Cinsiyet uyum cerrahisinin temel tıbbi amacı, bireyin dış görünümünü kimlik cinsiyetiyle senkronize etmektir. Bu uyum sağlandığında, bireyin yaşadığı ağır psikolojik stres (disfori) azalır ve vücut bütünlüğü algısı yeniden inşa edilir. Cerrahinin başarısı, sadece görsel sonuçla değil; idrar yapma fonksiyonu, cinsel işlevsellik ve doku hissiyatı gibi fonksiyonel parametrelerle ölçülür.
Cinsiyet uyum süreci, bireyin hedeflerine göre "Yukarı Beden" (Top Surgery) ve "Aşağı Beden" (Bottom Surgery) operasyonlarını kapsar.
Bu süreçte temel hedef, maskülen hatların inşasıdır:
Mastektomi (Top Surgery): Meme dokusunun çıkarılması ve göğüs duvarının maskülen bir formda yeniden şekillendirilmesi.
Falloplasti / Metoidioplasti (Bottom Surgery): Mikrocerrahi yöntemlerle penis (fallus) inşası ve idrar yolunun (üretra) bu yeni yapıya adapte edilmesi.
Vücut Şekillendirme: Kalça ve bel bölgesindeki yağ dağılımının maskülenize edilmesi.
Bu süreçte feminen hatların restorasyonu ön plandadır:
Vajinoplasti (Bottom Surgery): Genellikle "Penil İnversiyon" tekniği ile fonksiyonel bir vajinal kanal inşası, klitoris ve dudak (labia) tasarımı.
Meme Büyütme: Silikon protezler veya yağ enjeksiyonu ile feminen göğüs yapısının oluşturulması.
Yüz Feminizasyonu (FFS): Alın, çene ve burun yapısının daha yumuşak ve feminen hatlara kavuşturulması.
Cinsiyet uyum operasyonları, cerrahinin en üst disiplinlerinden olan mikrocerrahi ve ürolojik rekonstrüksiyonu birleştirir. Örneğin, bir falloplasti işleminde vücudun başka bir bölgesinden (genellikle koldan veya bacaktan) alınan dokunun, damar ve sinir bağlantılarıyla birlikte yeni bölgesine taşınması cerrahi bir ustalık gerektirir. Burada amaç sadece penis görüntüsü değil, aynı zamanda dokunma duyusunun sağlanması ve ürolojik fonksiyonun devamlılığıdır.
FTM sürecinin genellikle ilk cerrahi adımı olan mastektomi, meme dokusunun çıkarılmasından çok daha fazlasıdır. Temel amaç, göğüs kafesini düzleştirmek ve meme ucu-areola kompleksini erkek anatomisine uygun olan 4. interkostal aralık seviyesine taşımaktır.
Hafif derece meme dokusu olan ve deri elastikiyeti yüksek hastalar için idealdir.
Teknik: Areola (meme başı çevresi) etrafından yapılan küçük bir kesi ile meme dokusu ve yağ çıkarılır.
Avantajı: Minimal iz bırakır; kesi hattı meme başı sınırında gizlenir.
Büyük meme dokusu ve deri fazlalığı olan hastalarda altın standarttır.
Teknik: Göğüs altı kıvrımı boyunca yatay iki kesi yapılır. Meme dokusu ve fazla deri çıkarıldıktan sonra meme ucu, greft (yama) şeklinde alınarak maskülen pozisyona dikilir.
Avantajı: Göğüs duvarına tam düzlük ve istenen maskülen kontur sağlanır.
Genital inşada hastanın öncelikleri (cinsel işlev, ayakta idrar yapma, estetik boyut) hangi yöntemin seçileceğini belirler.
Testosteron kullanımı sonucu büyüyen klitorisin serbestleştirilerek "mikropenis" formuna getirilmesidir.
Avantajı: Sinir nakli gerektirmez, duyusal his doğaldır ve genellikle tek aşamalıdır.
