Kalın bağırsak ameliyatı, tıbbi adıyla kolektomi, sindirim sisteminin son bölümünü oluşturan kolonun bir kısmının veya tamamının cerrahi olarak çıkarılması işlemidir. Toplumda genellikle sadece "kolon kanseri" ile özdeşleştirilse de, kolektomi aslında hayatı tehdit eden birçok fonksiyonel ve inflamatuar bağırsak hastalığının tedavisinde "altın standart" çözümdür. Ankara’nın ileri cerrahi teknolojilerine sahip merkezlerinden biri olan A Life Sağlık Grubu bünyesinde, bu operasyonları sadece hastalıklı dokuyu çıkarmak değil, sindirim sisteminin devamlılığını ve hastanın yaşam kalitesini korumak vizyonuyla gerçekleştiriyoruz.
Kolektomi, hastalığın yayılımına ve türüne göre farklı isimler alır. Tıbbi dürüstlükle belirtmek gerekirse; cerrahın kararı, bağırsaktaki hasarlı bölgenin uzunluğu ve sağlıklı dokuların birleştirilme (anastomoz) imkanına göre şekillenir:
Total Kolektomi: Kalın bağırsağın (kolonun) tamamının çıkarılmasıdır. Genellikle yaygın ülseratif kolit veya ailevi polipozis sendromlarında tercih edilir.
Subtotal Kolektomi: Kolonun büyük bir kısmının çıkarılması, ancak rektumun korunmasıdır.
Hemikolektomi (Sağ veya Sol): Bağırsağın sağ veya sol yarısının çıkarılmasıdır. Kanser veya lokalize divertikülit vakalarında en sık başvurulan yöntemdir.
Proktokolektomi: Hem kolonun hem de rektumun çıkarılmasını kapsayan en geniş kapsamlı kolektomi türüdür.
Kolon kanseri dışındaki nedenler, günümüzde kolektomi operasyonlarının büyük bir kısmını oluşturmaktadır. Bu durumlar genellikle ilaçla tedavinin yetersiz kaldığı veya hayati riskin (perforasyon/delinme) oluştuğu senaryolardır:
Bağırsak duvarında oluşan küçük keseciklerin (divertikül) iltihaplanmasıdır. Eğer bu iltihap apse yapar, bağırsak duvarını deler (perforasyon) veya bağırsakta daralmaya yol açarsa, o bölgenin cerrahi olarak çıkarılması kaçınılmazdır.
Ülseratif Kolit hastalarında tüm kolonun tutulması ve ilaç direnci gelişmesi durumunda kolektomi "kesin çözüm" sunabilir. Crohn hastalığında ise bağırsaktaki şiddetli darlıklar (striktür) veya fistüller nedeniyle sadece sorunlu bölgenin çıkarılması (segmenter rezeksiyon) gerekebilir.
Tümörler, şiddetli divertikülitler veya bağırsağın kendi etrafında dönmesi (volvulus) sonucu oluşan tıkanmalar acil cerrahi gerektirir. Ayrıca bağırsağa giden kan akışının kesilmesi sonucu oluşan bağırsak iskemisi (kangren), doku ölümü gerçekleşmeden müdahale edilmesi gereken en kritik kolektomi nedenidir.
Endoskopik (kolonoskopi) yöntemle çıkarılamayacak kadar büyük olan veya yüksek kanserleşme riski taşıyan poliplerin bulunduğu bağırsak segmenti, önleyici bir tedbir olarak cerrahi ile alınır.
Ankara’daki Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ yerleşkelerimizde, kalın bağırsak ameliyatlarını multidisipliner bir yaklaşımla ele alıyoruz. A Life Sağlık Grubu’nun cerrahi vizyonu, hastanın ameliyat sonrası torba (stoma) kullanım ihtimalini minimize eden, kapalı cerrahi (laparoskopik/robotik) yöntemleri önceliklendiren bir yapıdır.
