Akalazya, yemek borusunun alt ucundaki kasların gevşememesi ve yiyeceklerin mideye geçişini engellemesi ile karakterize edilen nadir bir hastalıktır. Bu durum genellikle yutma güçlüğü (disfaji), göğüs ağrısı, regürjitasyon (yenilenlerin geri gelmesi) ve kilo kaybına yol açar. Hastalık ilerledikçe yemek borusunda genişleme ve kaslarda zayıflama görülebilir. Akalazya genellikle erişkinlerde görülse de nadiren çocuklarda da ortaya çıkabilir.
Hastalığın erken evrelerinde ilaç tedavisi ve endoskopik yöntemler kullanılabilir. Ancak uzun vadede çoğu hasta için akalazya ameliyatı, yiyeceklerin rahat geçişini sağlayan en etkili ve kalıcı çözümdür. Bu nedenle erken tanı ve doğru tedavi planı, yaşam kalitesi açısından büyük önem taşır.
Akalazya ameliyatı, yemek borusunun alt kısmındaki kasları gevşeterek yiyeceklerin mideye geçişini kolaylaştırmayı amaçlayan cerrahi bir işlemdir. Bu işlem genellikle minimal invaziv yöntemlerle, yani laparoskopik veya robotik cerrahi teknikleriyle gerçekleştirilir.
Laparoskopik cerrahide, karın bölgesinde açılan birkaç küçük kesiden ameliyat yapılır. Bu yöntem hastanede kalış süresini kısaltır, iyileşme sürecini hızlandırır ve postoperatif ağrıyı azaltır.
Robotik cerrahide ise cerrah, bir robot sistemi aracılığıyla daha hassas ve kontrollü hareketlerle ameliyatı gerçekleştirir. Bu yöntem, özellikle Heller Miyotomi ve fundoplikasyon gibi kombinasyon ameliyatlarında komplikasyon riskini en aza indirir ve ameliyatın başarı oranını artırır.
Ameliyat sırasında, yemek borusunun alt ucundaki kaslar kesilerek gevşetilir. Böylece yiyecekler mideye daha rahat geçebilir ve hastanın yutma güçlüğü önemli ölçüde azalır.
En sık uygulanan yöntem Heller Miyotomi’dir. Bu yöntemde:
Yemek borusunun alt ucundaki kaslar kesilir ve gevşetilir.
Çoğu zaman fundoplikasyon işlemi ile birleştirilir. Fundoplikasyon, midenin üst kısmının yemek borusu etrafına sarılarak dikilmesini içerir ve ameliyat sonrası reflü riskini azaltır.
Fundoplikasyon, özellikle reflüye yatkın hastalar için büyük önem taşır. Akalazya ameliyatı sonrası yemek borusundaki kas gevşemesi, mide asidinin yemek borusuna geri kaçmasını kolaylaştırabilir. Fundoplikasyon ile bu risk minimize edilir ve hastanın yaşam kalitesi korunur.
Akalazya, yutma güçlüğü ve sindirimle ilgili şikâyetlerle kendini gösterir. Yaygın belirtiler şunlardır:
Yutma güçlüğü: Katı ve sıvı yiyeceklerin geçişinde zorlanma.
Göğüs ağrısı: Özellikle yemek sonrası veya gece uykuda hissedilen sıkışma ve ağrı.
Regürjitasyon: Yenilenlerin geri gelmesi, özellikle yatarken daha belirgin hale gelir.
Kilo kaybı: Yetersiz beslenme ve yutma güçlüğü sonucu kilo kaybı.
Gece öksürüğü veya boğulma hissi: Regürjitasyon nedeniyle özellikle gece uykuda ortaya çıkar.
Erken teşhis, komplikasyonların önlenmesi ve yaşam kalitesinin korunması açısından büyük önem taşır.
