Yumurtalık kisti ameliyatı, yumurtalık dokusu içinde gelişen, içi sıvı veya katı materyal dolu keseciklerin cerrahi olarak çıkarılması işlemidir. Bu operasyonun birincil hedefi, sağlıklı yumurtalık dokusuna zarar vermeden sadece patolojik oluşumu temizlemek ve yumurtalığın hormonal/üreme fonksiyonlarını korumaktır. Günümüzde bu işlemler büyük oranda kapalı yöntemle (laparoskopik) gerçekleştirilmektedir.
Kistleri temel olarak iki ana kategoriye ayırıyoruz: Hormonal döngüyle ilişkili olanlar ve doku anomalilerinden kaynaklananlar.
Kadın vücudunda her ay bir yumurta hücresi olgunlaşır. Eğer bu hücreyi taşıyan kesecik (folikül) çatlamaz ve büyümeye devam ederse Folikül Kisti oluşur. Yumurta çatladıktan sonra oluşan yapının (korpus luteum) sıvı ile dolması ise Korpus Luteum Kisti’ne yol açar.
Karakteristikleri: Genellikle 2-5 cm boyutundadırlar.
Seyri: Çoğunlukla herhangi bir tedavi gerektirmeden 1-3 adet dönemi içerisinde kendiliğinden kaybolurlar.
Fonksiyonel kistlerin aksine, kendiliğinden kaybolma eğilimi göstermeyen ve büyüme potansiyeli olan kistlerdir:
Dermoid Kistler: İçerisinde saç, diş veya yağ dokusu barındırabilen, embriyonik hücrelerden kaynaklanan kistlerdir.
Endometrioma (Çikolata Kisti): Rahim iç tabakasının yumurtalıklarda yerleşmesiyle oluşur ve kısırlığa yol açabilir.
Kistadenomlar: Yumurtalığın dış yüzeyinden kaynaklanan, çok büyük boyutlara ulaşabilen (10 cm ve üzeri) kistlerdir.
Küçük kistler genellikle hiçbir belirti vermez ve rutin kontrollerde tesadüfen saptanır. Ancak kist büyüdükçe veya yapısı değiştikçe vücut şu sinyalleri vermeye başlar:
Kistin çevredeki dokulara veya idrar torbasına baskı yapmasıyla gelişen belirtilerdir:
Kronik Künt Ağrı: Kasık bölgesinde dolgunluk ve sürekli bir sızı hissi.
Ani Keskin Ağrı: Kistin kendi etrafında dönmesi (torsiyon) veya patlaması (rüptür) durumunda acil cerrahi gerektiren şiddetli ağrı gelişebilir.
Şişkinlik: Karın bölgesinde belirgin gerginlik ve hazımsızlık hissi.
Kistler, yumurtalığın hormonal dengesini bozabilir:
Periyot Değişimleri: Adet görememe, adet süresinin uzaması veya ara kanamalar.
Hormonal Belirtiler: Nadiren tüylenme artışı veya göğüs hassasiyeti gibi semptomlar eşlik edebilir.
Ankara A Life Sağlık Grubu bünyesinde; yüksek çözünürlüklü ultrasonografi, gelişmiş MR taramaları ve tümör belirteçleri (CA-125 vb.) gibi laboratuvar testleriyle kistlerin karakterini milimetrik hassasiyetle belirliyoruz. A Life'ta Sağlığınız Özel felsefesiyle, cerrahi kararını her zaman hastamızın gelecekteki anne olma potansiyelini ve hormonal sağlığını koruma prensibi üzerine inşa ediyoruz.
Yumurtalık kisti tanısında muayene sadece ilk adımdır; kistin gerçek yüzünü görmek için radyolojik ve biyokimyasal verilerin sentezlenmesi şarttır. Günümüzde teşhis süreci, kistin anatomik yerleşimini belirlemenin yanı sıra, içerisindeki kan akış hızı ve hastanın kanındaki spesifik protein seviyelerinin analiziyle bir "risk haritası" oluşturulmasını içerir.
Bu modern yaklaşım, özellikle genç hastalarda yumurtalık rezervini korumak için hangi kistin izlenmesi, hangisinin ise ameliyat edilmesi gerektiğini net bir şekilde ortaya koyar.