Dezavantajı: Boyut (3-6 cm) sınırlıdır; bu da her zaman ayakta idrar yapmaya veya penetratif cinsel ilişkiye olanak sağlamaz.
Vücudun başka bir bölgesinden alınan dokunun (flep), mikrocerrahi yöntemlerle genital bölgeye taşınmasıdır.
Falloplasti, cerrahinin en zorlu disiplinlerinden biridir çünkü taşınan dokunun hem kan dolaşımı hem de sinir bağlantısı (duyu için) yeniden sağlanmalıdır.
Ön kolun iç kısmından alınan doku, penis inşasında en sık tercih edilen donör bölgesidir.
Mikrocerrahi Detayı: Ön koldaki Arteria radialis (atardamar) ve Vena cephalica (toplardamar) genital bölgedeki damarlara bağlanır. Sinir nakli için koldaki Nervus cutaneus antebrachii lateralis kullanılır.
Sonuç: İnce deri yapısı sayesinde üretra (idrar yolu) yapımı için en uygun dokudur ve duyusal his başarısı çok yüksektir.
Uyluk bölgesinden alınan dokudur.
Mikrocerrahi Detayı: Arteria circumflexa femoris lateralis’in delici dalları (perforatörler) üzerinden beslenir.
Sonuç: Ön kola göre daha kalın bir doku sağlar; dolayısıyla penis hacmi daha fazladır. Kolunda büyük bir iz istemeyen hastalar için idealdir ancak duyu gelişimi ön kola göre biraz daha yavaştır.
| Kriter | Metoidioplasti | Falloplasti (RFF / ALT) |
|---|---|---|
| Ortalama Boyut | 3 - 6 cm | 10 - 15 cm |
| Duyusal His | Çok Yüksek (Doğal doku korunur) | Yüksek (Sinir onarımı ile zamanla gelişir) |
| Ayakta İdrar Yapma | Kısıtlı / Zor | Genellikle Mümkün (Üretroplasti ile) |
| Cinsel Penetrasyon | Mümkün Değil | Erektil İmplant kullanımı ile mümkün |
| Operasyon Aşaması | Genellikle Tek Seans | Çok Aşamalı (Karmaşık Mikrocerrahi) |
| Donör Bölge İzi | Minimal | Kolda (RFF) veya Bacakta (ALT) Belirgin |
Penis gövdesi inşa edildikten sonra fonksiyonun tamamlanması için ek işlemler gerekir:
Üretroplasti: İdrarın penis ucundan atılmasını sağlayan idrar kanalının inşası. Bu adımda genellikle ağız içinden (bukkal mukoza) alınan dokular destekleyici olarak kullanılabilir.
Skrotoplasti: Labia majora dokularının birleştirilerek testis torbası (skrotum) oluşturulması ve içine silikon testis protezlerinin yerleştirilmesi.
Erkekten kadına (MTF) cinsiyet uyum sürecinin cerrahi ayağındaki en karmaşık ve hastanın yaşam kalitesini en doğrudan etkileyen bölüm, genital bölgenin yeniden inşasıdır. Bu aşamada sadece görsel bir benzerlik sağlamak yeterli değildir; idrar yapma fonksiyonu, cinsel duyarlılık ve vajinal kanalın uzun vadeli derinliği gibi hayati parametreler eş zamanlı olarak optimize edilmelidir.
Cerrahın buradaki temel görevi, mevcut dokuları (penis ve skrotum derisi gibi) mikrocerrahi prensiplerle koruyarak, bu yapıları hem estetik bir vulva hem de fonksiyonel bir neovajina formuna dönüştürmektir. Ankara A Life Sağlık Grubu olarak, bu hassas rekonstrüksiyon sürecinde doku bütünlüğünü ve sinir iletimini koruyan en güncel teknikleri uyguluyoruz.
