Kemik uzatma ameliyatı, modern ortopedinin "imkansızı başarma" noktalarından biridir. Sadece estetik bir boy artışı değil, aynı zamanda doğuştan gelen veya travma sonrası oluşan ekstremite eşitsizliklerinin giderilmesinde kullanılan hayati bir rekonstrüksiyon işlemidir. Bu cerrahi, kemiğin kontrollü bir şekilde kesilmesi ve özel cihazlar (internal veya eksternal) yardımıyla günde ortalama 1 mm hızla birbirinden uzaklaştırılması esasına dayanır.
Ankara A Life Sağlık Grubu olarak; Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ yerleşkelerimizde, kemik uzatma cerrahisini 2026 yılının teknolojik zirvesinde uyguluyoruz. Vizyonumuz, hastalarımıza sadece santimetreler kazandırmak değil, aynı zamanda biyomekanik açıdan kusursuz, fonksiyonel ve ağrısız bir hareket kabiliyeti sunmaktır. "A Life'ta Sağlığınız Özel" mottosuyla, her hastanın kemik kalitesini ve doku adaptasyonunu yapay zeka destekli analizlerle değerlendirerek kişiselleştirilmiş cerrahi yol haritaları oluşturuyoruz.
Bu cerrahinin kalbinde yatan biyolojik mucize Distraksiyon Osteogenezi'dir. Bu süreç, vücudun bir kırığı iyileştirme yeteneğinin manipüle edilmesidir. Kemik uçları birbirinden yavaşça uzaklaştırıldığında, oluşan boşlukta vücut "burada bir eksiklik var" sinyali alarak taze kan damarları ve kollajen liflerinden zengin bir doku (kallus) üretmeye başlar.
Bu süreç sadece kemiği değil; çevredeki kasları, sinirleri ve damarları da gerilime (tension-stress) maruz bırakarak onların da uzamasını tetikler. Bu biyolojik adaptasyon, cerrahinin başarısındaki en kritik faktördür. Uzatma hızı çok yavaş olursa kemik erken kaynar ve uzama durur; çok hızlı olursa sinir ve damarlar bu hıza yetişemez, yeni kemik oluşumu yetersiz kalır.
Kemik uzatmanın tarihçesi, 1950'lerde Sibirya'da Dr. Gavriil Ilizarov'un tesadüfen keşfettiği "gerilim-stres" yasasıyla devrim geçirmiştir. Ilizarov'un geliştirdiği halka tipi dış fiksatörler, on yıllar boyunca altın standart olarak kalmıştır. Ancak güncel tıp dünyasında, artık dışarıdan görünen teller ve vidalar yerini daha konforlu yöntemlere bırakmaktadır.
Bugün A Life Sağlık Grubu bünyesinde, uzaktan kumandalı manyetik intramedüller çiviler (motorlu çiviler) kullanarak uzatma işlemini tamamen kemiğin içinden gerçekleştiriyoruz. Bu modern yaklaşım, enfeksiyon riskini minimize ederken hastalarımızın günlük yaşam kalitesini ve estetik beklentilerini en üst düzeyde karşılamaktadır. Geçmişin "demir kafesleri", yerini geleceğin "akıllı implantlarına" bırakmıştır.
Kemik uzatma cerrahisi adayları iki ana grupta toplanır: Hayatını fonksiyonel bir eksikliği gidermek için bu yola adayanlar ve estetik kaygılarla boyunu uzatmak isteyenler. Her iki grupta da ortak payda, kemik kalitesinin distraksiyon stresine yanıt verecek düzeyde olması ve hastanın en az 6-9 aylık bu disiplinli süreci göğüsleyebilecek iradeye sahip olmasıdır.
Medikal zorunluluklarda amacımız estetikten ziyade "biyomekanik denge"dir. Bacak boyu eşitsizliği (Limb Length Discrepancy - LLD), tedavi edilmediğinde bel fıtığı, kalça çıkığı ve diz kireçlenmesi gibi zincirleme reaksiyonlara neden olur.
