Rizotomi, ismini Yunanca "kök" anlamına gelen rhiza kelimesinden alır. Temel olarak, omurilikten çıkan ve ağrı duyusunu beyne taşıyan sinir köklerine (radiks) yapılan müdahaleyi ifade eder. Bu işlemde amaç, hedef siniri tamamen yok etmek değil, sinirin iletim kapasitesini seçici bir şekilde bozarak beynin ağrıyı algılamasını engellemektir.
Günümüzde rizotomi; trigeminal nevraljiden kaynaklanan şiddetli yüz ağrılarında, faset eklem kaynaklı kronik bel ve boyun ağrılarında, ayrıca serebral palsili çocuklarda görülen spastisiteyi (aşırı kas sertliği) yönetmede kullanılan en etkili yöntemlerden biridir.
İnsan vücudundaki duyusal iletim sistemi, muazzam bir elektrik ağına benzer. Omuriliğimizin her seviyesinden sağa ve sola doğru simetrik sinir kökleri çıkar. Bu kökler iki ana bileşenden oluşur:
Ventral (Ön) Kökler: Beyinden gelen komutları kaslara ileterek hareketi sağlar.
Dorsal (Arka) Kökler: Deriden, eklemlerden ve iç organlardan gelen duyusal verileri (sıcaklık, dokunma, ağrı) omuriliğe, oradan da beyne taşır.
Ağrı sinyalleri, çevresel reseptörler (nosiseptörler) tarafından algılandıktan sonra elektriksel bir akım olarak sinir hatları boyunca ilerler. Bu akım, omuriliğe girmeden hemen önce Dorsal Kök Ganglionu adı verilen kontrol noktasından geçer. Rizotomi cerrahisinde bizim hedefimiz, motor fonksiyonları (hareketi) koruyup sadece ağrı iletiminden sorumlu olan bu duyusal lifleri hedef almaktır.
Kronik ağrı durumlarında sinir sistemi "patolojik bir döngüye" girer. Sinir kökü, ortada fiziksel bir hasar kalmasa bile beyne sürekli olarak "burada bir sorun var" sinyali gönderir. Bu durum zamanla beynin ağrı eşiğinin düşmesine ve en ufak bir uyaranın (hatta rüzgarın bile) şiddetli ağrı olarak algılanmasına (allodini) neden olur.
Rizotomi ameliyatı ile bu sinyal hattına cerrahi bir "kesinti" uygularız. İşlem sırasında;
Selektif Yaklaşım: Sadece ağrıyı taşıyan lifler seçilir.
Fizyo-Patolojik Engelleme: Sinir köküne uygulanan ısı (radyofrekans) veya mekanik müdahale, sinirin yapısındaki iletim kanallarını bloke eder.
Kalıcı Rahatlama: Sinyal beyne ulaşamadığı için "ağrı" algısı ortadan kalkar.
Ankara A Life Sağlık Grubu olarak, "A Life'ta Sağlığınız Özel" vizyonumuzla her hastayı biyomekanik ve nörolojik olarak bireysel bazda değerlendiriyoruz. 2026 teknolojisiyle donatılmış ameliyathanelerimizde, gelişmiş sinir stimülasyon testleri uygulayarak hata payını sıfıra indiriyoruz. Rizotomi, doğru hastada ağrısız bir hayata açılan en önemli kapılardan biridir.
Rizotomi uygulamaları, ağrının kaynağına ve hastanın klinik tablosuna göre farklı teknik yöntemlerle gerçekleştirilir. İşlemin temel basamağı, hedef sinir kökünün görüntüleme cihazları (floroskopi veya tomografi) eşliğinde milimetrik hassasiyetle saptanmasıdır. İster bir iğne ucuyla yapılsın ister mikroskop altında cerrahi bir kesiyle; temel gaye, motor fonksiyonları koruyarak duyusal ağrı iletimini "sessize almaktır".
Radyofrekans rizotomi, günümüzde kronik bel, boyun ve yüz ağrılarında (trigeminal nevralji) en yaygın kullanılan minimal invaziv yöntemdir. Bu yöntemde, yüksek frekanslı elektrik akımı (500 kHz civarında) kullanılarak iğne ucunda kontrollü bir ısı enerjisi oluşturulur.
