Üst blefaroplasti, üst göz kapaklarında zamanla oluşan deri fazlalığı, kas gevşemesi ve yağ paketçiklerinin fıtıklaşması gibi durumları düzeltmek amacıyla yapılan cerrahi bir prosedürdür. Oküloplastik cerrahide temel amaç, hastanın karakteristik bakış ifadesini bozmadan, üst kapaktaki ağırlığı ve yorgun görüntüyü ortadan kaldırmaktır. Operasyon genellikle lokal anestezi altında, yaklaşık 45 - 60 dakika süren bir işlemle gerçekleştirilir.
Ameliyat sırasında kapaktaki doğal katlanma çizgisi (crease) üzerinden yapılan milimetrik kesilerle dokular yeniden şekillendirilir. Bu yaklaşım, dikiş izlerinin göz kapağının doğal anatomisi içinde gizlenmesini sağlayarak iyileşme sonrası neredeyse belirsiz bir sonuç sunar.
Göz kapağı dokusu, vücudun en ince ve en hassas deri yapısına sahiptir. Yıllar içinde yerçekimi, güneş hasarı ve genetik yatkınlık gibi faktörlerle bu bölgedeki kolajen ve elastin lifleri yıkıma uğrar. Bu fizyolojik süreç, sadece deriyi değil, gözü çevreleyen dairesel kas yapısını ve bu dokuları yerinde tutan orbital septumu da etkileyerek bakışların yaşlanmasına neden olur.
Tıp literatüründe Dermatoşalazis olarak adlandırılan durum, üst göz kapağı derisinin elastikiyetini kaybederek kirpiklerin üzerine, hatta bazen göz bebeğinin önüne kadar sarkmasıdır. Bu sadece estetik bir sorun değildir; sarkan deri, hastanın üst ve yan görme alanını fiziksel olarak kısıtlayarak görme alanı kaybına neden olur. Hastalar genellikle akşam saatlerinde göz yorgunluğu ve bu sarkıklığı dengelemek için sürekli kaşlarını kaldırmaya bağlı olarak gelişen alın bölgesindeki baş ağrılarından şikayet ederler.
Göz küresini koruyan yağ yastıkçıkları, normalde Orbital Septum adı verilen ince bir bariyerle yerinde tutulur. Yaşlanma veya genetik faktörlerle bu bariyer zayıfladığında, özellikle iç ve orta kısımdaki yağ paketçikleri öne doğru fıtıklaşarak üst kapakta dolgunluk ve şişlik (torbalanma) oluşturur. Cerrahi planlamada bu yağların tamamen çıkarılması yerine, çukurlukları dolduracak şekilde yeniden konumlandırılması, göz çevresinde daha dolgun ve sağlıklı bir görünüm elde edilmesini sağlar.
Blefaroplasti için ideal adaylar, üst kapaklarında ağırlık hisseden, bakışları yorgun görünen ve genel sağlık durumu cerrahiye uygun olan bireylerdir. Tanı aşamasında Orbicularis Oculi kasının (gözü kapatan kas) tonusu ve kapağı kaldıran levator kasının fonksiyonu titizlikle değerlendirilmelidir. Bazı durumlarda kapak sarkıklığına kaş düşüklüğü de eşlik edebilir; bu durumda en iyi sonuç için kaş kaldırma operasyonlarıyla kombine yaklaşımlar önerilir.
Kişinin aslında enerjik hissetmesine rağmen dışarıdan "yorgun, uykusuz veya üzgün" algılanması, dermatoşalazisin en belirgin sosyal etkisidir. Kişiye Özel Bakış Tasarımı sayesinde, kapak üzerindeki deri yığılması giderilerek gözlerin daha açık ve canlı görünmesi sağlanır. Bu değişim, kişinin özgüvenini artırırken sosyal iletişimindeki ifade netliğini de güçlendirir.