Travma Sonrası Kayıplar: Trafik kazası veya ateşli silah yaralanması sonrası kemik kaybı yaşayan hastalar.
Doğuştan Gelen Farklılıklar: Çocukluk döneminde fark edilen bir bacağın diğerine göre kısa kalması durumu.
Akondroplazi (Cücelik): Bu grupta amacımız hastanın sosyal ve fiziksel bağımsızlığını kazanmasıdır. Kolların ve bacakların orantılı uzatılmasıyla hastanın kendi kişisel bakımını yapabilmesi ve toplumsal adaptasyonu hedeflenir.
Günümüzde kozmetik boy uzatma, artık bir tabu olmaktan çıkıp tıpkı bir rinoplasti gibi planlanabilen ancak ondan çok daha ağır bir süreç olan "estetik rekonstrüksiyon" kategorisine girmiştir.
Burada temel kriter Boy Disforisi’dir. Hastanın mevcut boyunun, sosyal hayatını ve psikolojik refahını klinik düzeyde olumsuz etkilemesi durumunda bu cerrahi bir seçenek haline gelir. Ancak unutulmamalıdır ki; kozmetik uzatmada kemik sağlam olsa da kasların ve sinirlerin uzama sınırı, cerrahi başarıyı belirleyen asıl "fren" mekanizmasıdır.
Cerrahinin başarısı ameliyathanede değil, bu analiz odalarında belirlenir:
Büyüme Plakları: Estetik amaçlı operasyonlarda büyüme plaklarının (epifiz hatlarının) kapanmış olması şarttır (Genellikle 18-20 yaş sonrası).
Kemik Kalitesi (DEXA): Kemik yoğunluğu düşük olan bireylerde yeni kemik üretimi (kallus) yetersiz kalacağı için cerrahi risklidir.
Psikolojik Dayanıklılık: Uzatma süreci sabır ister. Fizyoterapi ağrılıdır ve her gün o 1 mm'lik uzamayı takip etmek zihinsel bir yük getirir. Bu yüzden adaylarımızı mutlaka psikiyatrik bir taramadan geçiriyoruz.
Sigara: Sigara, kemik içindeki mikro-damarlanmayı bozarak kaynamayı durdurur. Ankara şubelerimizde sigara içen hastaları "kesinlikle" bu operasyona dahil etmiyoruz.
Geçmişte kemik uzatma denildiğinde akla gelen "demir kafesler" ve aylar süren yatak hapisleri, yerini artık uzaktan kumandalı manyetik sistemlere ve hibrit yöntemlere bırakmıştır. Güncel tıp standartlarında teknik seçimi; hastanın kemik kalitesine, hedeflenen uzama miktarına ve en önemlisi hastanın sosyal hayata ne kadar hızlı dönmek istediğine göre yapılmaktadır. Her yöntemin biyolojik prensibi aynı olsa da (distraksiyon osteogenezi), bu prensibi hayata geçiren mekanizmalar cerrahi başarının ve hasta konforunun anahtarıdır.
Ortopedik uzatma tarihinin başlangıcı olan Ilizarov tekniği, dairesel halkalar ve kemiğin içinden geçen ince tellerden oluşur. Holyfix ise bu sistemin daha modernize edilmiş, tek taraflı ve daha hafif bir versiyonudur.
Ilizarov (Dairesel Fiksatör): Çok parçalı kırıklarda ve ciddi kemik deformitelerinde hala rakipsizdir. Kemiği üç boyutlu olarak kontrol etmemize izin verir. Ancak hasta için taşınması en zor olan, "demir kafes" hissinin en yoğun olduğu yöntemdir.
Holyfix (Monolateral Fiksatör): Bacağın sadece bir tarafında duran, raylı bir sistemdir. Ilizarov’a göre daha hafiftir ancak yük verme kapasitesi ve stabilite açısından sınırlılıkları vardır.
