Miringoplasti, orta kulak kemikçiklerinde herhangi bir hasar bulunmadığı durumlarda, sadece kulak zarındaki deliğin veya yırtığın cerrahi yöntemlerle kapatılması işlemidir. Bu operasyon, orta kulağı dış ortamdaki enfeksiyonlardan korumayı hedeflerken, aynı zamanda zarın bütünlüğünü sağlayarak hastanın işitme kalitesini ve genel yaşam konforunu belirgin şekilde artırmayı amaçlar.
Kulak zarındaki delikler; travmalar, şiddetli enfeksiyonlar veya genetik faktörler nedeniyle oluşabilir. Eğer orta kulaktaki ses iletimini sağlayan kemikçik sistemi sağlamsa, cerrahın odak noktası sadece zarın onarılmasıdır. Bu noktada devreye giren miringoplasti, modern kulak burun boğaz cerrahisinin en hassas ve etkili çözümlerinden biridir.
Operasyonun temel hedefleri şunlardır:
Enfeksiyon Kalkanı Oluşturmak: Delik bir kulak zarı, orta kulağı bakterilere ve suya karşı savunmasız bırakır. Onarım sayesinde orta kulak steril kalır ve kronik akıntılar son bulur.
İşitme Kaybını Gidermek: Ses dalgalarının orta kulağa tam verimle iletilebilmesi için zarın gergin ve bütün olması gerekir. Onarım sonrası işitme seviyelerinde belirgin bir iyileşme gözlenir.
Yaşam Kalitesini Artırmak: Ameliyat sonrası hastalar, banyo yaparken veya yüzerken kulaklarını su kaçırma korkusu olmadan koruyabilir, günlük aktivitelerine güvenle devam edebilirler.
Teknik Yaklaşım ve Başarı Faktörleri
Miringoplasti, genellikle kulak kanalı içinden (endoskopik veya mikroskobik) yapılabildiği için dışarıdan görünen bir dikiş izi bırakmaz. Başarı oranı, deliğin boyutuna, konumuna ve hastanın doku iyileşme hızına bağlı olarak oldukça yüksektir. A Life Sağlık Grubu’nun KBB kliniklerinde, hastanın kendi dokusundan (genellikle kulak kıkırdağı zarı veya adale kılıfı) alınan greftler kullanılarak nüks riskini minimuma indiren "doku dostu" yaklaşımlar önceliklendirilir.
Kulak zarında bir delik (perforasyon) olması, genellikle hastalar tarafından "Sadece bir delik, ne olabilir ki?" şeklinde geçiştirilse de, aslında orta kulak gibi sterilliği hayati önem taşıyan bir bölgenin dış dünyaya savunmasız kalması demektir. "Kulağımda delik var, ne zaman ameliyat olmalıyım?" sorusunun yanıtı, vücudunuzun size gönderdiği sinyallerde gizlidir.
Kulak zarı delindiğinde, sesin orta kulağa iletilme mekanizması bozulur ve savunma kalkanı çöker. En sık karşılaşılan belirtiler şunlardır:
Tekrarlayan Kulak Akıntıları: En belirgin işarettir. Genellikle üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası veya kulağa su kaçmasıyla tetiklenen, kötü kokulu veya şeffaf akıntılar kronikleşmiş bir delik işaretidir.
İletim Tipi İşitme Kaybı: Zar bütünlüğünü kaybettiği için ses dalgalarını yeterince güçlü titreştiremez. Bu durum, hastada genellikle hafif ila orta dereceli, "kulağım tıkalıymış" hissi veren bir işitme kaybına yol açar.
Su Kaçma Korkusu ve Baş Dönmesi: Banyoda veya denizde kulağa su kaçması sadece enfeksiyonu tetiklemez; ani ısı değişimi nedeniyle iç kulak dengesini bozarak şiddetli baş dönmesine (vertigo) neden olabilir.
Uğultu ve Çınlama (Tinnitus): Zarın gerginliğinin bozulması, dış ortamdaki seslerin doğal olmayan bir şekilde algılanmasına veya sürekli bir uğultu hissine sebebiyet verebilir.
Miringoplasti operasyonunu "şimdilik idare ediyorum" diyerek ertelemek, orta kulak içinde geri dönüşü olmayan hasarlara kapı aralar. Orta kulak boşluğu sürekli dış ortamın nemine, bakterilerine ve tozuna maruz kaldığında mukoza yapısı bozulur.