Dünya genelinde en sık uygulanan ve cerrahi başarısı en yüksek olan yöntemdir.
Teknik Detay: Penis derisi bir eldiven parmağı gibi ters çevrilerek (inversiyon), prostat ve rektum arasında cerrahi olarak açılan kanala yerleştirilir. Testisler çıkarılır (Orşidektomi) ve fazla skrotal deri, dış dudakların (Labioplasti) inşasında kullanılır.
Duyarlılık ve Klitoroplasti: Penis başındaki (glans) sinir ve damar yapısı korunarak küçültülür ve yeni bir klitoris oluşturulur. Bu, hastanın cinsel uyarılma ve orgazm yeteneğini korumasını sağlayan en önemli adımdır.
Derinlik Kazanımı: Kanal derinliği, mevcut dokunun miktarına bağlıdır. Yeterli deri yoksa, deri greftleri eklenerek derinlik artırılır.
Penis derisinin yetersiz olduğu veya daha önce başarısız olmuş operasyonların revizyonunda tercih edilir.
Teknik Detay: Kalın bağırsağın bir parçası olan sigmoid kolon, kan akışı korunarak (saplı flep) vajinal kanal yapımı için aşağıya kaydırılır.
Avantajları: En büyük avantajı, bağırsağın doğal mukus salgılama yeteneği sayesinde kendiliğinden yağlanma (lubrikasyon) sağlamasıdır. Ayrıca doku yapısı gereği daralmaya karşı daha dirençlidir.
Dezavantajı: Karın içi bir operasyon gerektirmesi ve bağırsağa has koku/akıntı riskidir.
Hormon terapisi (Östrojen) meme dokusunda bir miktar büyüme sağlasa da, çoğu zaman istenen feminen hacme ulaşmak için cerrahi müdahale şarttır.
Meme Büyütme (Augmentasyon): Genellikle silikon protezler kullanılarak gerçekleştirilir. Erkek göğüs kafesi yapısı daha geniş olduğu için, protez seçimi ve yerleşimi (kas altı veya kas üstü) "geniş dekolte" görünümünü önleyecek ve doğal bir projeksiyon sağlayacak şekilde planlanmalıdır.
Vücut Şekillendirme: Bel bölgesindeki yağların alınarak kalça ve basen bölgesine transfer edilmesi (Liposuction & Fat Transfer), tipik "kum saati" formunun inşasında kilit rol oynar.
Yüz, sosyal iletişimde cinsiyet algısını belirleyen en önemli unsurdur. Yüz Feminizasyonu (FFS), kemik ve yumuşak doku müdahaleleriyle maskülen hatları yumuşatır.
Alın ve Kaş Çıkıntısı (Brow Bone) Redüksiyonu: Erkeklerde kaş üzerindeki kemik çıkıntısı daha belirgindir. Bu bölgenin tıraşlanması veya kemik bloklarının yeniden konumlandırılmasıyla alın daha dik ve pürüzsüz hale getirilir. Eş zamanlı olarak kaş kaldırma işlemiyle bakışlar dişilleştirilir.
Çene ve Mandibula Estetiği: Maskülen yüzlerde çene ucu daha geniş ve kare yapılıdır. Çene ucunun sivriltilmesi (V-Line cerrahisi) ve çene köşelerindeki sert açıların törpülenmesi, yüzün alt üçte birine zarif bir kavis kazandırır.
