Tükürük bezi ameliyatı, kulak önü, çene altı veya dil altındaki bezlerde gelişen tümör, kist veya taşların cerrahi olarak çıkarılması işlemidir. Parotidektomi veya submandibüler bez eksizyonu olarak adlandırılan bu prosedür, yüz sinirlerinin korunması açısından yüksek hassasiyet ve ileri teknolojik donanım gerektiren, hayati öneme sahip profesyonel bir KBB cerrahisidir.
İnsan vücudunda üç çift ana tükürük bezi ve yüzlerce küçük tükürük bezi bulunur. Cerrahinin kapsamı, lezyonun hangi bezde yerleştiğine göre değişir:
Parotis Bezi (Kulak Önü): En büyük tükürük bezidir. Tümörlerin en sık görüldüğü yerdir. Ameliyatı (parotidektomi), içinden geçen yüz siniri nedeniyle üst düzey dikkat gerektirir.
Submandibüler Bez (Çene Altı): Çene kemiğinin hemen altında yer alır. Genellikle tükürük bezi taşları veya kronik enfeksiyonlar nedeniyle cerrahiye ihtiyaç duyulur.
Sublingual Bez (Dil Altı): Ağız tabanında bulunur. Bu bölgede gelişen kistlerin (ranula) veya kitlelerin çıkarılması hedeflenir.
Tükürük bezlerine yönelik cerrahi müdahale kararı genellikle şu klinik durumlar sonrasında verilir:
Tümörler: Tükürük bezinde saptanan kitlelerin çoğu (yaklaşık %80) iyi huylu olsa da, büyüme eğilimleri ve zamanla kötü huylu hale gelme riskleri nedeniyle cerrahi olarak çıkarılmaları önerilir.
Sialolitiazis (Tükürük Bezi Taşları): Kanalları tıkayan ve şiddetli ağrı/şişliğe yol açan taşlar, kapalı (sialendoskopi) veya açık yöntemlerle temizlenir.
Kronik Enfeksiyonlar: İlaç tedavisine yanıt vermeyen ve bezde yapısal bozulmaya yol açan tekrarlayan iltihaplanmalar.
Tükürük bezi cerrahisinin en kritik aşaması, yüz kaslarını hareket ettiren fasiyal sinirin korunmasıdır. Modern tıp uygulamalarında kullanılan sinir monitörizasyon cihazları, ameliyat sırasında sinirin yerini milimetrik olarak belirler. Cerrah, bu teknoloji sayesinde sinir dallarına zarar vermeden sadece hastalıklı dokuyu çıkarabilir. Bu yaklaşım, ameliyat sonrası oluşabilecek yüz felci riskini minimize eden en önemli güvenlik protokolüdür.
Fasiyal Sinir Anatomisi ve Kritik Dalların Fonksiyonu
Fasiyal sinir, parotis bezi içerisinde pes anserinus adı verilen noktada iki ana gövdeye ayrılır ve ardından yüzün farklı bölgelerini yöneten beş temel dal oluşturur. Cerrah, bu dalların her birini milimetrik hassasiyetle korumak zorundadır:
| Sinir Dalı | Fonksiyon | Hasar Riski |
|---|---|---|
| Temporal | Kaş kaldırma | Kaş düşüklüğü |
| Zygomatik | Göz kapama | Göz kuruluğu / Kapanmama |
| Bukkal | Gülümseme | Dudak asimetrisi |
| Mandibüler | Alt dudak kontrolü | Ağız kenarı kayması |
Tükürük bezleri, sindirim sürecini başlatan ve ağız içi sağlığını koruyan hayati salgılar üretir. Ancak bu bezlerde meydana gelen hücre değişimleri, kitle oluşumlarına zemin hazırlayabilir. İstatistiksel olarak tükürük bezlerinde saptanan kitlelerin yaklaşık %80'i iyi huylu (benign) karakterdedir. Buna rağmen, tükürük bezi tümörü ameliyatı çoğu vakada kaçınılmaz bir gereklilik olarak karşımıza çıkar. Bunun temel sebebi, iyi huylu kitlelerin dahi zamanla büyüme eğilimi göstermesi ve bazılarının yıllar içinde kötü huylu bir yapıya dönüşme (malign transformasyon) riski taşımasıdır.
