Kalça Kırığı Ameliyatı

Kalça Kırığı Ameliyatı Nedir?

Kalça kırığı ameliyatı, uyluk kemiğinin (femur) üst kısmında meydana gelen kırıkların cerrahi yöntemlerle stabilize edilmesi veya hasarlı eklem yapısının protez ile değiştirilmesi işlemidir. Bu operasyonun birincil amacı, hastanın ağrısını dindirmek ve kırık öncesi hareket seviyesine mümkün olan en güvenli yolla geri döndürmektir.

Klinik pratiğimizde, kalça kırığı saptanan bir hastada cerrahinin gecikmesi; akciğer enfeksiyonu, yatak yarası ve derin ven trombozu (pıhtı atması) gibi hayati riskleri beraberinde getirir. Bu nedenle, Ankara'daki hastanelerimizde multidisipliner bir yaklaşımla hastayı ilk 24-48 saat içinde operasyona hazırlamak temel cerrahi protokolümüzdür.

kalca-kirigi-ameliyati-nedir_87d89a51.webp

Kalça Ekleminin Anatomik Yapısı ve Kırılma Mekanizması

Kalça eklemi, vücudun en büyük "top ve yuva" (ball-and-socket) tipi eklemidir. Femur kemiğinin başı (top), leğen kemiğindeki asetabulum (yuva) adı verilen çukura yerleşir. Bu yapı, vücut ağırlığını bacaklara aktarırken geniş bir hareket açıklığı sunar.

Kırılma mekanizması yaş gruplarına göre farklılık gösterir:

  • İleri Yaş Grubu: Osteoporoz (kemik erimesi) nedeniyle zayıflayan kemik yapısı, basit bir ev içi düşme veya sadece vücut ağırlığının dönme hareketiyle bile kırılabilir.

  • Genç Yaş Grubu: Genellikle trafik kazaları veya yüksekten düşme gibi yüksek enerjili travmalar sonucunda, sağlıklı bir kemik yapısında dahi parçalı kırıklar meydana gelebilir.

Kırık Tipleri: Femur Boynu (İntrakapsüler) ve İntertrokanterik Kırıklar

Cerrahi yöntemi belirleyen en önemli faktör, kırığın eklem kapsülünün içinde mi yoksa dışında mı olduğudur. Kalça kırıkları anatomik yerleşimlerine göre iki ana sınıfa ayrılır:

1. Femur Boynu Kırıkları (İntrakapsüler)

Femur başının hemen altındaki dar bölgeyi kapsayan kırıklardır. Bu bölgenin en kritik özelliği, femur başını besleyen damarların bu hat üzerinden geçmesidir.

  • Cerrahi Kararı: Kırık ayrışmışsa (displase), kan akımı bozulduğu için kemiğin kaynama şansı düşer ve Avascular Necrosis (kemik ölümü) riski artar. Bu durumda genellikle hasarlı bölge çıkarılarak Kalça Protezi (Artroplasti) uygulanır.

2. İntertrokanterik Kırıklar (Ekstrakapsüler)

Femur boynunun bittiği, uyluk kemiğinin dışa doğru genişlediği bölgedeki kırıklardır. Bu bölge kanlanma açısından daha zengindir ancak kırık genellikle daha parçalı bir yapıdadır.

  • Cerrahi Kararı: Bu bölgedeki kemiklerin kaynama potansiyeli yüksek olduğundan, eklemi koruyan Osteosentez yöntemleri tercih edilir. Kırık parçaları, intramedüller çiviler (PFN) veya vidalı plaklar (DHS) kullanılarak birbirine sabitlenir.

Ankara A Life Sağlık Grubu’nda, kırığın mikrometrik analizini yaparak her hastaya özel implant seçimini gerçekleştiriyoruz. Travma cerrahisindeki uzmanlığımız, en karmaşık parçalı kırıklarda dahi stabiliteyi sağlayarak hastalarımızı operasyonun ertesi günü ayağa kaldırmamıza olanak tanıyor.

Kalça Kırığında Zamanla Yarış: Neden Hemen Ameliyat?