Akalazya ameliyatı, diğer tedavi yöntemlerine yanıt vermeyen veya bu yöntemlerin uygun olmadığı hastalarda tercih edilir. Aşağıdaki durumlarda akalazya ameliyatı önerilebilir:
Her hasta için ameliyat kararı, uzman bir cerrah tarafından detaylı değerlendirme sonucunda verilir.
Ameliyattan önce doktorunuz detaylı bir fizik muayene yapacak ve tıbbi geçmişinizi inceleyecektir. Ayrıca aşağıdaki testler yapılabilir:
Kan testleri: Genel sağlık durumunun değerlendirilmesi için
Yemek borusu manometrisi: Yemek borusu kaslarının basıncını ölçer
Endoskopi: Yemek borusu ve mideyi inceleyerek hastalığın şiddetini belirler
Baryumlu grafi: Yutma sırasında yemek borusunun hareketlerini görüntüler
Ameliyat öncesi gece yarısından itibaren yemek ve içecek tüketilmemesi gerekir. Bu, anestezi sırasında güvenliği artırır ve komplikasyon riskini azaltır.
Akalazya ameliyatı genellikle hastanede bir gece kalmayı gerektirir. Ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenler:
Hafif ağrı ve rahatsızlık: İlk günlerde normaldir; ağrı kesicilerle kontrol altına alınır
Yumuşak diyet: İlk birkaç hafta sıvı ve yumuşak yiyecekler önerilir
Ağır kaldırmaktan kaçınma: Yaklaşık 4–6 hafta süreyle fiziksel aktiviteler sınırlandırılır
Takip kontrolleri: Ameliyat sonrası belirli aralıklarla doktor kontrolleri gerekir
Çoğu hasta, ameliyattan birkaç hafta sonra normal yaşamına dönebilir.
Laparoskopik ve robotik cerrahi yöntemleri, klasik açık cerrahiye göre birçok avantaj sunar:
Daha küçük kesiler ve minimal dikiş izleri
Daha hızlı iyileşme ve kısa hastanede kalış süresi
Daha az postoperatif ağrı
Komplikasyon riskinin azalması
Daha hassas cerrahi müdahale imkânı (robotik cerrahide)
Robotik cerrahi, cerrahın 3D görüntüleme ile ameliyat alanını daha net görmesini sağlar ve hareketleri insan elinin ötesinde hassasiyetle gerçekleştirir. Bu, özellikle Heller Miyotomi ve fundoplikasyon kombinasyonlarında büyük avantaj sağlar.
Akalazya ameliyatının başarı oranı oldukça yüksektir. Çoğu hasta ameliyattan sonra yutma güçlüğü, göğüs ağrısı ve regürjitasyon gibi şikayetlerinde önemli bir düzelme yaşar. Ameliyat sonrası yaşam kalitesi genellikle önemli ölçüde artar.
Akalazya ameliyatı sonrası reflü riski, fundoplikasyon ile önemli ölçüde azaltılır. Reflü, mide asidinin yemek borusuna geri kaçması durumudur ve yutma güçlüğü ile birlikte ciddi rahatsızlık yaratabilir. Fundoplikasyon, mide üst kısmının yemek borusu etrafına sarılmasıyla reflüyü engeller ve hastanın yaşam kalitesini yükseltir.
A Life Sağlık Grubu olarak, Prof. Dr. Fahri Yetişir önderliğinde, akalazya ameliyatlarında en ileri tedavi yöntemlerini sunuyoruz. Prof. Dr. Yetişir, akalazya cerrahisi konusunda engin deneyime sahip, uluslararası alanda tanınmış bir uzmandır.
A Life Sağlık Grubu'nda akalazya ameliyatı olmayı seçtiğinizde:
Akalazya ameliyatı ile ilgili tüm sorularınız için Prof. Dr. Fahri Yetişir ve ekibiyle iletişime geçebilirsiniz. Sağlığınız bizim önceliğimizdir.
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 6 Kasım 2025 14:05
Yayınlanma Tarihi: 9 Aralık 2024 10:04
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.