Tükürük bezi cerrahisinde en sık karşılaşılan iki temel yapı şunlardır:
Pleomorfik Adenom: "Karışık tümör" olarak da bilinir. En sık parotis bezinde görülür. Yavaş büyür ancak sınırları belirsiz psödopod (yalancı ayak) uzantıları olabilir. Bu uzantılar nedeniyle tümörün sadece kendisinin değil, çevresindeki bir miktar sağlam dokuyla birlikte çıkarılması (yüzeyel parotidektomi) nüks riskini önlemek için kritiktir. Tedavi edilmediğinde "Karsinoma ex pleomorfik adenom" denilen kötü huylu bir forma dönüşebilir.
Warthin Tümörü: Genellikle orta ve ileri yaş erkeklerde, sigara kullanımıyla ilişkili olarak ortaya çıkar. Genellikle parotis bezinin alt kısmında yerleşir. Diğer tümörlerin aksine, bazen her iki tükürük bezinde aynı anda veya farklı zamanlarda görülebilir.
Tükürük bezinin kötü huylu tümörleri (Mukoepidermoid karsinom, Adenoid kistik karsinom vb.) daha agresif bir yaklaşım gerektirir. Bu vakalarda cerrahinin kapsamı, tümörün evresine ve yayılımına göre genişler. Eğer tümör çevre dokulara veya lenf bezlerine yayılım göstermişse, ameliyata boyun diseksiyonu (lenf bezlerinin temizlenmesi) süreci de eklenir. Kötü huylu kitlelerde temel hedef, kanserli hücre bırakmayacak şekilde "temiz cerrahi sınırlar" elde etmektir.
Tükürük bezi cerrahisini, özellikle de parotis bezi ameliyatlarını diğer doku ameliyatlarından ayıran en önemli teknik detay, fasiyal sinir (yüz siniri) ile olan komşuluktur. Yüz kaslarımıza hareket veren bu sinir, parotis bezinin içinden geçerek dallara ayrılır.
Tükürük bezi tümörü ameliyatı sırasında uygulanan teknik yaklaşımlar şunlardır:
Sinir Monitörizasyonu: Modern KBB cerrahisinde kullanılan bu teknoloji, ameliyat boyunca sinirin konumunu cerraha elektriksel sinyallerle bildirir. Bu "erken uyarı sistemi" sayesinde, tümör sinire yapışık olsa dahi sinir dalları korunarak tümör dokusu ayrıştırılabilir.
Mikroskobik Cerrahi: Sinirin çok ince dallarını (göz kapağına veya ağız köşesine giden lifler gibi) net görebilmek için yüksek çözünürlüklü cerrahi mikroskoplar veya büyüteçli gözlükler (lup) kullanılır.
Fonksiyonel Koruma: Eğer tümör kötü huylu değilse ve siniri doğrudan istila etmemişse, temel prensip yüzün estetik ve fonksiyonel bütünlüğünü bozmadan sadece hastalıklı bölgeyi çıkarmaktır.