Kalça kırığı sonrası hastanın yatağa bağımlı kalması, vücutta bir domino etkisi yaratarak yaşamsal fonksiyonları hızla bozar. Cerrahi müdahale, kırığı sabitlemekten ziyade hastayı "harekete geçirmek" için yapılır. Hareketin durması; kan dolaşımının yavaşlaması, solunum kapasitesinin azalması ve bağışıklık sisteminin çökmesi anlamına gelir.

Cerrahiyi ertelemek, genellikle "hastanın durumunu stabilize etmek" amacıyla düşünülse de, araştırmalar göstermektedir ki; hastanın durumu yatakta beklerken iyileşmez, aksine komplikasyonlar nedeniyle daha da karmaşıklaşır. Bu nedenle cerrahi, hastayı stabilize etmenin en güçlü yoludur.

İlk 48 Saat Kuralı: Komplikasyonları Önlemede Kritik Eşik

Ortopedik literatürde "Altın Dönem" olarak kabul edilen ilk 48 saat, sağkalım oranları üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir. Yapılan meta-analizler, 48 saati aşan gecikmelerde mortalite (ölüm) riskinin ve post-operatif komplikasyon oranlarının anlamlı ölçüde arttığını göstermektedir.

Gecikmenin Yarattığı Teknik Riskler:

  1. Tromboembolik Olaylar: Hareketsizlik, bacak toplardamarlarında kanın pıhtılaşmasına (Derin Ven Trombozu - DVT) ve bu pıhtının akciğerlere atmasına (Pulmoner Emboli) yol açabilir.

  2. Hipostatik Pnömoni: Yatan hastada akciğerlerin tam havalanamaması sonucu gelişen enfeksiyonlar, yaşlı hastalar için cerrahinin kendisinden daha risklidir.

  3. Dekübit Ülserleri: Bası yaraları, dolaşımı bozuk ciltte saatler içinde başlayabilir ve cerrahi sonrası iyileşmeyi sabote eden ciddi enfeksiyon kaynaklarına dönüşebilir.

Ameliyat Öncesi Tetkikler ve Anestezi Değerlendirmesi

Ameliyat öncesi hazırlık evresi, multidisipliner bir koordinasyon gerektirir. Hastanın cerrahiye "en uygun" (optimize edilmiş) şartlarda girmesi için Ankara'daki merkezlerimizde Dahiliye, Kardiyoloji ve Anesteziyoloji uzmanlarıyla eş zamanlı bir değerlendirme yürütülür.

Eşlik Eden Hastalıkların (Komorbidite) Yönetimi:

Yaşlı hastalarda genellikle Hipertansiyon, Diyabetes Mellitus (Şeker Hastalığı), KOAH veya Kronik Kalp Yetmezliği gibi ek sorunlar mevcuttur.

  • Glisemik Kontrol: Ameliyat öncesi kan şekerinin $180 mg/dL$ altında tutulması, cerrahi alan enfeksiyonu riskini azaltmak için kritiktir.

  • Hemodinamik Stabilite: Hipertansif hastaların tansiyon değerleri kontrol altına alınırken, kullanılan kan sulandırıcıların (antiagregan/antikoagülan) cinsi ve kesilme süresi cerrahi kanama kontrolü açısından milimetrik hesaplanır.

  • Kardiyak Risk Analizi: EKG, Eko ve gerekirse kardiyak markerlar ile hastanın cerrahi stresi kaldırıp kaldıramayacağı ASA (American Society of Anesthesiologists) skorlaması ile belirlenir.

Ankara A Life Sağlık Grubu olarak, bu hazırlık sürecini 24 saat kesintisiz hizmet veren laboratuvar ve görüntüleme imkanlarımızla "hızlandırılmış protokol" (fast-track) üzerinden yürütüyoruz. Amacımız, hastanın ek hastalıklarını ameliyatı engelleyen birer bariyer değil, cerrahi süreçte yönetilmesi gereken teknik detaylar olarak ele almaktır. Unutulmamalıdır ki; doğru zamanlama, başarılı bir cerrahinin yarısıdır.

