Böbrek taşı ağrısı, tıp literatüründe doğum sancısı ile kıyaslanan en şiddetli ağrılardan biridir. Ancak güncel tıp dünyasında, Ankara A Life Sağlık Grubu olarak bizler, bu "davetsiz misafirleri" artık vücutta tek bir neşter izi dahi bırakmadan, doğal idrar kanallarını kullanarak temizleyebiliyoruz. Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ yerleşkelerimizde uyguladığımız Flexible Üreteroskopi (RIRS), böbreğin en ücra köşelerindeki (alt kaliksler gibi) taşlara dahi ulaşabilen esnek bir mühendislik harikasıdır.
Bu yöntem, sadece bir "taş kırma" işlemi değil, aynı zamanda böbrek fonksiyonlarını koruyan bir "organ koruyucu" cerrahidir. Geleneksel açık ameliyatların veya sırt bölgesinden delik açılarak yapılan (PNL) yöntemlerin aksine, RIRS ile hastalarımızı operasyonun ertesi günü sosyal hayatlarına, ağrısız ve taşsız bir şekilde uğurluyoruz.
"Retrograd" terimi, idrarın normal akış yönünün tersine, yani dışarıdan böbreğe doğru yapılan bir yolculuğu ifade eder. İşlem, yaklaşık 7.5-9 French (yaklaşık 2.5-3 mm) kalınlığındaki, ucu her yöne 270 derece bükülebilen ultra ince dijital kameralar ile gerçekleştirilir.
Sürecin teknik işleyişi şu şekildedir:
Erişim: Üretra ve mesaneden geçilerek üretere (idrar borusu) girilir.
Navigasyon: Flexible cihazın esnekliği sayesinde böbrek içindeki tüm odacıklar (kaliksler) tek tek taranır.
Lazer Aktivasyonu: Taş bulunduğunda, fiber optik kablolar aracılığıyla iletilen lazer enerjisi aktive edilir. Lazerin gücü (P) enerji (E) ve frekans (f) çarpımı ile hesaplanır:
Tozlaştırma (Dusting): Taşlar, vücudun kendiliğinden atabileceği kadar küçük (0.5 mm altı) toz haline getirilir.
Üroloji cerrahisinde "her taş için farklı bir anahtar" kullanılır. Klasik (Rigid) Üreteroskopi, daha çok idrar kanalının alt ve orta kısımlarındaki taşlar için tasarlanmış sert bir cihazdır. Ancak taş böbreğe ne kadar yakınsa, kullanılan cihazın o kadar esnek olması gerekir.
RIRS'in temel farkı, cihazın ucundaki kumanda mekanizmasıdır. Rigid cihazlar düz bir boru gibi hareket ederken, Flexible cihazlar bir endoskop gibi kıvrılarak böbreğin içindeki karmaşık labirentlerde yol alabilir. Bu esneklik, böbreğin alt odacıklarına çöken ve diğer yöntemlerle ulaşılamayan taşların tedavisi için "altın standart" kabul edilir.
Flexible Üreteroskopi (RIRS), günümüzde üroloji pratiğinde "minimal invaziv cerrahinin zirvesi" olarak kabul edilir. Ancak bu yöntem her taş için bir sihirli değnek değildir. Genel kural olarak; boyutu 1 cm ile 2.5 cm arasında olan, kan sulandırıcı kullanımı nedeniyle açık veya perkütan cerrahinin (sırttan delme) riskli olduğu veya birden fazla odağa yayılmış böbrek taşlarında RIRS ilk seçenek haline gelir.
Özellikle Etimesgut ve çevre ilçelerimizden gelen hastalarımızda sıklıkla gördüğümüz "tekrarlayan taş" vakalarında, böbrek dokusuna zarar vermeden doğal kanallardan girilmesi, organın fonksiyonel ömrünü korumak adına hayati önem taşır.
Bir taşın sadece yerini bilmek yetmez, ne kadar "inatçı" olduğunu da ölçmek gerekir. Ameliyat öncesi çektiğimiz Kontrastsız Batın BT (Bilgisayarlı Tomografi) görüntülerinde, taşın yoğunluğunu Hounsfield Ünitesi (HU) ile ölçüyoruz.
Yumuşak Taşlar: Lazerle saniyeler içinde toz haline getirilebilir.