Bu yöntemlerin en büyük dezavantajı, tellerin cildi delip geçmesi nedeniyle oluşan "çivi dibi enfeksiyonu" riskidir. Günümüzde bu yöntemleri genellikle sadece çok karmaşık deformitelerde veya ekonomik maliyetin öncelikli olduğu vakalarda tercih ediyoruz.
LON yöntemi, geleneksel fiksatörler ile modern dahili çivilerin bir kombinasyonudur. Bu teknik, hasta konforu ve maliyet arasında mükemmel bir denge kurduğu için bugün Ankara şubelerimizde en sık uyguladığımız yöntemlerden biridir.
Süreç Nasıl İşler? Ameliyat sırasında kemiğin içine bir intramedüller çivi yerleştirilir ve üzerine bir eksternal fiksatör takılır. Uzatma işlemi dışarıdaki fiksatör yardımıyla yapılır. İstenilen uzunluğa ulaşıldığında (genellikle 2-3 ay sonra), içerideki çivi kilitlenir ve dışarıdaki o ağır cihaz bacaktan tamamen çıkarılır.
LON Avantajı: Klasik yöntemlerde cihazın bacakta kalma süresi 9-12 ay iken, LON yöntemiyle bu süre 2-3 aya iner. Hasta, kemiğin sertleşmesini (konsolidasyon) bacağında dış bir cihaz olmadan bekler.
Günümüz "uzay teknolojisi" olarak adlandırabileceğimiz Precice 2, kemik uzatmanın geldiği son noktadır. Bu yöntemde dışarıda hiçbir cihaz, tel veya çivi bulunmaz. Her şey kemiğin içine yerleştirilen, içinde manyetik bir motor bulunan akıllı bir çivi ile yönetilir.
ERC (External Remote Controller): Hasta, bacağının üzerine koyduğu bir uzaktan kumanda cihazı ile günde 4 kez, her biri 0.25 mm olmak üzere uzatmayı kendi evinde yapar.
Sıfır Enfeksiyon Riski: Ciltte hiçbir açık yara olmadığı için enfeksiyon riski teorik olarak yok denecek kadar azdır.
Konfor: Hasta pantolonunu giyebilir, uyurken rahatsızlık duymaz ve dışarıdan bakıldığında ameliyat olduğu bile anlaşılmaz.
Bu yöntemin tek kısıtlılığı, uzatma süreci boyunca bacağa tam yük verilememesidir. Ancak 2026 model manyetik çivilerimiz artık daha yüksek yük taşıma kapasitesine sahiptir.
"Hızlı iyileşme" kavramı kemik uzatmada ikiye ayrılır: Biyolojik iyileşme ve Sosyal iyileşme.
Biyolojik olarak kemiğin kaynama hızı tüm yöntemlerde hemen hemen aynıdır (vücut hızıdır). Ancak sosyal iyileşme açısından Precice 2 tartışmasız liderdir. Hastalarımız ameliyattan 1 hafta sonra ofis işlerine dönebilirler. LON yöntemi ise, cihazın erken çıkarılması sayesinde klasik Ilizarov’a göre çok daha hızlı bir rehabilitasyon imkanı sunar. Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ yerleşkelerimizde sunduğumuz "Hızlandırılmış Fizyoterapi" protokolleri ile hangi yöntem seçilirse seçilsin, eklem hareket açıklığını maksimumda tutuyoruz.
Distraksiyon osteogenezi, rastgele bir büyüme değildir. Vücudun yeni kemik dokusu (kallus) üretmesi için belirli biyolojik aşamalardan geçmesi gerekir. Güncel tıp protokollerimizde, bu süreci üç temel evreye ayırarak her milimetreyi kontrol altında tutuyoruz. Amacımız, yeni oluşan kemiğin sadece uzun değil, aynı zamanda orijinal kemik kadar güçlü ve taşıyıcı olmasını sağlamaktır.
Cerrahi olarak kemiğin kesilmesi (osteotomi) işleminden hemen sonra uzatma işlemine başlanmaz. Bu bekleme süresine Latans Dönemi denir.
