanmış et, tavuk ve balık; sebze olarak havuç, kabak ve salatalık; meyve olarak ise çilek, kivi ve portakal yer alır. Tahıl grubunda kinoa, pirinç ve glütensiz yulaf genellikle iyi tolere edilir. Su tüketimi ise bağırsak motilitesi için kritiktir.

Teşhis, yapısal bir bozukluğu dışlamak ve Roma IV kriterlerini doğrulamakla konur. Son 3 ayda haftada en az bir gün görülen, dışkılama ile ilişkili karın ağrısı en temel kriterdir. Kan tahlilleri, tam dışkı analizi ve gerekirse kolonoskopi yapılarak; Çölyak, IBD veya kanser gibi "organik" hastalıkların olmadığı kanıtlanır.

Yaşayanlar için en kritik kural öğün düzenidir; az az ve sık beslenmek bağırsak yükünü azaltır. Stres, semptomları doğrudan tetiklediği için uyku düzenine ve egzersize önem verilmelidir. Ayrıca, semptom günlüğü tutarak hangi gıdanın dokunduğunu saptamak, gereksiz gıda kısıtlamalarının önüne geçer ve beslenme çeşitliliğini korur.

Beslenmede temel ilke "irritanlardan kaçınmaktır". Kafein, alkol, aşırı yağlı gıdalar ve yapay tatlandırıcılar (sorbitol) bağırsak hareketlerini provoke eder. Lif tüketimi kademeli artırılmalı, gaz yapıcı özelliği düşük lifler tercih edilmelidir. Yemekleri çok hızlı yememek ve iyi çiğnemek, hava yutulmasını (aerofaji) engelleyerek şişkinliği azaltır.

IBS, yaşam boyu sürebilen ancak "iyilik halleri" ile seyreden bir sendromdur. Şikayetler dönemsel olarak artabilir veya tamamen kaybolabilir. Kalıcı bir hasar veya kanser riski taşımaz. Doğru beslenme stratejisi ve stres yönetimi benimsendiğinde, bireyler hastalıklarını unutacak kadar sağlıklı bir sindirim sistemine sahip olabilirler.

Eğer 6 aydan uzun süredir devam eden şişkinlik, karın ağrısı ve tuvalet alışkanlığınızda bir düzensizlik varsa IBS'den şüphelenilmelidir. Tanı koymak için ağrının dışkılama ile değişmesi ve dışkı formundaki bozulma (çok sert veya çok sulu) birleşmelidir. Kendi kendinize tanı koymak yerine bir gastroenteroloji uzmanına başvurmanız organik hastalıkların dışlanması için şarttır.

IBS'nin süresi kişiden kişiye değişir; bazıları için sadece stresli sınav veya iş dönemlerinde ortaya çıkan geçici bir durumken, bazıları için yıllarca süren bir yaşam tarzı meselesidir. Ancak tedaviye uyum sağlayan ve tetikleyicilerini tanıyan hastalarda semptomatik atakların süresi ve şiddeti her geçen gün azalır.

Hayır, IBS doğrudan kilo kaybı yapmaz. Eğer sindirim sorunlarınıza istemsiz kilo kaybı, gece uykudan uyandıran ağrı, ateş veya dışkıda kan eşlik ediyorsa; bu durum "kırmızı bayrak" (alarm belirtisi) olarak kabul edilir. Bu belirtiler Crohn, Ülseratif Kolit veya malinitelere işaret edebilir ve acil tıbbi inceleme gerektirir.

Evet, IBS hastalarında mide bulantısı, iştahsızlık ve erken doyma gibi üst sindirim sistemi semptomları görülebilir. Bu durum genellikle "Fonksiyonel Dispepsi" ile IBS’nin bir arada görülmesinden (overlap sendromu) kaynaklanır. Bağırsaklardaki gaz basıncı ve yavaşlayan motilite, mide boşalmasını geciktirerek bulantı hissini tetikleyebilir.

IBS teşhisi ve uzun vadeli yönetimi için en doğru adres Gastroenteroloji bölümüdür. Eğer bulunduğunuz sağlık kuruluşunda bu bölüm yoksa, ilk muayene için İç Hastalıkları (Dahiliye) uzmanına başvurabilirsiniz. Gerekli görüldüğünde dahiliye uzmanı sizi bir üst uzmanlık dalına sevk edecektir.

İlgili Bölümler

İlgili Hekimler

Murat Ciğerim

Uzm. Dr. Murat Ciğerim

Gastroenteroloji

Kadir Öztürk

Doç. Dr. Kadir Öztürk

Gastroenteroloji

Yardıma mı ihtiyacınız var ?

7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.