Sert Taşlar: Bu taşlar ESWL (dışarıdan kırma) ile genellikle kırılmaz. RIRS, bu yüksek yoğunluklu kalsiyum oksalat monohidrat veya sistin taşlarını dahi Thulium Fiber Lazer teknolojisiyle "un ufak" edebilir.
Taşın lokasyonu ise cerrahın kullanacağı ekipmanı belirler. Üst ve orta bölgedeki taşlar daha kolay "avlanırken", alt kısımdaki taşlar cerrahın manevra kabiliyetini sınar.
Böbreğin alt kısmına (Alt Pol) yerleşmiş taşlar, yerçekimi nedeniyle dökülmesi en zor olanlardır. ESWL (ses dalgaları) ile kırılsa dahi, parçalar yerçekimine karşı yukarı tırmanıp üretere geçemediği için içeride kalmaya devam eder.
Flexible URS'nin farkı burada ortaya çıkar: Ucu 270 derece bükülebilen cihazlarımızla alt pole "U dönüşü" yaparak ulaşıyoruz. Taşı lazerle toz haline getirmekle kalmıyor, gerekirse özel "basket" (sepet) yöntemleriyle bu parçaları tek tek dışarı alıyoruz. Bu, hastanın "acaba taşım döküldü mü?" endişesini ortadan kaldıran teknik bir üstünlüktür.
Birçok hasta bize "ESWL yaptırdım ama taşım yerinden oynamadı" şikayetiyle başvuruyor. ESWL başarısızlığı genellikle taşın çok sert olması veya hastanın anatomik yapısının (obezite, iskelet bozukluğu vb.) dalgaların taşa ulaşmasını engellemesi kaynaklıdır. Bu durumda, zaman kaybetmeden ve böbreği daha fazla yormadan RIRS yöntemine geçmek, tıbbi açıdan en doğru "B Planı"dır.
RIRS yönteminde "Taşsızlık Oranı" (Stone-Free Rate), taşın yerleşimine ve cerrahın teknolojik imkanlarına göre şu şekilde dağılım gösterir:
RIRS operasyonu, hastanın genel veya spinal anestezi altında, litotomi pozisyonunda (jinekolojik pozisyon) başlatılmasıyla icra edilir. Süreç, vücudun doğal anatomik girişlerini kullandığı için dışarıdan hiçbir delik açılmaz. İlk adımda, üreterin (böbrek ile mesane arasındaki boru) açıklığını ve yapısını kontrol etmek için Sert (Rigid) Üreteroskop ile bir ön keşif yapılır. Ardından, böbreğe giden yolu sabitlemek ve güvenli bir çalışma kanalı oluşturmak için bir kılavuz tel (guidewire) üzerinden ilerlenir.
Asıl süreç, flexible cihazın böbrek içindeki labirentlere girmesiyle başlar. Burada cerrah, cihazın ucundaki kumanda kolunu kullanarak böbreğin üst, orta ve alt pollerine (odacıklarına) 27 derecelik bir açıyla bükülerek ulaşır. Taş tespit edildiğinde, lazer fiberi çalışma kanalından ilerletilir ve taşın türüne göre belirlenen enerji protokolü aktive edilir.
Modern RIRS cerrahisinin en kritik güvenlik unsuru Üreteral Access Sheath (Erişim Kılıfı) kullanımıdır. Bu kılıf, üreter boyunca uzanan ve flexible skopun böbreğe defalarca giriş-çıkış yapmasını sağlayan koruyucu bir tüneldir.
Basınç Dengesi: Böbrek içindeki sıvı basıncının (intrarenal basınç) belirli bir eşiğin üzerine çıkması (P < 40 cmH2O), bakterilerin kana karışmasına (ürosepsis) veya böbrek dokusunun hasar görmesine neden olabilir. Access sheath, bir tahliye kanalı görevi görerek içerideki basıncı dengeler.
Görüş Netliği: Kılıf sayesinde sağlanan sürekli sıvı akışı (irigasyon), lazerin oluşturduğu taş tozlarının görüşü bulandırmasını engeller. Etimesgut ve Altındağ kliniklerimizde kullandığımız hidrofilik kaplı kılıflar, üreter dokusuna minimum sürtünme ile maksimum güvenlik sağlar.
