Ayak bileği yaralanmalarının büyük bir kısmı istirahat, buz uygulaması, bandaj ve fizik tedavi gibi konservatif (cerrahi dışı) yöntemlerle iyileşebilir. Ancak, eklem içindeki hasarın derecesi eklemin mekanik bütünlüğünü bozmuşsa veya bağlar fonksiyonel stabilitesini yitirmişse cerrahi kaçınılmaz hale gelir. Ameliyatın temel amacı, eklemi oluşturan yapıları orijinal anatomik pozisyonuna geri getirmek, kıkırdak hasarlarını onarmak ve kronikleşmiş instabiliteyi (gevşekliği) ortadan kaldırarak hastanın ağrısız bir şekilde hareket etmesini sağlamaktır.
Ayak bileği, bir menteşe eklem yapısına sahiptir ve karmaşık bir kemik-bağ sinerjisiyle çalışır. Bu yapının herhangi bir noktasındaki bozulma, tüm eklem biyomekaniğini olumsuz etkiler.
Ayak bileği eklemi, üç temel kemiğin bir araya gelmesiyle oluşan ve "mortis" (zıvana) yapısı olarak adlandırılan birleşme noktasıdır:
Tibia (Kaval Kemiği): İç taraftaki kalın kemik, ağırlık taşıma görevini üstlenir.
Fibula (Baldır Kemiği): Dış taraftaki ince kemik, eklemin lateral stabilitesini sağlar.
Talus (Aşık Kemiği): Ayak bileğinin "anahtar" kemiğidir; kaval kemiği ile ayağın diğer kemikleri arasında bir köprü görevi görerek bileğin aşağı-yukarı hareketini sağlar.
Bağlar, kemikleri birbirine bağlayan ve eklemin aşırı hareketlerini engelleyen "emniyet kemerleri"dir. Ayak bileğinin dış tarafında yer alan lateral bağ kompleksi, yaralanmalara en açık bölgedir.
ATFL (Anterior Talofibular Ligament): Ayak bileğinin en önünde yer alan ve burkulmalarda ilk hasar gören bağdır. Ayak bileğinin öne doğru kaymasını engeller.
CFL (Calcaneofibular Ligament): ATFL’nin hemen altında yer alır ve eklemin yana doğru açılmasını sınırlar.
Sindesmoz Bağları: Tibia ve fibulayı birbirine sıkıca bağlayarak eklem aralığının açılmasını önler.
Cerrahi karar, hastanın yaşam tarzı, yaşı ve hasarın boyutuyla şekillenir. Ankara A Life Sağlık Grubu olarak sunduğumuz yüksek çözünürlüklü MR (Manyetik Rezonans) ve detaylı Bilgisayarlı Tomografi (BT) görüntülemeleri, eklem içindeki kıkırdak lezyonlarını ve bağ kopmalarını milimetrik düzeyde görmemizi sağlayarak operasyon kararını bilimsel bir temele oturtur.
Bir kez burkulan ayak bileği, eğer bağlar tam iyileşmezse "gevşeklik" geliştirir. Hasta düz yolda yürürken bile bileğinin döneceğinden korkar. Bu durum kronik instabilite olarak adlandırılır. Fizik tedaviye rağmen düzelmeyen bu gevşekliklerde, bağları anatomik olarak onarmak (Broström-Gould tekniği vb.) gelecekte oluşacak erken kireçlenmeyi (artroz) önlemek için gereklidir.
Bazen burkulma sırasında talus kemiğinin kıkırdak yüzeyinden küçük bir parça kopabilir (Osteokondral Lezyon). Bu parça eklem içinde takılma, ağrı ve şişliğe neden olur. Kapalı cerrahi (Artroskopi) yöntemlerle bu kıkırdak hasarları onarılmadığında, eklem yüzeyi hızla aşınır. Cerrahi, burada hem kıkırdağı korumak hem de eklem sağlığını kurtarmak için "altın standart" haline gelir.
