Tifüs, bit, pire ya da akar (mite) gibi eklem bacaklılarla taşınan Rickettsia ailesinden bakterilerin yol açtığı, ateş ve döküntüyle seyreden bir enfeksiyon grubudur. Klinik tablolar bölgeye ve vektöre göre değişse de özünde hastalık, vektörün ısırığı veya dışkısının deriye sürtünmesiyle gelişen bakteriyel bir enfeksiyondur. Bu nedenle “tifüs nedir?” ya da “tifüs hastalığı nedir?” sorusunun kısa cevabı, vektör aracılı rickettsial enfeksiyonlardır.
Halk arasında lekeli humma olarak da anılır; “tifüs diğer adı” denilince en sık kullanılan ifade budur. Zaman zaman tifo ile karıştırılır ama tifo bambaşka bir hastalıktır; Salmonella typhi’nin yol açtığı bağırsak enfeksiyonudur. Aynı şekilde “kara humma nedir?” ifadesi tarihsel olarak çoğu kez vebayı (kara veba) ya da kala-azar’ı anlatır; tifüsle eşanlamlı değildir.
Tifüs etkeni bir virüs değil, bakteridir. Epidemik (bit) tifüsün nedeni Rickettsia prowazekii; endemik (murine/pire) tifüsün nedeni Rickettsia typhi; Asya-Pasifik kuşağında görülen scrub (çalı) tifüsün nedeni ise Orientia tsutsugamushi’dir. Her biri farklı vektörle, farklı ekolojik koşullarda karşımıza çıkar.
Günlük pratikte en çok endemik tifüs nedir sorusuyla karşılaşırız: Kemirgenlerde yaşayan pirelerin insanlara taşıdığı, genellikle daha hafif seyirli bir rickettsial enfeksiyondur. Epidemik biçim kalabalık ve hijyenin bozulduğu dönemlerde bit aracılığıyla yayılıp salgınlara neden olabilir.
Tifüs belirtileri genellikle ani başlayan yüksek ateş, baş ve kas ağrısı, belirgin halsizlik ile açılır. Birkaç gün içinde gövdeden başlayıp kol ve bacaklara yayılabilen kırmızımsı döküntüler eklenir. Döküntü çoğu zaman avuç içi ve ayak tabanını tutmaz; bu ayrıntı klinik şüpheyi güçlendirmeye yardım eder.
Şiddetli olgularda taşikardi, tansiyon düşüklüğü, bilinç bulanıklığı, öksürük, karın ağrısı ve karaciğer–dalak büyümesi görülebilir. “Tifüs hastalığı belirtileri”nin şiddeti epidemik tipte daha fazla olabilir. Gecikmiş tedavilerde dolaşım bozukluğu ve çoklu organ etkilenmesi gelişebileceği için erken tanı önemlidir.
Tifüs bulaşma yolları vektöre göre belirlenir. Epidemik tifüste vücut biti ısırığı ya da bit dışkısının kaşıma ile cilde sürtülmesi bulaşmanın temel mekanizmasıdır. Endemik tifüste fare piresi, scrub tifüste ise çalı–ormanlık alanlarda yaşayan akarlar (chigger) rol oynar.
Tam da bu yüzden “tifüs veba ve sıtma gibi hastalıkların bulaşma yolu hangisidir?” sorusunun yanıtı hatırlatıcıdır. Tifüs bit/pire/mite ile, veba çoğunlukla pire (pnömonik formda damlacık), sıtma ise Anopheles sivrisineğiyle bulaşır. Bulaş yollarındaki fark, korunma stratejilerini de belirler.
Klasik anlamda kişiden kişiye damlacık ile kolay bulaş söz konusu değildir. “Tifüs bulaşıcı mı?” dendiğinde asıl risk, hastadaki bitlerin ya da pirelerin başka kişilere geçmesidir. Bu nedenle barınma koşullarının bozulduğu afet, savaş, kalabalık kamp alanları gibi durumlarda epidemik tifüs salgın yapabilir.
Bireysel düzeyde temasın asıl kaynağı vektör olduğundan, kişisel hijyen, giysi–çarşafların yüksek ısıyla yıkanması, vektör mücadelesi ve kemirgen kontrolü bulaş zincirini kırmanın en etkili yollarıdır. Evcil hayvanlarda pire kontrolünün aksaması, endemik/murine tifüs riskini artırabilir.