Güncel cerrahi pratiğimizde, eski nesil fiberoptik görüntüleme sistemlerinin yerini Dijital (Single-Use veya Reusable) Flexible Üreteroskoplar almıştır.
CMOS Çip Teknolojisi: Cihazın ucunda bulunan minyatür HD kameralar, böbrek içindeki en küçük damarlanmaları ve taş parçalarını bile kristal netliğinde cerrahın ekranına taşır.
Aktif Defleksiyon: Cihazın ucunun hem yukarı hem aşağı yönde aşırı bükülebilme yeteneği, alt poldeki (böbreğin en alt kısmı) yer çekimine yenik düşmüş taşlara ulaşmayı mümkün kılar. Bu yüksek manevra kabiliyeti, "ulasılamaz taş" kavramını literatürden silmiştir.
Lazer teknolojisinde (Holmium:YAG veya Thulium Fiber Lazer) cerrah, taşın karakterine göre iki temel mod arasında seçim yapar:
Dusting (Tozlaştırma): Düşük enerji ve yüksek frekans (f > 50 Hz) ayarları kullanılır. Taş, saniyeler içinde kum tanelerinden bile küçük (un kıvamında) toz haline getirilir. Bu parçalar o kadar küçüktür ki, hasta idrar yaparken farkında bile olmadan bunları döker.
Fragmenting (Parçalama): Yüksek enerji ve düşük frekans ayarlarıyla taş, daha büyük parçalara (gravel) bölünür. Bu yöntem, özellikle taş analizi için numune gereken veya taş yükünün çok sert olduğu vakalarda tercih edilir.
Bazen tozlaştırma yerine parçalama yapıldığında veya kritik büyüklükteki parçalar (fraktürler) kaldığında devreye Nitinol Basket Kateterler girer.
Hassas Yakalama: Titanyum-nikel alaşımından üretilen bu "sepetler", böbreğin dar alanlarında açılıp taşı hapsederek dışarı çıkarmamıza olanak tanır.
Tipless (Uçsuz) Tasarım: Taşın hemen arkasındaki hassas böbrek dokusunu (parankim) zedelememek için 2026 standartlarındaki sepetlerimizin ucu düzdür. Bu, cerrahi travmayı minimize ederken taşsızlık oranını maksimize eder.
Aşağıdaki tablo, Ankara yerleşkelerimizde uyguladığımız operasyonların donanım mimarisini özetlemektedir:
Yıllardır ürolojinin "altın standardı" olan Holmium:YAG lazerler, yerini hızla daha ince fiberlerle daha yüksek frekanslara çıkabilen Thulium Fiber Lazer (TFL) teknolojisine bırakmaktadır. Holmium lazerler "fototermal" bir etkiyle taşı parçalarken, TFL sistemleri sürekli ve odaklanmış bir enerji dalgası sunarak taşı adeta bir un kıvamına getirir.
Günümüz itibarıyla Ankara’daki merkezlerimizde TFL teknolojisini tercih etmemizin temel nedeni, bu lazerin taşı geri itme (retropulsion) etkisinin neredeyse sıfır olmasıdır. Holmium lazerlerde her vuruşta taş uzağa kaçarken, TFL ile taş yerinden oynamadan saniyeler içinde toz haline getirilebilir.
Thulium Fiber Lazer, geleneksel lazerlere göre yaklaşık 10 kat daha küçük lazer fiberleri (150 mum) kullanılmasına olanak tanır. Bu incelik, flexible üreteroskopun çalışma kanalında daha fazla su akışına (irigasyon) izin verir ve cerrahın görüşünü mükemmelleştirir.
Daha İnce Fiber: Böbreğin en dar köşelerine ulaşırken cihazın bükülme kapasitesini (defleksiyon) kısıtlamaz.
Sürekli Enerji: Taşı parçalamak yerine yüzeyinden mikro-katmanlar halinde buharlaştırarak "gerçek tozlaştırma" sağlar.
Cerrahide toplam güç (P), atım başına enerji (E) ve frekans (f) değerlerinin çarpımıyla elde edilir. Modern sistemlerimizde bu denklemi taşın sertliğine (HU değerine) göre anlık olarak optimize ediyoruz:
Sert Taşlar (Fragmentasyon Modu): Yüksek enerji ve düşük frekans seçilerek taşın yapısal bütünlüğü bozulur.