A Life'ta Sağlığınız Özel mottosuyla, ayak bileği cerrahisinde modern teknoloji ve uzman tecrübesini birleştirerek sizi tekrar özgürce adım atabileceğiniz günlere döndürüyoruz.
Ayak bileği artroskopisi, eklem içindeki yapıların bir kamera ve fiber optik ışık kaynağı yardımıyla görüntülenerek, yine küçük el aletleriyle tedavi edilmesi işlemidir. Geleneksel açık cerrahide eklemi görmek için yapılan geniş kesiler, bu yöntemde yerini "anahtar deliği" cerrahisine bırakmıştır.
Bu yöntem, özellikle sporcularda ve aktif yaşamı olan bireylerde, çevre dokulara (damarlar, sinirler ve tendonlar) zarar verme riskini neredeyse sıfıra indirir. Cerrahın eklem içindeki hakimiyetini artıran bu teknoloji, çıplak gözle görülmesi güç olan kıkırdak hasarlarını ve serbest parçaları yüksek çözünürlükle tespit etmemize olanak tanır.
Operasyon süreci, hastanın konforu ve cerrahi alanın kontrolü için genellikle genel anestezi veya bölgesel (spinal/epidural) anestezi altında gerçekleştirilir. Cerrah, ayak bileği eklemini hafifçe gererek (distraksiyon) eklem aralığını genişletir; böylece kamera ve aletlerin hareket edebileceği güvenli bir boşluk oluşturulur.
Operasyonun temelini, ayak bileğinin ön veya arka kısmında açılan, her biri yaklaşık 4-5 mm boyutunda olan "portal" adı verilen iki küçük kesi oluşturur.
Artroskop Deneyimi: Bu kesilerin birinden, ucu soğuk ışık kaynağına sahip, yaklaşık 4 mm çapında olan yüksek çözünürlüklü bir kamera (artroskop) yerleştirilir.
Görsel Hakimiyet: Kamera, eklem içindeki görüntüyü dijital bir monitöre 15-20 kat büyüterek aktarır.
Tedavi Araçları: Diğer kesiden (portal) ise "shaver" denilen temizleme traşlayıcıları, mikro-makaslar veya kıkırdak onarım aletleri eklem içine gönderilerek tedavi aşamasına geçilir.
Kapalı cerrahinin hastaya sunduğu en büyük katkı, cerrahi travmanın minimumda tutulmasıdır. Bu durum, sadece estetik bir avantaj değil, aynı zamanda tıbbi bir başarı kriteridir.
Açık cerrahide geniş bir yara alanı oluştuğu için enfeksiyon riski ve yara iyileşme sorunları daha yüksektir. Artroskopide ise:
Doku Saygısı: Kaslar ve tendonlar kesilmediği için ameliyat sonrası ağrı, açık cerrahiye oranla %70-80 daha azdır.
Kısa Hastanede Kalış: Hastalarımız genellikle ameliyatın akşamında veya ertesi sabah taburcu olabilirler.
Eklem Hareketliliği: Eklem içi yapışıklık (artrofibrozis) riski çok düşük olduğundan, fizik tedaviye çok daha erken başlanabilir ve eklem sertliği oluşma ihtimali azalır.
Ankara A Life Sağlık Grubu Ortopedi kliniğimizde, artroskopik yöntemle sadece tanı koymuyor, kronikleşmiş birçok sorunu kalıcı olarak çözüyoruz.
Ayak bileği burkulmaları sonrası eklem içinde kopan kıkırdak veya kemik parçaları (eklem faresi), eklemde takılma, kilitlenme ve şiddetli ağrıya neden olur.
Serbest Cisim Tahliyesi: Artroskopik olarak bu parçalar saniyeler içinde tespit edilip çıkarılır.