Kalın bağırsak cerrahisi, uzmanlık ve yüksek teknolojik donanım gerektirir. Ankara yerelinde uluslararası standartlarda cerrahi bakım ve hastaya özel tedavi planlamasıyla, sindirim sağlığınızı güvence altına alıyoruz.
Açık kolektomi, karın bölgesinde 20-25 cm’lik bir insizyon (kesi) yapılarak gerçekleştirilen geleneksel yöntemdir.
Teknik İşleyiş: Cerrah, karın boşluğunu doğrudan görerek ve dokunarak operasyonu yönetir.
Ne Zaman Tercih Edilir? Eğer bağırsakta devasa bir tümör varsa, bağırsak delinmiş (perfore) ve karın içine yaygın bir enfeksiyon (peritonit) gelişmişse veya hastanın daha önceki ameliyatlarına bağlı çok şiddetli yapışıklıkları varsa açık cerrahi halen hayati bir seçenektir.
Dezavantajları: Geniş kesi nedeniyle ameliyat sonrası ağrı daha fazladır, hastanede yatış süresi uzundur (7-10 gün) ve yara yeri enfeksiyonu riski kapalı yöntemlere göre daha yüksektir.
Halk arasında "kapalı kalın bağırsak ameliyatı" olarak bilinen laparoskopi, modern cerrahinin altın standartlarından biridir.
Teknik İşleyiş: Karın bölgesinde açılan 0.5 ile 1 cm arasındaki 4 veya 5 küçük delikten (port) girilerek yapılır. Karın içi CO2 gazı ile şişirilir ve yüksek çözünürlüklü bir kamera rehberliğinde operasyon gerçekleştirilir.
Avantajları: * Daha Az Travma: Karın kasları kesilmediği için ameliyat sonrası ağrı minimaldir.
Hızlı İyileşme: Hastalar genellikle 3-5 gün içinde taburcu edilir ve sosyal hayatlarına 2 hafta içinde dönebilirler.
Estetik Sonuç: Geniş bir yara izi yerine, neredeyse belirsizleşen küçük izler kalır.
Anastomoz Aşaması: Bağırsağın hastalıklı kısmı çıkarıldıktan (rezeksiyon), sağlıklı uçların birbirine bağlanması (anastomoz) işlemi laparoskopik stapler cihazları ile kapalı olarak tamamlanır.
Robotik cerrahi (da Vinci Sistemi), laparoskopinin sunduğu tüm avantajları bir adım öteye, "mikro cerrahi" seviyesine taşır.
Teknik İşleyiş: Cerrah, ameliyat masasının yanındaki bir konsolda oturur. Robotun kolları, cerrahın el hareketlerini milimetrik olarak taklit eder.
Hassasiyetin Sırrı: * 3 Boyutlu Görüntü: Cerrah, ameliyat sahasını 10-15 kat büyütülmüş ve gerçek 3 boyutlu derinlikle görür.
Titreme Filtresi: İnsan elindeki doğal titremeler robotik kollar tarafından filtrelenir; bu sayede damar ve sinir koruyucu cerrahi en üst düzeyde yapılır.
Manevra Kabiliyeti: Robotik kollar, insan bileğinin yapamadığı 540 derecelik dönüş hareketlerini yapabilir. Özellikle rektum gibi dar ve derin bölgelerdeki ameliyatlarda robotik cerrahi benzersiz bir konfor sunar.
