Laparoskopik Prostat Ameliyatı

Laparoskopik Prostat Ameliyatı (Radikal Prostatektomi) Nedir?

Laparoskopik Radikal Prostatektomi, prostat kanseri teşhisi konulmuş hastalarda, prostat bezinin tamamının, çevresindeki seminal veziküllerin ve gerekirse pelvik lenf nodlarının minimal invaziv (kapalı) yöntemle çıkarılması işlemidir. Klasik açık cerrahinin aksine, karın bölgesinde açılan 5 adet mikro kesi (5-10 mm) üzerinden gerçekleştirilir.

Bu yöntemin temel felsefesi; kanserli dokuyu vücuttan tam olarak uzaklaştırırken (onkolojik başarı), idrar tutmayı sağlayan kas yapılarını ve cinsel fonksiyonu koruyan sinir demetlerini (nerve-sparing) milimetrik hassasiyetle korumaktır. Ankara A Life Sağlık Grubu’nun teknolojik altyapısı, cerrahlarımıza bu hassas manevraları yapabilecek yüksek tanımlı (4K) görüntüleme ve ergonomik cerrahi enstrüman desteği sunar.

Prostat Kanseri Tedavisinde Cerrahi Seçenekler

Her prostat kanseri hastası doğrudan ameliyat masasına yatmaz. Tedavi planı; hastanın yaşı, PSA hızı ve biyopsi sonuçlarındaki agresiflik derecesine göre kişiselleştirilir.

prostat-kanseri-tedavisi_97080b6a.webp

PSA Değerleri ve Biyopsi Sonuçlarına Göre Ameliyat Kararı

PSA (Prostat Spesifik Antijen), prostat sağlığının en önemli biyobelirtecidir. Ancak tek başına yüksek olması kanser anlamına gelmez.

  • PSA Hızı ve Yoğunluğu: PSA değerinin kısa sürede yükselmesi veya serbest/total oranının düşmesi cerrahi alarm zillerini çalar.

  • Biyopsi Gerekliliği: PSA eşik değerlerini aşan veya rektal muayenede sertlik saptanan hastalarda, MR-Füzyon biyopsi ile tümörün haritası çıkarılır. Cerrahi karar, bu biyopsiden gelen patolojik kanıt üzerine inşa edilir.

Gleason Skoru: Tümörün Agresiflik Derecesi ve Cerrahi Planlama

Patoloji raporundaki en kritik veri Gleason Skorudur. Hücrelerin ne kadar anormal göründüğünü derecelendiren bu skor (örneğin 3+4=7 veya 4+5=9), cerrahinin aciliyetini belirler:

  • Gleason 6 (3+3): Genellikle düşük riskli kabul edilir ve "Aktif İzlem" seçeneği masadadır.

  • Gleason 7 ve Üzeri: Tümörün prostat dışına taşma potansiyeli yüksektir; bu vakalarda Laparoskopik Radikal Prostatektomi en güçlü küratif (iyileştirici) seçenektir.

Kimler Laparoskopik Prostat Cerrahisi İçin Uygun Adaydır?

Laparoskopik yaklaşım, cerrahi başarının yanı sıra hızlı iyileşme bekleyen modern hasta profili için idealdir. Ancak adayın seçimi belirli medikal kriterlere dayanır.

Erken Evre Prostat Kanseri ve Lokalize Tümörler

Cerrahi için en ideal adaylar, tümörün henüz prostat kapsülü içinde sınırlı kaldığı (T1 ve T2 evreleri) hastalardır. Erken evrede yapılan laparoskopik müdahale, kanserden tamamen kurtulma (kür) oranlarını %90’ın üzerine çıkarır. Lokalize tümörlerde sinir koruyucu teknik uygulanabildiği için operasyon sonrası yaşam kalitesi (ereksiyon ve idrar kontrolü) maksimum seviyede korunur.

