Konka ameliyatı nedir; nefes darlığı yaratan alt burun etlerinin radyofrekans veya cerrahi yöntemlerle küçültülmesidir. Burun eti küçültme işlemi, nazal kanalları genişleterek hava akışını optimize eder. Fonksiyonel bir müdahale olan bu operasyon, kronik tıkanıklığı giderirken hastanın uyku kalitesini ve genel solunum sağlığını doğrudan iyileştirmeyi hedefler.
Burun boşluğunun yan duvarlarında yer alan ve solunan havayı ısıtma, nemlendirme ve filtreleme görevini üstlenen dokulara nazal konkalar (burun etleri) denir. Her burun boşluğunda üst, orta ve alt olmak üzere üç adet konka bulunur. Klinik olarak en sık sorun çıkaran ve müdahale gerektiren yapı alt konka (inferior turbinate) dokusudur.
Konka hipertrofisi, bu dokuların çeşitli nedenlerle kalıcı olarak büyümesi ve burun pasajını kapatması durumudur. Hastalar genellikle radyoloji raporlarında "nazal konkalar hipertrofiktir" ifadesiyle karşılaşırlar. Bu durumun temel nedenleri şunlardır:
Alerjik Burun Eti Şişmesi: Alerjik rinit hastalarında konkalar, alerjenlere maruz kaldığında inflamatuar yanıt vererek şişer. Zamanla bu şişlik kronikleşir ve ilaç tedavisine yanıt vermeyen bir konka hipertrofisi tablosuna dönüşür.
Vazomotor Rinit: Isı değişimleri, hava kirliliği veya hormonal nedenlerle konkaların kanlanmasının artması.
Konka Bülloza: Orta burun etinin içinde hava keseciği bulunması durumudur. Bu anatomik varyasyon, burun içinde şişlik hissine ve sinüzite zemin hazırlar.
Septum Deviasyonu (Kompansatuar Hipertrofi): Burun orta kemiği bir tarafa eğri olduğunda, karşı taraftaki geniş boşluğu kapatmak için burun etleri kompanse edici bir büyüme sergiler.
Burun tıkanıklığı şikayetiyle başvuran hastalarda sıklıkla karşılaşılan durum, burun orta kemiği eğriliği (septum deviasyonu) ile burun eti büyümesinin eş zamanlı görülmesidir. Bu durum tesadüf değil, burun içi mekaniğin bir sonucudur.
Septum bir tarafa doğru eğildiğinde (deviasyon), eğriliğin olduğu taraftaki pasaj daralırken diğer taraf genişler. Vücut, bu genişleyen taraftaki fazla hava akışını dengelemek ve akciğerlere giden havayı nemlendirme görevini sürdürmek için o bölgedeki burun etini büyütür. Tıp literatüründe buna kompansatuar hipertrofi denir. Bu nedenle, sadece kemik eğriliğinin düzeltildiği ameliyatlar (septoplasti), büyümüş olan karşı taraf burun etine müdahale edilmezse tam nefes açıklığı sağlamaz. Başarılı bir sonuç için genellikle her iki işlemin kombine edilmesi altın standarttır.
Kombine ameliyatların önemi:
Nazal pasajın her iki tarafında da maksimum hava yolu açıklığı sağlanır.
Septoplasti sonrası karşı taraftaki devleşmiş burun etinin (kompansatuar hipertrofi) nefesi kesmesi önlenir.
Operasyon tek bir anestezi seansında tamamlanarak hastanın konforu artırılır.
Güncel KBB pratiğinde, doku koruyucu yaklaşımlar ön plandadır. Amaç, konkaların üzerindeki fonksiyonel mukoza tabakasına zarar vermeden, mukoza altındaki hacmi küçültmektir.
Konka RF ameliyatı, alt burun etlerinin (inferior turbinate) fonksiyonel dokusuna zarar vermeden hacimce küçültülmesini sağlayan modern bir cerrahi yaklaşımdır. Bu yöntemin temel mantığı, dokuyu kesip çıkarmak yerine, submukozal (mukoza altı) alanda kontrollü bir hacim kaybı yaratmaktır.
Çalışma Mekanizması: Özel radyofrekans probları ile konka dokusunun içine girilir. Cihazdan iletilen enerji, doku içindeki proteinlerin termal koagülasyon (pıhtılaşma) yoluyla büzülmesini sağlar.