Adem Elması Tıraşlanması (Chondrolaryngoplasty): Boğazdaki belirgin gırtlak çıkıntısının küçültülmesi, profilden bakıldığında feminen boyun hattını tamamlar.
| Kriter | Penil İnversiyon | Sigmoid Kolon Vajinoplasti |
|---|---|---|
| Doku Kaynağı | Penis ve skrotum derisi | Kalın bağırsak segmenti |
| Yağlanma (Lubrikasyon) | Suni kayganlaştırıcı gerekir | Doğal mukus salgısı mevcuttur |
| İyileşme Süresi | Daha hızlı (Yüzeyel cerrahi) | Daha uzun (Abdominal cerrahi) |
| Kanal Derinliği | Mevcut deri miktarına bağlıdır | Sabit ve derin bir kanal sağlar |
| Komplikasyon Riski | Düşük (Deri nekrozu riski) | Orta (Bağırsak anastamoz riski) |
Cinsiyet uyum sürecindeki bireylerin büyük çoğunluğu uzun süredir Hormon Replasman Tedavisi (HRT) almaktadır. Ancak cerrahi planlandığında, bu ilaçların kullanımı hayati bir risk faktörüne dönüşebilir.
HRT Kesilme Süresi: Özellikle kadına geçiş (MTF) sürecinde kullanılan östrojen, kanın pıhtılaşma eğilimini (tromboemboli riski) ciddi oranda artırır. Uzun süren ameliyatlarda bu durum derin ven trombozu veya akciğer embolisi gibi ölümcül komplikasyonlara yol açabilir. Bu nedenle, ameliyattan en az 2 ile 4 hafta önce HRT kullanımının tamamen durdurulması şarttır.
Kontrol Süreci: Ameliyat sonrası hasta tam mobilizasyon (yürüme) yeteneğini geri kazanana ve iyileşme stabilize olana kadar hormonlara ara verilmeye devam edilir.
Ameliyat öncesi, hastanın genel sağlık durumunu mikro düzeyde analiz ediyoruz. Bu taramalar sadece anesteziye uygunluğu değil, cerrahi sahanın anatomik haritasını da belirler.
Laboratuvar Testleri: Tam kan sayımı, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri, elektrolit dengesi ve en önemlisi pıhtılaşma paneli (PT, PTT, INR) detaylıca incelenir. Ayrıca enfeksiyon taraması (Hepatit, HIV vb.) standart protokoldür.
Radyolojik Görüntüleme: Alt batın ve pelvik bölgenin Ultrason veya MR ile incelenmesi, mevcut anatomik yapıların (damar yolları, sinir hatları ve organ yerleşimleri) cerrahiye uygunluğunu teyit eder.
Ürolojik ve Jinekolojik Değerlendirme: Alt beden cerrahilerinden önce idrar yollarının ve mevcut genital dokuların durumu uzman ürologlarımız tarafından değerlendirilir.
Özellikle falloplasti (penis inşası) gibi doku nakli (flep) gerektiren operasyonlarda, donör sahanın (ön kol veya bacak) damar yapısı hayati önem taşır.
Doppler Ultrason: Donör bölgedeki atardamar ve toplardamarların çapı, akım hızı ve varyasyonları Doppler ile haritalanır. Eğer damar yapısı yetersizse, alternatif donör bölgeler (uyluk gibi) üzerinde çalışılır.
Sigara Yasağı: Mikrocerrahinin en büyük düşmanı nikotindir. Ameliyattan en az 4 hafta önce sigara tamamen bırakılmalıdır; aksi takdirde nakledilen dokunun beslenmesi bozulur ve doku kaybı yaşanabilir.
Cinsiyet uyum operasyonları 6 saatten 10 saate kadar uzayabilen "uzun soluklu" işlemlerdir. Bu süreçte anestezi uzmanı ve cerrahın senkronizasyonu, hastanın hayati fonksiyonlarının korunması için esastır.
Pozisyonel Güvenlik: Uzun süre aynı pozisyonda yatan hastada sinir basıları oluşmaması için özel destek ekipmanları kullanılır.
Sıvı ve Isı Yönetimi: Ameliyat boyunca vücut ısısının sabit tutulması ve sıvı dengesinin mikro düzeyde yönetilmesi, anestezi ekibimizin birincil önceliğidir.