Ultrasonografi, kist teşhisinde cerrahın "gözü" niteliğindedir. Ancak standart ultrasonun ötesinde, Renkli Doppler incelemesi kistin karakterini anlamada hayati bir rol oynar.
Vaskülarite (Damarlanma): Kistin duvarında veya içindeki katı (solid) bölgelerde artmış kan akımı saptanması, kötü huylu oluşumlar için bir uyarı sinyalidir.
Morfolojik Yapı: Kistin içindeki bölmeler (septalar), düzensiz duvar kalınlıkları ve papiller çıkıntılar Doppler eşliğinde incelenerek kistin patolojik sınıflaması yapılır.
Kan testleri, ultrason verilerini destekleyen en önemli biyokimyasal kanıtlardır.
CA-125: En bilinen belirteçtir; özellikle yumurtalık kanserlerinde yükselmekle birlikte, çikolata kistleri (endometriozis) veya pelvik enfeksiyonlarda da yüksek çıkabilir.
HE4 ve ROMA Skoru: CA-125'in yanılma payını azaltmak için HE4 testi kullanılır. Bu iki değerin yaş ve menopoz durumuyla harmanlandığı ROMA Skoru, kistin kötü huylu olma riskini yüksek doğrulukla tahmin etmemizi sağlar.
Her yumurtalık kisti, cerrahi bir müdahale gerektirmez; çoğu fonksiyonel kist sadece izlemle kendiliğinden kaybolma eğilimindedir. Cerrahi kararı; kistin boyutu, büyüme hızı, hastanın semptomları ve malignite (kanser) şüphesi gibi çoklu kriterlerin bir araya gelmesiyle verilir. Ankara A Life Sağlık Grubu'nda temel prensibimiz, hastanın yaşam kalitesini bozan veya sağlığını tehdit eden kistlerde, yumurtalık dokusunu maksimum düzeyde koruyacak cerrahi teknikleri önceliklendirmektir.
Kistin fiziksel boyutu, ameliyat kararında en somut kriterlerden biridir.
5-8 cm Sınırı: Genellikle 5 cm altındaki basit kistler 1-3 ay boyunca takip edilir; çünkü bunların çoğu fonksiyoneldir ve kendiliğinden geriler.
10 cm ve Üzeri: Boyutu 8-10 cm'i aşan kistlerde, kistin kendi etrafında dönme veya patlama riski arttığı için, kist sessiz olsa dahi cerrahi müdahale önerilir.
Büyüme Hızı: Takip sırasında kistin hızla büyümesi (örneğin birkaç ayda iki katına çıkması), kitlenin karakterinin değiştiğine işaret eder ve cerrahiyi zorunlu kılar.
Bazı durumlar, planlı bir ameliyatı bekleyemeyecek kadar acildir.
Torsiyon (Burkulma): Kistin ağırlığıyla yumurtalığın kendi etrafında dönmesi sonucu kan akımının kesilmesidir. Şiddetli ağrı, bulantı ve kusma ile seyreder; yumurtalığı kaybetmemek için acil cerrahi şarttır.
Rüptür (Patlama): Kistin patlayarak içeriğinin karın boşluğuna yayılmasıdır. Eğer kist içeriği tahriş ediciyse (çikolata kisti gibi) veya iç kanamaya yol açmışsa acil müdahale gerekir.
Menopoz döneminde yumurtalıkların "sessiz" olması beklenir. Bu dönemde saptanan kistlerde, kist basit ve küçük (3 cm altı) olsa dahi malignite riski daha yüksek kabul edilir. Menopozal dönemdeki hastalarda, Doppler verileri veya tümör markerlarında en ufak bir şüphe oluştuğunda cerrahi seçenek ilk sırada değerlendirilir.
A Life'ta Sağlığınız Özel ilkesiyle, modern tıbbın sunduğu tüm tanısal araçları kullanarak, sizin için en güvenli ve en doğru tedavi yolunu birlikte çiziyoruz.
Laparoskopik ovarian sistektomi, karın üzerinde büyük bir cerrahi kesi açmadan, birkaç küçük delikten (port) yerleştirilen kamera ve cerrahi aletlerle kistin yumurtalıktan ayrılması işlemidir. Bu yöntem, geleneksel açık ameliyatların aksine, karın içi dokulara minimum düzeyde dokunulduğu için "minimal invaziv cerrahi" olarak adlandırılır. Kapalı ameliyat, sadece bir konfor aracı değil, aynı zamanda operasyon sonrası gelişebilecek yapışıklık (adezyon) riskini en aza indiren en güvenli tedavi yoludur.