Sıkışma (Impingement) Tedavisi: Özellikle sporcularda görülen "futbolcu bileği" tablosunda, eklem kenarında oluşan kemik çıkıntıları (osteofitler) artroskopik traşlayıcılar ile temizlenerek eklem hareket açıklığı tam olarak geri kazandırılır.
Eklem zarı iltihabı (sinovit), eklemde sürekli şişlik ve ağrı yapar. Artroskopi ile iltihaplı dokular (sinovektomi) temizlenerek hastanın rahatlaması sağlanır. Ayrıca, kıkırdak aşınmalarının (kireçlenme) erken evrelerinde, kıkırdak yüzeyinin düzeltilmesi ve mikro-kırık tekniği ile yeni kıkırdak oluşumunun tetiklenmesi yine kapalı yöntemle başarıyla uygulanmaktadır.
| Kriter | Açık Ayak Bileği Cerrahisi | Ayak Bileği Artroskopisi (Kapalı) |
|---|---|---|
| Kesi Boyutu | 8-15 cm | 4-5 mm (Genellikle 2 küçük giriş) |
| Doku Hasarı | Yüksek (Kas ve tendon kesisi gerekebilir) | Minimal (Sadece deri girişi, doku korunur) |
| Hastanede Kalış | 2-4 Gün | 0-1 Gün (Aynı gün taburcu imkanı) |
| Kan Kaybı | Belirgin | Neredeyse Yok |
| İşe Dönüş Süresi | 6-8 Hafta | 1-2 Hafta |
| Enfeksiyon Riski | Daha Yüksek | Çok Düşük |
Talus kemiği, ayak bileği ekleminin yük taşıyan "kilit" kemiğidir. Bu kemiğin yüzeyini kaplayan pürüzsüz kıkırdak dokusunda meydana gelen hasarlar, tıp literatüründe Talus Osteokondral Lezyonları (OKL) olarak adlandırılır. Kıkırdak dokusunun kendi kendini iyileştirme kapasitesinin çok düşük olması nedeniyle, tedavi edilmeyen lezyonlar zamanla genişleyerek eklemde kilitlenme, şişlik ve kronik ağrıya yol açar. Cerrahi planlamamız, lezyonun büyüklüğüne, derinliğine ve hastanın yaşına göre "hücre bazlı" veya "nakil bazlı" yöntemler arasında şekillenir.
Genellikle çapı 1,5 cm²’den küçük olan lezyonlarda tercih ettiğimiz mikrokırık tekniği, artroskopik (kapalı) yöntemle uygulanır.
Teknik Uygulama: Hasarlı kıkırdak alanı temizlendikten sonra, altındaki kemik dokusuna özel uçlu aletlerle milimetrik delikler açılır.
Biyolojik Mekanizma: Bu deliklerden sızan kemik iliği ve kök hücreler, hasarlı bölgede pıhtı oluşturarak "fibrokıkırdak" adı verilen yeni bir örtü geliştirir.
Avantajı: Hastanemizde ileri artroskopik sistemlerle uyguladığımız bu yöntem, minimal invaziv bir işlem olması sayesinde hastanın hızla mobilize olmasına olanak tanır.
Lezyonun büyük olduğu veya mikrokırık yönteminin başarısız kaldığı durumlarda, "kıkırdak nakli" yani Mozaikplasti gündeme gelir.
Ototransplantasyon: Hastanın kendi diz ekleminin yük taşımayan bölgesinden alınan silindirik kemik-kıkırdak greftleri (tıpalar), talus üzerindeki hasarlı bölgeye nakledilir.
Sonuç: Bu yöntemle ekleme "orijinal" hyalin kıkırdak kazandırılır. Büyük OKL vakalarında biyomekanik direnci sağlamak adına en etkili cerrahi çözümdür.