Kalça Kırığı Ameliyatı Teknikleri ve Seçenekler

Kalça kırığında tek bir "en iyi" yöntem yoktur; "doğru hastaya doğru teknik" vardır. Cerrahın karar mekanizmasını etkileyen en temel unsur, kırığın anatomik yerleşimidir. Femur boynu kırıklarında (eklem içi) kanlanma bozulduğu için genellikle Protez; intertrokanterik bölge kırıklarında (eklem dışı) ise kanlanma zengin olduğu için kemiği bir arada tutan Çivileme yöntemleri ön plana çıkar.

Cerrahi hedefimiz nettir: Hastanın ameliyattan sonraki gün, ağrısız bir şekilde ayağa kalkmasını sağlayacak mekanik stabiliteyi oluşturmak.

kalca-kirigi-ameliyati-teknikleri_9ca5e160.webp

Parsiyel ve Total Kalça Protezi (Artroplasti) Uygulamaları

Eklem içi femur boynu kırıklarında, kemiğin baş kısmına giden damarlar yırtıldığı için kırığın kaynaması biyolojik olarak çok zordur. Bu durumda kırık parçaları yerinde bırakmak yerine, hasarlı eklem yüzeylerini yapay implantlarla değiştiriyoruz.

  • Parsiyel Artroplasti (Hemiartroplasti): Sadece femur başının değiştirildiği yöntemdir. Genellikle sınırlı hareketliliği olan, ileri yaş grubundaki hastalarda tercih edilir. Ameliyat süresinin kısalığı ve kan kaybının azlığı bir avantajdır.

  • Total Kalça Protezi: Hem femur başının hem de leğen kemiğindeki yuvanın (asetabulum) değiştirilmesidir. Zihinsel fonksiyonları yerinde, aktif yaşamını sürdüren ve ekleminde kireçlenme (artroz) olan hastalarda altın standarttır.

Çimentolu vs. Çimentosuz Protez Seçimi: Kime, Hangisi?

Protezin kemiğe nasıl tutunacağı, cerrahın kemik kalitesine (osteoporoz derecesine) göre verdiği bir karardır.

  1. Çimentolu Protezler: "Polimetilmetakrilat" adı verilen tıbbi bir dolgu maddesi (kemik çimentosu) kullanılır. Protez ile kemik arasındaki boşluklar çimento ile doldurulur. Kemik kalitesi çok düşük, osteoporotik hastalarda anında stabilite sağlar ve hastanın hemen yük vermesine olanak tanır.

  2. Çimentosuz (Press-fit) Protezler: Protezin yüzeyi özel gözenekli bir yapıdadır. Kemiğin zamanla bu gözeneklerin içine büyümesi (osseointegrasyon) beklenir. Kemik kalitesi iyi olan, daha genç hastalarda biyolojik uyum için tercih edilir.

Osteosentez Yöntemi: İntramedüller Çivileme ve Plak-Vida Sistemleri

Eğer kırık hattı eklem kapsülünün dışındaysa ve kemiğin kanlanması normalse, eklemi değiştirmek yerine kendi kemiğini korumayı hedefleriz. Bu yönteme Osteosentez diyoruz.

  • İntramedüller Çivileme (PFN - Proksimal Femoral Nail): Günümüzde kalça kırığı cerrahisinin "mekanik devi" olarak kabul edilir. Kemiğin içindeki boşluğa yerleştirilen titanyum bir çivi ve buna kilitlenen vidalar ile kırık hattı stabilize edilir. Yükü kemiğin içinden taşıdığı için hastanın hızla ayağa kalkmasını sağlar.

  • DHS (Dinamik Kalça Vidası): Plak ve vidalı sistemlerdir. Kırık hattı boyunca kemiğin birbirine kenetlenmesine (kompresyon) izin veren dinamik bir yapısı vardır. Belirli tipteki stabil kırıklarda hala güvenilir bir seçenektir.

Kapalı (Minimal İnvaziv) Cerrahi Yöntemler

Ankara A Life Sağlık Grubu olarak, özellikle çivileme operasyonlarında minimal invaziv (kapalı) teknikleri öncelikli kılıyoruz.

  • Küçük Kesi: Büyük kas gruplarını kesmek yerine, 3-4 adet yaklaşık 2-3 cm'lik kesilerle kemiğe ulaşıyoruz.

  • Daha Az Kan Kaybı: Kapalı yöntemlerde doku travması az olduğu için kan nakli ihtiyacı ciddi oranda düşer.