Fonksiyonel blefaroplasti, tıbbi bir gereklilik olarak karşımıza çıkar. Kapak derisinin kirpikleri aşağı itmesi sonucunda oluşan ağırlık giderildiğinde, hastanın görme aksı açılır ve kontrast duyarlılığı artar. Ankara'da, A Life Sağlık Grubu'nun ileri teknolojik donanımıyla gerçekleştirdiğimiz bu operasyonlar, hastalarımıza sadece daha genç bir görünüm değil, aynı zamanda daha aydınlık bir dünya sunar.
Üst blefaroplasti süreci, hastanın ameliyathaneye girmesinden çok önce, muayene odasında yapılan detaylı anatomik haritalama ile başlar. Cerrahın en önemli görevi, çıkarılacak doku miktarını belirlerken gözün kapanma fonksiyonunu (kornea güvenliğini) tehlikeye atmayacak güvenlik sınırlarını korumaktır. Operasyon genellikle sedasyon destekli lokal anestezi altında yapılır; bu sayede hasta konforu sağlanırken, cerrah operasyon sırasında hastadan gözlerini açıp kapatmasını isteyerek kapağın dinamik seviyesini kontrol edebilir.
Operasyonun en kritik aşaması, hasta henüz dik oturur pozisyondayken yapılan cerrahi çizimdir.
Güvenlik Sınırları: Üst sınır, kaş altı mesafeden yaklaşık 8-10 mm aşağıda kalmalı; alt sınır ise kirpik dibinden (ciliary margin) en az 5-6 mm yukarıda planlanmalıdır.
Pinch Testi (Cımbız Testi): Özel bir cerrahi aletle yapılan bu testte, çıkarılması planlanan deri miktarı simüle edilir. Amaç, göz kapağı kapatıldığında hiçbir gerginlik oluşmamasını garantilemek ve "Lagofitalmi" (gözün açık kalması) riskini sıfıra indirmektir.
Asimetri Kontrolü: İki göz kapağı arasındaki yapısal farklar bu aşamada milimetrik olarak işaretlenerek cerrahi simetri hedeflenir.
Bir cerrahın başarısı, bıraktığı izi ne kadar iyi sakladığıyla ölçülür. Üst göz kapağı ameliyatında kesi hattı, Supratarsal Fold (üst kapak doğal katlanma çizgisi) adı verilen bölgeye yerleştirilir.
Gizli Kesiler: Göz açıkken bu katlanma çizgisi derinin içinde kaldığı için dikiş hattı dışarıdan asla görünmez.
Lateral Uzantı: Kaz ayağı bölgesine doğru hafifçe uzatılan kesi, bu bölgedeki deri fazlalığını da toparlar ve gözün dış kenarındaki doğal mimik çizgilerine uyumlu hale getirilir.
Dikiş Tekniği: Genellikle "subkutiküler" (deri altı) veya çok ince tekli dikişler kullanılır. Bu sayede iyileşme tamamlandığında dikiş izi, göz kapağının kendi rengi ve dokusuyla bütünleşerek görünmez bir hal alır.
Her göz yapısı farklıdır ve her hastaya standart bir prosedür uygulamak estetik bir hatadır. Bazı hastalar sadece deri sarkıklığından şikayetçiyken, bazılarında kas gevşemesi veya derin yağ fıtıklaşmaları ön plandadır. A Life Sağlık Grubu cerrahi vizyonumuzda, "doku koruyucu" felsefeyi benimseyerek gereksiz doku kaybından kaçınıyor ve sadece fonksiyonel/estetik engelleri kaldırıyoruz.
Deri çıkarıldıktan sonra hemen altında yer alan Orbicularis Oculi kasına müdahale edilip edilmeyeceği kararı verilir.
Kas Strip Eksizyonu: Eğer kapakta aşırı kalınlık veya kas gevşekliği varsa, bu kasın 2-3 mm'lik bir şeridi çıkarılarak kapağın daha ince ve gergin görünmesi sağlanır.
Septum Onarımı: Yağ paketçiklerini tutan septum zayıfsa, bu doku kuvvetlendirilir. Ancak modern tekniklerde yağ dokusunu tamamen çıkarmak yerine, kapağın çukurlaşmasını önlemek için "yağ repozisyonu" (yeniden konumlandırma) tercih edilmektedir.