Laparoskopik_Prostat_Ameliyat___345bfcb1.webp

Yaş ve Genel Sağlık Durumunun Ameliyat Başarısına Etkisi

Prostat kanseri cerrahisinde yaş sınırı artık "biyolojik yaş" ile ölçülmektedir. Beklenen yaşam süresi 10 yılın üzerinde olan, ciddi kalp ve akciğer problemi bulunmayan hastalar laparoskopi için uygundur. Ankara A Life Sağlık Grubu'nda, anestezi ekibimiz ve cerrahlarımız koordineli bir şekilde hastanın sistemik risklerini analiz eder. Laparoskopinin sağladığı "az kan kaybı" ve "hızlı mobilizasyon", özellikle ileri yaş grubundaki hastaların post-op komplikasyonlardan korunmasını sağlar.

A Life'ta Sağlığınız Özel mottosuyla, prostat kanseriyle mücadelede en ileri teknolojiyi uzman tecrübesiyle harmanlıyoruz.

Prostat Ameliyatında Teknik Karşılaştırma

Cerrahi teknikler arasındaki temel farklar; uygulama disiplini, kullanılan ekipmanların yetkinliği ve operasyon sonrası hastanın iyileşme kapasitesi üzerinde yoğunlaşmaktadır. Açık cerrahide cerrah, karın alt bölgesine yapılan yaklaşık 15-20 cm'lik bir kesi ile doğrudan el yordamıyla çalışırken, kapalı prostat ameliyatı (laparoskopi ve robotik) yöntemlerinde vücut bütünlüğü bozulmadan cerrahi sahaya ulaşılır.

Laparoskopik yaklaşım, cerrahın deneyimi ile birleştiğinde hem onkolojik güvenliği sağlar hem de maliyet açısından robotik cerrahiye göre daha ulaşılabilir bir seçenek sunar. Ankara’daki yerleşkelerimizde, hastanın tümör evresine göre hangi yöntemin "sinir koruma" ve "idrar kontrolü" konusunda en iyi sonucu vereceği multidisipliner kurullarımızca değerlendirilir. Günümüzde "minimal invaziv" cerrahi, sadece bir teknik tercih değil, hasta güvenliği için bir zorunluluk haline gelmiştir.

Laparoskopik Prostatektomi: Teknik Uygulama ve Avantajlar

Laparoskopik radikal prostatektomi, prostatın tamamının kapalı bir sistem içinde çıkarılmasına dayanan yüksek disiplinli bir cerrahi yöntemdir. Cerrah, karın içine verilen CO2 gazı ile oluşturulan çalışma alanında, mikro enstrümanlar kullanarak diseksiyonu gerçekleştirir.

3D Yüksek Çözünürlüklü Görüntüleme ve Hassas Diseksiyon

Modern laparoskopide kullanılan 3D kamera sistemleri, cerraha derinlik algısı ve 10-15 kat büyütme avantajı sağlar. Bu görüntü kalitesi, çıplak gözle görülmesi imkansız olan milimetrik damarların ve ereksiyonu sağlayan sinir liflerinin net bir şekilde ayırt edilmesine olanak tanır. Hassas diseksiyon sayesinde prostat, çevre dokulardan "soyar gibi" ayrıştırılır, bu da operasyon sonrası cinsel fonksiyonların korunma ihtimalini ciddi oranda artırır.

Trokar Giriş Yerleri ve Minimal İnvaziv Yaklaşım

Operasyon, göbek çevresine ve karın yan bölgelerine yerleştirilen, çapları 5 mm ile 10 mm arasında değişen adet trokar (ince borucuk) üzerinden yapılır. Bu trokarlar cerrahi aletlerin ve kameranın karın içine girmesini sağlar; kas dokusunun kesilmemesi sayesinde ameliyat sonrası fıtık riski ve kronik ağrı minimal seviyeye iner. Kesi yerlerinin küçük olması, sadece estetik bir avantaj değil, aynı zamanda bağışıklık sisteminin daha az yorulması anlamına gelir.

Robotik Cerrahi ve Laparoskopi Arasındaki Farklar

Robotik cerrahi ile laparoskopi arasındaki en temel fark, cerrahın enstrümanları yönetme biçimidir. Robotik sistemde cerrah bir konsol başında oturarak robot kollarını yönetirken, laparoskopide cerrah doğrudan hasta başında aletleri manuel olarak kullanır.

