Mide kapakçığı ameliyatı, tıbbi adıyla fundoplikasyon, reflü ve mide fıtığı tedavisinde kullanılan cerrahi bir yöntemdir. Mide kapakçığı, yemek borusu ile mide arasında bulunan ve yiyeceklerin mideye tek yönlü olarak geçmesini sağlayan bir kas halkasıdır. Reflü ve mide fıtığında, bu kapakçık zayıflar ve mide asidinin yemek borusuna kaçmasına neden olur. Mide kapakçığı ameliyatında, kapakçık güçlendirilir ve mide asidinin yemek borusuna geri kaçması önlenir.
Yemek borusu ile midenin birleştiği noktada bulunan ve Alt Özofagus Sfinkteri (LES) olarak adlandırılan kas halkası, vücudun en önemli "tek yönlü valf" mekanizmalarından biridir.
Sağlıklı Fonksiyon: Yiyecekler mideye geçtiğinde bu kas halkası sıkıca kapanarak mide asidinin ve sindirim enzimlerinin hassas olan yemek borusu dokusuna geri kaçmasını engeller.
Mekanik Bozulma (Reflü): Reflü ve mide fıtığı vakalarında bu kapakçık gevşer, sarkar veya diyaframdaki açıklıktan dolayı yukarı kayar. Sonuç olarak mide asidi, korumasız olan yemek borusuna sızarak yanma, hasar ve doku değişimine neden olur.
Mide kapakçığı ameliyatında cerrah, midenin en üst kısmını (fundus) yemek borusunun alt ucuna bir "manşet" gibi sarar. Bu işlemle:
Zayıflamış olan LES kası dışarıdan desteklenerek güçlendirilir.
Midenin içindeki basınç arttıkça, sarılan doku yemek borusunu daha sıkı kavrar ve asit kaçağını fiziksel olarak imkansız hale getirir.
Eğer eşlik eden bir mide fıtığı varsa, mide olması gereken karın içi boşluğuna geri çekilerek diyaframdaki açıklık daraltılır.
Reflü belirtileri her hastada aynı şekilde seyretmez. Belirtileri "Tipik" ve "Atipik" (gizli reflü belirtileri) olarak ikiye ayırmak, teşhis aşamasında hayati önem taşır.
Tipik Reflü Belirtileri (En Sık Görülenler)
Mide Ekşimesi ve Retrosternal Yanma: Göğüs kemiğinin arkasında hissedilen, genellikle yemeklerden sonra artan yanma hissi.
Regürjitasyon: Ağza acı-ekşi su veya sindirilmemiş gıda atıklarının gelmesi.
Disfaji (Yutma Güçlüğü): Yemek borusundaki ödem veya darlığa bağlı olarak yutkunma sırasında takılma hissi.
Atipik ve "Gizli" Reflü Belirtileri
Birçok hasta mide şikayeti yaşamadan sadece şu belirtilerle başvurabilir:
Kronik Öksürük ve Astım: Mide asidinin soluk borusuna kaçması sonucu oluşan ve akciğer ilaçlarına yanıt vermeyen öksürük krizleri.
Ses Kısıklığı ve Boğazda Yumru Hissi: Özellikle sabahları belirginleşen ses kısıklığı (Laringofarengeal Reflü).
Diş Çürükleri: Ağız içine kadar ulaşan asidin diş minesine zarar vermesi.
Hıçkırık ve Bulantı: Özellikle mide fıtığı eşlik ettiğinde mide boşalmasının gecikmesiyle oluşur.
Mide Fıtığına Özgü Ek Semptomlar
Mide fıtığı olan hastalarda reflü belirtilerine ek olarak; göğüs ağrısı (bazen kalp krizi ile karıştırılabilir), yemeklerden sonra şiddetli çarpıntı ve midenin göğüs kafesine baskı yapması sonucu oluşan nefes darlığı görülebilir.
Aşağıdaki durumlar varsa, reflü ameliyatı artık bir "tercih" değil, bir "gereklilik" haline gelmiştir:
İlaç Direnci: PPI (Proton Pompası İnhibitörü) ilaçlara rağmen şikayetlerin devam etmesi.
