Labioplasti, jinekolojik estetik cerrahinin en sık uygulanan ve hasta memnuniyet oranı en yüksek prosedürlerinden biridir. Tıbbi literatürde labial hipertrofi olarak adlandırılan durum; iç dudakların dış dudaklardan (labia majora) sarkacak kadar büyük, düzensiz veya asimetrik olmasıdır. Bu durum çoğu zaman genetik faktörlere bağlı olsa da, yaşlanma, hormonal değişimler veya çoklu doğumlar sonrası doku elastikiyetinin kaybıyla daha belirgin hale gelebilir.
Operasyon, temelde fazla dokunun cerrahi veya lazer yardımıyla çıkarılmasını ve dokunun anatomik olarak ideal formuna kavuşturulmasını içerir. Ankara A Life Sağlık Grubu’nun uzman jinekoloji kliniklerinde uyguladığımız modern teknikler, dikiş izini minimalize ederek hastanın hem estetik hem de fonksiyonel bir konfora ulaşmasını sağlar.
Genital anatomide "tek bir mükemmel" yoktur; ancak tıbbi ve estetik açıdan kabul gören belirli oranlar mevcuttur. İdeal bir vulva görünümünde iç dudakların, dış dudakların arasında kalması ve ayakta duruş pozisyonunda dışarıdan fark edilmemesi beklenir.
Günümüzde jinekolojik estetikte iki ana akım öne çıkmaktadır:
Barbie Vajina Görünümü: İç dudakların neredeyse tamamen küçültüldüğü ve klitoris üzerindeki deri katlantılarının (hudoplasti) eş zamanlı olarak düzeltildiği çok daha pürüzsüz bir görünüm.
Doğal (Hibrid) Görünüm: Dudakların fonksiyonel yapısının korunduğu, sadece sarkıklığın ve renk koyuluğunun giderildiği daha natürel bir yaklaşım.
Labioplasti sadece "güzellik" odaklı bir işlem değil, aynı zamanda ciddi bir yaşam kalitesi düzenlemesidir. Fiziksel açıdan bakıldığında; hipertrofik dudaklar dar kıyafetler, taytlar veya mayolar giyildiğinde sürtünmeye bağlı kronik irritasyon (tahriş) ve ağrı yaratabilir. Özellikle spor yaparken, bisiklete binerken veya otururken hissedilen bu huzursuzluk, operasyon sonrası tamamen ortadan kalkar.
Uzman Notu: Labial büyüklük, menstruasyon döneminde hijyen yönetimini zorlaştırabilir ve tekrarlayan vajinal enfeksiyonlara zemin hazırlayabilir. Operasyon bu riskleri de minimalize eder.
Psikolojik boyutta ise genital bölge görüntüsünden duyulan memnuniyetsizlik, bedensel özgüven kaybına ve cinsel yaşamda çekingenliğe yol açabilir. Ankara A Life Sağlık Grubu'nda gerçekleştirdiğimiz operasyonlar sonrası hastalarımızın en büyük geri bildirimi; kendilerini bedenleriyle daha barışık hissettikleri ve sosyal/cinsel yaşamlarındaki kısıtlamaların yerini özgüvene bıraktığı yönündedir.
Aşağıdaki tablo, normal anatomi ile cerrahi müdahale gerektiren hipertrofi arasındaki temel farkları özetlemektedir:
| Kriter | Normal Anatomi | Labial Hipertrofi (Büyüklük) |
|---|---|---|
| Boyut (Genişlik) | Genellikle dış dudakların içinde, 2 cm ile 4 cm arası. | Dış dudaklardan taşan, sarkık, > 4 cm doku düzeyi. |
| Renk Yapısı | Vulva derisiyle uyumlu pembe veya açık kahverengi tonlar. | Kenarlarda kronik sürtünmeye bağlı koyulaşma ve kararma. |
| Simetri | Hafif yapısal farklar doğal ve anatomik kabul edilir. | Belirgin sarkıklık; bir dudağın diğerinden çok uzun olması. |
| Fonksiyonel Etki | Günlük hayatta, sporda ve kıyafet seçiminde konforludur. | Tahriş, enfeksiyon riski, hijyen zorluğu ve otururken ağrı. |
Labioplasti operasyonuna karar verme süreci genellikle iki ana eksende ilerler: Fonksiyonel şikayetler ve estetik kaygılar. Birçok vakada bu iki neden iç içe geçmiştir. Estetik açıdan bakıldığında; asimetri, renk koyulaşması veya belirgin sarkıklık kadının bedensel özgüvenini ve cinsel yaşamındaki rahatlığını olumsuz etkileyebilir.