Bu sürecin en tehlikeli komplikasyonlarından biri timpanoskleroz (kulak kemikçiklerinde kireçlenme) durumudur. Orta kulaktaki örs, çekiç ve üzengi kemikçikleri kireçlenerek hareket kabiliyetini yitirdiğinde, sadece bir zar onarımı (miringoplasti) işitme kaybını çözmeye yetmez. Bu durumda daha karmaşık ve riskli olan timpanoplasti (kemikçik onarımı) cerrahisi zorunlu hale gelir. Kısacası, basit bir "pencere onarımı" ile kurtulabilecekken, tüm "taşıyıcı kolonların" zarar görmesi riskini almamak gerekir.
Cerrahlar genellikle miringoplasti kararı verirken şu iki ana kriteri gözetir:
Kuru Kulak: Kulağın en az 1-2 ay boyunca aktif bir akıntı göstermemesi (enfeksiyonun yatışmış olması).
Kemikçik Sağlığı: İşitme testlerinde (odiyometri) kemikçik zincirinin sağlam olduğunun teyit edilmesi.
Eğer hayatınızı bir pamuk tıkacıyla planlamaktan yorulduysanız ve işitme kaybınız sosyal yaşamınızı etkiliyorsa, miringoplasti en güvenli ve kalıcı çözümdür.
Kulak cerrahisi söz konusu olduğunda, hastalar sıklıkla bu iki terimi birbirinin yerine kullansa da, tıbbi literatürde müdahalenin derinliği açısından keskin farklar vardır. Miringoplasti, odağına sadece kulak zarındaki perforasyonu (deliği) alan daha kısıtlı bir onarım işlemidir. Eğer orta kulaktaki ses iletimini sağlayan kemikçik zinciri (çekiç, örs, üzengi) sağlamsa, cerrah sadece "zar yama" işlemi yapar.
Buna karşın timpanoplasti, kulak zarı onarımına ek olarak orta kulaktaki kemikçiklerin kireçlenmesi, erimesi veya yerinden oynaması gibi sorunları da kapsayan kapsamlı bir "yeniden yapılandırma" operasyonudur. Kısacası miringoplasti, geniş kapsamlı timpanoplasti cerrahisinin en temel ve odaklanmış alt türüdür.
| Özellik | Miringoplasti | Timpanoplasti |
|---|---|---|
| Onarılan Bölge | Sadece Kulak Zarı | Zar + Orta Kulak Kemikçikleri |
| Ameliyat Süresi | 45 - 60 Dakika | 2 - 3 Saat |
| Hastanede Kalış | Günübirlik (Genellikle) | 1 Gece |
| İşitme Kazanımı | Belirgin | Çok Yüksek |
Kulak cerrahisi dendiğinde birçok hastanın zihninde canlanan ilk görüntü, kulak arkasında yapılan büyük bir kesi ve ameliyat sonrası günlerce süren sargı pansumanlarıdır. Ancak modern tıp ve A Life Sağlık Grubu’nun sunduğu ileri teknolojik imkanlar sayesinde, bu klasik yöntemler yerini "izsiz" olarak adlandırılan Endoskopik Miringoplasti tekniğine bırakmıştır. Bu yöntem, cerrahın dış kulak yolunun doğal açıklığını bir kapı olarak kullanmasına ve kulak zarındaki deliği hiçbir harici kesi yapmadan onarmasına olanak tanır.
Endoskopik yöntemde, yüksek çözünürlüklü kameralar (0 veya 30 derecelik açılı optikler) kullanılarak dış kulak yolundan içeri girilir. Bu teknoloji, cerraha kulak zarının her köşesini mikroskoba kıyasla çok daha geniş bir görüş açısıyla izleme imkanı sunar.
Dışarıdan Kesi Yok: Ameliyat tamamen kulak kanalının içinden gerçekleştirilir. Bu sayede kulak arkasında veya önünde herhangi bir dikiş izi oluşmaz.
Minimal Travma: Cilt ve kas dokusu kesilmediği için ameliyat sonrası ağrı neredeyse yok denecek kadar azdır.
Hızlı İyileşme: Kanamanın ve doku hasarının minimal olması, hastanın hastanede kalış süresini kısaltır ve genellikle aynı gün taburculuk imkanı sağlar.