Doku Üzerindeki Etkisi: Hedeflenen sinir dokusuna ulaşıldığında, iğnenin ucundaki ısı yaklaşık 80 derece seviyelerine çıkarılır. Bu kontrollü ısı, sinir proteinlerinde "termokoagülasyon" adı verilen bir değişime yol açar. Bu değişim, sinirin ağrı sinyalini iletme yeteneğini kalıcı veya uzun süreli olarak durdurur.
Pulsed (Atımlı) RF Alternatifi: Eğer sinir dokusuna ısı ile zarar verilmek istenmiyorsa, ısı yerine yüksek voltajlı elektrik alanları oluşturan "Pulsed RF" tekniği uygulanır. Burada ısı 42 dereceyi geçmez; amaç siniri yakmak değil, elektrik alanı ile "sersemleterek" ağrı iletimini düzenlemektir.
Kimyasal rizotomi, genellikle trigeminal nevralji gibi spesifik durumlarda veya ileri evre kanser ağrılarında tercih edilen bir nörolitik (sinir eritici) yöntemdir. Bu işlemde ısı yerine, sinir liflerini kimyasal olarak deaktive eden ajanlar kullanılır.
Glikerol Enjeksiyonu: Özellikle trigeminal sinirin bulunduğu Meckel boşluğuna yapılan glikerol enjeksiyonu, sinir liflerinin etrafındaki kılıfı etkileyerek ağrı iletimini bloke eder.
Alkol ve Fenol: Daha radikal vakalarda kullanılan saf alkol veya fenol gibi maddeler, sinir liflerinde geri dönüşümsüz bir doku kaybı yaratarak ağrıyı kaynağında kurutur. Bu yöntemler, cerrahi riski yüksek olan hastalarda iğne ucuyla yapılabilmesi nedeniyle büyük avantaj sağlar.
Kapalı müdahalelerin yetersiz kaldığı veya spastisite (serebral palsi vb.) gibi durumların yönetildiği vakalarda cerrahi rizotomi (Selektif Dorsal Rizotomi - SDR) uygulanır. Bu yöntem, minimal invaziv işlemlerden farklı olarak tam bir cerrahi disiplin gerektirir.
Mikrocerrahi Yaklaşım: Operasyon, yüksek büyütmeli mikroskoplar altında gerçekleştirilir. Omuriliğin arka kökleri tek tek ayrıştırılır.
Nöromonitörizasyon: Elektriksel uyarılar verilerek hangi sinir lifinin aşırı kasılmaya veya ağrıya neden olduğu saptanır. Sadece "hatalı" olan sinir lifleri mikroskobik olarak kesilir.
Kapalı rizotomi yöntemleri (RF ve Kimyasal), hastaya şu kritik faydaları sunar:
Hızlı İyileşme: Ciltte kesi yapılmaz, dikiş gerektirmez. Hasta operasyondan 2 saat sonra yürüyerek eve gidebilir.
Lokal Anestezi: Çoğu işlem genel anestezi gerektirmeden, sadece bölge uyuşturularak yapılır.
Hedefe Yönelik: Görüntüleme eşliğinde yapıldığı için komşu dokulara zarar verme riski minimumdur.
Ankara A Life Sağlık Grubu olarak, "A Life'ta Sağlığınız Özel" ilkesiyle bu ileri teknikleri birleştiriyoruz. 2026 teknolojisinin sunduğu imkanlar sayesinde, kronik ağrıyı bir kader olmaktan çıkarıp, bilimsel bir çözüm sürecine dönüştürüyoruz.
Trigeminal nevralji tedavisinde temel felsefe, ağrı sinyalini taşıyan beşinci kafa sinirinin (Trigeminal sinir) iletimini kontrollü bir şekilde bozmaktır. Radyofrekans rizotomi, bu sinirin "Gasser Ganglionu" adı verilen ana merkezine ısı enerjisi uygulayarak, ağrı liflerini (A-delta ve C lifleri) seçici bir şekilde tahrip etme işlemidir.