Hangi yöntemin size neler sunacağını objektif verilerle karşılaştıralım:
| Kriter | Açık Cerrahi | Laparoskopik (Kapalı) | Robotik Cerrahi |
|---|---|---|---|
| Kesi Boyutu | 20 - 25 cm | 0.5 - 1 cm (4-5 adet) | 0.5 - 1 cm (4-5 adet) |
| Görüntü Kalitesi | Çıplak Göz | 2D Yüksek Çözünürlük | 3D / 4K Derinlik ve On Kat Büyütme |
| Ağrı Seviyesi | Yüksek | Düşük | Çok Düşük |
| Hastanede Kalış | 7 - 10 Gün | 3 - 5 Gün | 3 - 4 Gün |
| Kan Kaybı Riski | Orta | Düşük | Minimum |
| Sinir Koruma | Zor | İyi | Mükemmel (Sinir Koruyucu Teknik) |
| Anastomoz Güvenliği | Manuel | Stapler | Stapler + Robotik Dikiş |
Ankara'daki Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ yerleşkelerimizde hastalarımızı değerlendirirken şu kriterlere bakıyoruz:
Laparoskopi Kimler İçin? Kolonun sağ veya sol tarafındaki tümörler, divertikülit ve polipler için hastaların %90'ı laparoskopiye uygundur.
Robotik Cerrahi Kimler İçin? Özellikle Rektum Kanseri vakalarında, pelvis denilen dar bölgedeki çalışmalarda robotik cerrahi; cinsel fonksiyonları ve idrar kontrolünü sağlayan sinirleri korumada büyük üstünlük sağlar. Ayrıca ileri derece obez hastalar için de robotik sistem büyük kolaylık sunar.
Açık Cerrahi Kimler İçin? Acil tıkanmalar, bağırsak delinmeleri veya daha önce çok sayıda ameliyat geçirmiş "komplike" vakalar için güvenli limandır.
Kalın bağırsak cerrahisi, rastgele bir doku çıkarma işlemi değil; bağırsağın kanlanmasını sağlayan damar yapısına ve lenf haritasına göre planlanan titiz bir "bölgesel haritalama" sürecidir. Bir genel cerrahi uzmanı olarak, operasyonun adını belirleyen temel unsurun hastalıklı dokunun konumu olduğunu belirtmeliyim. Ankara A Life Sağlık Grubu kliniklerinde gerçekleştirdiğimiz bu operasyonlarda, sadece sorunlu bölgeyi çıkarmıyor, bağırsağın geri kalan kısmının en sağlıklı şekilde çalışabilmesi için damar ve sinir koruyucu cerrahiyi (Vessel-preserving surgery) önceliklendiriyoruz.
İşte kalın bağırsağın anatomik bölgelerine göre uygulanan temel ameliyat türleri:
Kalın bağırsağın başlangıç kısmı olan kör bağırsak (çekum) veya çıkan kolonda yer alan tümör, polip veya divertikül gibi sorunlarda uygulanır.
Cerrahi Teknik: Bağırsağın sağ tarafı, yaklaşık 15-20 cm’lik son ince bağırsak (ileum) kısmı ile birlikte çıkarılır.
Damar Yönetimi: Bu bölgeyi besleyen ileokolik arter ve sağ kolik arter köklerinden bağlanır. Bu işlem, özellikle kanser vakalarında lenf bezlerinin temizlenmesi (lenfadenektomi) için hayati önem taşır.
Anastomoz: İnce bağırsağın ucu ile kalın bağırsağın enine (transvers) kısmı birbirine bağlanır. Buna ileo-transvers anastomoz denir.
Kalın bağırsağın sol tarafında, iniş kolonu (descending colon) bölgesindeki hastalıklar için tercih edilir.
Cerrahi Teknik: Enine kolonun son kısmı ve sol kolon çıkarılır.
Damar Yönetimi: Bu bölgenin ana besleyicisi olan inferior mezenterik arterin (İMA) dalları veya ana gövdesi bağlanır.
Anastomoz: Enine kolon ile sigmoid kolon veya rektumun üst ucu birleştirilir.
Bağırsağın "S" şeklindeki son bölümü olan sigmoid kolon ve rektum birleşimi, divertikülitlerin ve poliplerin en sık görüldüğü alandır.
Sigmoid Rezeksiyon: Sadece S şeklindeki bölümün çıkarılmasıdır. Özellikle kronik divertikülit ataklarında "kesin çözüm" olarak uygulanır.