Tükürük bezi kitleleri fark edildiğinde (kulak önünde veya çene altında ele gelen şişlik), "ağrı yapmıyor" diyerek süreci ertelememek gerekir. Erken dönemde, kitle henüz küçükken ve sinir dokularıyla karmaşık bir ilişki kurmamışken yapılan müdahaleler, cerrahi başarıyı ve hasta konforunu en üst seviyeye taşır.
| Özellik | Pleomorfik Adenom | Warthin Tümörü | Malign Tümörler |
|---|---|---|---|
| Sıklık | %60-70 (En Sık) | %5-15 (2. Sık) | Daha Nadir |
| Yüz Siniri | Baskı yapabilir | Uzak yerleşim | İstila (Felç Riski) |
| Tedavi | Parotidektomi | Eksizyon | Radikal Cerrahi |
Tükürük bezlerinde oluşan taşlar (sialolitiazis), tıp dünyasında "yemek saati sendromu" olarak da bilinen ani ve ağrılı şişliklerin en yaygın sebebidir. Tükürük içindeki kalsiyum ve fosfat gibi minerallerin kristalleşmesi sonucu oluşan bu taşlar, tükürüğün ağız içine akmasını sağlayan kanalları tıkayarak bezin şişmesine ve iltihaplanmasına yol açar. Geleneksel yöntemlerde bu taşlar için tüm bezin alınması (eksizyon) gerekirken, günümüzde Sialendoskopi teknolojisi sayesinde organ koruyucu bir yaklaşım mümkün hale gelmiştir.
Sialendoskopi, çapları 0.8 mm ile 1.6 mm arasında değişen son derece ince endoskoplar yardımıyla tükürük kanallarının içine girilmesi işlemidir. Bu yöntem hem teşhis hem de tedavi imkanı sunar:
Tanısal Sialendoskopi: Kanal içindeki darlıklar, iltihaplı mukoza tıkaçları veya taşın tam konumu net bir şekilde görüntülenir.
Girişimsel Sialendoskopi: Özel "basket" (sepet) uçlu aletler veya lazer kırıcılar kullanılarak taşlar doğrudan kanal dışına çıkarılır.
| Kriter | Sialendoskopi (Kapalı) | Geleneksel Açık Cerrahi |
|---|---|---|
| Cerrahi Kesi | Kesi Yapılmaz | Dışarıdan kesi yapılır |
| Organ Korunması | Bez Korunur | Bez Genellikle Alınır |
| İyileşme | Hızlı (24-48 Saat) | Standart (1-2 Hafta) |
| İz Durumu | İz Kalmaz | Dikiş İzi Kalır |
Her cerrahi müdahalede olduğu gibi, taşın çıkarılması sürecinde de bazı komplikasyon olasılıkları mevcuttur. Tükürük bezi taşı ameliyatı riskleri, uygulanan yönteme (açık veya kapalı) göre farklılık gösterir:
Kanal Darlığı (Stenoz): Ameliyat sırasında kanalın iç yüzeyinin hasar görmesi, iyileşme sürecinde kanalın daralmasına ve tükürük akışının tekrar bozulmasına yol açabilir.
Enfeksiyon ve Sialadenit: Tıkanıklık sonrası bezde biriken bakteriler, operasyon sonrasında geçici iltihaplanmalara neden olabilir.
Taşın Parçalanması veya Tam Çıkarılamaması: Çok büyük veya kanala yapışmış taşlarda, taşın bir kısmının içeride kalması şikayetlerin tekrarlamasına yol açabilir.
Sinir Hasarı (Açık Cerrahide): Taşın kanal içinden değil de, bezin tamamen alınmasıyla çıkarıldığı durumlarda (özellikle submandibüler bez), dile his veren veya ağız köşesini hareket ettiren sinirlerin etkilenme riski bulunur.
Ranula Oluşumu: Operasyon sonrası kanal ağzının tıkanması durumunda ağız tabanında tükürük kistleri oluşabilir.
| Alışkanlık | Yöntem | Fayda |
|---|---|---|
| Su Tüketimi | Günde 2-2.5 Litre | Akışkanlığı artırır |
| Ekşi Gıdalar | Limon/Ekşi meyveler | Kanalı temizler |
| Sigara | Bırakmak/Uzak durmak | İltihabı önler |
Modern tıpta öncelik her zaman kanalı ve bezi korumaktır; ancak bazı durumlarda sialendoskopi yeterli olmayabilir. Taşın çapı kanal genişliğinden çok daha büyükse, taş kanalın çok derin (bez içi) kısımlarına yerleşmişse veya taş nedeniyle bez artık fonksiyonunu tamamen yitirip kronik bir enfeksiyon odağı haline gelmişse, tükürük bezinin cerrahi olarak tamamen çıkarılması en güvenli seçenektir.