  • Maliyet ve Erişilebilirlik: Laparoskopi, robotik sistemlerin getirdiği yüksek sarf malzeme ve bakım maliyetlerini barındırmaz, bu da hastaya daha ekonomik bir tedavi şansı sunar.

  • Hissiyat ve Geri Bildirim: Deneyimli bir cerrah için laparoskopi, dokunun sertliğini hissetme (haptik feedback) açısından daha doğrudan bir kontrol sağlar.

  • Onkolojik Sonuçlar: Bilimsel çalışmalar, tecrübeli ellerde her iki yöntemin de kanser temizliği (cerrahi sınır negatifliği) açısından benzer başarı oranlarına sahip olduğunu göstermektedir.

Neden Açık Ameliyat Yerine Kapalı Yöntem Tercih Edilmeli?

Açık ameliyatın yerini kapalı yöntemlere bırakmasının arkasında yatan en büyük neden, "dokuya saygılı" cerrahi felsefesidir. Açık cerrahide pelvik bölgeye ulaşmak için büyük damarların ve kas gruplarının eksize edilmesi gerekirken, kapalı prostat ameliyatı ile bu dokulara dokunulmadan doğrudan prostata ulaşılır.

  1. Daha Az Kan Kaybı: Karın içi gaz basıncı sayesinde toplardamar sızıntıları kendiliğinden durur, kan nakli ihtiyacı %1'in altına iner.

  2. Hızlı Sondadan Kurtulma: Mesane ve üretra arasındaki bağlantı (anastomoz) kamera altında milimetrik dikişlerle yapıldığı için yara iyileşmesi daha hızlıdır ve sonda daha erken çekilir.

  3. Hızlı Mobilizasyon: Hastalarımız ameliyatın akşamında ayağa kalkıp yürüyebilir, bu da akciğer sönmesi veya damar tıkanıklığı (emboli) gibi riskleri ortadan kaldırır.

Ameliyat Süresi ve Anestezi Protokolleri

Ameliyat süreci ve uygulanan anestezi protokolleri, hastanın ameliyat sonrası konforunu ve sistemik güvenliğini belirleyen en temel unsurlardır. Laparoskopik prostat ameliyatı genellikle genel anestezi altında gerçekleştirilir ve cerrahın titiz çalışmasıyla 2 ila 3 saat arasında tamamlanır.

Ankara’daki hastanelerimizde uyguladığımız modern anestezi teknikleri, hastanın operasyon sırasında ağrı duymamasını sağlarken uyandığında ise minimal huzursuzluk hissetmesini hedefler. Cerrahi ekip ile anestezi uzmanlarının koordineli çalışması, özellikle ileri yaştaki hastalarımızın bu süreci sorunsuz atlatması için hayati bir öneme sahiptir. Ameliyat sonrasında devreye giren "hızlı toparlanma" (ERAS) protokollerimiz sayesinde, hastalarımızı genellikle ilk 24 saat içinde ayağa kaldırıyor ve mobilize ediyoruz.

Laparoskopik Prostat Ameliyatı Karşılaştırma Tablosu

Teknik Özellik Açık Prostatektomi Laparoskopik (Kapalı) Robotik Cerrahi
Kesi Boyutu 15 - 20 cm 5 - 10 mm (5 adet) 8 - 12 mm (5 adet)
Hastanede Kalış 4 - 7 Gün 1 - 2 Gün 1 - 2 Gün
Kan Kaybı Yüksek Çok Düşük Çok Düşük
Ağrı Seviyesi Belirgin Minimal Minimal
Görüntüleme Çıplak Göz / Loop 3D / 4K Dijital 3D / Binoküler (15x Büyütme)
Sinir Koruma Orta Yüksek (Hassas) Mükemmel (Ultra Hassas)

Ameliyat Sonrası Yaşam Kalitesi: Sinirlerin Korunması

Prostat kanseri cerrahisinde sinirlerin korunması, prostat bezinin hemen yanından (saat 5 ve 7 hizasından) geçen ve penis ereksiyonunu sağlayan nörovasküler demetlerin (sinir paketçikleri) zedelenmeden prostat kapsülünden ayrıştırılması sürecidir. Operasyonun başlangıcında, tümörün prostat içindeki yerleşimi ve agresifliği (Gleason skoru) dikkate alınarak, sinir koruyucu tekniğin tek taraflı mı yoksa çift taraflı mı uygulanacağına karar verilir.