Operasyon, hastanın genel anestezi altında, "Trendelenburg" (baş aşağı eğimli) pozisyonuna getirilmesiyle başlar. Bu pozisyon, bağırsakların yukarı kaymasını sağlayarak cerraha pelvik bölgede net bir çalışma alanı açar.
Pnömoperitoneum: Göbek deliğinden (umbilicus) yerleştirilen bir iğne aracılığıyla karın boşluğu karbondioksit (CO_2) gazı ile şişirilir. Bu, organlar arasında cerrahi aletlerin hareket edebileceği güvenli bir boşluk oluşturur.
Trokar Girişleri: Göbek deliğinden 10 mm'lik bir ana portal (kamera için) ve kasık bölgelerinden 5 mm'lik 2 veya 3 adet yardımcı portal yerleştirilir.
Görüntüleme: Yüksek çözünürlüklü laparoskop yardımıyla tüm karın içi organlar, karaciğerden rahme kadar detaylıca taranır; ardından odak noktası kistli yumurtalığa çevrilir.
Cerrahi teknikler arasında en yüksek beceri gerektiren aşama, kistin "sozulması" (stripping) işlemidir. Cerrahın amacı, kist içeriğini karın içine sızdırmadan kist duvarını (kapsülünü) yumurtalık dokusundan tamamen ayırmaktır.
Traksiyon ve Kontr-traksiyon: İki el aletiyle kist duvarı ve sağlıklı yumurtalık dokusu zıt yönlere nazikçe çekilir.
Hidrodissection: Kapsül ile yumurtalık dokusu arasına basınçlı sıvı verilerek dokuların birbirinden doğal bir şekilde ayrılması sağlanır. Bu yöntem, mekanik travmayı ve kanamayı minimize eder.
Endobag Kullanımı: Ayrılan kist, karın içinde patlamaması için özel bir steril torba (Endobag) içine alınır ve bu torba içerisinde küçük deliklerden dışarı çıkarılır.
Genç yaştaki veya çocuk istemi olan hastalarımızda en kritik konu Anti-Müllerian Hormon (AMH) değerlerinin, yani yumurta rezervinin korunmasıdır.
Enerji Kullanımı: Kanamayı durdurmak için kullanılan "bipolar koter" veya termal enerji cihazları, kontrolsüz kullanıldığında sağlıklı yumurta foliküllerine zarar verebilir. Bu nedenle, koter kullanımını minimumda tutuyor, mümkünse "termal hasar" yaratmayan tekniklere odaklanıyoruz.
Dikişle Hemostaz: Kanayan bölgeleri yakmak yerine, gerekirse mikro dikişlerle kanamayı durdurmak, yumurtalık rezervini korumanın en modern yoludur. Bu sayede yumurtalık dokusu "yanmaz", sadece cerrahi olarak onarılır.
Laparoskopi, sadece cerraha sağladığı büyütülmüş görüntüleme avantajıyla değil, hastanın metabolik iyileşme hızına yaptığı katkıyla da eşsizdir.
Karın duvarındaki kasların ve sinirlerin kesilmemesi, ameliyat sonrası ağrıyı %70 oranında azaltır. Hastalarımız genellikle ameliyattan 4-6 saat sonra mobilize edilir ve aynı gün veya ertesi sabah taburcu olabilirler. Bağırsak hareketleri açık ameliyata göre çok daha hızlı normale döner, bu da hastanın normal beslenmeye erken geçmesini sağlar.
Estetik kaygılar, kadın sağlığında göz ardı edilmemesi gereken bir unsurdur.
Kesi Boyutları: Açık ameliyatta sezaryen kesisi benzeri 10-15 cm'lik bir iz kalırken, laparoskopide izler sadece yarımşar santimetredir.
Dikişsiz Kapatma: Bu küçük delikler genellikle estetik dikişlerle veya tıbbi yapıştırıcılarla kapatılır; aylar içinde bu izler tamamen belirsizleşir.