Günümüzde popüler olan "Lazerle Göz Kapağı Ameliyatı" aslında kesinin neşter yerine lazer fiberi ile yapılmasıdır.
Lazerin Avantajı: Kesim sırasında damarları mühürlediği için kanama minimaldir ve dolayısıyla ameliyat sonrası morarma/şişlik daha az olabilir.
Klasik Cerrahi: Soğuk neşter, doku iyileşmesi (skar kalitesi) açısından hala altın standarttır çünkü lazerin yarattığı termal (ısı) hasar klasik cerrahide yoktur. Biz hastalarımızın doku tipine göre her iki yöntemi de başarıyla kombine edebiliyoruz.
Hastaların çoğu deri sarkıklığı (dermatoşalazis) ile gerçek göz kapağı düşüklüğünü (pitozis) karıştırır.
Levator Onarımı: Eğer kapağı kaldıran kas (levator aponevrozu) zayıfsa, sadece deri almak bakışı düzeltmez; göz hala uykulu görünür. Bu durumda blefaroplasti ile eş zamanlı olarak levator kası kısaltılır veya onarılır. Bu, bakışın sadece gençleşmesini değil, fonksiyonel olarak da açılmasını sağlar.
| Teknik Kriter | Klasik Üst Blefaroplasti | Lazer Destekli Blefaroplasti | Kombine (Pitozis + Bleph) |
|---|---|---|---|
| Kullanılan Enstrüman | Çelik Neşter (Soğuk Bıçak) | CO2 veya Erbium Lazer | Neşter + Mikro-Dikiş |
| Kesi Derinliği | Epidermis + Dermis | Epidermis + Termal Koagülasyon | Tam Kat (Kas Dahil) |
| Morarma ve Ödem | Orta Derece (5-7 Gün) | Minimal (3-5 Gün) | Orta/Yüksek (7-10 Gün) |
| İz Görünürlüğü | Doğal Kıvrımda Gizli | Dikişsiz veya Çok İnce İz | Doğal Kıvrımda Gizli |
| Hedef Doku | Sadece Deri ve Kas | Deri Sıkılaştırma + Yağ | Deri + Yağ + Kaldırıcı Kas |
Ankara A Life Sağlık Grubu uzmanlığıyla, göz kapağı cerrahisinde ulaşılan bu teknik derinlik, hastalarımıza kalıcı, güvenli ve estetik açıdan kusursuz bir "bakış tasarımı" sunmaktadır. Unutulmamalıdır ki; göz kapağı ameliyatı bir santimetre değil, bir milimetre ameliyatıdır.
Ameliyatsız göz kapağı germe işlemi, derinin en üst tabakasındaki gevşekliği azaltmayı hedefleyen enerji tabanlı uygulamaları kapsar. Bu yöntemler, cerrahi bir kesi yapılmadığı, genel anestezi gerektirmediği ve "ameliyat korkusu" olan hastalar için konforlu bir alternatif sunduğu için popülerdir. Ancak bu noktada bir "bakış tasarımı" gerçeği vardır: Ameliyatsız yöntemler deriyi sadece yüzeyden "büzüştürerek" sıkılaştırır; dokuyu fiziksel olarak çıkarmaz veya alttaki fıtıklaşmış yağı yok etmez. Dolayısıyla, bu yöntemlerin başarısı tamamen hastanın deformasyon seviyesine bağlıdır.
Plazma enerjisi, havada bulunan gazları iyonize ederek bir ark oluşturur ve derinin en üst tabakasında (epidermis) mikro düzeyde "süblimleşme" (katıdan gaza geçiş) yaratır.
Mekanizma: Deri yüzeyinde küçük, noktasal kabuklanmalar oluşturarak dokunun büzülmesini ve yeni kolajen üretimini tetikler.
Etki Alanı: Çok hafif deri fazlalığı olan, henüz kapak ağırlığı başlamamış genç hastalar veya cerrahi için tıbbi engeli olan bireylerde ince kırışıklıkları gidermede etkilidir.