A Life Sağlık Grubu'ndaki cerrahlarımız, laparoskopik kameranın sağladığı 15 kat büyütme altında, prostatı saran fasyal tabakaları (endopelvik fasya) büyük bir dikkatle diseke ederek, bu ince sinir liflerinin termal veya mekanik hasar görmesini engeller. Sinirlerin korunması, sadece cinsel fonksiyonlar için değil, aynı zamanda idrar tutma mekanizmasının erken dönemde normale dönmesi için de kritik bir anatomik destek sağlar. Eğer tümör sinirlere çok yakın değilse, "fasyalar arası" veya "fasya içi" diseksiyon teknikleriyle bu lifler milimetrik olarak korunur ve operasyonun fonksiyonel başarısı mühürlenir.

Sinir Koruyucu (Nerve-Sparing) Teknik Nedir?

Sinir koruyucu teknik, prostatın kapsülü ile nörovasküler demet arasındaki potansiyel boşluğun (intrafasyal plan) cerrahi olarak açılması ve sinirlerin prostat yüzeyinden bir "zar gibi" soyulması işlemidir. Bu işlem sırasında kanama kontrolü için yakıcı enerji (koter) yerine titanyum klipler veya soğuk kesi yöntemleri tercih edilir; çünkü elektrik akımı, mikroskobik sinir uçlarına zarar vererek fonksiyon kaybına yol açabilir. Cerrah, laparoskopik aletlerin sunduğu hassasiyetle sinirleri korurken, kanserli dokunun geride kalmaması (negatif cerrahi sınır) için onkolojik sınırlardan asla ödün vermez.

Ereksiyon Fonksiyonlarının Korunması ve İyileşme Süreci

Sinir koruyucu cerrahi yapılmış olsa dahi, ameliyat sonrası erken dönemde geçici bir erektil disfonksiyon (sertleşme sorunu) görülmesi beklenen bir durumdur; bu durum sinirlerin operasyon sırasında maruz kaldığı "nöropraksi" denilen geçici uyuşukluktan kaynaklanır. Sinirlerin tam olarak iyileşmesi ve fonksiyonel iletimin geri dönmesi genellikle 6 ila 18 aylık bir süreci kapsayabilir. Bu süreçte hastalarımıza sunduğumuz "penil rehabilitasyon" protokolleri ve düşük dozlu ilaç tedavileri, kan akımını artırarak iyileşme hızını optimize eder.

Üriner Kontinans: İdrar Tutma Mekanizmasının Korunması

Prostat ameliyatı sonrası idrar kontrolünün (kontinans) sağlanması, mesanenin çıkışında yer alan ve "rhabdosphincter" adı verilen dış idrar tutma kasının fonksiyonelliğine ve pelvik taban anatomisinin ne kadar korunduğuna bağlıdır. Operasyon sırasında prostat çıkarılırken, mesane boynu ile üretra (idrar kanalı) arasındaki bağlantı koparılır ve prostatın hemen altındaki bu kritik sfinkter kası korunarak yeni bir yol inşa edilir.

Ankara A Life Sağlık Grubu'nda uyguladığımız laparoskopik dikiş teknikleri, mesane boynunun anatomik olarak yeniden yapılandırılmasını ve sfinkter kasının pelvik kemiklere asılarak stabilize edilmesini sağlar. İdrar kaçırma riskini ortadan kaldırmak için sadece kasların korunması yeterli değildir; aynı zamanda bu kasları besleyen ince sinir uçlarının ve destekleyici bağ dokularının (puboprostatik ligamentler) cerrahi sırasında korunması gerekir.