Tozlaştırma (Dusting Modu): Düşük enerji ve çok yüksek frekans (2000 Hz'e kadar) kullanılarak taş un kıvamına getirilir.
Tozlaştırma tekniği, günümüzdeki "konforlu cerrahi" vizyonumuzun temelidir. Klasik kırma yöntemlerinde oluşan 2-3 mm'lik "keskin" parçalar, ameliyat sonrası üreterden düşerken şiddetli sancılara ve "taş yolu" (steinstrasse) tıkanıklıklarına yol açabilir.
Oysa Dusting tekniği ile taşlar 0.1 mm'den küçük, un benzeri partiküllere dönüştürülür. Bu tozlar idrarla birlikte süzülerek geçerken hasta herhangi bir takılma veya sancı hissetmez. Bu durum, ameliyat sonrası DJ stent ihtiyacını azaltır ve hastanın iyileşme sürecini çok daha konforlu kılar.
RIRS sonrası iyileşme süreci, geleneksel yöntemlere göre oldukça hızlıdır. Hastalarımız genellikle operasyonun akşamında veya ertesi sabah, hastanemizin konforlu odalarından yürüyerek taburcu olurlar. Etimesgut ve çevre bölgelerdeki yoğun yaşam temposuna sahip hastalarımız için bu "günübirlik cerrahi" vizyonu, hayatın akışını bozmadan sağlığa kavuşmayı sağlar.
İyileşme sürecindeki ilk 24 saat, anestezinin etkisinden kurtulma ve mesanenin lazer enerjisi sonrası yeni düzene adaptasyon evresidir. Bu dönemde en büyük yardımcınız, cerrahınızın sizin için böbreğe bıraktığı o "sessiz koruyucu"dur.
Double-J (DJ) stent, bir ucu böbrekte diğer ucu mesanede kıvrılan (bu yüzden "J" harfine benzer), yaklaşık 24-30 cm uzunluğunda, ince ve esnek bir tüptür. Lazerle taş kırma işlemi sırasında üreter duvarında oluşabilecek geçici ödem (şişlik) idrar akışını engelleyebilir.
Neden Takılır? Lazerin yarattığı mikro-tozların (dusting) üreteri tıkamasını önlemek, böbrek içi basıncı düşürmek ve üreterin iyileşmesini sağlamak için bir "iskele" görevi görür.
Ne Zaman Çıkarılır? Genellikle taş yükünüze ve böbreğinizin durumuna göre 1 ile 4 hafta arasında bizzat bizim tarafımızdan çıkarılır. Bu işlem, Ankara şubelerimizdeki günübirlik cerrahi ünitelerinde, sadece 1-2 dakika süren konforlu bir sistoskopi işlemiyle, lokal anestezi altında gerçekleştirilir.
Vücudunuza yerleştirilen bu stent, ne kadar biyolojik uyumlu olsa da vücut tarafından "yabancı bir cisim" olarak algılanabilir. Bu durum, günlük hayatta bazı "küçük huysuzluklara" neden olabilir:
İdrarda Kanama (Hematüri): Hareket ettikçe stentin mesane duvarına sürtünmesi sonucu idrarın pembeleşmesi normaldir. Panik yapmayın; bol sıvı ve dinlenme ile bu durum düzelir.
Sık İdrara Çıkma ve Yanma: Stent mesaneyi uyardığı için "idrarım var ama yapamıyorum" hissi yaratabilir.
Böbrek Reflüsü: İdrar yaparken böbrek bölgesinde hafif bir dolgunluk veya sızı hissedilmesi, idrarın stent üzerinden böbreğe doğru anlık geri kaçışından kaynaklanır ve geçicidir.
Altındağ ve Pursaklar yerleşkelerimizde hastalarımıza bu belirtileri hafifletecek, mesane kaslarını gevşeten özel ilaç protokolleri sunarak bu süreci en konforlu şekilde atlatmalarını sağlıyoruz.
RIRS sonrası başarının anahtarı "yıkama" (flushing) etkisidir. Lazerin un ufak ettiği tozları dışarı atmak için idrar miktarını artırmalısınız.