Bu yöntemin en büyük avantajı, sinirin dokunma duyusunu sağlayan liflerini büyük oranda korurken, sadece o keskin acıyı taşıyan ağrı liflerini hedef almasıdır. Özellikle ileri yaş nedeniyle açık beyin ameliyatını (Mikrovasküler Dekompresyon - MVD) kaldıramayacak hastalar veya MVD sonrası ağrısı tekrarlayan vakalar için RFT, 2026 yılı tıp standartlarında bir can simidi niteliğindedir.
Cerrahinin başarısı, kafa tabanındaki milimetrik bir delikten geçebilme yeteneğine bağlıdır. Trigeminal sinir, kafatasının tabanında yer alan Foramen Ovale isimli küçük bir delikten geçerek yüze dağılır.
Ameliyathane ortamında, gelişmiş C-kollu skopi (X-ray) cihazları kullanarak bu deliği canlı yayında görüntülüyoruz. Hedefimiz, iğnenin ucunu bu delikten içeri sokarak kafatasının içindeki Meckel Boşluğu'nda yer alan Gasser Ganglionu'na ulaştırmaktır. Bu bölge, yüzün üç ana bölgesine (göz çevresi, üst çene, alt çene) giden tüm sinir liflerinin toplandığı ana santraldir. Deliğin konumu hastadan hastaya milimetrik farklılıklar gösterdiği için, cerrahın bu anatomik geçide olan hakimiyeti, komplikasyon riskini sıfıra yaklaştıran en önemli faktördür.
İşlem, hastanın yanağından, ağız köşesinin yaklaşık 2-3 cm dışından bir iğne ile girilerek gerçekleştirilir. Ciltte herhangi bir kesi yapılmaz, dikiş gerektirmez.
Giriş: İğne, radyolojik görüntüleme eşliğinde Foramen Ovale’ye doğru yönlendirilir.
Yerleşim: İğnenin ucu ganglion içine ulaştığında, iğnenin içinden bir elektrot (tel) gönderilir.
Test ve Yakma: Sinirin hangi dalının ağrıdan sorumlu olduğu test edilir ve ardından ısı uygulamasına geçilir.
Bu süreç, cerrahi bir işlemden ziyade, yüksek hassasiyetli bir "nokta atışı" müdahalesidir. Ankara'daki merkezlerimizde bu işlem genellikle 30 ila 45 dakika içinde tamamlanır.
Bu, hastalarımızın en çok merak ettiği ve bazen çekindiği bir konudur. Evet, ameliyatın bir bölümünde hastayı "yarı uyanık" (sedasyon altında) tutuyoruz.
İğneyi yerleştirirken hasta uyur pozisyondadır ve acı duymaz. Ancak yakma (termokoagülasyon) işlemine geçmeden önce, elektrot aracılığıyla düşük voltajlı bir elektrik uyarısı veriyoruz. Bu aşamada hastayı hafifçe uyandırıp, "Yüzünün neresinde karıncalanma hissediyorsun?" diye soruyoruz. Eğer hasta tam ağrısının olduğu bölgeyi (örneğin alt çene) tarif ediyorsa, doğru noktada olduğumuzdan emin oluyoruz. Bu "duyu testi", özellikle gözü koruyan kornea refleksinin zarar görmemesi için hayati bir güvenlik adımıdır. Doğru yer teyit edildikten sonra hasta tekrar uyutulur ve ısıtma işlemi gerçekleştirilir.
Dürüst bir tıbbi yaklaşımla belirtmek gerekir ki; radyofrekans rizotomide ağrıyı durdurmanın bedeli, yüzün o bölgesinde bir miktar uyuşukluk (hissizlik) oluşmasıdır. Aslında bu uyuşukluk, işlemin başarılı olduğunun ve sinir iletiminin kesildiğinin bir göstergesidir. Hastaların %95'inden fazlası, o dayanılmaz ağrıdansa bu hafif hissizliği tercih ettiklerini ifade etmektedir.
Başarı Oranı: İlk müdahalede ağrının tamamen kesilme oranı %90'ın üzerindedir.