Fonksiyonel açıdan ise durum çok daha somuttur. İç dudakların aşırı büyük olması, bu hassas dokuların sürekli olarak dış ortamla, iç çamaşırıyla veya kıyafetlerle temas etmesine neden olur. Bu temas; kronik tahriş, ödem ve tekrarlayan enfeksiyonları tetikler. Dolayısıyla labioplasti, hastanın yaşam kalitesini normalize etmeyi hedefleyen tıbbi bir düzenleme olarak kabul edilir.
Tıbbi literatürde iç dudaklardaki büyüklük, genellikle labia minoranın tabanından (vajinal açıklık kenarı) serbest kenarına kadar olan mesafe ölçülerek sınıflandırılır. Bu derecelendirme, cerrahın hangi tekniği seçeceğini ve operasyonun kapsamını belirlemede kritik bir rehberdir.
Grade 1 (Hafif Hipertrofi): İç dudak uzunluğu 2 cm altındadır. Genellikle dış dudakların (labia majora) içinde kalır veya çok hafif bir taşma gösterir. Şikayetler çoğunlukla estetiktir.
Grade 2 (Orta Hipertrofi): Uzunluk 2 cm ile 4 cm arasındadır. Dokular dış dudaklardan belirgin şekilde taşar. Spor yaparken veya dar kıyafet giyildiğinde irritasyon (tahriş) şikayetleri başlar.
Grade 3 (İleri Hipertrofi): Uzunluk 4 cm’nin üzerindedir. Doku fazlalığı ciddi düzeydedir ve genellikle klitoris üzerindeki deri fazlalıklarıyla (hudoplasti ihtiyacı) birliktedir. Günlük hareketler sırasında dahi ağrı ve hijyen sorunları belirgindir.
İç dudakların anatomik sınırlarını aşması, kadının günlük rutinini "sürekli bir huzursuzluk" haline getirebilir:
Spor ve Fiziksel Aktivite: Bisiklete binme, koşu veya yoga gibi aktiviteler sırasında iç dudakların baskı altında kalması veya sürtünmesi ciddi ağrı ve doku travmasına yol açar.
Hijyen Yönetimi: Fazla doku kıvrımları, ter ve salgıların birikmesine neden olarak bakteriyel veya fungal (mantar) enfeksiyonlar için uygun bir zemin hazırlar. Temizlik sürecini zorlaştırarak kötü koku oluşumuna sebebiyet verebilir.
Kıyafet Seçimi: Tayt, mayo veya dar jean pantolonlar giyildiğinde iç dudakların dışarıdan belli olması veya kıyafetin dikiş yerlerinin dokuyu sıkıştırması, hastanın sosyal hayatını ve giyim tercihlerini kısıtlar.
| Hipertrofi Derecesi | Sarkma Miktarı (Mesafe) | Temel Cerrahi Endikasyon (Gerekçe) |
|---|---|---|
| Grade 1 | < 2 cm | Genellikle estetik kaygı, hafif asimetri düzeltme talebi. |
| Grade 2 | 2 - 4 cm | Fiziksel aktivite sırasında tahriş, cinsel ilişkide zorlanma. |
| Grade 3 | > 4 cm | Şiddetli ağrı, hijyen sorunları, kronik enfeksiyon riski. |
İç dudakların büyümesi her zaman doğuştan gelmez; yaşam boyu süren hormonal ve fiziksel değişimlerin bir sonucudur.
Ergenlik Dönemi: Labia minora dokuları östrojen hormonuna son derece duyarlıdır. Ergenlikte hipotalamus-hipofiz aksının aktifleşmesiyle artan östrojen, bu dokuların hızla büyümesini ve pigmentasyonun (renk koyulaşmasının) artmasını tetikler. Bazı genç kızlarda bu büyüme asimetrik veya aşırı düzeyde gerçekleşebilir.
Doğum ve Gebelik: Hamilelik sırasında artan kan akımı (vaskülarite) ve hormonal dalgalanmalar iç dudaklarda ödem ve kalıcı genişlemeye neden olabilir. Normal doğum sırasında dokuların aşırı gerilmesi ve bazen oluşan kontrolsüz yırtıklar, iyileşme sonrası sarkık ve düzensiz bir görünüme yol açabilir.