Başarılı bir cerrahi ve sonrasında uygulanan pelvik taban egzersizleri (Kegel egzersizleri) ile hastalarımızın %95'ten fazlası, sondanın çekilmesini takip eden ilk aylarda tam idrar kontrolüne kavuşmaktadır.

Mesane ve Üretra Anastomozu (Yeniden Bağlama) Teknikleri

Prostatın çıkarılmasını takiben yapılan en teknik aşama, mesane ile üretranın birbirine dikilmesidir (Veziko-Üretral Anastomoz). Modern cerrahide kullandığımız kendi kendine kilitlenen (V-Loc) dikişler, bu bağlantının sızdırmaz olmasını ve "su geçirmez" bir kanal oluşmasını sağlar. Anastomozun kalitesi ne kadar yüksekse, hastanın sondalı kalma süresi o kadar kısalır ve idrar yolu darlığı (anastomoz darlığı) riski o kadar azalır.

Ameliyat Öncesi Tanı ve Planlama Teknolojileri

Laparoskopik cerrahinin başarısı, hedefe yönelik ve kişiselleştirilmiş bir strateji ile doğrudan ilişkilidir. Modern ürolojide artık sadece PSA yüksekliğine bakarak "körleme" yapılan biyopsiler yerini, ileri teknoloji ürünü yazılımların ve radyolojik verilerin birleştirildiği sofistike yöntemlere bırakmıştır. Bu aşamada elde edilen dijital veriler, laparoskopik kameranın ulaştığı 15 kat büyütmeli görüntüyle birleştiğinde, cerrahın milimetrik sinir liflerini ve damar yapılarını korumasını sağlar.

A Life Sağlık Grubu'nda, hastanın onkolojik güvenliği kadar operasyon sonrası yaşam kalitesini de korumayı hedefleyen bu teknolojik sinerji, cerrahi planlamanın ana omurgasını oluşturur. Doğru tanı ve haritalama, ameliyat süresini kısaltırken, istenmeyen doku hasarı riskini de en alt seviyeye indirir.

Multiparametrik Prostat MR'ın Önemi

Multiparametrik Prostat MR (mpMR), günümüzde prostat kanseri tanısında kullanılan en hassas radyolojik araçtır. Klasik MR’dan farklı olarak prostatın doku yapısını, kanlanmasını ve hücre yoğunluğunu farklı parametrelerle (T2, Difüzyon, Perfüzyon) analiz eder.

  • PI-RADS Skorlaması: MR sonuçları PI-RADS 1’den 5’e kadar skorlanır; PI-RADS 4 ve 5 doğrudan biyopsi endikasyonudur.

  • Cerrahi Navigasyon: Tümörün prostat kapsülüne yakınlığı ve sinir paketlerine olan mesafesi bu MR ile netleşir, bu da cerrahın ameliyat sırasında ne kadar "agresif" veya "korumacı" olacağını belirler.

MR-TRUS Füzyon Biyopsi ile Hedefe Yönelik Cerrahi

MR-TRUS Füzyon Biyopsi, multiparametrik MR’dan elde edilen 3 boyutlu görüntülerin, biyopsi sırasında kullanılan ultrason (TRUS) görüntüleriyle üst üste bindirilmesidir.

  1. Hata Payının Sıfırlanması: Klasik biyopsilerde atlanabilen küçük veya zor yerleşimli odaklara füzyon teknolojisi sayesinde "nokta atışı" yapılır.

  2. Cerrahi Haritalama: Füzyon biyopsi sadece tanıyı koymaz, kanserli odakların prostatın hangi bölgesinde yoğunlaştığını bir harita gibi cerraha sunar. Bu veri, laparoskopik radikal prostatektomi sırasında sinir koruma kararını bilimsel bir temele oturtur.

Hastaneye Yatış ve Cerrahi Hazırlık Listesi

Cerrahi planlama tamamlandıktan sonra, hastanın sistemik olarak ameliyata hazırlanması süreci başlar. Bu evre, minimal invaziv cerrahinin (laparoskopi) getirdiği hızlı iyileşme avantajlarını maksimize etmek için hastanın genel kondisyonunun optimize edilmesini hedefler.