Kalıcılık: Etkisi genellikle 2 ila 5 yıl arasında sürer. Ağrı tekrarlarsa işlem aynı kolaylıkla yeniden uygulanabilir.
Aşağıdaki tablo, hastalarımızla tedavi seçeneğine karar verirken kullandığımız temel karşılaştırma verilerini içermektedir:
| Özellik | Radyofrekans Rizotomi (RFT) | Glikerol Rizotomi | Balon Kompresyon |
|---|---|---|---|
| Uygulama Şekli | Isı Enerjisi (80°C) | Kimyasal Enjeksiyon | Mekanik Baskı (Balon) |
| Hissizlik Riski | Orta - Yüksek | Düşük | Orta |
| Başarı Oranı | %90+ (En Yüksek) | %70 - %80 | %80 - %90 |
| Duyu Testi Gereksinimi | Var (Seçici dal seçimi) | Yok | Yok |
| İdeal Hasta Grubu | Bölgesel (tek dal) ağrılar | Tüm yüz ağrıları | Tüm yüz / Yaşlı hastalar |
Kıdemli bir cerrah olarak tavsiyem; trigeminal nevraljide "ağrıyla yaşamaya alışmak" yerine, 2026 teknolojisinin sunduğu bu kapalı yöntemleri değerlendirmenizdir. Ankara A Life Sağlık Grubu olarak, A Life'ta Sağlığınız Özel mottosuyla, yüzünüzdeki o acı ifadeyi kalıcı bir gülümsemeye dönüştürmek için buradayız.
Faset eklemleri, omurları birbirine bağlayan ve omurganın hareket kabiliyetini sağlayan pencerelerdir. Yaşlanma, travma veya aşırı yüklenme sonucu bu eklemlerdeki kıkırdak yapı bozulduğunda, eklem çevresindeki kapsül gerilir ve şiddetli bir ağrı sinyali üretir. Rizotomi işlemi, bu eklemlerin ağrı duyusunu beyne taşıyan medial branch (iç dal) sinirlerine uygulanır.
Bu işlemde temel amaç, eklemin kendisini tedavi etmek değil, eklemden gelen "ağrı mesajını" beyne ileten kabloyu (siniri) devre dışı bırakmaktır. Radyofrekans enerjisi ile gerçekleştirilen bu müdahale, fıtık ameliyatı gerektirmeyen ancak yaşam kalitesi ciddi oranda düşmüş hastalar için 2026 tıp dünyasındaki en rasyonel çözümlerden biridir.
Hastalarımıza rizotomi önermeden önce mutlaka bir "deneme sürüşü" yapıyoruz. Bu noktada blokaj ve rizotomi arasındaki farkı bilmek kritik önem taşır:
Medial Branch Blokajı (Tanısal): Şüpheli eklemin sinirine sadece lokal anestezik madde enjekte edilir. Bu işlem geçicidir (birkaç saat veya gün sürer). Eğer hasta bu kısa sürede "ağrım %80 oranında geçti" diyorsa, ağrının kaynağının faset eklemi olduğu kanıtlanmış olur.
Faset Rizotomi (Tedavi edici): Blokajla yeri onaylanan sinire, radyofrekans iğnesi ile ısı uygulanır. Bu işlem kalıcı bir iletim bozukluğu yaratarak ağrının aylarca, hatta yıllarca hissedilmemesini sağlar.
Dürüst bir tıbbi yaklaşımla belirtmek gerekir ki; her bel ağrısı rizotomi ile geçmez. Bu işlemden en yüksek faydayı "Faset Sendromu" olan hastalar görür. Bu hastaların tipik özellikleri şunlardır:
Ağrı, belin veya boynun geriye doğru bükülmesiyle (ekstansiyon) şiddetlenir.
Sabahları belirgin bir bel tutukluğu vardır, hareket ettikçe hafifler.
Bacaklara veya kollara yayılan bir uyuşukluktan ziyade, daha çok belde veya boyunda lokalize, küt bir ağrı hissedilir.