Süre: Genellikle 5 ile 7 gün arasındadır.
Biyolojik Amaç: Kesilen kemik uçları arasında kanlanmanın (anjiyogenez) başlaması ve yumuşak bir köprü olan "prokallus" dokusunun oluşması beklenir.
Önem: Eğer uzatmaya çok erken başlanırsa, damarlar bu hıza yetişemez ve kaynama başarısız olur. A Life Sağlık Grubu’ndaki uzmanlarımız, hastanın metabolik hızına göre bu süreyi kişiselleştirerek en sağlıklı başlangıç anını belirler.
Burası cerrahinin "aktif" olduğu ve boyun her gün milimetrik olarak arttığı safhadır. Bu evrede, kemik uçları kontrollü bir mekanik güçle birbirinden uzaklaştırılır.
Bu fiziksel süreci bir hız denklemiyle tanımlarsak: v = 1 mm/gün
Bu hız tesadüfi değildir. Genellikle gün içine yayılarak gerçekleştirilir (örneğin günde 4 kez 0.25 mm). Eğer hız artırılırsa (örneğin 2 mm/gün), sinirler ve damarlar bu gerilime dayanamayarak hasar görebilir. Eğer hız düşürülürse (örneğin 0.5 mm/gün), kemik hedef boya ulaşmadan erkenden kaynar. Bu dengeyi korumak, biyomekanik başarının anahtarıdır.
Hedeflenen uzama miktarına ulaşıldığında uzatma işlemi durdurulur ve en uzun süren evre olan Konsolidasyon başlar.
Süreç: Uzatılan bölgedeki yumuşak doku, kalsiyum ve minerallerin çökmesiyle gerçek kemik dokusuna dönüşür.
Süre: Genellikle her 1 cm uzama için yaklaşık 1-1.5 aylık bir sertleşme süresi gerekir.
Stabilizasyon: Bu dönemde Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ hastanelerimizde uyguladığımız Precice 2 gibi manyetik sistemler veya LON tekniği, yeni kemiği bir iç iskelet gibi destekleyerek hastanın yavaş yavaş yük vermesine olanak tanır.
Rehabilitasyon, kemik uzatma cerrahisinin "gizli kahramanıdır". Kemiği günde 1 mm uzatırken, bu hıza sadece kemik değil, çevredeki kaslar, tendonlar, damarlar ve sinirler de uyum sağlamak zorundadır. Fizik tedavi bu noktada devreye girerek, dokuların gerilime karşı direncini kırar ve vücudun fonksiyonel kapasitesini korur.
Ankara’daki fizik tedavi ünitelerimizde, hastalarımızı henüz "uzatma" (distraksiyon) safhasındayken yoğun bir programa alıyoruz. Bu süreçte fizyoterapist, cerrahla koordineli çalışarak kemiğin uzama hızına göre egzersiz yoğunluğunu ayarlar. Amacımız, yeni kemik oluşurken eklemlerin donmasını önlemek ve hastayı en kısa sürede ayağa kaldırmaktır.
Uzatma cerrahisinin en büyük risklerinden biri kontraktür adı verilen kas kısalıklarıdır. Kemik uzadıkça kaslar gerilir ve bu gerilim özellikle diz ve ayak bileği eklemlerinde hareket kısıtlılığına yol açabilir.
Diz Eklemi: Femur (uyluk) uzatmalarında dizin tam açılması (ekstansiyon) zorlaşabilir. Düzenli germe egzersizleri ile diz arkasındaki kasların boyu uzatılmalıdır.
Ayak Bileği: Tibia (kaval kemiği) uzatmalarında "balerin ayağı" (equinus) deformitesi riski vardır. Aşil tendonunun esnek tutulması, hastanın ileride normal yürüyebilmesi için kritiktir.
Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ birimlerimizde, eklem hareket açıklığını (ROM) korumak için ileri düzey pasif ve aktif germe protokolleri uyguluyoruz.