Her ne kadar altın standart laparoskopi olsa da, bazı sınırlı durumlarda açık cerrahiye (Laparotomi) başvurmak bir güvenlik tercihidir:
Malignite (Kanser) Şüphesi: Kistin görüntüleme sonuçlarında (Doppler veya MR) ve tümör belirteçlerinde (CA-125) kuvvetli kanser şüphesi varsa, kisti parçalamadan çıkarmak için açık cerrahi tercih edilebilir.
Masif Boyutlar: Kistin boyutu 15 cm'yi aşıyorsa ve karın içinde çalışma alanı kalmamışsa laparoskopi teknik olarak imkansız hale gelebilir.
Şiddetli Yapışıklıklar: Daha önce geçirilmiş çok sayıda ameliyat nedeniyle bağırsakların ve organların ileri derecede yapışık olması durumu.
| Kriter | Laparoskopik (Kapalı) | Laparotomi (Açık) |
|---|---|---|
| Kesi Boyutu | $0.5 text{-} 1 text{ cm}$ (3-4 adet küçük giriş) | $10 text{-} 15 text{ cm}$ (Tek ve geniş kesi) |
| Hastanede Kalış | 1 Gün (Genellikle ertesi gün taburcu) | 3 - 4 Gün |
| İşe Dönüş Süresi | 1 Hafta | 4 - 6 Hafta |
| Ameliyat Sonrası Ağrı | Minimal | Belirgin / Şiddetli |
| Güzellik / Estetik İz | Yok denecek kadar az (Noktasal) | Kalıcı ve belirgin cerrahi iz |
| Karın İçi Yapışıklık | Çok düşük risk | Daha yüksek risk |
Ankara A Life Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum birimi olarak, A Life'ta Sağlığınız Özel felsefesiyle, tıbbın en ileri teknolojilerini cerrahi ustalığımızla birleştirerek sizi sağlığınıza kavuşturuyoruz.
Halk arasında "çikolata kisti" olarak bilinen endometriomalar, rahim iç tabakasını döşeyen hücrelerin (endometrium) yumurtalıklarda yerleşmesiyle oluşur. Her adet döneminde rahim içinde olduğu gibi bu kistlerin içinde de kanama meydana gelir. Zamanla biriken eski kan koyulaşarak erimiş çikolata kıvamına ve rengine dönüştüğü için bu ismi alır. Patolojik kistler sınıfında yer alan bu oluşumlar, fonksiyonel kistlerin aksine kendiliğinden kaybolmazlar.
Çikolata kistleri genellikle yaygın bir hastalık olan endometriozis ile birliktedir. Bu durum kadınlarda kısırlığın en önemli nedenlerinden biridir:
Yumurta Kalitesi: Kist içindeki kronik enflamasyon (iltihap), yumurtalık dokusuna baskı yaparak yumurta kalitesini düşürebilir.
Yapışıklıklar: Endometriozis karın içinde şiddetli yapışıklıklara yol açarak tüplerin hareketini engelleyebilir ve yumurtanın rahme ulaşmasını zorlaştırabilir.
Cerrahi müdahale, özellikle 4-5 cm’den büyük kistlerde ağrıyı dindirmek ve gebelik şansını artırmak için uygulanır.
Cerrahi Zamanlama: Eğer hastanın çocuk istemi varsa, kist çıkarıldıktan sonraki ilk 6-12 ay "altın dönem" olarak kabul edilir; çünkü cerrahi sonrası karın içi ortam temizlenmiş olur.
Tekrarlama Riski: Endometriozis kronik bir süreçtir. Ameliyat sonrası kistlerin tekrarlama riski mevcuttur; bu nedenle nüksü önlemek için cerrahi sonrası hormonal baskılama tedavileri (doğum kontrol hapları veya iğneler) planlanabilir.
Dermoid kistler veya tıbbi adıyla matür kistik teratomlar, vücudun embriyonik döneminden kalan hücrelerden köken alan ilginç yapılardır. Bu kistler "patolojik kistler" grubuna girer ve fonksiyonel kistlerin aksine asla izlemle küçülmezler.
Dermoid kistler, vücuttaki herhangi bir dokuya dönüşme yeteneği olan hücreler barındırır:
İçerik: Kist içerisinde saç, diş, kemik parçaları, deri ve yağ dokusu gibi katı yapılar bulunur.