Dürüstlük Notu: Rizotomi, ağrıyı tamamen ortadan kaldırmak yerine sinir iletimini keser. Sinir hücreleri zamanla (genellikle 6 ila 18 ay içinde) kendini yenileyebilir ve ağrı tekrar başlayabilir. Ancak işlemin kapalı bir iğne müdahalesi olması, hastanın konforu bozulduğunda işlemin güvenle tekrarlanabilmesine olanak tanır.
Ankara A Life Sağlık Grubu olarak, A Life'ta Sağlığınız Özel prensibiyle her hastaya özel anatomik haritalama yapıyoruz. Etimesgut ve Sincan lokasyonlarımızda, 2026'nın en ileri radyofrekans cihazlarıyla ağrısız bir hayata dönüş yolculuğunuzda rehberlik ediyoruz.
Spastisite, beyinden gelen "gevşe" komutunun omuriliğe tam olarak ulaşamaması sonucu, kasların sürekli bir kasılma ve gerginlik hali içinde olmasıdır. Normal şartlarda vücudumuzda kaslar ve omurilik arasında mükemmel bir denge (refleks arkı) vardır. Ancak Serebral Palsi'li çocuklarda, omuriliğin arka (sensory/duyusal) köklerinden gelen sinyaller aşırı ve hatalıdır. Bu hatalı sinyaller, kaslara sürekli "kasıl" emri göndererek eklemlerde sertleşmeye, ağrıya ve zamanla kemik deformitelerine yol açar.
SDR cerrahisinin temel mantığı, "seçici" bir yaklaşımla bu hatalı sinyalleri taşıyan lifleri ayıklayıp devre dışı bırakmaktır. Omuriliğin alt kısmında (L1 ile S1 seviyeleri arasında) gerçekleştirilen bu müdahale, kaslara giden o aşırı elektriksel yükü keserek kasların rahatlamasını sağlar.
SDR için her çocuk uygun bir aday değildir. Ameliyatın başarısı, doğru hasta seçimine ve doğru zamanlamaya bağlıdır.
İdeal Yaş Aralığı: Bilimsel veriler ve klinik tecrübemiz, SDR için en ideal dönemin 2 ile 6 yaş arası olduğunu göstermektedir. Bu yaş grubundaki çocuklarda beyin plastisitesi (yenilenme kabiliyeti) yüksektir ve henüz kalıcı kemik/eklem deformiteleri gelişmemiştir.
Seçim Kriterleri: Ameliyat genellikle "spastik dipleji" (özellikle bacakların etkilendiği durum) tanısı alan, gövde kontrolü iyi olan ve zihinsel olarak fizik tedavi sürecine uyum sağlayabilecek çocuklara önerilir.
Yaş Sınırı: Her ne kadar 2-6 yaş altın standart olsa da, uygun vakalarda ergenlik dönemindeki çocuklarda da hareket kabiliyetini artırmak ve ağrıyı azaltmak amacıyla SDR uygulanabilmektedir.
SDR operasyonunda cerrah, ameliyat sırasında İntraoperatif Nöromonitörizasyon (EMG) kullanır. Her bir sinir kökçüğüne düşük voltajlı elektrik verilir. Hangi sinir lifinin kaslarda anormal (spastik) bir kasılma yarattığı bilgisayar ortamında saptanır. Sadece bu "hatalı" lifler kesilir, normal fonksiyon gören liflere dokunulmaz.
Bu seçici ayıklama işleminin etkileri şunlardır:
Tonus Normalleşmesi: Bacaklardaki makaslama (scissoring) yürüme şekli azalır, ayaklar yere daha düz basmaya başlar.
Hareket Aralığının Artması: Kaslardaki direnç azaldığı için eklemler daha geniş açıyla hareket edebilir.
Konfor ve Hijyen: Yürüme potansiyeli olmayan ağır vakalarda bile, spastisitenin azalması çocuğun oturma konforunu artırır, bakımı ve hijyeni kolaylaştırır.
Burada ebeveynlere dürüst bir cerrah uyarısı yapmamız gerekir: SDR sihirli bir değnek değildir; kapıyı açan anahtardır. Ameliyat spastisiteyi (sertliği) yok eder ancak kaslar yıllardır bu sertliğin arkasında saklandığı için başlangıçta çok güçsüzdür.