  • Hızlı İyileşme: Kas hasarı minimumda tutulduğu için ameliyat sonrası ağrı daha azdır ve kas gücü daha hızlı toparlanır.

Kalça Kemiği Kırığı Cerrahi Teknik Karşılaştırma Tablosu

Parametre Protez (Artroplasti) Çivileme (Osteosentez)
Kırık Tipi Eklem İçi (Femur Boynu Kırıkları) Eklem Dışı (İntertrokanterik Kırıklar)
İdeal Yaş Aralığı 70+ (Veya aktif yaşam beklenen yaşlılar) Her yaş grubu (Genç ve yaşlılar)
Ana Hedef Hasarlı eklemi yenisiyle değiştirmek Kemiği sabitleyerek kendi kaynamasını sağlamak
Hastanede Kalış 3 - 5 Gün 2 - 4 Gün
Yük Verme Hemen (Ameliyatın ertesi günü tam yük) Genellikle hemen (Kırık hattının stabilitesine bağlı)
Revizyon Riski Düşük (Protez ömrü 20-25 yıl) Orta (Kaynamama veya vida kayması riski olabilir)

Ameliyat Riskleri ve Komplikasyon Yönetimi

İleri yaştaki bir hastada kalça kırığı ameliyatı kararı verilirken, cerrahinin riskleri ile ameliyatsız kalmanın riskleri teraziye konulur. Tıbbi literatür nettir: Kalça kırığı olan bir hastayı yatağa bağımlı bırakmak, cerrahiden çok daha yüksek bir hayati risk (mortalite) taşır. Ameliyat sırasında ve sonrasında karşılaşılabilecek temel riskler; kalbin cerrahi stresi kaldırmaması, anesteziye bağlı solunum sıkıntıları ve sistemik organ yetmezlikleridir. Bizim görevimiz, hastayı ameliyata almadan önce bu sistemleri optimize ederek "güvenli cerrahi" zeminini hazırlamaktır.

Emboli (Pıhtı Atması) Riski ve Kan Sulandırıcı Protokolleri

Kalça kırığı hastaları için en korkulan komplikasyon Venöz Tromboembolizm (VTE), yani toplardamarlarda kan pıhtısı oluşması ve bu pıhtının akciğerlere (Pulmoner Emboli) atmasıdır. Kırık anından itibaren başlayan hareketsizlik, kanın akış hızını yavaşlatarak pıhtılaşmaya zemin hazırlar.

A Life Güvenlik Protokolü:

  • Farmakolojik Koruma: Ameliyat öncesinden başlayarak hastanın klinik durumuna göre Düşük Molekül Ağırlıklı Heparin (LMWH) veya yeni nesil oral antikoagülanlar ile kan sulandırıcı tedavi uygulanır.

  • Mekanik Koruma: Ameliyat sırasında ve sonrasında "anti-emboli çorapları" ve "pnömatik kompresyon cihazları" (havalı botlar) kullanılarak bacaklardaki kan dolaşımı mekanik olarak desteklenir.

  • En Erken Mobilizasyon: Pıhtıyı önlemenin en doğal yolu yürümektir. Ameliyatın ertesi günü hastayı ayağa kaldırarak kanın doğal yolla pompalanmasını sağlıyoruz.

Enfeksiyon Kontrolü ve Yatak Yaralarının Önlenmesi

İleri yaşta bağışıklık sisteminin zayıflaması ve diyabet gibi ek hastalıklar, cerrahi alan enfeksiyonu riskini artırır. Ayrıca, cildin incelmesi ve hareketsizlik nedeniyle "dekübit ülseri" dediğimiz yatak yaraları saatler içinde gelişebilir.

Cerrahi ve Post-Op Hijyen Standartları:

  • Profilaktik Antibiyotik: Ameliyattan hemen önce başlanan ve ilk 24 saat devam eden geniş spektrumlu antibiyotik tedavisi ile enfeksiyon bariyeri oluşturulur.

  • Pozisyonlama Protokolü: Hastalarımız hemşirelik ekibimiz tarafından her 2 saatte bir özel tekniklerle döndürülür (pozisyonlama). Havalı yatak kullanımı ile kemik çıkıntıları üzerindeki basınç minimize edilir.