Sınırlamalar: İşlem sonrası 5-7 gün süren yaygın bir ödem ve kabuklanma süreci vardır. Genellikle tek seans yeterli olmaz; kalıcılığı ise cerrahiye oranla çok daha kısa sürelidir (ortalama 1-2 yıl).
HIFU (Odaklı Ultrason), Fraksiyonel Lazer ve Plazma Enerjisi gibi yöntemleri cerrahi ile kıyasladığımızda temel fark "etki derinliği" ve "kalıcılık" noktalarında toplanır.
| Kriter | Ameliyatsız Yöntemler (Plexr/HIFU) | Cerrahi Blefaroplasti |
|---|---|---|
| Etki Mekanizması | Isı ile deri büzüştürme / Sıkılaştırma | Fazla deri, kas ve yağın fiziksel çıkarımı |
| Uygulama Alanı | Sadece yüzeysel deri tabakası | Deri, kas ve yağ paketçikleri |
| Kalıcılık | 1 - 2 Yıl (Yaşlanma süreci devam eder) | 10 - 15 Yıl / Kalıcı çözüm |
| Seans Sayısı | Genellikle 2 - 3 seans gerekir | Tek operasyon yeterlidir |
| Görme Alanı Etkisi | Çok kısıtlı | Maksimum görme alanı genişlemesi |
Eğer üst göz kapağındaki sorun sadece ince bir kırışıklık değilse, enerji bazlı cihazlar sadece zaman ve maliyet kaybına yol açar. Aşağıdaki klinik tablolarda cerrahi blefaroplasti "tek ve kesin" çözümdür:
Dermatoşalazis (Belirgin Deri Fazlalığı): Deri kirpik sınırını aşmış ve görme aksını kapatmışsa, hiçbir cihaz o deriyi yok edecek kadar büzüştüremez.
Yağ Fıtıklaşması (Torbalanma): Üst kapağın iç kısmında dolgunluk varsa, bu bir yağ problemidir. Ameliyatsız yöntemler yağ dokusuna ulaşamaz.
Kas Gevşekliği: Orbicularis Oculi kasının gevşemesine bağlı bir sarkma varsa, cerrahi ile kas onarımı yapılmadan bakışlar gençleşmez.
Fonksiyonel Baş Ağrısı: Hasta sarkık deriyi kaldırmak için sürekli kaşlarını kaldırıyor ve buna bağlı alın ağrısı çekiyorsa, tek çözüm yükü hafifleten cerrahidir.
Ankara A Life Sağlık Grubu’nda, estetik yolculuğunuza başlarken önceliğimiz sizi hayal kırıklığına uğratmayacak, tıbbi gerçeklerle örtüşen en doğru yöntemi belirlemektir. Unutmayın; ameliyatsız yöntemler bir "bakım", cerrahi ise bir "değişim" sürecidir.
Üst göz kapağındaki sarkma şikayetiyle başvuran hastaların önemli bir kısmında temel sorun, sadece kapağın kendi derisi değil, kaşın aşağı doğru yer değiştirmesidir. Göz çevresi yaşlanması dikey ve yatay düzlemlerde eş zamanlı gerçekleşir. Bu nedenle, üst blefaroplastiyi kaş kaldırma veya badem göz gibi işlemlerle kombine etmek, cerrahi sonucun kalıcılığını ve estetik başarısını katlar.
Ankara yerleşkelerimizde yaptığımız konsültasyonlarda, hastanın kemik yapısı, yumuşak doku desteği ve kaş mesafesi dijital yöntemlerle analiz edilerek, hangi kombinasyonun "altın oran" sunacağı belirlenir. Amacımız sadece deriyi almak değil, gözün tüm çerçevesini (frame) yeniden inşa etmektir.
Kaşın anatomik olarak olması gereken yerden daha aşağıda konumlanması, tıbbi olarak Kaş Pitozu (Brow Ptosis) olarak adlandırılır.
