Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), 1960’lı yıllarda Dr. Aaron Beck tarafından geliştirilmiştir. Günümüzün en yaygın ve bilimsel olarak kanıtlanmış psikoterapi ekollerinden biridir.
Beck, depresyonun temelinde kişinin olayları nasıl yorumladığına dair hatalar olduğunu fark etmiştir. Bu hatalar, olumsuz düşünceler ve inançlardan kaynaklanır. Bu düşüncelerin değiştirilmesiyle depresyonun tedavi edilebileceğini savunmuştur. Bu devrim niteliğindeki düşünce, bilişsel davranışçı terapinin temelleri arasında ilk sırada yer almıştır.
Peki, BDT nedir? BDT nin temel prensibi, duygularımızın ve davranışlarımızın, olayların kendisinden çok, o olaylara verdiğimiz anlamlardan etkilendiğidir. Yani, bilişsel davranışçı terapi kavramları şu bağlantıya odaklanır: Düşünce -> Duygu -> Davranış.
Bilişsel davranışçı terapide, kişinin düşünce ve inançlarına odaklanılır. Terapist, kişinin olayları değerlendirirken yaptığı bilişsel çarpıtmalarını (felaketleştirme) belirlemesine yardımcı olur. Kişinin düşüncelerini sorgulayarak, gerçekçi olmayan ve işlevselliğini bozan olumsuz düşüncelerini değiştirmesine rehberlik eder.
Bu bilişsel (düşünsel) değişim, kişinin duygu ve davranışları üzerinde de doğrudan olumlu bir etki yaratır. Bu yaklaşım, "Bilişsel Davranışçı Terapi Temelleri ve Ötesi" olarak bilinen geniş bir literatürün de başlangıcı olmuştur.
Bilişsel davranışçı terapi nasıl uygulanır? BDT, yapılandırılmış, hedefe yönelik ve genellikle kısa süreli bir terapi modelidir. Genellikle haftada bir kez olmak üzere 12-16 seans olarak uygulanır. Ancak bu terapi sürecinde, seans sayısı kişinin yaşadığı psikolojik sorun türüne göre değişir.
Şiddetine ve terapinin ilerleyişine göre de esneklik gösterebilir. Terapi, bireysel olarak veya grup terapisi şeklinde gerçekleştirilebilir.
Terapi sürecinde, terapist ve danışan arasında şeffaf ve iş birliğine dayalı bir ilişki esastır. BDT, diğer birçok terapi yöntemleri aksine, terapistin "uzman" olduğu pasif bir süreç değildir. Danışanın aktif katılım gösterdiği bir ekip çalışmasıdır.
Terapist, bilişsel davranişçi terapi teknikleri kullanarak kişinin düşüncelerini sorgulamasını sağlar. Gerçekçi olmayan düşüncelerini test etmesine ve değiştirmesine yardımcı olur.
Bu bdt uygulamaları arasında bazı kanıta dayalı yöntemler bulunmaktadır. Bunlar şunlardır:
Bu süreçte aynı zamanda kişiye seanslar arasında uygulaması için ev ödevleri de verilir. Bu ev ödevleri, kişinin terapide öğrendiklerini günlük yaşamdaki zorluklara uygulamasını sağlar. Yeni bakış açılarını pekiştirmesine ve kendi kendine bilişsel davranışçı terapi becerileri geliştirmesine yardımcı olur.
Bilişsel terapi modelinin birçok avantajı vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:
Her terapötik yaklaşım gibi bilişsel davranışçı terapi modelinin de bazı sınırlılıkları veya zorlukları olabilir:
Bilişsel davranışçı terapinin temel amacı, kişinin düşünce ve davranışlarını değiştirerek psikolojik rahatsızlıkların tedavisine yardımcı olmaktır. Bu terapinin diğer amaçları şunlardır:
Bilişsel davranışçı terapi, birçok psikolojik sorun ve rahatsızlığın tedavisinde etkili bir yöntemdir. Örnek uygulamalardan bazıları şunlardır:
Depresyon, bilişsel davranışçı terapinin en sık kullanıldığı rahatsızlıklardan biridir. Terapi sürecinde, kişinin "değersizim", "gelecek umutsuz", "hiçbir şeyi başaramam" gibi olumsuz otomatik düşünceleri sorgulanır. Terapist, bu düşüncelerin kanıtlarını ve alternatif, daha gerçekçi bakış açılarını bulmaya yardımcı olur.
Aynı zamanda, bilişsel davranışçı terapi teknikleri ile kişinin kendini geri çektiği ve keyif almadığı aktiviteleri planlaması sağlanır. Bu, hayattan yeniden keyif almasını sağlar. Hem de "bir şeyler yapabiliyorum" düşüncesini pekiştirerek depresif kısır döngüyü kırmasına yardımcı olur.