Tükürük bezi taşlarının tedavisi, taşın boyutu ve konumuna göre kişiselleştirilmelidir. Erken teşhis edilen küçük taşlar, kapalı yöntemlerle herhangi bir kesi yapılmadan tedavi edilebilirken; ihmal edilen vakalar daha karmaşık cerrahi süreçleri zorunlu kılmaktadır.
Tükürük bezi cerrahisi sonrası iyileşme dönemi, vücudun cerrahi travmaya verdiği doğal yanıtlarla başlar. Hastaların en çok endişe duyduğu konuların başında gelen tükürük bezi ameliyatı sonrası şişlik, aslında dokuların onarım sürecine girdiğinin bir işaretidir. Başarılı bir cerrahi kadar, ameliyat sonrası uygulanacak doğru bakım teknikleri de komplikasyon riskini minimize eder ve iyileşme süresini kısaltır.
Cerrahi bölgedeki ödem ve şişlik, operasyonu takip eden ilk 48 ila 72 saat içinde zirve noktasına ulaşır. Bu durum, cerrahi alanındaki kan akışının artması ve doku içi sıvı toplanmasından kaynaklanır.
Süreç: Genellikle ilk haftanın sonunda şişlik belirgin bir şekilde azalmaya başlar.
Normal Seyir: Şişliğe bazen boyun bölgesinde hafif morluklar eşlik edebilir. Bunlar vücudun kan hücrelerini temizleme sürecidir ve 10-14 gün içinde kendiliğinden kaybolur.
Ameliyat sonrası konforu artırmak ve şişliği kontrol altında tutmak için şu pratik adımlar hayati önem taşır:
Başın Yüksekte Tutulması: Uyurken veya dinlenirken başın gövdeden 30-45 derece yukarıda tutulması (iki yastık kullanımı), yerçekimi yardımıyla cerrahi bölgedeki ödemin drenajını sağlar.
Buz Kompresi Uygulaması: İlk 24-48 saat boyunca, operasyon bölgesine saat başı 10-15 dakika soğuk uygulama yapmak damarları büzerek şişliği ve sızıntıyı azaltır. (Buzun doğrudan cilde temas etmemesine, bir havluya sarılmasına dikkat edilmelidir.)
Dren Takibi: Ameliyat sırasında bölgede biriken kan veya doku sıvısını dışarı atmak için "dren" adı verilen küçük hortumlar yerleştirilebilir. Bu drenler genellikle sızıntı miktarına bağlı olarak 24 ila 48 saat içinde çıkarılır. Drenin varlığı, içeride basınç birikmesini ve buna bağlı ağrılı şişliği önler.
Tükürük bezi ameliyatlarından, özellikle parotidektomiden (kulak önü bezi ameliyatı) aylar sonra ortaya çıkabilen özel bir durumdur. Frey Sendromu, yemek yerken veya yemek düşünürken operasyon bölgesindeki ciltte terleme ve kızarıklık oluşmasıdır.
Neden Oluşur? Ameliyat sırasında kesilen tükürük salgılatıcı sinir liflerinin, iyileşme sürecinde yolunu şaşırarak ter bezlerine bağlanması (yanlış sinir iletimi) sonucu gelişir.
Yönetimi: Çoğu vakada hafif seyreder ve tedavi gerektirmez. Ancak hastayı sosyal olarak rahatsız eden durumlarda Botoks (Botulinum toksini) uygulamaları ile terleme kontrol altına alınabilir. Ayrıca bölgeye uygulanan özel kremler de semptomları hafifletir.