Yanıltıcı Deri Fazlalığı: Kaş aşağı düştüğünde, üst göz kapağındaki deri fazlalığı (Dermatoşalazis) olduğundan çok daha şiddetli görünür. Eğer cerrah, kaşın düştüğünü fark etmeden sadece göz kapağından deri çıkarırsa, kaş kirpiklere daha da yaklaşır ve bakışlar daha "basık" ve "ağır" bir hal alır.
Cerrahi Uyum: Kaş kaldırma işlemi ile kaş ideal pozisyonuna çekildiğinde, üst kapaktaki deri yükü kendiliğinden azalır. Bu sinerji sayesinde blefaroplasti sırasında daha az deri çıkarılması yeterli olur ve sonuç çok daha doğal bir gerginlik sunar.
Bakışlara daha çekici ve egzotik bir form kazandırmak isteyen hastalarımızda, üst blefaroplastiyi Kantopeksi (Badem Göz Estetiği) ile kombine ediyoruz.
Yanal Gerginlik: Yaşla birlikte gözün dış köşesi (lateral kantus) aşağı doğru meyil eder ve bu da kişiye "üzgün" bir ifade verir. Kantopeksi, bu köşenin kemik zarına asılarak yukarı ve dışa doğru sabitlenmesidir.
Estetik Kazanım: Üst kapaktaki ağırlığın alınması ve dış köşenin yukarı taşınması, gözün yatay eksenini uzatarak daha maskülen veya feminen (hastanın tercihine göre) keskin bakışlar yaratır.
Son yılların en popüler trendlerinden biri olan Fox Eyes (Tilki Gözü) veya şakak germe, üst göz kapağı cerrahisinin en güçlü tamamlayıcısıdır.
Vektörel Değişim: Şakak germe ile kaşın kuyruk kısmı (lateral brow) ve şakak bölgesi çapraz bir vektörle yukarı çekilir. Bu, üst göz kapağının dış kısmındaki yığılmayı (hooding) ortadan kaldıran en etkili yöntemdir.
Dinamik Bakış: Üst blefaroplasti ile göz kapağındaki statik yük alınırken, şakak germe ile bakışlara dinamik bir lift etkisi kazandırılır. Ankara A Life Sağlık Grubu’nda bu kombine yaklaşımlar, hastanın sosyal hayatına en kısa sürede dönebilmesini sağlayan minimal invaziv kesilerle gerçekleştirilir.
Üst blefaroplasti sonrası iyileşme süreci, doğrusal bir iyileşme eğilimi gösterir. İlk birkaç gün dokuların travmaya verdiği doğal tepkiler ön plandayken, birinci haftanın sonunda sosyal hayatı etkileyecek belirtilerin çoğu kaybolur.
1. Gün (Ameliyat Günü): Ameliyat sonrası ilk saatlerde kapaklarda gerginlik ve hafif sızlama normaldir. Şişlikler henüz yeni başlamaktadır. Bu aşamada gözleri yormamak ve başı yüksekte tutmak kritiktir.
2. ve 3. Gün: Ödem ve morlukların zirve yaptığı günlerdir. Göz kapakları en şiş halini bu dönemde alır. Bazı hastalarda gözlerde hafif sulanma veya yanma hissi görülebilir.
5. ve 7. Gün: Şişlikler hızla inmeye başlar. Morluklar renk değiştirerek sarı-yeşil bir tona bürünür. Bu süreç, dikişlerin alınmasıyla birlikte hastanın psikolojik ve fiziksel olarak en rahatladığı evredir.
İyileşme sürecinin en kritik aktörü soğuk uygulamadır. Operasyondan hemen sonra başlayan ve ilk 48 saat kesintisiz devam eden bu protokol, damarların büzülmesini sağlayarak doku içine sıvı sızmasını (ödem) ve kanamayı (morluk) minimize eder.
Uygulama Şekli: Steril bir gazlı bez üzerinden, cildi yakmayacak şekilde (buz torbaları veya jel pedler yardımıyla) her saat başı 15 dakika uygulama, 15 dakika dinlenme şeklinde yapılmalıdır.