  • Yara Bakımı: Minimal invaziv (kapalı) teknikler kullanarak daha küçük kesiler açıyor, böylece iyileşmesi gereken doku alanını küçültüyoruz.

Ankara A Life Sağlık Grubu'nda, bu süreç sadece cerrahın değil; anesteziyolog, kardiyolog ve deneyimli hemşire kadrosunun bir arada çalıştığı bir "güvenlik çemberi" içinde yönetilir. A Life'ta Sağlığınız Özel mottosuyla, dürüstlükten ödün vermeden en zor vakalarda dahi en güvenli liman olmayı hedefliyoruz.

Ameliyat Sonrası İyileşme: İlk Adım Ne Zaman Atılır?

Modern ortopedik cerrahinin ve implant teknolojisinin sunduğu en büyük avantaj, hastayı ameliyatın hemen ertesi günü mobilize edebilme imkanıdır. Geçmişte aylar süren yatak istirahatleri, yerini "hızlandırılmış rehabilitasyon" (fast-track recovery) süreçlerine bırakmıştır.

Eğer cerrahi sırasında stabil bir kalça protezi veya kilitli bir intramedüller çivi kullanılmışsa, hastanın ameliyattan sonraki 24 saat içinde yatağın kenarına oturtulması ve ardından bir yürüteç (walker) desteğiyle ilk adımlarını atması istenir. Bu ilk adım, sadece fiziksel bir ilerleme değil, aynı zamanda hastanın moral ve motivasyonunu zirveye taşıyan psikolojik bir eşiktir.

Erken Mobilizasyonun Önemi: Ameliyat Sonrası 1. Gün

Ameliyat sonrası 1. günde hastanın ayağa kaldırılmasının ardında hayati tıbbi nedenler yatar:

  • Dolaşım Desteği: Yürümek, bacak kaslarını çalıştırarak kanın kalbe geri pompalanmasını sağlar ve pıhtı (emboli) riskini en doğal yolla azaltır.

  • Solunum Fonksiyonları: Ayakta durmak, akciğer kapasitesini artırır ve yatan hastalarda görülen zatürre (pnömoni) riskini engeller.

  • Kemik ve Kas Korunması: Kemik dokusu, üzerine yük bindikçe iyileşme sinyalleri üretir (Wolff Kanunu). Erken yük verme, hem kaynamayı hızlandırır hem de kas erimesini önler.

Evde Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hareketleri

Hastaneden taburcu olduktan sonra iyileşme evde devam eder. Ankara'daki kliniklerimizde hastalarımıza özel olarak hazırladığımız egzersiz programı, kalça çevresi kaslarını güçlendirmeyi ve eklem hareket açıklığını geri kazandırmayı hedefler.

Temel Egzersizler:

  1. Ayak Bileği Pompaları: Yatakta uzanırken ayak parmaklarını ileri-geri hareket ettirmek (Dolaşım için kritik).

  2. Quadriceps Setleri: Diz altını yatağa doğru bastırarak üst bacak kaslarını kasmak.

  3. Kalça Abdüksiyonu: Yatar pozisyonda bacağı yana doğru açıp kapama (Protez tipi ameliyatlarda cerrah onayıyla yapılır).

Kalçayı Koruma Kuralları ve 90 Derece Kuralı

Özellikle kalça protezi uygulanan hastalarımızda, yeni eklemin yerinden çıkmasını (dislokasyon) önlemek için ilk 6-12 hafta boyunca belirli kurallara uymak hayati önem taşır.

90 Derece Kuralı Nedir? Kalçanızın gövdenizle yaptığı açının asla 90 dereceden daha dar olmaması gerekir. Bu, kalçanızı karnınıza doğru çok fazla çekmemeniz anlamına gelir.

  • Alçak Koltuklar: Çok alçak ve yumuşak koltuklara oturmaktan kaçınılmalıdır.

  • Tuvalet Yükseltici: Klasik tuvaletler düşük kaldığı için mutlaka "tuvalet yükseltici" aparatlar kullanılmalıdır.