Barrett Özofagusu: Yemek borusu hücrelerinin asit nedeniyle kanser öncesi evreye değişmeye başlaması.
Ekstra-Özofageal Belirtiler: Mide asidinin akciğerlere kaçarak kronik astım, ses kısıklığı veya diş çürüklerine yol açması.
Büyük Mide Fıtığı: Midenin bir kısmının göğüs kafesine kaymış olması (Hiatal Herni).
Günümüzde mide kapakçığı yetmezliği ve kronik reflü tedavisinde dünya genelinde kabul görmüş en güvenilir yöntem Laparoskopik Nissen Fundoplikasyonu’dur. Bu işlem, midenin üst kısmının (fundus), yemek borusunun alt ucuna 360 derecelik bir açıyla sarılmasını temel alır.
Cerrahi Mekanizma Nasıl Çalışır?
Valf Oluşturma: Sarılan mide dokusu, doğal bir subap (valf) görevi görerek mide asidinin yukarı kaçışını mekanik olarak engeller.
Minimal İnvaziv Yaklaşım: Ameliyat, karın bölgesine açılan 0.5 - 1 cm'lik küçük kesilerden yerleştirilen kamera ve hassas cerrahi aletlerle yapılır. Kas dokusuna zarar verilmediği için ağrı minimumdur.
Mide Fıtığı Onarımı: Eğer hastada mide fıtığı (hiatal herni) varsa, cerrah aynı anda diyaframdaki genişlemiş açıklığı daraltarak fıtığı da tedavi eder.
Bu yöntem "Altın Standart" olarak adlandırılır çünkü uzun vadeli başarı oranları %90'ın üzerindedir ve hastaları ömür boyu süren asit baskılayıcı ilaç kullanımından tamamen kurtarabilir.
| Özellik | Laparoskopik Nissen (Altın Standart) | LINX (Mıknatıslı Halka) |
|---|---|---|
| Ameliyat Süresi | 45 - 60 Dakika | 20 - 30 Dakika |
| Hastanede Kalış | 1 - 2 Gün | Aynı Gün Taburcu |
| Yutma Güçlüğü Riski | Geçici olarak görülebilir | Minimum düzeydedir |
| Kalıcı Çözüm | %90+ Başarı | Yenilikçi ve Etkili |
Başarılı bir mide kapakçığı ameliyatının sırrı, doğru teşhistir. A Life Sağlık Grubu’nda ameliyat kararı verilmeden önce hastanın reflü düzeyi ve yemek borusu fonksiyonları üç temel testle detaylıca analiz edilir.
1. Gastroskopi (Endoskopi)
Cerrahinin ilk adımı olan endoskopik inceleme, yemek borusunun iç yüzeyini doğrudan görmemizi sağlar. Yemek borusunda asit hasarına bağlı oluşan iltihaplanmalar (özofajit), olası darlıklar veya kanserleşme riski taşıyan Barrett Özofagusu bu inceleme ile saptanır.
2. 24 Saatlik pH Metre Testi
Reflü tanısının kesinleşmesi için "altın kriter" kabul edilen testtir. Burundan yerleştirilen ince bir kateter veya yemek borusuna yerleştirilen kablosuz bir kapsül yardımıyla, 24 saat boyunca mide asidinin yukarı kaçma sıklığı ve süresi dijital olarak kaydedilir. Bu test, şikayetleriniz ile reflü ataklarınız arasındaki ilişkiyi %100 doğrulukla kanıtlar.
3. Özofageal Manometri (Basınç Ölçümü)
Bu test, yemek borusunun kasılma gücünü ve yiyecekleri aşağı itme kapasitesini ölçer. Ameliyat öncesi kritik öneme sahiptir; çünkü eğer yemek borusunda hareket bozukluğu varsa (Akalazya gibi), fundoplikasyon tekniği hastaya özel olarak modifiye edilmelidir.