İyileşme ve Fibrozis: İşlem sonrası vücut, kontrollü olarak oluşturulan bu hasarı onarırken bölgede fibrozis (bağ dokusu artışı) gelişir. Bu süreç, burun etinin kalıcı olarak küçülmesini ve nazal pasajın genişlemesini sağlar.
A Life Avantajı: Merkezimizde kullanılan yüksek teknolojili radyofrekans üniteleri, enerjiyi sadece hedef dokuya ileterek çevredeki sağlıklı mukozayı ve mukosiliyer aktiviteyi (burun temizleme fonksiyonu) tamamen korur.
Farklı konka yapıları için alternatif cerrahi teknikler de başarıyla uygulanmaktadır:
Mikro-debrider (Shave) Tekniği
Genellikle "tıraşlama" yöntemi olarak bilinen bu teknik, sadece yumuşak doku değil, kemik hipertrofisi (kemik kalınlaşması) olan vakalarda altın standarttır.
Uygulama: Endoskopik görüş altında, konkanın içine açılan milimetrik bir kesiden girilir.
Etki: Döner bıçaklı bir sistem olan mikro-debrider, fazla kemik ve dokuyu hassas bir şekilde tıraşlayarak dışarı vakumlar. Kalıcılığı en yüksek yöntemdir.
Lazerle Burun Eti Küçültme
Lazer enerjisiyle dokunun buharlaştırılması (vaporizasyon) prensibine dayanır.
Değerlendirme: Kanama kontrolü açısından başarılı bir yöntem olsa da, radyofrekansa kıyasla mukoza yüzeyinde daha fazla ısı hasarı yaratma riski bulunur. Bu durum, ameliyat sonrası dönemde burun içinde daha uzun süreli kabuklanma ve kuruluk hissine neden olabileceği için seçilmiş vakalarda tercih edilir.
| Kriter | Radyofrekans (RF) | Mikro-debrider (Shave) | Geleneksel Cerrahi |
|---|---|---|---|
| Ağrı Düzeyi | Minimal | Hafif / Orta | Orta |
| İyileşme Hızı | Çok Hızlı (1-2 gün) | Hızlı (3-5 gün) | Yavaş (1-2 hafta) |
| Tampon Kullanımı | Genellikle Gereksiz | Nadiren Gerekli | Zorunlu |
| Kalıcılık | Orta / Yüksek | Çok Yüksek | Çok Yüksek |
Konka dokusu, havayı nemlendirme ve ısıtma görevi olan canlı bir dokudur. Yapılan bilimsel çalışmalar, modern radyofrekans yöntemlerinden sonra nüks oranının %5-10 bandında olduğunu göstermektedir. Burun etinin tekrar büyümesini tetikleyen temel faktörler şunlardır:
Kontrolsüz Alerji: Alerjik riniti olan hastalarda mukozanın sürekli uyarılması dokunun hacim kazanmasına neden olabilir.
Çevresel Faktörler: Sigara kullanımı, yoğun hava kirliliği ve kronik sinüzit nüks riskini artıran unsurlardır.
Hatalı Teknik: Konkanın sadece yüzeyel olarak küçültülmesi, derin dokuların zamanla tekrar büyümesine yol açabilir. A Life Sağlık Grubu'nda uygulanan kontrollü termal ablasyon ile bu risk minimalize edilmektedir.
Operasyonun başarısını korumak için ilk iki haftalık bakım süreci cerrahi müdahale kadar önemlidir. Aşağıdaki tablo, iyileşme sürecinizi yönetmeniz için hazırlanmıştır:
| Dönem | Bakım Uygulaması | Beklenen Durum |
|---|---|---|
| İlk 48 Saat | Nazal yıkama (Serum fizyolojik) başlangıcı. | Hafif sızıntı ve tıkanıklık hissi (ödem kaynaklı). |
| 3. - 7. Gün | Kabuklanmayı önleyici nemlendirici spreyler ve yıkama. | Ödemin inmeye başlaması ve nefes yolunun açılması. |
| 2. Hafta | Ağır egzersiz, sümkürme ve sıcak banyodan kaçınma. | Tam doku iyileşmesi ve normal hayata kesin dönüş. |
Operasyon sonrası başarı, cerrahın teknik becerisi kadar hastanın bakım sürecine de bağlıdır.