Hormonal Değişimler: Yaşla birlikte östrojen seviyelerinin azalması doku elastikiyetini (kolajen yapısını) zayıflatır. Bu durum, özellikle dış dudaklardaki yağ dokusunun azalmasıyla (atrofi) birleşince, iç dudakların çok daha belirgin ve sarkık görünmesine neden olur.
Labioplasti operasyonlarında kullanılan teknikler; dokunun nereden çıkarılacağına, kenar yapısının korunup korunmayacağına ve istenen nihai görünüme göre belirlenir. Tarihsel süreçte en eski yöntem olan Edge (Trim) rezeksiyonu, yerini daha koruyucu olan Wedge (Kama) tekniğine bıraksa da, günümüzde her iki yöntemin de kendine has endikasyonları bulunmaktadır. Günümüz vizyonuyla, lazer teknolojisinin bu süreçlere entegrasyonu, operasyonel hassasiyeti ve hasta konforunu yeni bir seviyeye taşımıştır.
Wedge Rezeksiyonu, labia minoranın en geniş kısmından "V" veya kama şeklinde bir parça çıkarılarak, kalan uçların birbirine dikilmesi işlemidir. Bu teknik, modern genital estetikte "altın standartlardan" biri olarak kabul edilir.
Doğal Kenar Korunumu: Bu tekniğin en büyük üstünlüğü, iç dudağın kendi doğal, tırtıklı ve genellikle daha koyu renkli olan dış kenar yapısını bozmamasıdır. Ameliyat sonrası dudaklar, hiç işlem görmemiş ancak boyutları küçültülmüş gibi doğal bir görünüm sergiler.
Renk Geçişi: Kenarların rengi korunur, bu da "ameliyatlı görünümden" kaçınan hastalar için idealdir.
Sinir Koruması: Rezeksiyon merkezi bölgeden yapıldığı için, serbest kenarlardaki duyusal sinir ağları büyük oranda korunur.
Ancak kama tekniği, cerrahi titizlik gerektirir. Eğer dikiş hatları üzerindeki gerginlik doğru ayarlanmazsa, iyileşme sürecinde dikişlerin açılma (dehisans) riski, diğer yöntemlere göre bir miktar daha yüksektir. Bu nedenle, dikiş materyali seçimi ve katmanlı dikiş tekniği hayati önem taşır.
V-Plasti, Wedge tekniğinin bir varyasyonudur ve özellikle sarkıklığın merkezi bir odakta toplandığı vakalarda tercih edilir. Deepitelizasyon ise, mukoza tabakasının yalnızca üst katmanının uzaklaştırılarak alt dokunun büzülmesi işlemidir.
Bu yöntemler, özellikle "hacim azaltmak" yerine "form düzeltmek" isteyen hastalar için uygundur. Sinir hasarı riskinin en düşük olduğu yöntemler arasında yer alır. Ancak çok büyük ve sarkık dudaklarda (Grade 3) tek başına yeterli olmayabilir. Bu noktada Ankara'daki ekibimiz, hastanın anatomik derecesine göre bu teknikleri modifiye ederek "kişiselleştirilmiş cerrahi" rotası çizer.
Son yıllarda sosyal medya ve kültürel trendlerin etkisiyle en çok talep edilen yaklaşımlardan biri Barbie Vajina estetiğidir. Bu konsept, iç dudakların dış dudakların arasından hiç görünmeyecek kadar (neredeyse tamamen) küçültüldüğü bir görünümü hedefler.
Teknik Yaklaşım: Barbie görünümü elde etmek için genellikle Edge (Trim) tekniği kullanılır. Dudağın dış kenarı boydan boya traşlanır.
Hudoplasti Entegrasyonu: Bu görünümün tamamlayıcısı, klitoris üzerindeki deri katlantılarının (prepus) da küçültüldüğü Klitoral Hudoplasti işlemidir. Böylece vulva, pürüzsüz ve minimal bir hat kazanır.
Beklenti Yönetimi: Her hasta Barbie görünümü için anatomik olarak uygun olmayabilir. Cerrah olarak görevim, hastanın isteği ile anatomik sınırları ve fonksiyonel sağlığı (kuruluğu önleyen mukoza miktarını korumak gibi) dengelemektir.
Günümüz cerrahi pratiğimizde, neşterin (soğuk bıçak) yerini büyük oranda Karbondioksit (CO2) Lazer almıştır. Lazerle labioplasti, cerrahın elindeki kontrolü maksimize ederken hastanın iyileşme sürecini devrimsel bir şekilde hızlandırır.