Mide kapakçığı (reflü) ameliyatı, günümüzde gelişmiş tıp teknolojileri sayesinde hastanın konforunu en üst düzeyde tutan yöntemlerle gerçekleştirilmektedir. A Life Sağlık Grubu’nda operasyonlar, vakaların %95'inden fazlasında "Altın Standart" kabul edilen Laparoskopik (Kapalı) yöntemle tamamlanmaktadır.
Laparoskopik cerrahi, karın bölgesine büyük bir kesi yapmak yerine, sadece 0.5 ile 1 cm genişliğinde 4-5 adet küçük giriş deliği üzerinden yapılır.
Uygulama Süreci:
Giriş: Karın içi, cerraha geniş bir görüş alanı sağlamak için özel tıbbi gazlarla (CO2) hafifçe şişirilir.
Görüntüleme: Açılan deliklerden birine yüksek çözünürlüklü bir fiberoptik kamera (laparoskop) yerleştirilir. Bu kamera, karın içindeki yapıları 15-20 kat büyüterek monitöre yansıtır.
Onarım: Diğer deliklerden sokulan hassas mikro-aletlerle, midenin üst kısmı yemek borusuna sarılır ve varsa mide fıtığı onarılır.
Laparoskopik Yöntemin Avantajları:
Daha Az Ağrı: Büyük kas kesileri olmadığı için ameliyat sonrası ağrı minimumdur.
Hızlı İyileşme: Hastalar genellikle ameliyatın ertesi günü taburcu olur ve 1 hafta içinde işine dönebilir.
Estetik Sonuç: Ameliyat izleri birkaç ay içinde neredeyse görünmez hale gelir.
Düşük Risk: Kanama ve enfeksiyon riski açık cerrahiye oranla çok daha düşüktür.
Modern cerrahide açık yöntem, yerini büyük oranda kapalı yönteme bırakmıştır. Ancak bazı özel durumlarda cerrahın tercihi bu yönde olabilir:
Daha önce geçirilmiş kompleks karın ameliyatlarına bağlı şiddetli yapışıklıklar.
Hastanın anatomik yapısının laparoskopik aletlerin ilerlemesine izin vermemesi.
Ameliyat sırasında ortaya çıkabilecek nadir komplikasyonların yönetimi.
Açık cerrahide karın bölgesine tek ve daha büyük bir kesi yapılır. Bu yöntem, kapalı yönteme göre daha uzun hastanede kalış süresi ve daha geniş bir yara izi gerektirir.
| Özellik | Laparoskopik (Kapalı) | Açık Cerrahi |
|---|---|---|
| Kesi Boyutu | 0.5 - 1 cm (4-5 adet küçük giriş) | 15 - 20 cm (Geniş tek kesi) |
| Ağrı Seviyesi | Minimal (Doku hasarı azdır) | Orta - Şiddetli (Kas kesisi yapılır) |
| Hastanede Yatış | 1 Gün (Genellikle ertesi gün taburcu) | 3 - 5 Gün |
| İşe Dönüş Süresi | 7 - 10 Gün | 3 - 4 Hafta |
| Enfeksiyon Riski | Çok Düşük (Doku dış ortamla az temas eder) | Daha Yüksek |
Ameliyatın başarısı cerrahi kadar, operasyon sonrası ilk 30 günlük disipline de bağlıdır. Kapalı (laparoskopik) yöntemle yapılan ameliyatlarda iyileşme süreci şu aşamalardan oluşur:
İlk 24 Saat (Hastanede): Ameliyat sonrası genellikle aynı gün su içilmesine izin verilir. İlk birkaç saatte hafif omuz ağrısı (laparoskopide kullanılan gaz nedeniyle) hissedilmesi normaldir; bu durum yürüyüş yaparak hızla geçer.
İlk 1 Hafta (Evde İstirahat): Hastalar genellikle 1-2 gün hastanede kaldıktan sonra taburcu edilir. İlk hafta dikiş yerlerinde hafif sızı olabilir; ancak bu süreçte günlük ev içi aktiviteler yapılabilir.
İşe ve Sosyal Hayata Dönüş: Masa başı işlerde çalışan hastalar 7-10 gün içinde işine dönebilir. Tam iyileşme ve dokuların yeni oluşturulan kapakçığa uyumu yaklaşık 4-6 hafta sürer.