1. Gün: Burunda dolgunluk ve hafif sızıntı normaldir. Eğer tampon kullanıldıysa (genellikle silikon veya eriyen tampon), ağızdan nefes alma ihtiyacı doğabilir.
3. Gün: Ödemin en yüksek olduğu gündür. Burun tıkanıklığı hissi artabilir. A Life Sağlık Grubu protokollerinde önerilen okyanus suyu yıkamalarına bu aşamada başlanır.
7. Gün: İlk kontrol ve burun içi temizliği yapılır. Kabuklanmaların temizlenmesiyle birlikte hasta ilk "ferah nefes" deneyimini yaşar.
14. Gün: Doku onarımı büyük oranda tamamlanır. Fiziksel egzersizlere hafif tempoda başlanabilir.
Her cerrahi müdahalede olduğu gibi, konka ameliyatlarının da literatürde tanımlanmış bazı potansiyel riskleri bulunmaktadır. Ancak günümüzde kullanılan radyofrekans ve mikro-debrider gibi doku koruyucu yöntemler, bu riskleri minimum seviyeye indirmiştir. Bir cerrahi stratejist perspektifiyle, komplikasyon yönetiminin en önemli basamağı hastanın operasyon öncesi doğru bilgilendirilmesidir.
Klinik Olarak Gözlemlenebilecek Durumlar
Kanama Riskleri: Özellikle operasyonu takip eden ilk 24-48 saat içerisinde burundan hafif sızıntı veya pembe renkli lekelenmeler görülmesi normal kabul edilir. Ciddi kanamalar, modern kapalı tekniklerde oldukça nadirdir ve genellikle hastanın ameliyat sonrası fiziksel kısıtlamalara (eğilme, ağır kaldırma vb.) uymaması durumunda tetiklenir.
Enfeksiyon Olasılığı: Ameliyat sahasında enfeksiyon gelişme riski, antibakteriyel profilaksi ve sterilizasyon standartları sayesinde oldukça düşüktür. Operasyon sonrası önerilen okyanus suyu yıkamaları, bölgeyi temiz tutarak bu riski neredeyse sıfıra indirir.
Geçici Nefes Alma Zorluğu: Ameliyatın amacı nefesi açmak olsa da, ilk birkaç gün dokularda oluşan reaktif ödem (şişlik) ve kabuklanma nedeniyle hastalar geçici bir tıkanıklık yaşayabilir. Bu durum doku onarımı ilerledikçe hızla düzelir.
Burun Kuruluğu (Dry Nose Syndrome): Burun etlerinin gereğinden fazla küçültülmesi (over-resection), nadiren de olsa burun içi nem dengesinin bozulmasına ve kuruluk hissine yol açabilir. Bu durumun önlenmesi için A Life Sağlık Grubu bünyesinde mukoza koruyucu, "submukozal" teknikler tercih edilmekte ve sinüs fizyolojisi korunmaktadır.
Anesteziye Bağlı Komplikasyonlar: Lokal veya genel anestezi altında gerçekleştirilen her işlemde olduğu gibi, ilaçlara bağlı hassasiyetler gelişebilir. Bu risk, modern anestezi monitörizasyonu ve uzman anesteziyolog kadromuz ile kontrol altında tutulmaktadır.
Komplikasyonları Önlemede Teknolojinin Rolü
Modern tıpta "risk" kavramı, kullanılan cihazın kalitesiyle ters orantılıdır. Örneğin, doku seçiciliği olmayan eski yöntemler yerine radyofrekans cihaz kalitesi yüksek donanımların kullanılması, çevre dokuların ısınmasını önleyerek yanık ve skar dokusu riskini ortadan kaldırır.
A Life Sağlık Grubu’nda Güvenli Cerrahi Yaklaşımı
Ankara’daki merkezlerimizde, konka ameliyatı sonrası gelişebilecek komplikasyonları önlemek adına "Kişiye Özel Risk Analizi" protokolleri uyguluyoruz. Ameliyat öncesi yapılan detaylı endoskopik muayenelerle burun yapınızı analiz ediyor, en az invaziv yöntemi seçerek sağlığınızı güvence altına alıyoruz.