"Ne zaman yürüyeceğim?" sorusunun cevabı, seçilen tekniğe ve kemik kalitesine bağlıdır.
LON Tekniği: Dışarıdan bir fiksatör desteği olduğu için hastalar genellikle ameliyattan hemen sonra kısmi yük vererek (koltuk değneği yardımıyla) yürümeye başlarlar.
Precice 2 (Manyetik Çivi): Bu yöntemde, uzatma aşamasında kemik içine yük bindirilmesi genellikle kısıtlıdır. Ancak 2026 model manyetik çivilerimizin artan taşıma kapasitesi sayesinde, hastalarımıza kontrollü yük verme protokolleri uygulayarak kemik sertleşmesini (konsolidasyon) hızlandırıyoruz.
Tam yük verme, genellikle röntgenlerde kemiğin 3 korteksinde de yeterli sertleşme görüldüğünde (ortalama 4-6. ay) başlar.
Biyolojik olarak yeni kemik üretmek vücut için yüksek enerjili bir iştir. Ankara şubelerimizde hastalarımıza özel beslenme protokolleri sunuyoruz:
Kalsiyum ve D Vitamini: Yeni kemiğin mineralize olması (sertleşmesi) için temel yapı taşlarıdır.
Protein: Kas ve bağ dokusu onarımı için yüksek proteinli beslenme şarttır.
Sigara Yasağı: Tekrar vurgulamak gerekirse; sigara içen bir hastada mikro-dolaşım bozulduğu için iyileşme durur. Sigara, uzatma ameliyatının en büyük düşmanıdır.
Ankara'nın kalbinde yer alan Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ hastanelerimizde, boy uzatma cerrahisini bir "disiplinler arası başarı" olarak görüyoruz.
İleri Teknoloji (Precice 2 & LON): Manyetik uzaktan kumandalı Precice 2 çivilerini Ankara'da en yüksek vaka başarısıyla uygulayan merkezlerden biriyiz. Dışarıdan hiçbir tel veya çivi olmadan, tamamen kapalı sistem uzatma konforunu sunuyoruz.
Multidisipliner Uzman Kadro: Ortopedik travmatoloji uzmanlarımız, radyologlarımız ve fizyoterapistlerimiz her hastayı dijital bir konseyde değerlendirir.
Bütünleşik Fizik Tedavi: Uzatma cerrahisinin başarısı ameliyatın kendisi kadar rehabilitasyona bağlıdır. Hastanelerimiz bünyesindeki robotik fizik tedavi üniteleri, kas kısalıklarını önleyerek güvenli bir uzama sağlar.
Psikolojik ve Beslenme Desteği: 2026 protokollerimizde, uzun süren bu süreci yönetebilmeniz için uzman psikologlarımız ve kemik sağlığına yönelik beslenme uzmanlarımızla yanınızdayız.
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 2 Şubat 2026 16:58
Yayınlanma Tarihi: 19 Eylül 2024 01:54
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
Evet, kemik uzatma ameliyatı ile elde edilen sonuçlar tamamen kalıcıdır; çünkü uzatma bölgesinde oluşan doku, vücudun kendi ürettiği doğal kemik dokusudur. Kaynama süreci (konsolidasyon) tamamlandıktan sonra bu yeni kemik, diğer kemiklerinizle aynı biyolojik özelliklere ve dayanıklılığa sahip olur, yaşam boyu herhangi bir erime veya boy kısalması yaşanmaz.
Yürüme süresi tercih edilen cerrahi yönteme göre değişmekle birlikte, LON (kombine) yöntemi uygulanan hastalar genellikle operasyondan 1-2 gün sonra destekle ayağa kalkabilmektedir. Tam yük vererek yardımsız yürüme süreci genellikle kemik kaynamasının güçlendiği 3. aydan itibaren başlar ancak fizik tedavi desteğiyle bu sürece adaptasyon hızlandırılır.