Kulak zarı onarımında, deliğin kapatılması için uygulanan "yama" yerleştirme biçimi cerrahinin başarısını doğrudan etkiler. Literatürde en sık kullanılan iki ana teknik şunlardır:
Underlay Tekniği: Yama (greft), kulak zarının iç tarafına (orta kulağa bakan kısım) yerleştirilir. Bu yöntem, yamanın yerinden kayma riskini minimize ettiği için günümüzde "altın standart" olarak kabul edilir.
Overlay Tekniği: Yama, zarın dış tabakasının altına yerleştirilir. Genellikle kulak kanalının ön duvarına yakın olan büyük deliklerde tercih edilen bu yöntem, cerrahi titizlik gerektiren bir tekniktir.
Kulak zarındaki deliği kapatmak için kullanılan yama materyaline "greft" denir. Cerrah, deliğin boyutuna ve orta kulağın sağlık durumuna göre iki temel doku tipinden birini tercih eder:
Temporal Adale Fasyası (Kas Zarı): Şakak bölgesindeki kasın üzerinden alınan ince ve dayanıklı bir zardır. Esnek yapısı sayesinde doğal kulak zarına çok yakın titreşim özellikleri gösterir ve işitme başarısı yüksektir.
Kıkırdak ve Perikondrium (Kıkırdak Zarı): Kulak kepçesinden veya kulak önündeki küçük çıkıntıdan (tragus) alınan kıkırdak dokusudur. Kıkırdak, fasyaya göre çok daha sert ve dayanıklıdır. Özellikle kronik enfeksiyon riski olan, zarın içeriye çökme eğiliminde olduğu veya deliğin çok büyük olduğu vakalarda "kıkırdak yama" yöntemi nüks riskini %1-2'lere kadar düşürür.
Ankara’daki Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ yerleşkelerimizde görev yapan uzman KBB hekimlerimiz, bu "mikro-cerrahi" disipliniyle her vakayı kişiselleştirilmiş bir yaklaşımla ele alır. İzsiz yöntemlerin estetik avantajlarını, kıkırdak greftlerin sağlamlığıyla birleştirerek hastalarımızın sadece kulak akıntılarından kurtulmasını değil, aynı zamanda en yüksek işitme kalitesine ulaşmasını hedefliyoruz. Amacımız, ameliyat olduğunuzun dışarıdan bakıldığında anlaşılmadığı, ancak hayat kalitenizin her tonda arttığı bir sonuç yaratmaktır.
Miringoplasti operasyonunun başarısı, cerrahın titizliği kadar hastanın ameliyat sonrası göstereceği disipline de bağlıdır. Yerleştirilen yamanın (greft) dokularınızla tam olarak bütünleşmesi ve yerinden oynamaması için ilk birkaç hafta "altın dönem" olarak kabul edilir. A Life Sağlık Grubu olarak, iyileşme sürecinizi en konforlu ve güvenli şekilde geçirmeniz için hazırladığımız bu bakım rehberi, aklınızdaki tüm soru işaretlerini gidermeyi amaçlar.
Hastalarımızın en çok sorduğu sorulardan biri şudur: "Ne zaman banyo yapabilirim?" Operasyondan 48 saat sonra vücut banyosu yapabilirsiniz; ancak kulak kanalı en az 4-6 hafta boyunca bir damla su dahi görmemelidir.
Vazelinli Pamuk Tekniği: Banyo yapmadan önce dış kulak yolunun girişine vazelin sürülmüş bir pamuk yerleştirilmelidir. Vazelin, suyu iten bir bariyer görevi görerek pamuğun suyu emmesini ve kulağa sızmasını engeller.
Havuz ve Deniz: Greftin tam olarak kaynadığından emin olana kadar (doktorunuz onay verene dek) havuza veya denize girilmemelidir.
Orta kulak, östaki borusu aracılığıyla doğrudan burnunuza ve boğazınıza bağlıdır. Burnunuzda oluşturacağınız herhangi bir ani basınç, doğrudan yeni onarılmış kulak zarınıza iletilebilir ve yamayı yerinden oynatabilir.
Sert Sümkürme Yasağı: Burnunuzu asla sertçe sümkürmeyin. Burun akıntısı varsa peçete ile nazikçe silinmelidir.
Hapşırma Biçimi: Hapşırırken ağzınızı kapatmayın. Basıncın kulaklara yönelmemesi için mutlaka ağız açık şekilde hapşırılmalıdır.