Bilişsel davranışçı terapide, kişinin kaygı düzeyini artıran "felaket senaryoları" (örneğin; "sunumda rezil olacağım") sorgulanır. Kişiye, kaygının fiziksel belirtilerini bir tehlike işareti olarak değildir. Vücudun normal bir "savaş ya da kaç" tepkisi olarak yeniden yorumlaması öğretilir.
Bununla birlikte, "maruz bırakma" gibi tekniklerle, kişinin korktuğu durumlardan kaçmayarak bu durumlarla güvenli bir şekilde yüzleşmesi sağlanır. Bu yüzleşme, kaygıya neden olan durumlara karşı duyarsızlaşmayı ve kaygının zamanla doğal olarak azaldığını görmeyi sağlar.
OKB, bilişsel davranışçı terapinin en etkili olduğu rahatsızlıklardan biridir. Terapi sürecinde, kişinin obsesyonlarını tetikleyen düşüncelerle çalışılır. Bu düşünceler genellikle abartılı ve gerçek dışıdır. Örneğin, "ellerim mikrop kaptı" gibi takıntılı düşünceler olabilir.
Ayrıca, "eğer tam temizlemezsem sevdiklerim hastalanacak" gibi düşünceler de vardır. En önemli tekniklerden biri "Maruz Bırakma ve Tepki Önleme" (ERP) yöntemidir. Bu yöntemde danışandan obsesif düşüncesini tetiklemesi istenir.
Örneğin, kirli bir yüzeye dokunması beklenir. Ardından, kompulsiyonu yapmaması istenir. Yani, defalarca el yıkamaktan kaçınması gerekir. Bu süreç, kişinin kaygıyla başa çıkabileceğini ve korktuğu felaketin gerçekleşmediğini öğrenmesini sağlar.
Bilişsel davranışçı terapide, bulimia nervoza ve tıkınırcasına yeme bozuklukları tedavi edilir. Bu terapide, bedene ve yeme eylemine dair yanlış düşünceler hedeflenir. Örneğin, "Bir çikolata yersem kontrolü kaybederim" veya "Kilo alırsam değersiz olurum" gibi düşünceler var.
Danışanlarla düzenli beslenme alışkanlıkları oluşturuyoruz. Yiyeceklerle ilgili katı kuralları (örn: "yasaklı yiyecekler") esnetiyoruz. Tıkınma ve telafi etme (kusma, aşırı egzersiz) davranışlarının altında yatan tetikleyiciler belirlenir. Bunlarla başa çıkmak için yeni stratejiler geliştirilir.
Çocuk ve ergenler için bilişsel davranışçı terapi uygulamaları, yetişkinlerden farklı olarak somutlaştırılmış materyallerle sunulur. Teknikler, oyun terapisi, çizimler ("düşünce balonları"), hikayeler veya yaşa uygun materyallerle birleştirilir.
Örneğin, kaygıyı bir "canavar" olarak göstermek veya olumlu davranışları ödüllendirmek için "puan sistemleri" kullanılır. Bu sayede çocuk, kaygı, depresyon, dikkat eksikliği ve davranış sorunları gibi konularda düşüncelerini ve duygularını anlamayı öğrenir. Bu durum, duygularını yönetmesini de kolaylaştırır.
Bu etkili terapi yöntemidir, ancak sadece bu alanda yetkinlik kazanmış ruh sağlığı profesyonelleri tarafından uygulanmalıdır. BDT eğitimi, bu alanda uzmanlaşmak isteyenlere yöneliktir. Peki, bilişsel davranışçı terapi eğitimi kimler alabilir? Genellikle psikologlar, psikiyatristler, psikolojik danışmanlar ve psikiyatri hemşireleri gibi ruh sağlığı profesyonelleri bu eğitimlere katılabilir.
Bilişsel Davranışçı Terapi Derneği gibi ulusal ve uluslararası akredite kurumlar, BDT eğitimi süreçlerini denetler ve standardize eder. Eğitim içeriğini ve zorunlu süpervizyon (vaka danışmanlığı) süreçlerini tamamlayan profesyoneller, BDT eğitimini almış sayılır. Bilişsel davranışçı terapi Ankara gibi büyük şehirlerde bir terapist arayışında olabilirsiniz. Uzmanın bu yetkinliğe sahip olup olmadığını ve eğitimlerini hangi kurumdan aldığını sormanız en doğal hakkınızdır.
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 6 Kasım 2025 14:05
Yayınlanma Tarihi: 24 Nisan 2024 17:09
Araştırma Yaptığınız Konu ve Hastalık Hakkında Uzman Hekimlerimize Danışarak Sizlere Geri Dönüş Sağl
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.