Konka ameliyatlarında en kritik dengelerden biri, burun etinin ne kadar küçültüleceğidir. Burun etleri, havanın nemlendirilmesi ve ısınması için hayati bir "klima" görevi görür. Eğer bu dokular gereğinden fazla alınırsa veya tamamen çıkarılırsa, burun pasajı çok genişlemesine rağmen hasta nefes alamıyormuş hissi yaşar. Boş Burun Sendromu (Empty Nose Syndrome) olarak bilinen bu tablo, burun içi hava akışının türbülansını kaybetmesinden kaynaklanır.
A Life Sağlık Grubu’nda cerrahi felsefemiz, dokuyu yok etmek değil, fonksiyonunu koruyarak optimize etmektir. Minimal invaziv ve doku koruyucu yaklaşımımız sayesinde, konkaların fizyolojik görevlerini sürdürecek miktarda doku mutlaka yerinde bırakılır. 2026 yılı tıp teknolojileriyle donatılmış altyapımızda, "sıfır hata" prensibiyle sadece tıkanıklığa yol açan patolojik hacim hedeflenmektedir.
Ankara’da burun ve sinüs cerrahisi dendiğinde akla gelen öncü merkezlerden biri olan A Life Sağlık Grubu, konka ameliyatı süreçlerinde ileri tıp teknolojilerini uzman cerrahi deneyimle birleştirir. Burun tıkanıklığı ve solunum problemlerinin kalıcı tedavisinde hastalarımızın konforunu ve güvenliğini en üst seviyede tutan bütüncül bir yaklaşım sergiliyoruz.
Konka Cerrahisinde A Life Standartları
Sağlığınızı emanet edeceğiniz merkezde aramanız gereken tüm kriterleri A Life çatısı altında topluyoruz:
Uzman ve Deneyimli Kadro: Binlerce başarılı radyofrekans ve konka cerrahisi operasyonuna imza atmış, fonksiyonel burun anatomisine hakim Kulak Burun Boğaz uzmanlarımızla hizmet veriyoruz.
İleri Radyofrekans Teknolojisi: Operasyonlarımızda, doku seçiciliği yüksek ve mukoza hasarını minimuma indiren yeni nesil submukozal radyofrekans üniteleri kullanılmaktadır. Bu teknoloji, ameliyat sonrası ağrıyı minimize ederken iyileşme hızını maksimuma çıkarır.
Bütüncül Destek Süreci: Sadece ameliyat anında değil, operasyon öncesi detaylı tanı sürecinden, operasyon sonrası 15 günlük kritik bakım ve takip sürecine kadar uzman ekibimizle yanınızdayız.
Modern Sağlık Altyapısı: Ankara’daki hastanelerimizde, sterilizasyon standartları en üst düzeyde olan ameliyathanelerimiz ve hasta konforunu odağına alan nekahat alanlarımızla dünya standartlarında hizmet sunuyoruz.
Sağlıklı Nefes İçin Uzman Çözümler
Burun tıkanıklığı sadece bir nefes problemi değil, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir sağlık sorunudur. A Life Sağlık Grubu olarak, etkili ve güvenilir tedavi yöntemlerimizle solunum sorunlarınızı çözüme kavuşturuyor, daha kaliteli bir uyku ve aktif bir yaşam için gereken tıbbi desteği sağlıyoruz.
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 30 Ocak 2026 17:51
Yayınlanma Tarihi: 30 Temmuz 2024 22:48
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
Konka ameliyatı fiyatları; operasyonda tercih edilen teknolojik yönteme (Radyofrekans, mikro-debrider veya lazer), hastanenin tıbbi donanım seviyesine ve eş zamanlı bir deviasyon (septoplasti) müdahalesi gerekip gerekmediğine göre belirlenir. 2026 yılı güncel maliyetleri, hastanın anatomik yapısına özel hazırlanan cerrahi planlamanın ardından uzman hekim muayenesiyle netleşmektedir.
Hastaların büyük çoğunluğu, operasyon sonrası kronik yorgunluk hissinin azaldığını, uyku kalitesinin belirgin şekilde arttığını ve sabahları çok daha dinç uyandıklarını ifade etmektedir. Özellikle Radyofrekans yöntemiyle dikişsiz ve tamponsuz bir iyileşme süreci geçiren bireyler, cerrahi konforun yüksekliği ve iş hayatına hızlı dönüşten duydukları memnuniyeti dile getirmektedir.