Her büyük cerrahi girişimde olduğu gibi enfeksiyon, sinir/damar gerginliği veya kemiğin beklenen hızda kaynamaması (psödoartroz) gibi ameliyat riskleri mevcuttur. A Life Sağlık Grubu’nda bu riskler; milimetrik cerrahi planlama, ileri sterilizasyon teknolojileri ve operasyon sonrası kesintisiz uzman takibi ile minimize edilerek başarı oranları en üst seviyede tutulmaktadır.
Operasyon genel anestezi altında gerçekleştirildiği için cerrahi sırasında herhangi bir ağrı hissedilmez, ameliyat sonrası ilk günler ise modern ağrı yönetimi teknikleriyle oldukça konforlu geçer. Günlük 1 mm’lik uzatma (distraksiyon) sürecinde kemiklerin birbirinden uzaklaşması kaslarda bir gerginlik hissi yaratabilir; bu durum uzman fizyoterapistler eşliğinde yapılan egzersizler ve doktor kontrolündeki hafif ağrı kesicilerle kolayca yönetilir.
Tıbbi olarak güvenli sınırlar içerisinde kalmak şartıyla, tek bir kemikte (uyluk veya kaval kemiği) tek seansta ortalama 5 ile 8 cm arasında uzama sağlamak mümkündür. Hastanın kemik yapısı ve yumuşak doku esnekliği uygunsa, her iki kemik grubuna kademeli işlem yapılarak toplamda 12-14 santimetreye kadar kalıcı estetik boy uzatma gerçekleştirilebilir.
Estetik amaçlı boy uzatma operasyonları için alt sınır, kemik gelişiminin tamamlandığı ve büyüme plaklarının kapandığı ortalama 18-20 yaş arasıdır. Üst sınır ise hastanın kemik kalitesine ve genel sağlık durumuna bağlı olmakla birlikte, kemik erimesi (osteoporoz) olmayan sağlıklı bireylerde 50’li yaşlara kadar başarıyla uygulanabilmektedir.
Konsolidasyon (kemik kaynaması) süreci tamamlanıp cihazlar çıkarıldıktan sonra hastalarımız koşma, yüzme ve ağırlık kaldırma gibi tüm ağır spor aktivitelerine güvenle dönebilmektedir. Oluşan yeni kemik dokusu vücudun orijinal kemiğiyle aynı sağlamlığa ulaştığı için, profesyonel sporcular dahi rehabilitasyon sürecinden sonra eski performanslarını yakalayabilirler.
LON yöntemi, kemik içindeki çivi ile dışarıdan takılan fiksatörün birlikte kullanıldığı daha ekonomik bir seçenekken; Precice 2, tamamen kemik içine yerleştirilen ve dışarıdan bir uzaktan kumanda ile yönetilen en konforlu teknolojidir. Precice 2 yönteminde dışarıda hiçbir aparat bulunmadığı için enfeksiyon riski çok daha düşüktür ve hastanın sosyal hayata adaptasyonu çok daha hızlı gerçekleşir.
Doğuştan gelen veya travma/kırık sonrası gelişen bacak boyu eşitsizliği tedavisi, sadece estetik bir düzeltme değil; omurga eğriliğini (skolyoz) ve kalça eklemi bozukluklarını önleyen hayati bir müdahaledir. Bu işlemde sadece kısa olan bacak, diğer bacakla tam eşitlik sağlanana kadar milimetrik olarak uzatılır ve hastanın yürüyüş aksındaki tüm bozukluklar kalıcı olarak giderilir.
Boy uzatma süreci iki aşamadan oluşur: Günlük 1 mm uzamanın yapıldığı "distraksiyon" fazı (örneğin 6 cm için 60 gün) ve kemiğin sertleştiği "kaynama" fazıdır. Toplamda 3. aydan itibaren yardımsız yürümeye ve normal ayakkabı giymeye başlanabilirken, tam fiziksel aktiviteye dönüş genellikle operasyonun 6. ile 9. ayları arasında gerçekleşir.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.