Hidrasyon Hedefi: Günde en az 2.5 - 3 litre su tüketimi şarttır. Su, stentin yarattığı tahrişi yıkayarak kanamayı azaltır ve kalan mikro-parçaların dökülmesini hızlandırır.
Beslenme: İyileşme döneminde lifli gıdalarla beslenmek (kabızlıktan kaçınmak) karın içi basıncı düşürerek stent konforunuzu artırır.
Ankara’nın her noktasındaki uzman üroloji ekibimizle, "A Life'ta Sağlığınız Özel" vizyonumuzla, stentin çekilmesine kadar olan her anınızda yanınızdayız. Taşsız bir hayat, disiplinli bir iyileşme ile başlar.
Üroloji cerrahisinde teknoloji kadar, o teknolojiyi yöneten "el" de kritiktir. İşte bizi Ankara'nın öncü sağlık grubu yapan farklar:
Dijital RIRS Vizyonu: Tüm yerleşkelerimizde en yüksek çözünürlüklü dijital kameraları kullanıyoruz. Bu sayede böbreğin içindeki milimetrik taş parçalarını bile gözden kaçırmıyoruz.
Multidisipliner Yaklaşım: Sadece taşı kırmıyor, hastanelerimiz bünyesindeki laboratuvarlarda taşın kimyasal analizini yaparak, taşın tekrar oluşmasını engelleyecek metabolik tedaviler planlıyoruz.
Hızlı İyileşme Protokolü: Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ hastanelerimizde uyguladığımız minimal invaziv anestezi sayesinde hastalarımızı operasyonun 6. saatinde ayağa kaldırıyoruz.
Uzman Kadro: Karmaşık anatomiye sahip böbreklerde bile "U dönüşü" yapabilen, binlerce vaka deneyimine sahip cerrahlarımızla en zorlu taşlara dahi müdahale edebiliyoruz.
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 3 Şubat 2026 17:22
Yayınlanma Tarihi: 25 Nisan 2024 10:18
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
Minimal invaziv RIRS (Retrograd İntrarenal Cerrahi), böbrek taşlarının tedavisinde herhangi bir cerrahi kesi yapılmadan, vücudun doğal idrar yollarından girilerek gerçekleştirilen modern bir yöntemdir. A Life Sağlık Grubu’nda uygulanan bu yöntem, hastaların vücut bütünlüğünü korurken, iyileşme süresini geleneksel yöntemlere kıyasla %50’den fazla kısaltan, yüksek teknolojili ve konfor odaklı bir cerrahi çözümdür.
Flexible üreteroskopi, ucunda kamera bulunan ince ve bükülebilir bir cihaz yardımıyla idrar kanalından böbreğin en uç noktalarına kadar ulaşılması işlemidir. Bu teknoloji sayesinde, sert cihazların giremediği dar kıvrımlar kolayca aşılır. A Life Sağlık Grubu cerrahları, bu yöntemle böbreğin tüm odacıklarındaki taşları doğrudan görerek, çevre dokulara zarar vermeden başarılı bir şekilde temizleyerek hastayı sağlığına kavuşturur.
Thulium Fiber Lazer (TFL), böbrek taşı cerrahisinde kullanılan son nesil lazer teknolojisidir. TFL, taşları bir kum tanesinden daha ince hale getirerek tozlaştırma konusunda geleneksel lazerlere göre çok daha hızlıdır. A Life Sağlık Grubu’nda kullanılan bu teknoloji, operasyon süresini kısaltırken taşın geri kaçma riskini minimize ederek cerrahi başarıyı ve hasta konforunu 2026 standartlarında zirveye taşır.
Holmium:YAG lazer, uzun yıllardır böbrek taşı tedavisinde güvenle kullanılan, yüksek enerji çıkışına sahip etkili bir sistemdir. Sert ve büyük taşları parçalamada başarılı olan bu yöntem, RIRS işlemleri sırasında cerraha hassas ayar imkanı sunar. A Life bünyesinde, taşın yapısına göre seçilen bu lazer sistemi, doku güvenliğini ön planda tutarak komplikasyon riskini en düşük seviyede tutmaktadır.