Ankara A Life Sağlık Grubu’nun Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ yerleşkelerinde, cerrahi hazırlık sürecini bir "güvenlik kalkanı" olarak kurguluyoruz. Uzman anestezi kadromuz ve cerrahi ekibimiz, operasyonun her saniyesini önceden simüle ederek riskleri minimize eder. Sizin için sadece estetik bir sonuç değil, tıbbi açıdan en güvenli yolculuğu tasarlıyoruz.
Operasyonun kapsamına (FTM veya MTF) bağlı olarak hastanede yatış süreci genellikle 7 ile 10 gün arasında değişir. Bu süre zarfında temel önceliğimiz doku beslenmesini izlemek ve enfeksiyon riskini minimize etmektir.
Mikrodolaşım Takibi: Özellikle doku nakli yapılan falloplasti vakalarında, nakledilen flebin damar atımları saatlik olarak kontrol edilir.
Dren ve Kateter Yönetimi: Cerrahi sahada biriken sıvıyı tahliye eden drenler ve idrar çıkışını sağlayan kateterler, doku iyileşmesi stabilize olana kadar yerinde tutulur.
Vajinoplasti ameliyatı sonrası en kritik aşama, yeni oluşturulan vajinal kanalın derinliğini ve genişliğini korumaktır. Vücudun doğal iyileşme mekanizması, bu yeni kanalı bir "yara" gibi algılayıp kapatmaya (stenoz) eğilimlidir.
Dilatasyon, özel tıbbi setler (dilatatörler) kullanılarak vajinal kanalın düzenli olarak genişletilmesi işlemidir.
Nasıl Uygulanır? Ameliyattan yaklaşık 1 hafta sonra başlayan bu süreçte, en küçük boydan başlanarak kanalın sonuna kadar dilatatör yerleştirilir ve belirli bir süre bekletilir.
Sıklık: İlk aylarda günde 3-4 kez yapılan bu egzersizler, aylar içinde kademeli olarak azaltılır. Bu egzersizlerin ihmal edilmesi, cerrahi olarak elde edilen derinliğin kalıcı olarak kaybedilmesine neden olabilir.
Falloplasti operasyonları, mikrocerrahi başarının en üst düzeyde test edildiği alanlardır. Burada iyileşme, hem damar bütünlüğü hem de ürolojik fonksiyon üzerinden takip edilir.
Penis inşasında kullanılan ön kol (RFF) veya bacak (ALT) dokusunun renk, ısı ve dolgunluk takibi ilk 72 saat hayati önem taşır. Herhangi bir dolaşım bozukluğu tespit edildiğinde acil revizyon cerrahisi gerekebilir.
İdrar Yolu (Üretra) Sağlığı: Yeni oluşturulan idrar kanalının dikiş hatları, idrarın sızmasına karşı hassastır. Kateter çekildikten sonra hastanın ayakta idrar yapma konforu gözlemlenir.
Her büyük cerrahi işlemde olduğu gibi, cinsiyet uyum operasyonlarında da belirli riskler mevcuttur. Ancak bu riskleri yönetmek, uzmanlığın asıl göstergesidir.
Doku Nekrozu: Kan akışının yetersiz olduğu durumlarda doku ölümü (nekroz) gelişebilir. A Life Sağlık Grubu’nda, mikrocerrahi sonrası "flep izleme" protokollerimizle bu durumu erken evrede saptayarak müdahale ediyoruz.
Fistül: İdrar yolunda oluşan küçük delikler (fistül), idrarın istenmeyen noktalardan sızmasına neden olabilir. Küçük fistüller genellikle pansumanla kapanırken, büyük olanlar için ikincil bir onarım gerekebilir.
Ankara’daki Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ yerleşkelerimizde, hastalarımızı taburcu ettikten sonra da yalnız bırakmıyoruz. A Life Sağlık Grubu olarak; fiziksel iyileşmenin yanı sıra, bireyin yeni bedenine psikolojik adaptasyonunu destekleyen bir takip mekanizması işletiyoruz. Unutmayın ki; bu cerrahi sadece fiziksel bir değişim değil, kendinizle barışma sürecinizin tıbbi güvencesidir.