Torsiyon (Boğulma) Riski: Bu kistler içerdikleri katı materyaller nedeniyle diğer kistlere göre daha ağır ve dengesizdirler. Bu ağırlık, yumurtalığın kendi etrafında dönmesine (torsiyon) neden olabilir. Torsiyon geliştiğinde yumurtalığın kan akımı kesilir ve acil cerrahi yapılmazsa yumurtalık kaybedilebilir.
Hastalarımızdan sıkça aldığımız "İlaçla erir mi?" sorusunun yanıtı dermoid kistler için ne yazık ki hayırdır:
Doku Yapısı: İçerisinde kemik, diş ve yağ dokusu barındıran bir kitleyi hormon ilaçlarıyla eritmek mümkün değildir.
Kendi Başına Büyüme: Bu kistler hormonlara duyarlı değildir; kendi genetik kodları doğrultusunda yavaş yavaş büyümeye devam ederler.
Komplikasyon Riski: Büyüdükçe patlama (rüptür) veya torsiyon riski arttığı için, saptandıkları an uygun bir cerrahi takvime alınmaları önerilir.
Laparoskopik yumurtalık kisti ameliyatı sonrası hastalarımız genellikle ameliyatın gerçekleştiği günün ertesi sabahı taburcu edilirler. Açık ameliyata (laparotomi) kıyasla hastanede kalış süresinin bu denli kısa olması, hem enfeksiyon riskini azaltır hem de hastanın kendi ev konforunda daha hızlı toparlanmasına olanak tanır. Hastanede geçirilen bu kısa sürede odak noktamız, genel durumun stabilizasyonu ve ağrının minimalize edilmesidir.
Kapalı ameliyatın en büyük avantajı, karın kaslarının kesilmemesi sayesinde ameliyat sonrası ağrının oldukça düşük seviyelerde kalmasıdır.
Omuz Ağrısı ve Gaz Sancısı: Ameliyat sırasında karın boşluğunu şişirmek için kullanılan CO_2 gazı, ameliyat sonrasında omuzlara yansıyan bir sızı veya karında şişkinlik hissi yapabilir. Bu, beklenen ve geçici bir durumdur.
Erken Mobilizasyon: Ameliyattan yaklaşık 4-6 saat sonra hastalarımızın ayağa kalkıp kısa yürüyüşler yapmasını teşvik ediyoruz. Yürümek, hem kan dolaşımını hızlandırarak pıhtı riskini önler hem de karın içindeki gazın hızla atılmasını sağlar.
Evdeki ilk bir hafta, doku iyileşmesinin temellerinin atıldığı dönemdir. Bu süreçte beslenme ve kişisel hijyen kurallarına uyulması, cerrahi alanın sorunsuz kapanması için kritiktir.
Beslenme Düzeni: Kabızlığı önlemek amacıyla lifli gıdalar (sebze, meyve, tam tahıllar) tüketilmeli ve günde en az 2,5 litre su içilmelidir. Bağırsak hareketlerini zorlayacak ağır ve gaz yapıcı gıdalardan kaçınılmalıdır.
Fiziksel Aktivite: Ağır kaldırmak, yoğun spor yapmak veya karın içi basıncı artıracak hareketlerden ilk 2-4 hafta uzak durulmalıdır. Ancak ev içi hafif yürüyüşler iyileşmeyi destekler.
Laparoskopik delikler çok küçük olduğu için genellikle estetik dikişlerle kapatılır.
Banyo: Ameliyattan 2-3 gün sonra, giriş yerleri su geçirmez bantlarla kapatılarak veya doktorunuzun onayıyla ılık bir duş alınabilir. Kesinlikle kese yapılmamalı ve bölge nazikçe kurulanmalıdır.
Cinsel Yaşam: Rahim ve yumurtalıkların dinlenmesi, enfeksiyon riskinin önlenmesi için genellikle ameliyat sonrası ilk 2-4 hafta cinsel ilişkiden kaçınılması önerilir.
Kadın hastalarımızın en büyük endişesi olan "Tekrar hamile kalabilir miyim?" sorusuna yanıtımız büyük oranda evettir. Amacımız her zaman kistektomi yaparken sağlıklı yumurtalık dokusunu ve yumurta rezervini (AMH) maksimum düzeyde korumaktır.