Ikınma ve Ağır Kaldırma: İlk 2-3 hafta boyunca ıkınmaktan (kabızlıktan) kaçınılmalı ve 5 kg’dan ağır eşyalar kaldırılmamalıdır. Bu durumlar kafa içi basıncını artırarak kulaktaki hassas onarımı riske atabilir.
Hava yolculuklarındaki kabin basıncı değişimleri, sağlıklı bir kulak zarında bile gerginliğe yol açar. Henüz iyileşme aşamasındaki bir miringoplasti grefti için uçuş, yamanın delinmesine yol açabilecek büyük bir risktir.
Uçuş Yasağı: Genellikle ameliyattan sonraki ilk 4 ila 6 hafta uçak seyahati önerilmez.
Doktor Onayı: İlk kontrolde zarın yeterli dayanıklılığa ulaştığı teyit edildikten sonra seyahat planı yapılmalıdır.
Kulak kanalı içine yerleştirilen ve "gel-foam" denilen eriyen süngerler nedeniyle ilk günlerde kulağınızda tıkanıklık, dolgunluk hissi, tıkırtı ve hafif sıvı sızıntısı olması tamamen normaldir. Bu belirtiler süngerler emildikçe veya temizlendikçe kaybolacaktır. Ancak kulaktan gelen şiddetli ağrı, yüksek ateş veya kötü kokulu akıntı durumunda vakit kaybetmeden hekiminize danışmalısınız.
Ankara, Türkiye’nin sağlık başkenti olarak kulak burun boğaz (KBB) cerrahisinde en ileri tekniklerin uygulandığı merkezlerin başında gelir. "Kulak zarı ameliyatı Ankara" veya "Miringoplasti fiyatları" araştırması yapan hastalar için en kritik faktörler; cerrahi tecrübe, hastanenin teknolojik altyapısı ve ulaşım kolaylığıdır. A Life Sağlık Grubu, Başkent’in stratejik noktalarındaki tam teşekküllü hastaneleriyle, işitme sağlığınızı korumak için dünya standartlarında hizmet vermektedir.
Ankara’nın Her Noktasında Uzman KBB Desteği
A Life Sağlık Grubu olarak, hastalarımızın tedavi süreçlerini ev konforunda ve yüksek tıbbi standartlarda tamamlamaları için Ankara’nın farklı bölgelerinde hizmet sunuyoruz:
Etimesgut Yerleşkesi: Etimesgut ve Sincan bölgesindeki hastalarımız için modern ameliyathane donanımıyla miringoplasti cerrahisinde öncü bir merkezdir. Özellikle çalışan kesim için hızlı taburculuk ve etkin iyileşme protokolleri uygulanmaktadır.
Pursaklar (Kuzey Ankara) Hastanesi: Esenboğa Havalimanı aksı üzerinde yer alan bu şubemiz, en güncel endoskopik ve mikroskobik görüntüleme sistemlerine sahiptir. Pursaklar, Çubuk ve çevre bölgelerden gelen hastalarımıza kesisiz, "izsiz" cerrahi imkanı sağlanmaktadır.
Altındağ Şubesi: Ankara’nın merkezinde yer alan bu şubemiz, hem çocuk hem yetişkin KBB vakalarında uzmanlaşmış kadrosuyla, özellikle kronik kulak akıntısı ve işitme kayıplarında multidisipliner çözümler sunmaktadır.
Neden A Life Sağlık Grubu’nu Seçmelisiniz?
Kulak sağlığı, sadece bir deliğin kapatılması değil, bir duygunun korunmasıdır. Bu bilinçle hareket eden cerrahi ekibimiz şu avantajları sunar:
İleri Teknoloji (Endoskopik Miringoplasti): Ankara’daki hastanelerimizde, kulak arkasından kesi yapılmayan, iyileşme süresini yarı yarıya kısaltan endoskopik yöntemleri önceliklendiriyoruz.
Kişiselleştirilmiş Greft Seçimi: Her hastanın kulak yapısı ve deliğin boyutu farklıdır. Cerrahlarımız, en yüksek tutma oranına sahip olan kıkırdak veya kas zarı (fasya) seçimini hastaya özel olarak belirler.
Kesintisiz Takip: Ameliyat sonrası 6 haftalık kritik süreçte, hastalarımızın pansuman ve işitme testleri uzman ekibimiz tarafından titizlikle izlenmektedir.
Sağlığınız İçin Yaşam Boyu Güven: A Life Sağlık Grubu olarak, Ankara’da kulak sağlığı denince akla gelen ilk güven adresi olmayı sürdürüyoruz. Amacımız, sizi duyamadığınız seslere ve korkusuzca yüzebileceğiniz günlere geri döndürmektir.