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 8 Ocak 2026 14:53
Yayınlanma Tarihi: 26 Eylül 2024 23:02
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
Cinsiyet değiştirme veya tıp dilindeki adıyla cinsiyet uyum cerrahisi, bireyin cinsiyet disforisi (kimlik huzursuzluğu) durumunu sonlandırmak amacıyla primer ve sekonder cinsiyet özelliklerinin cerrahi yöntemlerle değiştirilmesi işlemidir. Bu süreç sadece genital bölge operasyonlarını değil; göğüs estetiği, yüz feminizasyonu veya maskülinizasyonu gibi vücut bütünlüğünü sağlayan bir dizi fonksiyonel ve estetik cerrahiyi kapsamaktadır.
Türkiye'de bu operasyonun gerçekleştirilebilmesi için Türk Medeni Kanunu'nun 40. maddesinde belirtilen yasal prosedürlerin tamamlanması zorunludur. Kişinin mahkemeye başvurarak cinsiyet değişikliği izni alması, tam teşekküllü bir eğitim ve araştırma hastanesinden cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunlu olduğuna ve üreme yeteneğinden sürekli yoksunluk kriterine dair resmi sağlık kurulu raporu sunması operasyonun ön koşuludur.
Kadından erkeğe geçiş süreci genellikle mastektomi (meme dokusunun alınması ve göğüs kafesinin şekillendirilmesi) ile başlar; ardından histerektomi (rahim ve yumurtalıkların alınması) ve son aşama olarak falloplasti (penis inşası) veya metoidioplasti (mevcut dokudan penis oluşturulması) operasyonlarını içerir. Bu süreçte ön kol (RFF) veya bacak (ALT) bölgesinden alınan dokularla mikrocerrahi yöntemler kullanılarak hem fonksiyonel hem de estetik bir penis yapısı oluşturulması hedeflenir.
Erkekten kadına geçişin en kritik aşaması olan vajinoplasti operasyonunda, genellikle "penil inversiyon" tekniği kullanılarak duyarlı ve fonksiyonel bir vajinal kanal, klitoris ve dış dudak yapısı oluşturulur. Eğer mevcut dokular yeterli derinliği sağlamıyorsa, alternatif olarak sigmoid kolon vajinoplasti gibi ileri cerrahi yöntemler tercih edilerek hastanın cinsel yaşam kalitesini artıracak anatomik bir derinlik ve estetik görünüm sağlanır.
Cinsiyet uyum operasyonları öncesinde anestezi güvenliğini sağlamak ve pıhtı atma (tromboemboli) riskini minimize etmek adına, kullanılan hormon replasman tedavisinin (HRT) cerrahtan gelen talimat doğrultusunda genellikle ameliyattan iki ile dört hafta önce kesilmesi önerilir. Operasyon sonrası iyileşme süreci tamamlandığında ve doku onarımı stabilize olduğunda, endokrinoloji uzmanı kontrolünde hormon kullanımına tekrar başlanabilmektedir.
Vajinoplasti operasyonu sonrası oluşturulan vajinal kanalın daralmasını veya kapanmasını önlemek adına "dilatasyon" adı verilen genişletme egzersizlerinin yapılması hayati bir öneme sahiptir. Hastanın ameliyat sonrası ilk aylarda doktorun belirlediği periyotlarla özel dilatörleri kullanarak yaptığı bu egzersizler, dokunun esnekliğini korumasını sağlar ve uzun vadede cinsel fonksiyonun başarısını belirleyen en temel faktördür.