Kanama Kontrolü: Lazer, dokuyu keserken aynı zamanda damarları mühürler (koterize eder). Bu sayede operasyon neredeyse kansız geçer ve ameliyat sonrası "hematom" (kan birikmesi) riski minimalize edilir.
Ödem Azlığı: Hücresel düzeyde travma daha az olduğu için operasyon sonrası şişlik, klasik cerrahiye oranla çok daha azdır.
Hassas Kesim: Özellikle "Barbie" görünümü isteyen hastalar için lazer, milimetrik ve pürüzsüz kesim hatları sağlar. Lazerin sunduğu bu keskinlik estetik başarıyı artırır.
Aşağıdaki tablo, kliniğimizde en sık uygulanan iki ana yöntemin operasyonel farklarını özetlemektedir:
| Parametre | Wedge (Kama) Rezeksiyonu | Edge (Trim / Kenar) Rezeksiyonu |
|---|---|---|
| İyileşme Hızı | Orta (Dikiş hattı takibi kritik) | Hızlı (Basit yara hattı) |
| İz Kalma Riski | Minimal (Doğal katlantıya gizlenir) | Minimal (Kenar boyunca ince hat) |
| Renk Korunumu | Mükemmel (Doğal kenar korunur) | Düşük (Koyu kenarlar uzaklaştırılır) |
| Doğallık Hissi | Çok Yüksek | Orta (Daha pürüzsüz / cerrahi hat) |
| Cerrahi Zorluk | Yüksek (Katmanlı kapatma gerekir) | Orta |
| Barbie Görünümü Uyumu | Düşük | Çok Yüksek |
Labioplasti sonrası cinsel hazzın azalacağı korkusu, genellikle doku çıkarılırken sinir uçlarının zarar göreceği endişesinden kaynaklanır. Ancak tıbbi gerçek şudur: Haz reseptörlerinin %90'ından fazlası klitoris ve vajina girişinde (G-noktası bölgesi) yoğunlaşmıştır. İç dudaklar ise daha çok koruyucu ve ikincil duyusal işlev görür.
Eğer cerrah, dokuyu aşırı (agresif) bir şekilde çıkarmaz ve sinirlerin geçiş yollarını anatomik olarak korursa, his kaybı yaşanması beklenmez. Aksine, dudakların aşırı büyük olması nedeniyle cinsel ilişki sırasında dokuların içeri kıvrılması sonucu oluşan ağrı (disparoni) ortadan kalkacağı için haz kalitesi artar.
Birçok vakada labioplasti tek başına yapıldığında, klitoris üzerindeki deri katlantıları (prepus) daha belirgin ve kaba görünebilir. Bu nedenle, estetik bütünlük ve fonksiyonel haz için Klitoral Hudoplasti (klitoris üzerindeki fazla derinin alınması) işleme dahil edilir.
Haz Artışı: Hudoplasti, klitorisin üzerindeki fazla doku yükünü azaltarak, ilişki veya uyarılma sırasında klitorisin daha kolay uyarılmasını sağlar. Bu durum, dolaylı yoldan orgazm başarısını ve cinsel doyumu artırabilir.
Simetri: Sadece dudakları küçültüp "tepe" bölgesini bırakmak, orantısız bir görünüme neden olur. Modern jinekolojik estetikte bu iki işlem ayrılmaz bir bütündür.
Hissizlik riskini yönetmek, cerrahın anatomi bilgisiyle doğrudan ilişkilidir. Sinir uçları genellikle labia minoranın taban kısmında (vajina girişine yakın bölge) daha yoğundur.
Taban Koruması: Rezeksiyon (dokunun çıkarılması) sırasında dudağın taban kısmına çok yakın çalışmamak, ana sinir dallarını korur.
Teknik Seçimi: Örneğin "Wedge" (kama) tekniği, sinir uçlarının yoğun olduğu serbest kenarları kısmen koruduğu için his koruması açısından oldukça başarılıdır.
İyileşme Süreci: Ameliyattan sonraki ilk haftalarda ödeme bağlı olarak geçici bir his azalması veya karıncalanma normaldir. Bu, sinirlerin zarar gördüğü anlamına gelmez; doku iyileştikçe (genellikle 4-8 hafta içinde) duyular tamamen normale döner.