Rehabilitasyonun Rolü: Ameliyatın başarısının %70'i ameliyat sonrası yapılacak yoğun fizik tedaviye bağlıdır. Ameliyattan hemen sonra çocuk "gevşek" bir haldedir; bu aşamada fizyoterapistler kasları yeniden eğitmeye ve güçlendirmeye başlar.
Süreç: İlk 6 ay haftada 3-4 gün, sonrasında ise en az 1-2 yıl düzenli rehabilitasyon şarttır.
Ankara A Life Sağlık Grubu olarak, "A Life'ta Sağlığınız Özel" vizyonuyla, çocuklarımızın bağımsız adımlar atması için cerrahi uzmanlığımızı ileri teknolojiyle birleştiriyoruz. SDR, spastik bir çocuk için özgürlüğe giden ilk büyük adımdır.
Ankara A Life Sağlık Grubu olarak, "A Life'ta Sağlığınız Özel" mottosuyla, beyin cerrahisi ve ağrı yönetiminde 2026 standartlarını belirliyoruz. Etimesgut ve Sincan yerleşkelerimizde sunduğumuz cerrahi vizyon şu temellere dayanır:
Hatasız Hedefleme: Floroskopi ve tomografi eşliğinde yapılan iğne müdahaleleriyle, ağrının kaynağına milimetrik doğrulukla ulaşıyoruz.
Güvenlik Protokolleri: Ameliyat boyunca sinir hasarı riskini sıfıra indiren ileri düzey nöromonitörizasyon sistemleri kullanıyoruz.
Multidisipliner Yaklaşım: Rizotomi kararını beyin cerrahı, anestezi ve ağrı uzmanı (algoloji) ve fizik tedavi uzmanından oluşan bir kurul ile veriyoruz.
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 22 Ocak 2026 15:36
Yayınlanma Tarihi: 6 Ocak 2025 03:02
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
Rizotomi, kelime anlamıyla "sinir kökünün kesilmesi" demektir. Günümüzde bu işlem genellikle faset eklem kaynaklı bel ve boyun ağrılarında, trigeminal nevraljide (yüz ağrısı) ve Serebral Palsi (SP) kaynaklı bacak sertliklerinde uygulanır. Temel amaç, hatalı veya aşırı ağrı sinyali gönderen sinir yolunu keserek hastanın hareket kabiliyetini geri kazanmasını ve ilaç bağımlılığından kurtulmasını sağlamaktır.
Radyofrekans rizotomi, iğne yardımıyla yapılan ve "yakma" prensibine dayanan ameliyatsız bir yöntemdir; genellikle bel ve boyun fıtığına bağlı olmayan eklem ağrılarında kullanılır. Cerrahi rizotomi (SDR) ise genellikle çocuklarda spastisiteyi tedavi etmek için omurilik seviyesinde yapılan daha kapsamlı bir operasyondur. 2026 cerrahi standartlarında, ağrı tedavisinde ilk seçenek her zaman minimal invaziv olan radyofrekans yöntemidir.
Rizotomi sonrası ağrının kesilmesi genellikle uzun sürelidir; ancak sinir uçları zamanla (1-2 yıl içinde) kendini yenileyebilir. Bu durumda ağrı hafifçe geri dönebilir, fakat işlem güvenli bir yöntem olduğu için radyofrekans rizotomi ihtiyaç duyulduğunda tekrar edilebilir. Çocuklarda spastisite için yapılan cerrahi rizotomi (SDR) ise genellikle ömür boyu kalıcı sonuçlar verir ve yürüme kapasitesini kalıcı olarak artırır.
Bu, hastalarımızın en büyük endişesidir. 2026 yılı cerrahi teknolojileri ve "Nöromonitörizasyon" adı verilen sinir izleme sistemleri sayesinde, sadece ağrıyı taşıyan duyu sinirlerine müdahale edilir; kasları hareket ettiren motor sinirler tamamen korunur. Uzman bir beyin cerrahı tarafından yapıldığında felç riski yok denecek kadar azdır; aksine işlem sonrası hareket kabiliyeti ağrısızlık nedeniyle artar.