Günümüz cinsiyet uyum cerrahisi maliyetleri; operasyonun FTM veya MTF olmasına, uygulanacak tekniklerin (mikrocerrahi, doku nakli vb.) karmaşıklığına ve sürecin kaç aşamada tamamlanacağına göre belirlenmektedir. Ankara'daki A Life Sağlık Grubu bünyesinde sunulan kapsamlı cerrahi paketler, hastane yatış süreci ve multidisipliner bakım standartları hakkında güncel fiyat bilgisi almak için kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz.
Cinsiyet uyum operasyonlarının temel hedeflerinden biri, yeni oluşturulan genital yapıda duyu bütünlüğünü ve cinsel fonksiyonu korumaktır. MTF (kadına geçiş) süreçlerinde penil deri ve sinir uçları kullanılarak hassas bir klitoris oluşturulurken; FTM (erkeğe geçiş) süreçlerinde mikrocerrahi yöntemlerle sinir onarımı yapılarak penis başına (glansplasty) duyarlılık kazandırılır; bu sayede hastaların büyük çoğunluğu iyileşme süreci tamamlandığında sağlıklı bir cinsel yaşam sürebilmekte ve orgazm yetisini koruyabilmektedir.
Kadından erkeğe geçiş sürecinde uygulanan falloplasti operasyonunda, hastanın kendi dokularından (ön kol veya bacak) bir üretra (idrar kanalı) uzatması yapılması durumunda ayakta idrar yapma fonksiyonu kazanılmaktadır. Üretroplasti adı verilen bu işlem, penisin içinden geçen yeni bir idrar yolu oluşturulmasını kapsar ve başarılı bir iyileşme sonrası hastalar hem ayakta idrar yapabilir hem de idrar kontrolünü normal bir şekilde sağlayabilirler.
Erkekten kadına geçiş sürecinde yüz hatlarını daha feminen bir görünüme kavuşturmak için uygulanan FFS; alın daraltma, kaş kemiği tıraşlama, burun estetiği, çene ucu törpüleme ve "Adem elması" olarak bilinen gırtlak çıkıntısının küçültülmesi gibi bir dizi prosedürü içerir. Bu operasyonlar genellikle tek bir seansta kombine edilerek gerçekleştirilir ve kişinin cinsiyet kimliğiyle dış görünümü arasındaki görsel uyumu en üst düzeye çıkarmayı amaçlar.
Ses değiştirme ameliyatları, ses tellerinin boyunu, gerginliğini veya kütlesini değiştirerek sesin perdesini (frekansını) kalıcı olarak değiştiren cerrahi müdahalelerdir. MTF bireylerde ses tellerinin kısaltılması veya lazerle inceltilmesi yoluyla ses daha tiz bir frekansa taşınırken; FTM bireylerde hormon tedavisi genellikle yeterli kalınlaşmayı sağlasa da nadir durumlarda cerrahi olarak ses tellerine müdahale edilerek sesin daha bas bir tona ulaşması sağlanabilir.
Cinsiyet uyum cerrahisi oldukça karmaşık ve çok aşamalı bir süreç olduğu için, bazı vakalarda estetik görünümü mükemmelleştirmek veya fonksiyonel bir sorunu (üretra daralması, doku fazlalığı vb.) gidermek amacıyla küçük revizyon operasyonlarına ihtiyaç duyulabilmektedir. Bu revizyonlar genellikle dokuların tam iyileştiği birinci yılın sonunda planlanır ve elde edilen sonucun hastanın beklentileriyle tam uyumlu olmasını sağlar.
Türkiye'deki yasal mevzuat gereği (TMK 40), cinsiyet değiştirme ameliyatı öncesinde üreme yeteneğinden sürekli yoksunluk kriteri arandığı için operasyon sonrası doğal yollarla çocuk sahibi olmak mümkün değildir. Ancak bireyler, operasyon ve hormon tedavisi süreçlerine başlamadan önce ileride ebeveyn olma ihtimalini korumak adına yumurta veya sperm dondurma gibi üreme sağlığı seçeneklerini değerlendirebilirler.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.