A Life Sağlık Grubu'nun uzman anestezi ve cerrahi ekibi, hastaya özel bir hazırlık protokolü sunarak ameliyat sabahına en güvenli şekilde ulaşılmasını sağlar. Hazırlık süreci sadece tıbbi testleri değil, aynı zamanda hastanın beslenme ve ilaç yönetimini de içeren kapsamlı bir disiplindir. Titizlikle uygulanan bu ön hazırlık, ameliyat sonrası oluşabilecek emboli (pıhtı) veya bağırsak sorunları gibi komplikasyon risklerini minimize eden en önemli güvenlik katmanıdır.

Kan Sulandırıcı Yönetimi ve Bağırsak Hazırlığı

Ameliyat güvenliği için hastanın evde başlaması gereken iki kritik hazırlık mevcuttur:

  • İlaç Yönetimi: Aspirin, Coraspin, Plavix veya Coumadin gibi kan sulandırıcı ilaçlar hekim kontrolünde operasyondan 5-7 gün önce kesilmeli veya iğne formuna geçilmelidir.

  • Bağırsak Hazırlığı: Operasyondan önceki gün sıvı gıda ağırlıklı beslenme (berrak diyet) ve cerrahın önerdiği barsak boşaltıcı solüsyonların kullanımı, laparoskopik çalışma alanının (pnömoperitonyum) daha rahat oluşmasını sağlar.

Ameliyat Sonrası İlk Günler ve Hastane Süreci

Laparoskopik cerrahinin sağladığı minimal doku hasarı sayesinde, hastalarımız operasyon sonrası ilk 24 saat içinde şaşırtıcı bir hızla toparlanmaya başlar. Hastane süreci, ağrı kontrolünün optimizasyonu, yara yeri takibi ve sistemik fonksiyonların geri kazanılmasına odaklanan yoğun bir izlem dönemidir. Genellikle ameliyattan sonraki 1. veya 2. günde, hastanın genel durumu stabil hale geldiğinde ve oral beslenmeye sorunsuz geçildiğinde taburcu işlemi gerçekleştirilir.

Ankara yerleşkelerimizdeki uzman hemşirelik kadromuz, bu süreçte hastaya evde dikkat etmesi gereken hijyen ve mobilizasyon kuralları hakkında kapsamlı bir eğitim sunar. Operasyonun kapalı yöntemle yapılmış olması, hastanın hastane enfeksiyonu riskinden korunmasını ve ev konforuna çok daha erken ulaşmasını sağlar.

Mobilizasyon ve Beslenmeye Geçiş

Ameliyat sonrası iyileşmenin altın kuralı "erken hareket"tir.

  • Yürüyüşün Önemi: Operasyondan yaklaşık 6-8 saat sonra, refakatçi eşliğinde yapılan ilk kısa yürüyüşler; bağırsak hareketlerinin başlamasını sağlar ve damar içi pıhtı (emboli) riskini neredeyse sıfıra indirir.

  • Diyet Programı: İlk birkaç saat sıvı gıdalarla başlayan beslenme süreci, bağırsak seslerinin duyulmasıyla birlikte kademeli olarak yumuşak gıdalara ve ardından normal diyete evrilir.

  • Ağrı Yönetimi: Laparoskopik kesilerin küçüklüğü sayesinde şiddetli ağrılar beklenmez; basit ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilen hafif sızılar iyileşmenin bir parçasıdır.

Sonda Yönetimi ve Evde Bakım

Üriner kateter (sonda), ameliyat sırasında mesane ile idrar kanalı arasında yapılan yeni bağlantının (anastomoz) güvenli bir şekilde iyileşmesi için hayati bir köprü görevi görür. Evde geçen sondalı dönemde hastalarımız, kateterin varlığına rağmen günlük kişisel bakımlarını yapabilir ve ev içi aktivitelerine devam edebilirler.