Low Anterior Rezeksiyon (LAR): Rektumun (bağırsağın son 15 cm'lik kısmı) üst veya orta kısımlarına yapılan müdahaledir. Burada cerrahın en büyük önceliği, makat kaslarını (sfinkter) koruyarak hastanın normal yolla tuvalete çıkmaya devam etmesini sağlamaktır.
Anastomoz: Kalın bağırsak doğrudan rektuma bağlanır (kolo-rektal anastomoz).
Tüm kalın bağırsağın boydan boya hastalıklı olduğu (yaygın ülseratif kolit, ailevi polipozis sendromları veya tüm kolonu tutan çoklu tümörler) durumlarda uygulanır.
Cerrahi Teknik: Kalın bağırsağın tamamı çıkarılır.
Damar Yönetimi: Hem superior hem de inferior mezenterik arter dalları kontrollü olarak bağlanır.
Anastomoz: İnce bağırsağın son ucu doğrudan rektuma bağlanır (ileo-rektal anastomoz). Bu sayede hasta, kalın bağırsağı olmasa bile sindirim sisteminin devamlılığını korumuş olur.
Kalın bağırsak ameliyatlarının başarısı, yapılan bağlantının (anastomoz) sağlamlığına bağlıdır. Ankara Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ hastanelerimizde bu birleştirme işlemlerini; doku beslenmesini bozmayan, sızdırmazlık garantisi yüksek titanyum stapler (zımba) teknolojileri ile gerçekleştiriyoruz.
Operasyonun türü ne olursa olsun, A Life Sağlık Grubu cerrahi ekibi olarak hedefimiz; hastalıklı dokuyu en geniş sınırlarla temizlerken, sağlıklı dokuları en güvenli şekilde birleştirmektir. Ankara'da kalın bağırsak cerrahisi alanında sunduğumuz bu teknik derinlik ve teknolojik altyapı, iyileşme sürecinizin en büyük teminatıdır.
Stoma, bağırsağın bir kısmının karın duvarına ağızlaştırılması ve dışkının karına yapıştırılan özel, koku sızdırmaz bir torba aracılığıyla tahliye edilmesidir.
İleostomi: İnce bağırsağın ağızlaştırılmasıdır (Genellikle sağ karın bölgesinde).
Kolostomi: Kalın bağırsağın ağızlaştırılmasıdır (Genellikle sol karın bölgesinde).
Hastalarımızın en çok yanıldığı nokta, her torbanın ömür boyu kalacağı düşüncesidir. Oysa vakaların büyük çoğunluğunda stoma "geçici" bir çözümdür.
Geçici Stoma (Koruyucu): Bağırsak birleştirildikten (anastomoz) sonra, bu yeni dikiş hattının iyileşmesi için üzerinden dışkı geçmemesi istenir. Torba, bu hattı korumak amacıyla takılır ve genellikle 2-3 ay sonra basit bir işlemle kapatılarak bağırsak tekrar içeri alınır.
Kalıcı Stoma: Tümör makat kaslarına (sfinkter) çok yakınsa veya kasları tutmuşsa, makatın tamamen iptal edilmesi gerekebilir. Bu durumda dışkılama ömür boyu stoma aracılığıyla yapılır.
Cerrahi vizyonumuzda şu üç durumda torba kullanımı kaçınılmaz hale gelebilir:
Acil Vakalar: Bağırsak delinmesi (perforasyon) veya yaygın karın içi iltihabı (peritonit) olan durumlarda, kirli bir ortamda bağırsakları birbirine dikmek sızıntı riskini %100'e yaklaştırır. Bu aşamada torba, hastayı sepsisten korur.
Düşük Rektum Ameliyatları: Makatın hemen üzerindeki birleştirmelerde sızıntı riski yüksektir. Hattı korumak için geçici ileostomi açılır.
Bağırsak Beslenmesinin Bozulması: Eğer birleştirilecek uçların kanlanması yeterli değilse, dikişlerin tutmama riski nedeniyle stoma tercih edilir.