  • Eğilme Yasağı: Yerden bir şey almak için belden öne doğru eğilmek yerine, özel tutma aparatları kullanılmalı veya dizler bükülmeden destek alınmalıdır.

  • Bacak Bacak Üstüne Atma: Bu hareket, protez üzerindeki stresi artırarak çıkık riskini tetikler; iyileşme tamamlanana kadar kesinlikle kaçınılmalıdır.

Tam Yük Verme Süreci: Çoğu vakada protez cerrahisi sonrası "tam yük vermeye" (tüm ağırlığı bacağa aktarmaya) hemen izin verilir. Ancak parçalı kırıklarda yapılan çivileme işlemlerinde, cerrahınız kemik kaynamasını görene kadar 4-6 hafta "kısmi yük verme" (ağırlığın %20-50'si) önerebilir.

Ankara A Life Sağlık Grubu olarak, fizyoterapi ekibimizle birlikte hastalarımızın evdeki yaşam alanlarını da cerrahi sonrası güvenliğe uygun hale getirmek için rehberlik sunuyoruz. A Life'ta Sağlığınız Özel mottosuyla, sadece ameliyathanede değil, siz kendi başınıza özgürce yürüyene kadar yanınızdayız.

Ankara'da Uzman Ortopedi Cerrahı Seçimi Neden Önemli?

Kalça kırığı, sadece kemiği birleştirmek değil, hastanın sistemik dengesini koruma sanatıdır. Özellikle Ankara'nın yoğun nüfuslu Etimesgut, Sincan ve Yenimahalle bölgelerinde, travma vakalarına anında müdahale edebilecek tecrübeli cerrah kadrosuna ulaşmak hayati önem taşır.

Uzman bir cerrah; hastanın kemik kalitesine bakarak protezin çimentolu mu yoksa çimentosuz mu olması gerektiğine saniyeler içinde karar verebilen, minimal invaziv (kapalı) tekniklerle doku hasarını en aza indiren kişidir. A Life Sağlık Grubu bünyesinde, multidisipliner bir yaklaşımla kardiyoloji ve dahiliye birimlerimizle koordineli çalışarak, cerrahi başarıyı "0. gün mobilizasyonu" ile mühürlüyoruz.

Tıbbi İçerik Onay Bilgisi

Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.

İlgili Branş Hekimlerimiz:

Son Güncelleme: Aralık 2025 Doktor Profillerimizi Ziyaret Edin
A Life Tıbbi Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

Son Güncelleme: 19 Ocak 2026 12:56

Yayınlanma Tarihi: 22 Ocak 2025 09:02

Kalça Kırığı Ameliyatı

Ameliyat Başvuru Formu

Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Kalça kırığı ameliyatının süresi, kırığın tam konumu, türü ve uygulanacak cerrahi tekniğe (protez veya vida) bağlı olarak genellikle 1 ile 2 saat arasında değişmektedir. Ameliyat süresini belirleyen en kritik faktörler, hastanın kemik kalitesi ve kırığın parçalı olup olmamasıdır. Uzman cerrahlarımız, hastanın anestezi altında kalma süresini minimumda tutarak cerrahi travmayı en aza indiren ileri teknikler kullanmaktadır.

Modern ortopedik yaklaşımlarda hastanın "erken mobilizasyonu" hayati önem taşır; bu nedenle ameliyatın ertesi günü, yani ilk 24 saat içinde hastanın destekle ayağa kaldırılması ve ilk adımlarını atması hedeflenir. Erken yürümek, akciğerlerde enfeksiyon riskini ve bacak damarlarında pıhtı oluşumunu (emboli) önleyen en güçlü etkendir. Fizyoterapistlerimiz eşliğinde yapılan bu ilk yürüyüşler, hastanın psikolojik moralini ve iyileşme hızını doğrudan artırır.

İleri yaş grubunda ameliyatın kendisinden ziyade, hastanın mevcut kronik hastalıkları (şeker, tansiyon, kalp) ve ameliyat edilmediği takdirde yatağa bağımlı kalmanın getirdiği riskler (zatürre, yatak yarası) çok daha yüksektir. 2026 yılı anestezi teknolojileri ve ameliyat öncesi kardiyoloji/dahiliye kontrolleri sayesinde riskler minimuma indirilmektedir; bu nedenle cerrahi müdahale genellikle hastanın yaşam kalitesini korumak için en güvenli ve zorunlu yol olarak kabul edilir.