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 27 Ocak 2026 16:09
Yayınlanma Tarihi: 29 Eylül 2024 14:29
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
Ameliyat tekniğine bağlı olarak genellikle 45 ile 60 dakika arasında tamamlanan bu işlem sonrası hastalar aynı gün taburcu edilebilir. İlk hafta kulaktaki özel süngerler (gelform) nedeniyle dolgunluk hissi normaldir, tam iyileşme ve zarın tam tutması ise yaklaşık 4 ile 6 hafta sürer.
Operasyon sırasında kulağa yerleştirilen eriyen süngerler ve pansumanlar nedeniyle ilk haftalarda işitme seviyesinde bir değişiklik hissedilmeyebilir. Kulak içi tamamen iyileşip zardaki yama dokuyla bütünleştiğinde, genellikle ameliyattan 1-2 ay sonra işitme kalitesinde belirgin bir artış gözlemlenir.
İşlem genellikle genel anestezi altında yapıldığı için hasta hiçbir şey hissetmez, sonrasında ise basit ağrı kesicilerle kontrol edilebilen hafif bir sızı dışında ciddi ağrı beklenmez. Nadiren enfeksiyon veya yamanın tutmaması (perforasyonun devam etmesi) gibi riskler olsa da, modern tekniklerle başarı oranı %90'ın üzerindedir.
Küçük ve yeni oluşmuş (travmatik) zar delikleri bazen kendiliğinden kapanabilir, ancak üzerinden 3-6 ay geçmiş ve kronikleşmiş deliklerin cerrahi müdahale olmadan kapanma ihtimali oldukça düşüktür. Deliğin açık kalması orta kulağı enfeksiyonlara ve kalıcı işitme kayıplarına açık hale getirdiği için ameliyat genellikle önerilen en sağlıklı yoldur.
Hafif yürüyüşlere hemen başlanabilirken, ıkınmaya yol açan ağır sporlar için 4 hafta beklenmeli, profesyonel yüzme ve dalış aktiviteleri için ise doktorun zarın tam tuttuğunu onayladığı 2. aydan önce harekete geçilmemelidir.
Kıkırdak yamalar özellikle büyük deliklerde ve zarın çökmeye meyilli olduğu durumlarda daha dirençli sonuçlar verirken, fasya (kas zarı) daha ince deliklerde doğal işitme kalitesini daha iyi yansıtabilir. Hangi materyalin kullanılacağı, hastanın kulak yapısına ve deliğin boyutuna göre hekim tarafından kişiye özel belirlenir.
Ameliyat sonrası erken dönemde basınç değişiklikleri zardaki taze yamaya zarar verebileceği için genellikle ilk 4-6 hafta uçak seyahati önerilmez. Eğer seyahat zorunluysa, basınç dengeleyici önlemler ve sakız çiğneme gibi yöntemler hakkında mutlaka cerrahınızdan onay almanız gerekir.
Kulağa su kaçması yamanın enfeksiyon kapmasına veya yerinden oynamasına neden olabileceği için banyo sırasında kulağa vazelinli pamuk veya doktorun önerdiği özel tıkaçlar yerleştirilmelidir. Bu koruma önlemi genellikle cerrahi sonrası ilk 1-2 ay boyunca titizlikle uygulanmalıdır.
Ankara'da ileri endoskopik sistemlere ve uzman KBB kadrosuna sahip A Life Sağlık Grubu'nun Etimesgut, Pursaklar ve Kuzey Ankara/Altındağ lokasyonlarında miringoplasti işlemleri başarıyla gerçekleştirilmektedir. Başkentteki merkezlerimizde, hastalarımıza konforlu iyileşme protokolleri ve hızlı taburculuk imkanları uluslararası tıbbi standartlarda sunulmaktadır.
2026 yılı Ankara kulak zarı ameliyatı maliyetleri; deliğin boyutuna, kullanılan yamaya (kıkırdak/fasya) ve ameliyatın tekniğine (endoskopik/mikroskobik) göre belirlenmektedir. A Life Sağlık Grubu bünyesinde SGK anlaşmalı olarak veya özel sağlık sigortası avantajlarıyla bu cerrahi hizmetler sunulmakta olup, net maliyet detayları için Ankara çağrı merkezimizden hızlıca bilgi alabilirsiniz.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.