Beslenme İpucu: Ameliyat sonrası ilk günlerde limon, turşu gibi tükürük salgısını çok fazla uyaran ekşi gıdalardan kaçınmak gerekir. Bu gıdalar bezi uyararak operasyon bölgesinde ani gerginlik ve ağrıya neden olabilir.
Şişlik beklenen bir durum olsa da, aşağıdaki belirtiler gelişirse vakit kaybetmeden cerraha danışılmalıdır:
Şişliğin hızla artması ve nefes almayı güçleştirmesi.
Yara yerinden kötü kokulu, iltihaplı akıntı gelmesi.
Ateşin 38 derecenin üzerine çıkması.
Yüz hareketlerinde (gülümseme, göz kapatma) yeni gelişen asimetri veya güç kaybı.
Ankara’nın üç önemli noktası olan Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ yerleşkelerinde hizmet veren A Life Sağlık Grubu, tükürük bezi cerrahisinde günümüz tıp teknolojilerini uzman hekim tecrübesiyle harmanlamaktadır.
Teknolojik Altyapı: Sinir monitörizasyonu ve yüksek çözünürlüklü görüntüleme sistemleri ile riskli cerrahilerde yüksek güvenlik sağlıyoruz.
Sialendoskopi Merkezi: Tükürük bezi taşlarını kesi yapmadan, kapalı yöntemlerle tedavi edebilen gelişmiş teknik donanıma sahibiz.
Multidisipliner Takip: Özellikle tümör vakalarında Onkoloji ve Radyoloji birimlerimizle koordineli çalışarak hastalarımızın tedavi sürecini bütünsel olarak yönetiyoruz.
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 4 Şubat 2026 16:56
Yayınlanma Tarihi: 30 Temmuz 2024 04:13
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
Tükürük bezi ameliyatı, genellikle genel anestezi altında, beze erişim sağlayan kulak önü veya çene altı kesisiyle gerçekleştirilir. Cerrahi sırasında temel amaç, hastalıklı dokuyu veya taşı çevredeki sinirlere zarar vermeden temizlemektir. Modern tekniklerde sinir monitörizasyonu kullanılarak yüz sinirleri korunur ve işlem güvenli bir şekilde tamamlanarak estetik dikişlerle kapatılır.
Tükürük bezi ameliyatı süresi, müdahale edilecek bezin konumuna ve hastalığın türüne bağlı olarak genellikle 1.5 ile 3 saat arasında değişmektedir. Basit bir taş çıkarma işlemi daha kısa sürerken, derin yerleşimli tümörlerin temizlenmesi titizlik gerektirdiği için süre uzayabilir. Hastanın genel durumu ve cerrahi bulgular toplam süreyi etkileyen temel unsurlardır.
Tükürük bezi taşı ameliyatı riskleri arasında enfeksiyon, kanama ve tükürük fistülü oluşumu yer alabilir. En kritik risk ise bölgeden geçen sinirlerin hasar görme ihtimalidir. Ancak uzman ellerde ve gelişmiş görüntüleme teknolojileri eşliğinde yapılan operasyonlarda bu riskler minimuma indirilir. Ameliyat öncesi planlama, komplikasyonların önlenmesi için hayati önem taşımaktadır.
Tükürük bezi tümörü ameliyatı, tümörün büyüklüğü ve çevredeki hayati dokularla olan ilişkisine bağlı olarak ortalama 2 ila 4 saat sürer. İyi huylu tümörlerde süreç daha hızlı ilerlerken, kötü huylu vakalarda lenf bezlerinin de temizlenmesi gerekebileceğinden süre uzayabilir. Cerrahın hassas çalışması ve sinir takibi işlemin güvenliğini artırır.