Sonda yönetimi, idrar yolu enfeksiyonlarını önlemek için hijyen kurallarına tam uyum ve yeterli sıvı tüketimi gerektiren bir süreçtir. Bu dönemde dikişlerin iyileşmesi sürerken, sonda idrarın dikiş hattına baskı yapmadan dışarı tahliye edilmesini sağlayarak sızıntısız bir iyileşme ortamı oluşturur. A Life Sağlık Grubu ekibi, sondanın çıkarılacağı güne kadar her türlü sorunuz için kesintisiz destek sunarak bu süreci sizin için kolaylaştırır.

__riner_kateter_f9431117.webp

Sondanın Çıkarılma Zamanı ve Sonrası İdrar Egzersizleri

Laparoskopik radikal prostatektomi sonrası sonda, genellikle ameliyatın 7. ile 10. günü arasında cerrahınız tarafından çıkarılır.

  • Sonda Sonrası İlk Adım: Sonda çekildikten sonra bazı hastalarda geçici idrar kaçırma görülebilir; bu, pelvik taban kaslarının operasyon sonrası adaptasyon sürecidir.

  • Kegel Egzersizleri: İdrar kontrolünü hızlandırmak için pelvik taban kaslarını güçlendiren "Kegel egzersizleri"ne hemen başlanmalıdır. Bu egzersizler, idrar tutma başarısını %95 seviyelerine taşıyan en güçlü araçtır.

Ameliyat Sonrası Onkolojik Takip

Ameliyatla prostatın çıkarılması, kanserle mücadelenin cerrahi aşamasını bitirse de onkolojik takip süreci hayat boyu devam eden bir güvenlik kalkanıdır. Operasyon sonrası gelen patoloji raporu, tümörün evresini, agresifliğini (Gleason skoru) ve cerrahi sınırların temiz olup olmadığını netleştirerek gelecekteki tedavi ihtiyacını belirler. Takip sürecinin ana göstergesi olan PSA testi, vücutta kalan gizli bir prostat hücresi olup olmadığını milimetrik hassasiyetle denetleyen bir radar sistemidir.

Çoğu hastada cerrahi yeterli olsa da, patoloji sonuçlarına göre bazı durumlarda radyoterapi veya hormon tedavisi gibi destekleyici yöntemler gündeme gelebilir. Ankara A Life Sağlık Grubu’nun üroonkoloji disiplini, bu verileri titizlikle analiz ederek her hastaya özel bir "nüksetmeyi önleme" planı hazırlar.

İlk PSA Testi ve Patoloji Raporunun Değerlendirilmesi

Ameliyat sonrası ilk 6. haftada yapılan PSA testi, cerrahinin başarısını teyit eden en kritik veridir.

  • Hedef PSA: Başarılı bir radikal prostatektomi sonrası PSA değerinin <0.1 ng/ml (sıfıra yakın) olması beklenir.

  • Patoloji Analizi: Eğer patoloji raporunda "pozitif cerrahi sınır" veya "kapsül dışı yayılım (T3)" saptanırsa, nüksetme riskini sıfırlamak için Adjuvan Radyoterapi seçeneği değerlendirilir.

  • Yaşam Boyu İzlem: İlk yıl her 3 ayda bir, sonraki yıllarda ise 6 ayda bir yapılan PSA kontrolleri, kanserin tamamen kontrol altında tutulduğunun garantisidir.

Neden Ankara A Life Sağlık Grubu Üroloji Birimi?

"A Life'ta Sağlığınız Özel" mottosuyla hareket eden üroloji birimimiz, prostat kanseri cerrahisinde Ankara’nın lokomotif merkezlerinden biri konumundadır. Bizi rakiplerimizden ayıran temel özellikler şunlardır:

  1. Multidisipliner Yaklaşım: Ürologlarımız, radyologlarımız ve onkologlarımız her vakayı "Konsey" formatında değerlendirerek kişiye özel tedavi haritası çıkarır.

  2. İleri Teknoloji Yatırımı: 2026 model laparoskopik kuleler ve mikro-cerrahi enstrümanlar ile doku hasarını minimuma indiriyoruz.

  3. Deneyimli Cerrahi Kadro: Sinir koruyucu (nerve-sparing) tekniklerde uzmanlaşmış cerrahlarımızla, ameliyat sonrası fonksiyonel başarıyı hedefliyoruz.