Morlukların Seyri: Morlukların geçme hızı hastanın doku yapısına ve yaşına göre değişmekle birlikte, 48 saatlik soğuk uygulama protokolüne uyan hastalarda morluklar genellikle 10. gün civarında tamamen kaybolur.
Üst göz kapağı ameliyatında kullanılan dikişler, dokunun hızlı iyileşme kapasitesi nedeniyle genellikle 5. veya 7. günde alınır.
Süreç: Dikişlerin alınması ağrısız bir işlemdir. Dikişler alındıktan hemen sonra yara hattı çok daha belirsiz bir hale gelir.
Hijyen: Ameliyat sonrası ilk 48 saat su değdirilmemesi önerilir. Sonrasında ise cerrahınızın reçete ettiği antibiyotikli göz pomatları, dikiş hattının nemli kalmasını sağlayarak iz kalma riskini düşürür ve doku onarımını hızlandırır.
Ameliyat sonrası dönemde vücut ısısını ve kan basıncını artıran aktivitelerden kaçınmak, iyileşme kalitesini doğrudan artırır. Ankara’daki kliniklerimizde hastalarımıza sunduğumuz en önemli tavsiyelerden biri, yerçekimi etkisini lehimize kullanmaktır. Uyurken başın kalp seviyesinden yüksekte (çift yastıkla) tutulması, sabah uyandığınızda oluşan ödem miktarını ciddi oranda azaltacaktır.
"İşime ne zaman dönerim?" endişesi, hastalarımızın en büyük merak konusudur.
İşe Dönüş: Masa başı işlerde çalışan hastalarımız genellikle dikişlerin alındığı 5. günden itibaren işlerine dönebilirler. Fiziksel güç gerektiren işler için 2 hafta beklenmelidir.
Makyaj: Dikiş hattı tamamen kapandıktan yaklaşık 2-3 gün sonra (ortalama ameliyat sonrası 10. gün) göz makyajı yapılabilir. Ancak makyajı temizlerken nazik olunmalı, dikiş hattı çekiştirilmemelidir.
İyileşen dokuyu güneşin ultraviyole (UV) ışınlarından korumak, kalıcı iz kalmaması ve pigmentasyon (lekelenme) oluşmaması için şarttır.
Güneş Gözlüğü: İlk 1 ay dışarı çıkarken mutlaka yüksek korumalı güneş gözlüğü kullanılmalıdır.
Kontakt Lens: Kontakt lens kullanıcıları, göz kapağını yukarı çekme hareketi dikiş hattını zorlayabileceği için genellikle ameliyat sonrası 10. güne kadar gözlük kullanmaya devam etmelidir.
Ankara A Life Sağlık Grubu uzmanlığıyla, blefaroplasti sonrası iyileşme süreci korkulacak bir dönem değil, her gün daha taze ve genç bir bakışa uyandığınız keyifli bir dönüşüm yolculuğudur.
Ankara’da göz kapağı estetiği denildiğinde A Life Sağlık Grubu, üç farklı lokasyondaki (Ankara Hastanesi, Pursaklar ve Altındağ) tam teşekküllü yapısıyla öne çıkmaktadır.
Multidisipliner Uzmanlık: Göz kapaklarınız sadece estetik bir birim değil, gözünüzün koruyucu kalkanıdır. Cerrahlarımız oküloplastik anatomiye hakimiyetleri sayesinde, göz sağlığınızı riske atmadan estetik dönüşüm sağlarlar.
Sterilizasyon ve Güvenlik: Ameliyatlarımız, en yüksek sterilizasyon standartlarına sahip, ileri teknolojiyle donatılmış ameliyathanelerde gerçekleştirilir.
Kişiselleştirilmiş Takip: Ameliyat sonrası ilk 24 saatten tam iyileşme sürecine kadar, uzman ekibimiz tarafından düzenli kontrollerle süreciniz takip edilir.
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 12 Ocak 2026 15:10
Yayınlanma Tarihi: 20 Eylül 2024 14:10
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
Hayır, doğru yapılan bir blefaroplasti gözünüzün temel şeklini değiştirmez. Sadece kapak üzerindeki ağırlık ve sarkıklık giderilerek gözleriniz daha "açık", "dinç" ve "taze" görünür. Bakış karakteriniz korunur.