Tükürük bezi ameliyatı sonrası yüz felci, kulak önü bezinden (parotis) geçen yüz sinirinin hasar görmesiyle oluşabilen nadir bir komplikasyondur. Kalıcı hasar riski oldukça düşüktür; genellikle ameliyat sonrası ödeme bağlı geçici bir güçsüzlük gözlenebilir. Ameliyat sırasında sinir monitörü kullanımı, bu riskin önlenmesinde en etkili ve modern güvenlik yöntemidir.
Tükürük bezi ameliyatı sonrası şişlik, cerrahi müdahale edilen bölgede doku iyileşmesinin doğal bir sonucu olarak görülür. Bu şişlik genellikle ilk 48 saatte pik yapar ve bir hafta içinde azalarak kaybolur. Bölgeye uygulanan hafif soğuk kompresler ve doktorun önerdiği ödem giderici ilaçlar, iyileşme sürecini hızlandırarak hastanın konforunu önemli ölçüde artırır.
Tükürük bezi taşı ameliyatı fiyatı, taşın boyutu, konumu ve uygulanacak cerrahi tekniğe (endoskopik veya açık cerrahi) göre belirlenir. Hastanenin donanımı ve operasyonda kullanılan özel sarf malzemeleri de maliyeti etkileyen faktörler arasındadır. Güncel ve net fiyat bilgisi için uzman doktor muayenesi sonrası kişiye özel bir tedavi planı oluşturulmalıdır.
Tükürük bezi ameliyatı olanların yorumları, genellikle operasyon sonrası yaşanan ağrının kontrol edilebilir olduğu ve yaşam kalitesinin arttığı yönündedir. Hastalar özellikle kronik şişlik ve ağrılardan kurtulduklarını belirtmektedir. Yüz sinirlerinin korunması ve iz kalmaması konusundaki başarılar, hasta memnuniyetini belirleyen en temel kriterler olarak yorumlarda sıkça vurgulanmaktadır.
Tükürük bezi tümörü ameliyatı olanlar, iyileşme döneminde bölgeyi travmalardan korumalı ve doktorun reçete ettiği ilaçları düzenli kullanmalıdır. Özellikle sert ve asidik gıdalardan bir süre uzak durmak, tükürük salgısını uyararak bölgeyi zorlamamak adına önemlidir. Düzenli pansuman ve doktor kontrolleri, yara yerinin sorunsuz kapanmasını ve sağlıklı iyileşmeyi sağlar.
Ankara tükürük bezi taşı ameliyatı için teknolojik altyapısı gelişmiş ve KBB uzman kadrosu güçlü merkezler tercih edilmelidir. Alife Sağlık Grubu, başkentte ileri cerrahi teknikler ve sinir monitörizasyonu eşliğinde güvenli operasyonlar gerçekleştirmektedir. Hastanın konforunu odağa alan yaklaşımıyla, teşhis ve tedavi süreçlerinde bölgenin referans noktalarından biri olarak hizmet vermektedir.
Tükürük bezi ameliyatı yapan doktorlar, Kulak Burun Boğaz (KBB) ve Baş Boyun Cerrahisi alanında uzmanlaşmış hekimlerdir. Bu hekimler, yüz anatomisine ve hassas sinir yapılarına hakim oldukları için operasyonu en güvenli şekilde yönetirler. Başarılı bir cerrahi sonuç için cerrahın bu bölgedeki vakalara dair deneyimi ve teknik donanımı en önemli seçim kriteridir.
Tükürük bezi ameliyatı sonrası ilk günlerde sıvı ve yumuşak gıdalarla beslenmek önerilir. Limon gibi tükürük salgısını aşırı artıran besinler başlangıçta dikiş hattında baskı yaratabileceği için kısıtlanabilir. Yeterli sıvı tüketimi yara iyileşmesini desteklerken, ağız hijyenine dikkat etmek enfeksiyon riskini önler. İyileşme ilerledikçe kademeli olarak normal beslenme düzenine geçilebilir.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.