“Tifüs neden olur?” sorusu eko-epidemiyolojik bir cevabı hak eder. Vektör popülasyonlarının arttığı, hijyenin bozulduğu ve kemirgenlerle insan temasının arttığı dönem ve coğrafyalarda risk yükselir. Yoksulluk, göç, savaş, afet koşulları ve ormanlık alanlarda kamp gibi aktiviteler bulaşa zemin hazırlar.
İklim dalgalanmaları ve mevsimsellik de vektör yoğunluğunu etkiler; pire ve akarların arttığı sıcak mevsimlerde olgu sayıları yükselebilir. Bu nedenle risk yönetimi, yalnızca kişisel korunmadan değil, çevresel ve toplumsal önlemlerden de beslenir.
Klinik tablo (ateş + döküntü + vektör teması) şüpheyi yükseltir; tanıda seroloji ve PCR kullanılır. Serolojik testler birkaç gün–hafta gecikmeyle pozitifleşebileceğinden, güçlü klinik şüphede tedavi geciktirilmemelidir. Laboratuvarda trombositopeni, hafif–orta transaminaz yüksekliği görülebilir.
Ayırıcı tanıda tifo, kızamık, kızıl, ilaç döküntüleri, COVID-19’da görülen bazı döküntülü tablolar, menenjitokoksemi ve veba gibi enfeksiyonlar düşünülür. Seyahat ve maruziyet öyküsü (bit/pire/ormanlık alan) tanıyı doğru yöne çeker; bu yüzden anamnez kritik önemdedir.
Tifüs hastalığı tedavisinin temelini doksisiklin oluşturur; erişkinde ve pek çok pediatrik olguda ilk tercihtir. Gebelik veya özel durumlarda hekim azitromisin ya da kloramfenikol gibi alternatifleri değerlendirir. Klinik iyileşme başlasa bile antibiyotik önerilen süreden önce kesilmemelidir.
Ağır seyirli olgularda sıvı–elektrolit replasmanı, oksijen, gerekirse yoğun bakım desteği tedaviye eklenir. Salgın koşullarında hasta izolasyonu, temaslıların değerlendirilmesi ve vektör mücadelesi eşzamanlı yürütülür; aksi halde zincir kırılmaz.
Geniş toplum için rutin bir tifüs aşısı bulunmamaktadır. Tarihsel bazı aşılar özellikle epidemik tifüse karşı sınırlı etki göstermiştir. Güncel korunma; bit ve pire kontrolü, kemirgenlerle teması azaltma, kişisel hijyen, riskli alanlarda uygun giysi ve repellent kullanımı üzerine kuruludur. Bu çerçevede “tifüs aşısı” yerine etkili vektör kontrolü ön plana çıkar.
Saha çalışanları, kampçılar, insani yardım ekipleri gibi risk gruplarında koruyucu önlemler ve erken başvuru eğitimi verilir. Olgu bildirimi ve sürveyans, toplumsal düzeyde riski azaltmada önemli araçlardır.
“Kara humma nedir?” ifadesi, coğrafya ve dönemine göre değişen bir halk deyimidir. Çoğu kez kara veba (plague) ya da kala-azar (visseral leishmaniasis) için kullanılmıştır. Tifüsle eşanlamlı değildir. Tifüsün yaygın eş adı lekeli hummadır. Bu ayrımı doğru yapmak hem tanıda kafa karışıklığını hem de yanlış tedavileri önler.
Tarihsel literatürdeki terim karmaşası güncel klinik yaklaşımı etkilememelidir. Klinik ve laboratuvar doğrulaması, hangi hastalıkla karşı karşıya olunduğunu netleştirir; adlandırma değil, doğru tanı–tedavi hayat kurtarır.
38–39 °C üzerinde yüksek ateş, yaygın döküntü, şiddetli baş–kas ağrısı ve son günlerde bit/pire/ormanlık alan teması öykünüz varsa gecikmeden değerlendirme alın. Nefes darlığı, bilinç değişikliği, tansiyon düşüklüğü veya yoğun halsizlik gibi bulgular acil yaklaşım gerektirir.
Afet, savaş, toplu barınma gibi salgın riski taşıyan ortamlarda ateşli döküntü gelişmesi durumunda yalnız bireysel değil, toplumsal koruma ve bildirim adımları da önemlidir. Erken başvuru ve uygun antibiyotik tedavisi, seyrin hızla düzelmesini sağlar.
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 6 Kasım 2025 14:05
Yayınlanma Tarihi: 8 Ekim 2025 15:30
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.