Evet, modern cerrahi teknolojiler sayesinde "torbasız ameliyat" oranlarımız her geçen gün artmaktadır. Ankara Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ hastanelerimizde kullandığımız robotik cerrahi ve ileri teknolojik stapler (zımba) cihazları, çok dar ve derin bölgelerde bile güvenli dikiş yapmamıza olanak tanır. Planlı (elektif) vakaların çoğunda, bağırsak devamlılığını stoma açmadan sağlamak temel hedefimizdir.
Günümüz tıp teknolojisinde torba bakımı, sanıldığından çok daha konforludur. Modern stoma torbaları; dışarıdan belli olmayan, koku sızdırmayan ve denize girmeye bile imkan tanıyan yüksek teknolojili ürünlerdir. A Life Sağlık Grubu bünyesindeki uzman stoma hemşirelerimiz, hastalarımıza ameliyat öncesi ve sonrası uygulamalı eğitim vererek bu süreci bir "engel" olmaktan çıkarıp "yönetilebilir bir süreç" haline getirmektedir.
A Life Sağlık Grubu olarak cerrahi başarımızı, deneyimli cerrah kadromuzun yanı sıra sahip olduğumuz teknolojik altyapıya borçluyuz. Kalın bağırsak ameliyatlarında amacımız, sadece hastalığı temizlemek değil; hastanın en kısa sürede, en az ağrıyla ve fonksiyonel kaybı olmadan ailesine dönmesini sağlamaktır. Ankara yerelinde, dünya standartlarında robotik ve laparoskopik cerrahi imkanlarımızla yanınızdayız.
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 6 Ocak 2026 16:28
Yayınlanma Tarihi: 31 Temmuz 2024 00:04
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
Kalın bağırsak ameliyatı genellikle kolon kanseri, ciddi bağırsak tıkanıklıkları, durdurulamayan kanamalar veya kronikleşmiş ülseratif kolit ve Crohn gibi hastalıkların tedavisinde tercih edilir. Ayrıca divertikülit gibi iltihabi durumların tekrarlaması veya bağırsak duvarında delinme meydana gelmesi durumunda, hastalıklı bölgenin çıkarılması hayati bir zorunluluk haline gelir.
Laparoskopik kolektomi, karın bölgesine açılan birkaç küçük delikten kamera ve özel cerrahi aletler yardımıyla gerçekleştirilen modern bir yöntemdir. Bu teknik sayesinde geniş bir cerrahi kesi yapılmadığı için hastalar ameliyat sonrası çok daha az ağrı hisseder, enfeksiyon riski minimize edilir ve hastaneden taburcu olma süresi geleneksel yöntemlere göre oldukça kısalır.
Kalın bağırsak ameliyatı olan her hastaya torba takılması söz konusu değildir; bu durum genellikle bağırsağın birleştirilen kısımlarının dinlendirilmesi gereken acil vakalarda veya riskli durumlarda tercih edilir. Eğer bağırsak uçları sağlıklı bir şekilde birbirine dikilebiliyorsa (anastamoz), hasta normal dışkılama yolunu kullanmaya devam eder; torba takılan vakaların çoğunda ise bu durum birkaç ay sonra yapılan ikinci bir işlemle geri alınabilmektedir.
Ameliyatın süresi, çıkarılacak bağırsak bölümünün uzunluğuna ve tercih edilen yönteme göre genellikle iki ile dört saat arasında değişmektedir. Her cerrahi işlemde olduğu gibi enfeksiyon, kanama veya anestezi riskleri bulunsa da deneyimli cerrahlar ve modern teknoloji eşliğinde yapılan operasyonlarda "sızıntı" (kaçak) gibi komplikasyonların görülme oranı oldukça düşüktür.