Kalça kırığı cerrahisinden tam verim alabilmek için fizik tedavi süreci hastanede başlar ve taburcu olduktan sonra en az 2 ile 4 ay boyunca devam etmelidir. Rehabilitasyonun amacı, kalça çevresi kasları güçlendirerek eklem hareket açıklığını korumak ve hastanın desteksiz, güvenli bir şekilde yürümesini sağlamaktır. Evde yapılacak basit egzersizler ve uzman fizyoterapist takibi, cerrahi başarıyı kalıcı hale getiren en önemli unsurdur.

Özellikle kalça protezi uygulanan hastalarda, iyileşme sürecinin ilk 6 haftasında "protez lüksasyonu" denilen çıkma riskine karşı dikkatli olunmalıdır. Alaturka tuvalet kullanılmaması, bacak bacak üstüne atılmaması ve otururken dizlerin kalça seviyesinden aşağıda tutulması (yüksek sandalye kullanımı) gibi basit önlemler eklem stabilitesini korumak için hayati önem taşır. Bu önlemler, dokular iyileşip kaslar protezi tam sarana kadar titizlikle uygulanmalıdır.

2026 yılı ameliyat maliyetleri; kırığın tipine, kullanılacak protez veya implantın kalitesine (titanyum, seramik vb.), hastanede yatış süresine ve hastanın ek yoğun bakım ihtiyacı olup olmadığına göre belirlenmektedir. Ankara şubelerimizde uygulanan güncel tedavi paketleri, SGK/Özel sigorta anlaşmaları ve detaylı fiyatlandırma için A Life Sağlık Grubu ile iletişime geçerek bilgi alabilirsiniz.

Kalça kırığı ameliyatlarında, hastanın genel sağlık durumu elverdiği sürece genellikle spinal (belden uyuşturma) veya epidural anestezi tercih edilir. Bölgesel anestezi, akciğer ve kalp üzerindeki yükü azalttığı gibi, ameliyat sonrası görülebilecek zihinsel bulanıklık (deliryum) riskini de minimize eder. Ancak her hastanın tıbbi geçmişi farklıdır; anestezi uzmanlarımız hastanın kronik hastalıklarını analiz ederek en düşük riskli yöntemi kişiye özel olarak belirlemektedir.

Beslenme, iyileşme sürecinin yakıtıdır. Kemiğin kaynaması ve kas gücünün korunması için protein, kalsiyum ve D vitamini açısından zengin bir diyet şarttır. Özellikle yaşlı hastalarda iştah kaybı görülebileceği için az ama öz besleyici öğünler planlanmalı; doktor önerisiyle kolajen destekleri veya protein takviyeleri kullanılmalıdır. Yeterli su tüketimi ise hem ilaçların yan etkilerini azaltmak hem de kabızlığı önlemek için kritik öneme sahiptir.

Kalça ameliyatlarından sonra bacak damarlarında pıhtı oluşma riski (DVT) yüksektir. Bu pıhtının akciğerlere veya beyne gitmesini önlemek için ameliyattan sonra en az 4 hafta boyunca kan sulandırıcı ilaçların kullanılması ve varis çorabı giyilmesi hayati bir zorunluluktur. Bu önlemler, "sessiz risk" olarak adlandırılan emboli komplikasyonuna karşı hastanın en güçlü savunma mekanizmasıdır.

2026 yılı fiyatlandırması; hastanın yaşına bağlı olarak gelişen ek tedavi ihtiyaçlarına, hastanede kalış süresine ve protezde kullanılan materyalin (seramik, oksinyum vb.) türüne göre belirlenir. Ankara şubelerimizde uzman cerrahlarımızın yapacağı ön değerlendirme sonrası size en uygun tedavi paketi ve güncel sigorta anlaşmalarımız hakkında detaylı bilgi almak için A Life Sağlık Grubu ile iletişime geçebilirsiniz.

İlgili Bölümler
İlgili Hekimler
Benzer İçerikler

Yardıma mı ihtiyacınız var ?

7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.