Kıdemli bir cerrah tarafından, kistin yumurtalıktan hassas bir şekilde soyulması (stripping) işlemi yapıldığında, yumurta rezervi üzerindeki olumsuz etki minimal düzeyde kalır. Ancak kistin türü (özellikle çikolata kistleri) ve boyutu bu süreci etkileyebilir. Ameliyat sonrası dönemde yumurta kalitesini ve rezervini değerlendirmek için gerekirse AMH testleri ile takip yapıyoruz.
Ameliyatın türüne göre gebelik planlaması için beklenmesi gereken süre değişebilir:
Basit Kistler: Ameliyat sonrası ilk 2-3 adet döngüsü (yaklaşık 2-3 ay) vücudun hormonal dengesine kavuşması için ideal bir bekleme süresidir.
Çikolata Kistleri (Endometrioma): Bu kistlerin çıkarılmasından sonraki ilk 6-12 ay, gebe kalma şansının en yüksek olduğu "altın dönem"dir. Cerrahi ile karın içi temizlendiği için hastalarımıza bu dönemi iyi değerlendirmelerini öneriyoruz.
Ankara A Life Sağlık Grubu olarak, A Life'ta Sağlığınız Özel felsefesiyle, cerrahi başarımızı sağlıklı bir gebelik ve doğum süreciyle taçlandırmayı hedefliyoruz.
Ankara’da Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ yerleşkelerimizde hizmet veren Kadın Hastalıkları ve Doğum birimlerimiz, omuz kas yırtığından yumurtalık kisti cerrahisine kadar geniş bir yelpazede multidisipliner bir yaklaşım sergiler.
Deneyimli Hekim Kadrosu: Alanında uzmanlaşmış, binlerce laparoskopik vaka tecrübesine sahip cerrahlarımızla hizmet veriyoruz.
Doku Koruyucu Yaklaşım: Amacımız sadece kisti çıkarmak değil, yumurtalık rezervini (AMH) maksimum düzeyde korumaktır.
Hızlı İyileşme Protokolleri: Günümüzün en güncel cerrahi protokollerini uygulayarak hastalarımızı aynı gün veya ertesi sabah taburcu ediyoruz.
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 15 Ocak 2026 14:34
Yayınlanma Tarihi: 26 Mart 2025 04:22
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
Yumurtalık kistlerinin tekrar etme riski, kistin türüne ve kişinin genetik yapısına bağlıdır. Özellikle "Çikolata Kisti" (Endometriozis) olarak bilinen kist türlerinde nüks etme riski diğerlerine göre daha yüksektir. Ancak ameliyat sırasında kist kapsülünün titizlikle temizlenmesi ve ameliyat sonrası doktorunuzun önereceği hormonal düzenleyici tedaviler, kistin tekrar oluşma ihtimalini %90'a varan oranlarda azaltabilmektedir.
Ameliyatla çıkarılan kist dokusu, yapısının tam olarak anlaşılması ve kötü huylu bir hücre içerip içermediğinin kesinleşmesi için patoloji laboratuvarına gönderilir. Patoloji sonucu genellikle 5 ile 7 iş günü içinde çıkmaktadır. Bu sonuç, kistin iyi huylu (benign) olduğunu tescilleyerek hem hastayı psikolojik olarak rahatlatır hem de gelecekteki takip planının nasıl olacağını belirler.
Eğer ameliyat sırasında sağlıklı yumurtalık dokusu korunuyorsa ve sadece kist çıkarılıyorsa (Kistektomi), bu işlem erken menopoza neden olmaz. Yumurtalıklar hormon üretmeye devam ettiği sürece adet düzeni ve vücudun hormonal dengesi korunur. Sadece her iki yumurtalığın da tamamen alınması gerektiği çok nadir durumlarda cerrahi menopoz söz konusu olabilir ki uzmanlarımız bu durumu önlemek için her zaman koruyucu cerrahiyi önceliklendirir.
V-NOTES (Vaginal Natural Orifice Transluminal Endoscopic Surgery), 2026 cerrahisinde en çok talep edilen yöntemlerden biridir. Bu teknikle, karın bölgesinde hiçbir kesi yapılmadan, doğal yollardan (vajinal yolla) girilerek yumurtalık kisti çıkarılır. Dışarıdan bakıldığında hiçbir ameliyat izi kalmaması, ağrının yok denecek kadar az olması ve hastanın ertesi gün işine dönebilmesi bu yöntemin en büyük avantajıdır.