Ayak bileği burkulmalarının %85’inde dış taraftaki bağlar hasar görür. Bu bağların başında gelen ATFL (Anterior Talofibular Ligament), ayak bileğinin öne doğru kaymasını önleyen en kritik stabilizatördür. Eğer bu bağ burkulmalar sonrası doğru iyileşmezse, "kronik ayak bileği instabilitesi" gelişir. Hastanın "bileğim her an dönecek" hissiyle yaşaması, eklem yüzeyinin hızla aşınmasına neden olur.
Ayak bileği bağ cerrahisinde bugün dünyada altın standart kabul edilen yöntem Broström-Gould tekniğidir.
Anatomik Onarım: Gevşemiş veya kopmuş olan ATFL bağı, özel kemik çıpaları (anchors) yardımıyla kemiğe yeniden gergin bir şekilde dikilir.
Güçlendirme (Internal Bracing): Ankara A Life Sağlık Grubu’nda uyguladığımız modern yaklaşımlarda, bu onarımı yüksek dayanıklı fiber şeritlerle (internal brace) destekliyoruz. Bu teknoloji, bağın iyileşme sürecinde ek bir güvenlik katmanı oluşturarak hastanın alçı süresini kısaltır ve fizik tedaviye çok daha erken başlamasını sağlar.
Profesyonel sporcularda bağ tamiri sadece bir cerrahi değil, sahaya dönüş biletidir. Tekrarlayan burkulmalar, sporcunun çevikliğini ve performansını baltalar.
Erken Müdahale: Sporcularda bağ onarımı, eklem kıkırdağını ikincil yaralanmalardan korumak için genellikle daha erken aşamada planlanır.
Multidisipliner Yaklaşım: Ameliyat sonrası sunduğumuz sporcu rehabilitasyon programları ile bağın sadece "sağlam" olması değil, aynı zamanda "proprioseptif" (konum algısı) yeteneğini geri kazanması hedeflenir.
Ayak bileği cerrahisi, uzmanlık gerektiren teknik bir disiplindir. Kıkırdak ve bağ sorunları bir bütün olarak ele alınmadığında cerrahi başarı eksik kalır. A Life Sağlık Grubu’nda bizler, her adımınızda yanınızda olan teknolojik ve tıbbi donanımla, ayak bileği sağlığınızı geleceğe taşıyoruz.
Aşil tendonu, baldır kaslarını topuk kemiğine (kalkaneus) bağlayan, yürüme ve koşma fonksiyonunun ana motorudur. Genellikle 30-50 yaş arası "hafta sonu sporcularında" ani bir depar veya sıçrama hareketiyle kopan bu tendon, tedavi edilmediğinde kalıcı yürüme bozukluklarına yol açar. Cerrahi onarımın amacı, tendon uçlarını anatomik gerginlikte bir araya getirerek erken dönemde fonksiyonel rehabilitasyona izin verecek bir direnç sağlamaktır.
Günümüzde Aşil tendonu cerrahisinde hastanın doku kalitesine ve aktivite düzeyine göre iki farklı teknik ön plana çıkmaktadır:
Açık Onarım: Tendon uçlarının direkt görüş altında, "Krackow" veya "Kessler" tipi güçlü dikiş teknikleriyle birbirine dikilmesidir. Özellikle sporcularda, tendonun orijinal uzunluğunu ve gücünü tam olarak korumak için altın standarttır.
Perkütan (Kapalı) Onarım: Ciltte açılan birkaç milimetrik kesiden, özel klavuzlar yardımıyla tendonun dikilmesidir. Bu yöntemin en büyük avantajı, Aşil bölgesinde sık görülen yara iyileşme sorunlarını ve enfeksiyon riskini minimize etmesidir.
Tendon Transferi ve Greftleme: Eğer kopma üzerinden uzun zaman geçmişse (kronik rüptür) ve tendon uçları birbirine yetişmiyorsa, ayak başparmağını büken tendonu (FHL transferi) kullanarak güçlendirme yapıyor veya sentetik greftlerle köprü kuruyoruz.