Lazerle burun eti küçültme ücretleri, kullanılan lazer teknolojisinin türüne (Diode, Holmium veya Nd:YAG) ve işlemin tek taraflı mı yoksa her iki burun boşluğunu mu kapsayacağına göre değişkenlik gösterir. Ayrıca operasyonun hastane ortamında mı yoksa klinik şartlarda mı gerçekleştirileceği de fiyatlandırmada rol oynayan ana faktörler arasındadır.
Özellikle kontrol altına alınamayan şiddetli alerjik riniti olan hastalarda, alerjen maruziyeti devam ederse uzun vadede hafif bir büyüme gözlemlenebilir. Ancak modern submukozal radyofrekans ve mikro-debrider teknikleriyle gerçekleştirilen kalıcı küçültme işlemlerinden sonra burun etlerinin eski hacmine dönme ihtimali klinik olarak oldukça düşüktür.
Hayır, koku alma reseptörleri burun boşluğunun en üst tavanında yer alırken, müdahale edilen alt konkalar burun tabanına yakın bölgededir. Aksine, burun pasajının açılmasıyla birlikte hava koku reseptörlerine daha rahat ulaşacağı için hastaların koku alma kalitesinde ve tat duyusunda iyileşme gözlemlenmektedir.
Evet, özellikle radyofrekans tekniğiyle yapılan burun eti küçültme işlemleri sadece 10-15 dakika sürdüğü için burun içi lokal uyuşturma (topikal ve infiltratif anestezi) ile konforlu bir şekilde tamamlanabilmektedir. Bu yöntem, hastanın genel anestezi almasını gerektirmediği için operasyon sonrası derlenme süreci çok daha hızlı gerçekleşir.
Hayır, konka ameliyatları tamamen burun delikleri içerisinden gerçekleştirilen endonazal işlemler olduğu için yüz bölgesinde herhangi bir kesi yapılmaz. Burun kemiğine müdahale edilmediği sürece göz çevresinde morarma, yüzde şişme veya dışarıdan görünen bir dikiş izi oluşması tıbben beklenmez.
Yalnızca radyofrekans yöntemi uygulanan hastalar genellikle operasyonun ertesi günü sosyal hayatlarına ve masa başı işlerine geri dönebilirler. Eğer konka küçültme işlemi septum deviasyonu ameliyatı ile kombine edildiyse, tam iyileşme ve doku onarımı için genellikle 3-5 günlük bir istirahat süreci önerilmektedir.
Burun spreyleri genellikle geçici bir büzülme sağlar ve özellikle dekonjestan içeren spreyler uzun süre kullanıldığında bağımlılık yaparak eti daha fazla şişirebilir (rinitis medikamentosa). Yapısal olarak kemikleşmiş veya kronikleşmiş konka hipertrofilerinde, kalıcı bir hava yolu açıklığı sağlamak için cerrahi küçültme tek kesin çözümdür.
Ankara’daki merkezlerimizde, mukoza bütünlüğünü koruyan, yüksek doku seçiciliğine sahip ve termal hasarı minimize eden en yeni nesil submukozal Radyofrekans üniteleri kullanılmaktadır. Bu teknolojik altyapı, operasyon sırasındaki kanama riskini en aza indirirken ameliyat sonrası iyileşme süresini de maksimum düzeyde kısaltır.
Çocukluk çağındaki burun tıkanıklıklarında asıl neden genellikle geniz eti (adenoid hipertrofisi) olduğu için öncelikle bu bölgeye müdahale edilir. Alt burun etlerine yönelik cerrahi küçültme işlemleri, kıkırdak ve kemik gelişiminin seyrini bozmamak adına genellikle ergenlik döneminin sonlarına doğru tercih edilmektedir.
Konka bülloza, orta burun etinin içinde hava keseciği bulunması durumudur ve genellikle endoskopik yöntemle bu keseciğin dış kanadı (lamellası) tıraşlanarak pasaj genişletilir. Bu işlem, sinüs ağızlarını açtığı için hem nefesi rahatlatır hem de kronik sinüzit riskini ortadan kaldıran oldukça başarılı bir cerrahidir.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.