Üst göz kapağı ameliyatı, yaşlanma sürecini durdurmaz ancak saati geri alır. Sonuçlar genellikle 10 ila 15 yıl arasında kalıcılığını korur. Genetik faktörler ve yaşam tarzına bağlı olarak bu süre değişebilir.
Hayır. Lokal anestezi altında bile sadece başlangıçtaki küçük uyuşturucu iğneyi hissedersiniz. Operasyon süresince herhangi bir ağrı veya acı duyulmaz.
Cerrahi kesi, üst göz kapağının doğal katlanma çizgisine gizlenir. İyileşme tamamlandığında (yaklaşık 6 ay - 1 yıl), bu iz beyaz bir çizgi halini alır ve göz açıkken asla fark edilmez.
Morluk ve ödemlerin çoğu 5. ila 7. gün arasında geçer. Çoğu hastamız dikişlerin alındığı 7. günden itibaren normal sosyal ve iş hayatına rahatlıkla dönebilmektedir.
Eğer görme alanınız sarkan deri nedeniyle fiziksel olarak kısıtlanmışsa, ameliyat sonrası görme alanınız genişler ve "daha aydınlık" görmeye başlarsınız. Ancak miyopi, hipermetropi gibi kırma kusurlarını tedavi etmez.
Doku çıkarıldığı için eski haline dönmesi söz konusu değildir. Ancak yaşlanma ve yer çekimi etkisiyle yıllar içinde çok hafif bir gevşeme olabilir; bu genellikle ikinci bir ameliyat gerektirmez.
Dikiş hattının zorlanmaması için operasyondan sonraki ilk 10-14 gün boyunca lens yerine gözlük kullanılması önerilir.
İlk 48 saat buz uygulaması çok kritiktir. Ayrıca cerrahınızın verdiği antibiyotikli pomatları düzenli kullanmak ve ilk hafta ağır egzersizden kaçınmak gerekir.
Evet. İyileşmekte olan yara hattının renginin koyulaşmaması (pigmentasyon) için ilk 2-3 ay boyunca güneş gözlüğü ve güneş koruyucu kullanımı zorunludur.
Blefaroplasti, gözün ön tabakası (kornea) veya mercek yapısı ile ilgili bir işlem olmadığı için gözlük numaranızı değiştirmez. Ancak üst kapaktaki ağır derinin kaldırılması, kornea üzerindeki baskıyı bir miktar azaltabileceği için bazı hastalarda görme netliğinde hafif bir iyileşme hissedilebilir. Operasyon sonrası görüş alanınız genişleyeceği için daha "ferah" bir bakış açısına sahip olursunuz.
Dikiş hatlarının enfeksiyon riskinden korunması ve yara iyileşmesinin sekteye uğramaması için göz makyajına genellikle ameliyattan sonraki 10. ile 14. günden itibaren izin verilir. Bu süreçte kullanılacak makyaj malzemelerinin yeni olması ve temizlenirken bölgenin hırpalanmaması, estetik sonucun korunması ve dikiş izlerinin sağlıklı iyileşmesi açısından hayati önem taşır.
Üst göz kapağındaki yığılmanın sebebi bazen kapak derisi değil, kaşın aşağıya doğru yer değiştirmesidir. Eğer sorun kaş düşüklüğü ise tek başına blefaroplasti yeterli gelmeyebilir; bu durumda en iyi estetik sonuç için ameliyatın "Kaş Kaldırma" veya "Endoskopik Alın Germe" ile kombine edilmesi, bakışlardaki ağırlığı tam olarak ortadan kaldırır.
2026 yılı fiyatları; operasyonun tek kapak mı yoksa dört kapak mı olduğuna, yağ repozisyonu (yağın çukur bölgelere yayılması) tekniğinin kullanılıp kullanılmayacağına ve cerrahın uzmanlık tecrübesine göre değişmektedir. Ankara şubelerimizdeki teknolojik donanım ve güncel kampanya fiyatlarımız hakkında detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.