Yumurtalık kisti ameliyatından sonra doku onarımının tamamlanması ve enfeksiyon riskinin ortadan kalkması için genellikle 4 ile 6 hafta boyunca cinsel ilişkiden kaçınılması önerilir. Bu süre, cerrahın uyguladığı yönteme (açık/kapalı) ve hastanın iyileşme hızına göre değişebilir. İlk kontrolden sonra doktorunuzun onayıyla normal yaşantınıza güvenle dönebilirsiniz.
Eğer kist nedeniyle bir yumurtalığın tamamen alınması gerekiyorsa, diğer sağlıklı yumurtalık genellikle tüm görevi üstlenir ve hormon üretimini/yumurtlamayı tek başına sürdürür. Bu durumda hamile kalma şansında dramatik bir düşüş yaşanmaz. Sağlıklı bir tüp ve sağlıklı bir ikinci yumurtalık, doğal yollarla anne olmak için tıbbi açıdan yeterlidir.
Her yumurtalık kisti ameliyat gerektirmez; ancak kistin çapı 5-6 santimetrenin üzerine çıkmışsa, kendi etrafında dönme (torsiyon) veya patlama (rüptür) riski taşıyorsa cerrahi müdahale gündeme gelir. Ayrıca kistin ultrason veya MR görüntülerinde kötü huylu olma şüphesi uyandırması, şiddetli kasık ağrılarına neden olması veya kısırlıkla (infertilite) ilişkili olduğunun saptanması durumunda uzman hekimlerimiz ameliyat kararı vermektedir.
Laparoskopik kist ameliyatı, karın bölgesine açılan 0.5 ile 1 santimetrelik üç küçük delikten kamera yardımıyla gerçekleştirilir ve büyük bir cerrahi kesi gerektirmediği için estetik sonuçları mükemmeldir. Bu yöntem sayesinde hastalar operasyon sonrası çok daha az ağrı hisseder, enfeksiyon riski minimize edilir ve açık ameliyata kıyasla çok daha hızlı bir iyileşme süreci geçirerek günlük sosyal ve iş hayatlarına dönebilirler.
Modern cerrahi yaklaşımımızda önceliğimiz her zaman "yumurtalık koruyucu cerrahi"dir; yani sadece kist dokusu temizlenir ve sağlıklı yumurtalık dokusu yerinde bırakılır. Kistektomi adı verilen bu işlemde, yumurtalık rezervini korumak için mikrocerrahi prensipler uygulanır. Ancak kist çok büyükse, yumurtalık dokusunu tamamen yok etmişse veya kötü huylu bir yapı söz konusuysa nadiren yumurtalığın tamamının alınması (ooforektomi) gerekebilir.
Sanılanın aksine, başarılı bir kist ameliyatı sonrası hamile kalma şansı çoğu zaman artar; çünkü ağrıya veya kısırlığa neden olan kistin bölgeden uzaklaştırılması üreme sisteminin daha sağlıklı çalışmasını sağlar. Eğer sağlıklı yumurtalık dokusu korunmuşsa veya diğer yumurtalık normalse, operasyon sonrası doğal yollarla çocuk sahibi olmanın önünde hiçbir tıbbi engel bulunmamaktadır.
Laparoskopik yöntemle ameliyat olan hastalar genellikle operasyondan 4-5 saat sonra ayağa kalkabilir ve bir hafta içinde normal iş hayatlarına dönebilirler. İyileşme döneminde hafif tempolu yürüyüşler bağırsak hareketleri için faydalıdır; ancak dikişlerin ve iç dokuların tam onarımı için yaklaşık dört hafta boyunca ağır sporlardan, havuz/deniz kullanımından ve cinsel ilişkiden kaçınılması önerilir.
2026 yılı ameliyat maliyetleri; kistin türüne (çikolata kisti, dermoid kist vb.), büyüklüğüne, operasyonun tek taraflı mı yoksa çift taraflı mı yapılacağına ve tercih edilen cerrahi yönteme göre değişmektedir. Ankara şubelerimizdeki teknolojik altyapımız, uzman hekim kadromuz ve güncel fiyat paketlerimiz hakkında detaylı bilgi almak için A Life Sağlık Grubu ile iletişime geçerek muayene randevusu oluşturabilirsiniz.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.