Radyofrekans yöntemiyle yapılan işlemlerde hasta sadece 1-2 saatlik bir gözlem sonrası evine yürüyerek gidebilir. Cerrahi rizotomi (SDR) sonrasında ise hastalarımızı yoğun bir fizik tedavi süreci bekler. Ameliyat sonrası ilk birkaç gün işlem yapılan bölgede hafif bir sızlama olması normaldir; ancak bu ağrı, operasyon öncesi çekilen kronik ağrıdan çok daha hafiftir ve basit ağrı kesicilerle geçer.
2026 yılı maliyetleri; işlemin radyofrekans iğne yöntemiyle mi yoksa mikrocerrahi (SDR) ile mi yapılacağına, kaç sinir köküne müdahale edileceğine ve hastanede yatış süresine göre belirlenir. Ankara şubelerimizde uzman cerrahlarımızın yapacağı detaylı nörolojik muayene ve size özel ağrı tedavi planı hakkında güncel fiyat bilgisi almak için A Life Sağlık Grubu ile iletişime geçebilirsiniz.
Rizotomi, ağrı sinirini devre dışı bıraktığı için işlem yapılan bölgede (yüz, bel veya boyun) bir miktar uyuşukluk veya "karıncalanma" hissi oluşması beklenen bir durumdur. Çoğu hasta için bu hafif uyuşukluk hissi, operasyon öncesi çekilen şiddetli ve yakıcı ağrıya kıyasla çok daha kabul edilebilirdir. Zamanla sinir sistemi bu yeni duruma adapte olur ve uyuşukluk hissi hastayı rahatsız etmeyecek bir seviyeye geriler.
"Dünyanın en şiddetli ağrısı" olarak bilinen trigeminal nevraljide, ilaç tedavisi (karbamazepin vb.) zamanla etkisini yitirebilir veya yan etkileri dayanılmaz hale gelebilir. Eğer ağrı atakları kontrol altına alınamıyorsa, Perkütan Radyofrekans Rizotomi yöntemi ile yüz bölgesine giden ağrı siniri iğne deliğinden girilerek ısıtılır. Bu işlem, ameliyat kesisi gerektirmeden ağrıyı anında dindirme potansiyeline sahiptir ve 2026 yılında "ameliyatsız çözüm" arayan hastalar için altın standarttır.
Serebral Palsi (SP) kaynaklı bacak sertliklerinde uygulanan SDR, omuriliğin arka köklerindeki "hatalı" duyu sinirlerinin kesilmesi işlemidir. Ailelerin en büyük korkusu felç olsa da, operasyon sırasında kullanılan İntraoperatif Nöromonitörizasyon (sinir izleme sistemi) sayesinde hangi sinirin kas hareketini, hangisinin spastisiteyi (sertliği) sağladığı milimetrik olarak ayrıştırılır. Sadece sertliğe neden olan sinirler kesildiği için felç riski son derece düşüktür; aksine çocukların eklem hareket açıklığı artar.
Cerrahi rizotomi (SDR) sonrası spastisite (kas sertliği) ortadan kalktığında, aslında altındaki gerçek kas güçsüzlüğü ortaya çıkar. Sinirler kesildikten sonra bacakların yeni hareket serbestliğine uyum sağlaması için hastanın en az 6-12 ay boyunca yoğun bir fizik tedavi programına katılması şarttır. Ameliyat "kapıyı açar", ancak "yürümeyi öğreten" süreç fizik tedavidir. Bu nedenle A Life Sağlık Grubu olarak cerrahi ve rehabilitasyonu bir bütün olarak planlıyoruz.
Nadir durumlarda, ağrı sinyalleri farklı sinir yollarından iletilmeye devam edebilir veya sinir iyileşmesi beklenenden hızlı olabilir. Eğer rizotomi sonrası ağrı tamamen geçmezse veya erken dönemde nüks ederse; "Pulsed RF" (kesikli radyofrekans), ağrı pilleri (Spinal Kord Stimülasyonu) veya mikrovasküler dekompresyon gibi daha ileri cerrahi teknikler değerlendirilir. Her hastanın sinir anatomisi eşsizdir, bu yüzden tedavi planı dinamik olarak güncellenmelidir.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.