  4. Konforlu İyileşme Alanları: Modern servis ve yoğun bakım ünitelerimizde, hastalarımızın hastane stresinden uzak, güvenle toparlanmasını sağlıyoruz.

Tıbbi İçerik Onay Bilgisi

Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.

İlgili Branş Hekimlerimiz:

Son Güncelleme: Aralık 2025 Doktor Profillerimizi Ziyaret Edin
A Life Tıbbi Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

Son Güncelleme: 12 Ocak 2026 11:46

Yayınlanma Tarihi: 20 Eylül 2024 15:50

Laparoskopik Prostat Ameliyatı

Prostat Ameliyatı Başvuru Formu

Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Sinir koruyucu teknik uygulanan hastalarda cinsel fonksiyonların geri dönüşü genellikle 6 ila 18 ay arasındadır. Bu süreçte sinirlerin iyileşmesini desteklemek amacıyla "penil rehabilitasyon" adı verilen ilaç ve egzersiz tedavileri uygulanarak süreç hızlandırılır.

Başarılı bir radikal prostatektomi sonrası PSA değerinin sıfıra yakın (<0.1 ng/ml) olması beklenir. Eğer patoloji raporunda cerrahi sınırlar temizse nüksetme riski düşüktür; ancak hastaların ömür boyu düzenli PSA takibi yaptırması onkolojik güvenliğin temel şartıdır.

Laparoskopik radikal prostatektomi, cerrahın titizliğine ve vakanın anatomik zorluğuna göre genellikle 2 ila 3 saat arasında tamamlanır. Lenf nodu diseksiyonu gibi ek işlemler süreyi bir miktar uzatabilir.

Çoğu hastada sonda çekildikten sonra geçici idrar kaçırma görülür. Pelvik taban kaslarını güçlendiren Kegel egzersizleri ile hastalarımızın %95'ten fazlası ilk 3-6 ay içinde tam kontrole kavuşur.

Mesane ve üretra arasındaki dikişlerin (anastomoz) tam iyileşmesi için sonda genellikle ameliyat sonrası 7. veya 10. günde çekilir.

Karın bölgesinde açılan 5 adet mikro delik üzerinden yapılan bu işlemde, dikiş izleri milimetrik boyutlardadır ve zamanla neredeyse tamamen belirsizleşir.

Deneyimli ellerde laparoskopiden açığa geçme riski %1'in altındadır. Ancak aşırı yapışıklık veya kontrol edilemeyen kanama gibi ekstrem durumlarda hastanın güvenliği için bu seçenek her zaman saklı tutulur.

Masa başı işlerde çalışan hastalarımız genellikle sondanın çekilmesini takip eden 2. haftada işlerine dönebilirler. Ağır fiziksel aktivite gerektiren işler için 6 hafta beklenmelidir.

İlk 1 ay kabız kalmamak hayati önem taşır. Lifli gıdalar, sebze ağırlıklı beslenme ve bol sıvı tüketimi dikişlerin üzerindeki baskıyı azaltır.

Ameliyatta çıkarılan prostat ve dokuların patolojik incelemesi genellikle 7-10 iş günü içinde sonuçlanır. Bu rapor, ek bir tedaviye (radyoterapi gibi) gerek olup olmadığını belirler.

Günümüz laparoskopik prostat ameliyatı maliyetleri; operasyonun radikal mi yoksa basit mi olduğuna, lenf nodu temizliği gibi ek prosedürlerin eklenip eklenmeyeceğine ve hastanede yatış süresine göre farklılık göstermektedir. Ankara şubelerimizdeki ileri teknolojik donanım, uzman hekim tecrübesi ve güncel fiyat paketlerimiz hakkında detaylı bilgi almak için A Life Sağlık Grubu ile iletişime geçerek randevu oluşturabilirsiniz.

İlgili Bölümler
İlgili Hekimler
Mustafa Kemal Atikeler
Prof. Dr. Mustafa Kemal Atikeler

Üroloji

Benzer İçerikler

Yardıma mı ihtiyacınız var ?

7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.