Ameliyat sonrası hastalar genellikle ilk birkaç gün sıvı gıdalarla beslenmeye başlar ve bağırsak hareketleri normale döndükçe kademeli olarak katı gıdaya geçiş yapılır. Tam iyileşme süreci dört ile sekiz hafta sürerken, bu dönemde az az ve sık beslenmek, bol su içmek ve gaz yapıcı gıdalardan kaçınmak sindirim sisteminin yeni düzene uyum sağlaması açısından kritiktir.
Eğer ameliyat kolon kanseri nedeniyle yapıldıysa, hastalıklı bölge temizlendikten sonra nüks riskini azaltmak için onkolojik protokoller takip edilir. Ameliyat sonrası düzenli yapılan kolonoskopi kontrolleri ve tetkikler, bağırsağın geri kalan kısmında oluşabilecek yeni poliplerin erkenden saptanmasını sağlayarak kanserin tekrarlamasını engellemede en güçlü silahtır.
Günümüz kalın bağırsak ameliyatı maliyetleri; operasyonun kapalı mı yoksa açık mı yapılacağına, kanser vakalarında lenf nodu temizliği gibi ek prosedürlere ve hastanede yatış süresine göre belirlenmektedir. Kişiye özel tedavi planı, kullanılacak ileri teknolojik ekipmanlar ve güncel fiyat bilgisi için hastanemizle iletişime geçerek uzman doktorlarımızdan randevu alabilirsiniz.
Kalın bağırsak operasyonlarından sonra cinsel yaşama dönüş için genellikle dikişlerin tamamen iyileştiği ve hastanın kendini fiziksel olarak güçlü hissettiği dört ile altı haftalık bir süre önerilir. Özellikle rektum bölgesine yakın yapılan müdahalelerde sinir yapılarının korunması iyileşme konforunu artırırken, bu süreçte herhangi bir ağrı veya zorlanma hissedildiğinde mutlaka takip eden cerrahın görüşü alınmalıdır.
Her karın içi cerrahisinde olduğu gibi kalın bağırsak ameliyatları sonrasında da dokuların birbirine tutunmasıyla oluşan yapışıklık riski mevcuttur; ancak laparoskopik (kapalı) cerrahi yöntemlerin kullanılması bu ihtimali ciddi oranda düşürmektedir. Ameliyat sonrasında erken dönemde yapılan hafif yürüyüşler bağırsakların hareketliliğini destekleyerek hem yapışıklık riskini hem de bağırsak düğümlenmesi gibi istenmeyen komplikasyonları önlemede en etkili yoldur.
Hastaların araba kullanmaya başlaması için genellikle operasyon sonrası kullanılan güçlü ağrı kesicilerin bırakılmış olması ve ani fren gibi refleks hareketlerde karın bölgesinde şiddetli ağrı hissedilmemesi beklenir. Bu süreç genellikle kapalı ameliyatlarda bir ile iki hafta sürerken, açık cerrahi geçiren hastaların karın duvarındaki doku bütünlüğünün tam sağlanması için yaklaşık bir ay beklemesi daha güvenli kabul edilmektedir.
Özellikle açık cerrahi kesisi yapılan bölgelerde, karın duvarının zayıflamasına bağlı olarak "kesi yeri fıtığı" oluşma riski bulunur. Bu riski minimize etmek için ameliyat sonrası ilk iki ay boyunca ağır kaldırmaktan kaçınılmalı, kabızlık nedeniyle aşırı ıkınma durumundan uzak durulmalı ve cerrahın önerdiği durumlarda karın korsesi kullanılarak dikiş hattı desteklenmelidir.
Kalın bağırsağın temel görevi su ve bazı elektrolitlerin emilimi olduğu için bağırsağın bir bölümünün çıkarılması genellikle vitamin emilimini (ince bağırsak gibi) dramatik şekilde etkilemez. Ancak iyileşme sürecinde hastaların elektrolit dengesini korumak adına bol su tüketmeleri ve doktorun önerdiği periyodik kan tahlilleri ile vitamin değerlerini takip ettirmeleri, genel sağlık durumunun korunması açısından tavsiye edilmektedir.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.