Aşağıdaki tablo, hastalarımızın operasyon öncesi yaşadığı kaygılar ile iyileşme sonrası elde ettikleri sonuçları karşılaştırmaktadır:
| Parametre | Ameliyat Öncesi Durum (Hipertrofi) | Ameliyat Sonrası Durum (Labioplasti) |
|---|---|---|
| Özgüven Seviyesi | Çekingenlik, partnerden saklanma dürtüsü ve sosyal fobi. | Yüksek; bedenle barışık olma ve özgürleşme hali. |
| Fiziksel Konfor | İlişki sırasında dudağın içeri kaçması, sürtünme ve ağrı. | Ağrısız, sürtünmesiz ve tüm aktivitelerde konforlu bir yapı. |
| Hissiyat ve Haz | Fiziksel rahatsızlık nedeniyle odaklanma güçlüğü. | Korunan veya Artan; özellikle sinir uçlarının korunmasıyla artan odak. |
| Estetik Tatmin | Sarkıklık ve renk koyuluğu nedeniyle mutsuzluk. | Pürüzsüz, simetrik ve "Barbie" veya doğal form. |
Labioplasti sonrası iyileşme, vücudun doku onarım mekanizmalarının en aktif çalıştığı süreçtir. Bu dönemde kullanılan dikişler genellikle kendiliğinden eriyen (absorbe olan) türdedir; dolayısıyla dikiş aldırma stresi yaşanmaz. Ancak dokuların birbirine kaynaması ve nihai estetik formun oturması zaman alır. Bu süreci "sabırlı bir iyileşme" olarak tanımlamak en doğrusudur.
Operasyonun hemen ardından başlayan ilk 3 gün, "en hassas" dönemdir. Doku travmasına bağlı olarak bölgede belirgin bir şişlik (ödem) ve hafif sızı beklenen bir durumdur.
Soğuk Uygulama: İlk 24-48 saat, 15 dakika uygulama - 15 dakika ara şeklinde yapılan soğuk kompres, ödemin kontrolden çıkmasını engeller.
Hijyen Protokolü: Her tuvalet sonrası bölge, doktorunuzun önerdiği antiseptik solüsyonlar veya sadece ılık su ile önden arkaya doğru nazikçe temizlenmelidir. Bölgenin kuru tutulması, dikişlerin sağlığı için hayati önem taşır.
İlaç Kullanımı: Reçete edilen antibiyotik ve ağrı kesiciler saatine sadık kalınarak kullanılmalıdır. Genellikle ağrı, basit ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilecek düzeydedir.
Aşağıdaki tablo, iyileşme sürecindeki beklentileri ve kısıtlamaları özetlemektedir:
| Hafta | Pansuman ve Hijyen | Fiziksel Aktivite | Yasaklar ve Dikkat Edilecekler |
|---|---|---|---|
| 1. Hafta | Günlük antiseptik yıkama ve kurulama (saç kurutma makinesi ile soğuk mod). | Ev içinde hafif yürüyüşler. | Dar kıyafet giymek ve ayakta uzun süre kalmak yasaktır. |
| 2. Hafta | Bölgeyi kuru tutmaya devam; nemli kalmamalıdır. | Masa başı işe dönüş yapılabilir. | Spor, ağır yük kaldırma ve ıkınmaktan kaçınılmalıdır. |
| 3. Hafta | Dikişler erimeye başlar, hafif kaşıntı normaldir. | Tempolu yürüyüşlere başlanabilir. | Deniz, havuz, hamam ve sauna kullanımı yasaktır. |
| 4. Hafta | Dokular büyük oranda kaynamıştır. | Hafif egzersizler (üst vücut odaklı). | Bisiklete binme ve yoga gibi bölgeyi geren sporlar yasaktır. |
| 5. Hafta | Dikişlerin çoğu düşmüştür. | Egzersiz yoğunluğu kademeli artırılabilir. | Vajinal tampon kullanımı ve cinsel ilişki için hala erkendir. |
| 6. Hafta | Nihai kontrol zamanı. | Tüm spor aktivitelerine dönülebilir. | Doktor onayı ile cinsel yaşama geri dönülebilir. |
Hastalarımızın en çok merak ettiği iki konu: "Ne zaman spor yapabilirim?" ve "Ne zaman cinsel ilişkiye girebilirim?". Bu soruların yanıtı, doku direncinde gizlidir.
Spor ve Fiziksel Aktivite: İlk 2 hafta sadece ev içi hareketlilik önerilir. 4. haftadan itibaren dikişler büyük oranda tutmuş olsa da; bisiklete binme, ata binme veya pilates gibi bacakların aşırı açıldığı ve genital bölgenin gerildiği sporlar için 6 hafta beklenmelidir. Dokuların tam iyileşmeden gerilmesi, dikişlerin açılmasına veya asimetrik iyileşmeye neden olabilir.