Reflü ameliyatı sonrası en önemli konu, oluşturulan yeni kapakçığın (fundoplikasyon) zorlanmamasıdır. Bu süreçte "3 Aşamalı Diyet" protokolü uygulanır:
Aşama 1: Berrak Sıvı Dönemi (1. Hafta)
Yeni kapakçık etrafındaki ödem nedeniyle yutma güçlüğü yaşanmaması için sadece berrak sıvılar tüketilmelidir.
Tüketilebilir: Tanesiz çorbalar, elma suyu, bitki çayları, su.
Dikkat: Sıvılar çok sıcak veya çok soğuk olmamalıdır. Pipet kullanılmamalıdır (hava yutulmasına neden olur).
Aşama 2: Püre ve Yumuşak Gıda Dönemi (2. ve 3. Hafta)
Midenin yeni hacmine ve kapakçığa adaptasyon aşamasıdır.
Tüketilebilir: Çatalla ezilmiş sebze püreleri, yoğurt, blenderdan geçirilmiş meyveler, yumuşak rafadan yumurta.
Altın Kural: Her lokma en az 20 kez çiğnenmelidir.
Aşama 3: Yumuşak Katı Gıdalara Geçiş (4. Hafta ve Sonrası)
Normal beslenmeye kademeli geçiş yapılır.
Tüketilebilir: İyi pişmiş tavuk, balık, yumuşak sebze yemekleri.
Yasaklar: Sert etler, taze ekmek içi, kuruyemiş gibi yutulması zor gıdalar için cerrahınızın onayı beklenmelidir.
| Süreç | Önerilen (Yumuşak Gıdalar) | Kaçınılması Gerekenler |
|---|---|---|
| İlk 1 Hafta (Sıvı Dönemi) | Taneli olmayan süzme çorbalar, ayran, proteinli içecekler, elma suyu, püre kıvamlı gıdalar. | Ekmek, et, asitli/gazlı içecekler, acı baharatlar, çok sıcak veya çok soğuk sıvılar. |
| 2. - 4. Hafta (Yumuşak Gıdalar) | Haşlanmış ve çatalla ezilmiş sebzeler, yoğurt, rafadan yumurta, yumuşak meyveler (muz vb.), balık buğulama. | Çiğ sebzeler, sert etler (bonfile vb.), kuruyemişler, kabuklu meyveler, kızartmalar. |
| Uzun Vade (Yeni Yaşam) | Her türlü gıda tüketilebilir ancak; küçük lokmalar alınmalı ve her lokma en az 20-30 kez çiğnenmelidir. | Çok hızlı yemek yemek, yemek sırasında aşırı sıvı tüketmek, yatmadan hemen önce yemek. |
Ameliyat reflüyü mekanik olarak durdurur; ancak bu başarının ömür boyu sürmesi için aşağıdaki alışkanlıklar hayati önem taşır:
Yatak Başını Yükseltmek: Uyku sırasında mide asidinin yemek borusuna baskı yapmaması için yatağın baş tarafını 15-20 cm yükseltin. (Yastıkla değil, yatak başlığının altına destek koyarak).
Küçük Porsiyonlar, Sık Öğünler: Mide basıncını artırmamak için 3 büyük öğün yerine günde 5-6 küçük öğün tercih edin. "Tıka basa doyma" hissini hayatınızdan çıkarın.
Gece Yemeğini Durdurun: Yemek ile uyku arasına en az 3 saat mesafe koyun. Yatmadan önce içilen süt veya meyve suyu bile reflüyü tetikleyebilir.
Ağır Kaldırmaktan Kaçının: Ameliyat sonrası ilk 6-8 hafta boyunca 5 kg'dan ağır yük kaldırmayın. Karın içi basıncın artması, oluşturulan kapakçığın kaymasına (nüks) neden olabilir.
Kilo Yönetimi ve Kıyafet Seçimi: Fazla kilo mideye dışarıdan basınç yapar. Karın bölgesini sıkan dar kemerler ve korse tipi kıyafetler yerine rahat giysiler tercih edin.