Ayak bileği kırıkları, genellikle yüksek enerjili travmalar veya şiddetli burkulmalar sonucu oluşur. Eğer kırık hattı eklem yüzeyine uzanıyor veya kemikler arasında yer değiştirme (deplasman) varsa, cerrahi kaçınılmazdır. Eklemin sadece 1 milimetrelik bir kaymayla iyileşmesi bile, eklem içi basınç dağılımını bozarak 5-10 yıl içinde şiddetli kireçlenmeye (post-travmatik artroz) neden olur.
Ayak bileği kırıklarında "Osteosentez" adını verdiğimiz, kemiği plak ve vidalarla sabitleme işlemi uygulanır. A Life Sağlık Grubu’nda kullandığımız plak-vida sistemleri, kemik biyolojisine en uyumlu titanyum alaşımlarından oluşmaktadır:
Kilitli Plaklar: Kemiğe bası yapmadan stabilite sağlayan bu sistemler, özellikle kemik erimesi (osteoporoz) olan hastalarda vidaların yerinden çıkmasını engeller.
Lag Vidaları: Kırık parçalarını birbirine doğru sıkıştırarak kemik kaynamasını biyolojik olarak hızlandırır.
Sindesmoz Vidaları: Eğer kaval ve baldır kemiğini birbirine bağlayan güçlü bağlar da zarar görmüşse, bu kemikleri birbirine sabitleyen geçici vidalar veya "TightRope" gibi esnek sistemler kullanılır.
Çok parçalı (komminüt) kırıklar, cerrahın "yapboz" yeteneğinin test edildiği en zorlu vakalardır. Bu durumda operasyon öncesi 3 boyutlu Bilgisayarlı Tomografi (BT) ile kırık haritası çıkarılır.
Anatomik Redüksiyon: Eklem yüzeyinin pürüzsüz bir şekilde (basamaksız) birleştirilmesi başarıyı belirleyen en temel kriterdir.
Başarı Oranları: Modern cerrahi teknikler ve ameliyat sonrası profesyonel fizik tedavi desteği ile parçalı kırıklarda bile hastalarımızın %90'ın üzerinde eski fonksiyonlarına dönmesini hedefliyoruz.
Ameliyatın hemen ardından gelen ilk 2 ila 4 haftalık süreç, "koruma ve iyileşme" evresidir. Bu dönemde cerrahi dikişlerin ve onarılan dokuların (bağ, tendon veya kemik) stabilitesini korumak için ayak bileği genellikle hareketsiz tutulur.
Atel ve Alçı Süreci: Özellikle kırık cerrahisi ve Aşil tendon onarımlarında, kemik kaynamasını ve tendon bütünlüğünü riske atmamak adına kısa süreli alçı uygulamaları yapılır.
CAM Boot (Yürüme Botu): Modern ortopedide, hastanın erken dönemde bileğini güvenli bir açıda tutan ancak hijyen ve hafif egzersiz için çıkarılabilen kontrollü yürüme botları (Breys) tercih edilmektedir. Ankara yerleşkelerimizde, hastanın iyileşme hızına göre bu cihazların açı ayarları haftalık olarak güncellenir.
"Doktor bey, ne zaman yere basabilirim?" sorusu, iyileşme sürecinin en kritik dönüm noktasıdır. Yük verme süresi, yapılan işlemin türüne göre (artroskopi sonrası hemen, kırık sonrası 6-8 hafta) değişir.
Sıfır Yük Evresi (0-4 Hafta): Genellikle koltuk değneği kullanılır, ayak yere temas etmez. Odak noktası ödem kontrolüdür.
Kısmi Yük Evresi (4-8 Hafta): Vücut ağırlığının yaklaşık $\%25$ ile $\%50$’si kademeli olarak ayağa verilir. Bu, kemik kaynamasını biyolojik olarak tetikler.
Tam Yük Evresi (8. Haftadan Sonra): Koltuk değnekleri bırakılır ve normal ayakkabı ile tam ağırlıklı yürüyüşe geçilir.