Cinsel Yaşam: Labioplasti sonrası cinsel ilişki için altın sınır 6 haftadır. Bu süre, cerrahi sahanın mekanik zorlamalara karşı tam direncini kazandığı süredir. 4. haftada kendinizi çok iyi hissetseniz bile, mikroskobik düzeyde iyileşme devam ettiği için erken birleşme kanama veya enfeksiyon riskini tetikleyebilir. 6. hafta sonunda yapılacak olan uzman doktor kontrolü sonrası "yeşil ışık" yakılır.
Ankara ve çevresindeki sağlık yatırımları arasında doğru tercihi yapmak için şu kriterleri göz önünde bulundurmalısınız:
Deneyim: Cerrahın sadece genel jinekoloji değil, spesifik olarak jinekolojik estetik alanındaki vaka sayısı ve "öncesi-sonrası" portfolyosu başarının en somut kanıtıdır.
Uzmanlık: Hekimin bu alandaki sertifikasyonları, uluslararası kongrelerdeki sunumları ve teknik hakimiyeti (Wedge, Trim veya Lazer teknikleri) değerlendirilmelidir.
Otorite: Ameliyatın yapılacağı kurumun yoğun bakım şartları, sterilizasyon protokolleri ve Ankara'daki sağlık ekosistemindeki yeri otoritenin bir göstergesidir.
Güven: Gerçek hasta yorumları, komplikasyon yönetimi konusundaki şeffaflık ve operasyon sonrası sunduğu takip desteği güven endeksinizi belirlemelidir.
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 26 Ocak 2026 09:39
Yayınlanma Tarihi: 25 Nisan 2024 10:12
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
Tam tersine, operasyon sırasında sinir uçlarına zarar verilmez. Aksine, klitoral bölgenin üzerindeki fazla dokunun alınması (Hudoplasti) cinsel uyarılabilirliği artırabilir ve kişinin özgüvenini yükselterek cinsel yaşamı olumlu etkiler.
Modern lokal anestezikler ve ameliyat sonrası reçete edilen ağrı kesiciler sayesinde hastalarımız süreci oldukça konforlu atlatır. İlk birkaç gün yanma hissi olması normaldir.
Genital bölge kanlanması çok iyi olan ve hızlı iyileşen bir dokudur. Estetik ve Gizli Dikiş teknikleri kullandığımız için iyileşme tamamlandığında dışarıdan bir operasyon yapıldığı anlaşılmaz.
Evet, labioplasti ameliyatı olmuş olmak normal doğuma engel teşkil etmez. Doku esnekliği iyileşme sonrası korunur.
Hayır. Labioplasti operasyonu sadece dış genital bölgedeki iç dudaklara (labia minora) yapılan bir işlemdir. Kızlık zarı (hymen), bu bölgenin yaklaşık 2-3 cm daha iç kısmında yer alır. Bu nedenle operasyonun bakireliğe veya gelecekteki gebelik süreçlerine hiçbir zararı yoktur.
Labioplasti ameliyatı sonrası fiziksel olarak sosyal hayata dönüş genellikle iki ila üç gün gibi kısa bir sürede gerçekleşmektedir. İlk birkaç gün hafif şişlik ve hassasiyet görülmesi normal kabul edilirken, tam iyileşme ve dikişlerin tamamen iyileşmesi yaklaşık dört ila altı haftalık bir zaman dilimini kapsamaktadır.
Kadınlar bu operasyona genellikle estetik kaygıların ötesinde, iç dudakların sarkıklığına bağlı olarak gelişen kronik tahriş ve hijyen sorunları nedeniyle başvurmaktadır. Genital bölgedeki bu yapısal bozukluklar, bireyin özgüvenini olumsuz etkileyebileceği gibi bisiklete binme veya koşu gibi aktiviteler sırasında fiziksel acıya da yol açabilmektedir.
Operasyonun başarısını korumak ve doku onarımını riske atmamak adına cinsel ilişkiye girmek için genellikle altı haftalık bir bekleme süresi önerilmektedir. Bu sürenin sonunda iyileşen dokular daha esnek bir yapı kazanmakta ve hastalar kendilerini hem fiziksel hem de psikolojik olarak çok daha konforlu hissetmektedir.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.