İrrite Edici Maddeler: Sigara ve alkol mide kapakçığının esnekliğini bozabilir. Özellikle ameliyat sonrası doku iyileşmesi için bu maddelerden tamamen uzak durulmalıdır.
İyileşme süreci genellikle sorunsuz geçer; ancak aşağıdaki durumlarda zaman kaybetmeden A Life Sağlık Grubu cerrahi ekibiyle iletişime geçilmelidir:
Geçmeyen inatçı yutma güçlüğü.
Sıvı tüketimine rağmen idrar miktarında azalma (dehidrasyon).
Ateş, dikiş yerlerinde şiddetli kızarıklık veya akıntı.
Dinmeyen bulantı ve kusma atakları.
Gas Bloat (Gaz Şişkinliği) Sendromu: Ameliyat sonrası mideye giden hava yukarı çıkamadığı için (geğirme zorluğu) şişkinlik yapabilir. Bu risk, hastanın ameliyat sonrası 30 günlük özel diyet programına uyumuyla (yavaş yeme, gazlı içecek yasağı) %5’in altına indirilebilir.
Nüks (Geri Dönüş): Tıbbi literatürde uzun vadeli nüks oranı %5-10 arasındadır. Bunu önlemek için mide fıtığı eşlik ediyorsa, diyaframdaki deliği (hiatus) sadece dikişle değil, gerekirse biyolojik yamalarla (mesh) güçlendirerek "çift emniyet" alıyoruz.
Reflü cerrahisi, yüksek teknik beceri ve teknolojik donanım gerektiren bir alandır. A Life Sağlık Grubu olarak, hastalarımızın yaşam kalitesini kalıcı olarak artırmak amacıyla cerrahi süreçlerimizi uluslararası standartlarda yönetiyoruz.
Alanında Uzman ve Deneyimli Genel Cerrahi Kadrosu
Mide kapakçığı ameliyatlarında cerrahın tecrübesi, operasyonun başarısını doğrudan etkiler. Hastanemiz bünyesinde, binlerce başarılı reflü ve mide fıtığı operasyonuna imza atmış, akademik birikimi yüksek genel cerrahi uzmanlarımız görev yapmaktadır. Her vaka, multidisipliner bir yaklaşımla değerlendirilerek en uygun cerrahi teknik belirlenir.
İleri Teknoloji: Laparoskopik ve Robotik Cerrahi Yaklaşımları
Hastanemizde mide kapakçığı operasyonları, en son tıbbi teknolojiler kullanılarak gerçekleştirilir. Laparoskopik (kapalı) cerrahi ve uygun vakalarda robotik cerrahi yöntemleri sayesinde:
Ameliyat kesileri minimum düzeyde tutulur.
Ameliyat sonrası ağrı hissi en aza indirilir.
Enfeksiyon riski düşer ve hastanede yatış süresi kısalır.
Bütüncül Destek ve Ameliyat Sonrası Takip Programı
Cerrahi işlem, tedavinin sadece bir parçasıdır. A Life Sağlık Grubu'nda hastalarımızı sadece ameliyat etmiyor, iyileşme sürecini profesyonel bir ekiple takip ediyoruz:
Beslenme Danışmanlığı: Ameliyat sonrası 3 aşamalı diyet süreciniz diyetisyenlerimizce planlanır.
Fizyoterapi ve Rehabilitasyon: Solunum ve hareket kapasitesini artırıcı destekler sunulur.
Kapsamlı Takip: Taburcu olduktan sonraki kritik dönemlerde düzenli kontrollerle sürecin başarısı teyit edilir.
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 10 Ocak 2026 11:06
Yayınlanma Tarihi: 30 Temmuz 2024 04:04
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
Evet, başarılı bir mide kapakçığı ameliyatı (Nissen Fundoplikasyonu) sonrası hastaların %90'ından fazlası yıllardır kullandıkları Proton Pompası İnhibitörü (PPI) ve asit baskılayıcı ilaçları tamamen bırakmaktadır.