Alt pol taşları, böbreğin alt odacıklarında yerleşen ve yer çekimi nedeniyle dökülmesi en zor olan taşlardır. Flexible cihazların esnek yapısı, bu zor alanlara ulaşarak taşları olduğu yerde yok etmeye imkan tanır. A Life Sağlık Grubu’nda uygulanan ileri tekniklerle, alt poldeki taşlar lazerle parçalanarak veya basket yöntemiyle alınarak hastanın tamamen taşsız kalması ve ağrılarının bitmesi hedeflenir.
Tozlaştırma (Dusting) tekniği, lazer enerjisiyle böbrek taşlarının milimetrik parçalar yerine doğrudan toz haline getirilmesi işlemidir. Bu sayede, büyük parçaların idrar kanalını tıkama riski ortadan kalkar ve taşlar idrarla kendiliğinden dökülür. A Life Sağlık Grubu’nda uygulanan bu yöntem, ameliyat sonrası ağrıyı azaltırken hastanın ek müdahaleye ihtiyaç duymadan iyileşmesini sağlayarak yaşam kalitesini hızla artırmaktadır.
Üreteral access sheath, üreter içerisine yerleştirilen ince bir kılavuz tüptür. Bu kılıf, flexible cihazın böbreğe kolayca girip çıkmasını sağlar ve böbrek içi basıncı düşürerek güvenli bir çalışma alanı yaratır. A Life Sağlık Grubu cerrahları, bu ekipmanı kullanarak enfeksiyon riskini minimize eder ve operasyon sırasında taş parçalarının daha hızlı temizlenmesini sağlayan tıbbi bir altyapı oluşturur.
Dijital görüntüleme sistemleri, operasyon sırasında taşın yerini ve böbrek yapısını yüksek çözünürlüklü ekranlarda net izlememize olanak tanır. A Life Sağlık Grubu’ndaki 4K dijital üreteroskoplar, cerrahın görüş alanını maksimuma çıkararak en küçük taş kırıntılarının dahi gözden kaçmasını engeller. Net görüntü kalitesi, cerrahinin başarısını artırırken çevre doku yaralanmalarını önleyen en kritik ve güvenilir teknolojik bileşendir.
DJ stent yönetimi, RIRS ameliyatı sonrasında idrar akışını korumak ve iyileşmeyi hızlandırmak için yerleştirilen ince tüpün kontrolünü kapsar. A Life Sağlık Grubu’nda bu stentler genellikle 1-2 hafta sonra poliklinik şartlarında ağrısız bir şekilde çıkarılır. Doğru stent yönetimi, ameliyat sonrası böbrek şişmesini ve ağrıyı önleyerek hastanın konforlu ve komplikasyonsuz bir iyileşme dönemi geçirmesini garanti altına alır.
Hızlı iyileşme ve taşsızlık oranı, modern RIRS yönteminin en belirgin avantajlarındandır. Kesi olmadığı için hastalar genellikle aynı gün taburcu olur ve 24 saat içinde sosyal hayatlarına dönebilirler. A Life Sağlık Grubu’nda uygulanan yüksek enerjili lazerler sayesinde tek seansta %90’ın üzerinde taşsızlık başarısı elde edilir. Bu durum, hastanın tekrarlayan ameliyat riskinden korunmasını sağlayarak tedavi verimliliğini maksimize eder.
ESWL yöntemi sert taşlarda yetersiz kalabilir veya parçalanan taşlar idrar kanalında tıkanıklık yapabilir. RIRS ise böbreğin içine girerek taşı doğrudan tozlaştırdığı için çok daha kesin bir sonuç sunar. A Life Sağlık Grubu’ndaki deneyimli ürologlar, özellikle sert ve 2 cm altındaki taşlarda garantili taşsızlık için RIRS yöntemini, hastaya zaman ve konfor kazandıran üstün bir seçenek olarak önermektedir.
A Life Sağlık Grubu, Ankara’nın en gelişmiş üroloji teknolojilerine ve deneyimli cerrah kadrosuna ev sahipliği yapmaktadır. Thulium Fiber Lazer gibi en yeni teknolojilerin kullanımı, kişiye özel stent planlaması ve yüksek başarı oranları bizi bölgede öncü yapmaktadır. Teknolojik donanımımız ile hastalarımıza ağrısız, kesisiz ve kesin çözüm odaklı bir tedavi süreci sunarak her zaman sağlıklarını ön planda tutuyoruz.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.