Ankara'da 2026 yılı mide kapakçığı ameliyatı fiyatları; cerrahi yönteme (Laparoskopik Nissen, Toupet veya LINX yöntemi), eşlik eden bir mide fıtığı (Hiatal Herni) onarımı olup olmayacağına ve hastanede kalış süresine göre değişkenlik göstermektedir.
Laparoskopik (kapalı) yöntemle gerçekleştirilen mide kapakçığı ameliyatı, cerrahi tekniğe ve hastanın anatomik yapısına bağlı olarak ortalama 45 ile 60 dakika arasında tamamlanmaktadır. Eğer eşlik eden büyük bir mide fıtığı (hiatal herni) onarımı da yapılacaksa bu süre biraz daha uzayabilmektedir.
Evet. Reflü şikayeti olan hastaların çoğunda aynı zamanda mide fıtığı da bulunur. Ameliyat sırasında cerrahımız önce mide fıtığını onarır (krurorafi), ardından mide kapakçık mekanizmasını (fundoplikasyon) oluşturur. Yani her iki sorun tek seansta kalıcı olarak çözülür.
Günümüzde mide kapakçığı ameliyatlarında "Altın Standart" laparoskopik (kapalı) cerrahidir. Karın bölgesinde açılan 4-5 adet küçük delikten (0.5 - 1 cm) girilerek yapılan bu yöntem, açık cerrahiye göre çok daha az ağrı, daha az iz ve çok daha hızlı iyileşme imkanı sunar.
Kapalı cerrahi sayesinde iyileşme süreci oldukça hızlıdır. Masa başı bir işte çalışan hastalarımız genellikle ameliyattan 5-7 gün sonra işlerine dönebilirler. Ağır fiziksel aktivite gerektiren işler için ise ortalama 3-4 hafta beklenmesi önerilir.
Ameliyatı takip eden ilk 1-2 haftada, ameliyat bölgesindeki ödeme bağlı olarak hafif bir yutma güçlüğü yaşanması normaldir. Bu durum geçicidir. Özel hazırladığımız "Reflü Sonrası Beslenme Protokolü" sayesinde bu süreci hastalarımız konforlu bir şekilde atlatmaktadır.
Laparoskopik teknik kullanıldığı için büyük bir kesi izi olmaz. Ameliyat giriş yerleri olan 0.5-1 cm'lik küçük izler, birkaç ay içinde cilt rengine dönerek neredeyse tamamen belirsiz hale gelir. Estetik açıdan oldukça tatmin edici sonuçlar alınır.
Deneyimli cerrahlar tarafından yapılan mide kapakçığı ameliyatlarında başarı oranı %90'ın üzerindedir. Ameliyat kalıcı bir fiziksel bariyer oluşturur. Nadir durumlarda (%5-8) şikayetler tekrarlayabilir; ancak bu genellikle ağır kaldırma veya aşırı kilo alımı gibi yaşam tarzı faktörlerine bağlıdır.
Ameliyattan sonraki ilk haftalarda, yeni oluşturulan kapakçık mekanizması nedeniyle gaz çıkarma veya geğirme refleksinde geçici bir azalma olabilir. Bu durum "Gas-Bloat Sendromu" olarak bilinir ve genellikle diyet düzenlemesi ile kısa sürede kendiliğinden düzelir.
LINX, yemek borusunun altına yerleştirilen küçük, mıknatıslı bir halkadır. Nissen fundoplikasyonu ise mide dokusunun kendisiyle kapakçık yapılmasıdır. Her iki yöntem de kapalı olarak uygulanır; ancak LINX daha kısa sürer ve hastanede kalış süresi daha azdır. Hangi yöntemin size uygun olduğuna uzman hekimimiz karar verir.
İlaç tedavisine yanıt vermeyen, ömür boyu ilaç kullanmak istemeyen, yemek borusunda ciddi hasar (Özofajit/Barrett) oluşmuş veya reflüsü mide fıtığına bağlı olan hastalar cerrahi tedavi için en güçlü adaylardır.
Evet. Reflünün neden olduğu boğazda takılma, kronik öksürük, ses kısıklığı ve ağızda acı su hissi (Laringofaringeal Reflü) ameliyat sonrasında asit kaçağının durmasıyla birlikte hızla geriler.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.