Hareketsiz kalan bir eklem, hızla sertleşme (artrofibrozis) ve çevresindeki kaslarda erime (atrofi) geliştirir. Fizik tedavi, bu olumsuz süreci tersine çeviren tek yoldur. A Life Sağlık Grubu rehabilitasyon protokolleri, hastanın sadece fiziksel gücünü değil, aynı zamanda propriosepsiyon dediğimiz "eklem konum algısını" da geri kazanmasını hedefler. Bu algı geri kazanılmadan yapılan aktiviteler, yeni burkulmalara davetiye çıkarır.
Rehabilitasyon programı, basit hareketlerden kompleks denge egzersizlerine doğru evrilir:
Eklem Hareket Açıklığı (ROM): Ayak bileğiyle havada alfabeyi yazma, havluyla germe egzersizleri ve pasif dorsifleksiyon hareketleri ile bileğin $90^\circ$ ve üzeri açılara ulaşması sağlanır.
İzometrik Güçlendirme: Ayak bileği hareket etmeden, kasların dirence karşı kasılması sağlanarak kas kütlesi korunur.
Thera-Band Egzersizleri: Esnek direnç bantları ile iç, dış, yukarı ve aşağı yönlü güçlendirme yapılarak bileğin stabilize edici kasları (peroneal kaslar) kuvvetlendirilir.
İyileşme hızı kişiden kişiye değişse de genel takvim şu şekildedir:
Masa Başı İş: Genellikle 2. haftadan itibaren dikişler alındıktan sonra dönülebilir.
Araba Kullanma: Sağ ayak ameliyatlarında tam yük vermeye geçilen 6-8. haftadan sonra, sol ayak ameliyatlarında ise (otomatik vites için) 1. haftadan sonra mümkündür.
Koşu ve Hafif Sporlar: 3. aydan itibaren, eklem stabilitesi tam sağlandığında başlanabilir.
Temaslı Sporlar (Futbol, Basketbol): Tam performansla sahaya dönüş genellikle 6 ila 9 ayı bulur.
Ankara’daki hastanelerimizde (Etimesgut, Pursaklar, Altındağ), ayak bileği cerrahisini sadece bir operasyon değil, bir "hareket özgürlüğü projesi" olarak görüyoruz.
Multidisipliner Yaklaşım: Cerrahlarımız, radyoloji birimi ve fizik tedavi uzmanlarımızla tam bir koordinasyon içinde çalışarak ameliyat öncesi ve sonrası süreci kusursuz yönetir.
İleri Teknoloji: 2026 standartlarına uygun 4K artroskopi sistemleri ve biyolojik onarım teknikleriyle doku hasarını minimumda tutuyoruz.
Kişiye Özel Rehabilitasyon: Ameliyattan hemen sonra başlayan ve hastanın mesleğine/spor branşına göre özelleştirilen fizik tedavi programlarıyla başarı oranımızı mühürlüyoruz.
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 13 Ocak 2026 14:46
Yayınlanma Tarihi: 30 Temmuz 2024 04:07
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
Artroskopik (kapalı) ameliyatlarda sadece 4-5 mm'lik iki küçük delik izi kalır ve bunlar zamanla tamamen belirsizleşir. Açık cerrahi gerektiren durumlarda ise (kırık veya Aşil onarımı gibi), dikiş hatları estetik cerrahi prensipleriyle kapatılarak iz minimalize edilir.
Günümüzde kullanılan titanyum plak ve vidalar vücutla tamamen uyumludur ve hastada herhangi bir şikayete (ağrı, soğuk hassasiyeti vb.) yol açmıyorsa çıkarılmaları tıbbi bir zorunluluk değildir.
Yapılan işlemin kapsamına göre; artroskopik temizlikler 30-45 dakika sürerken, kompleks kırık ve bağ rekonstrüksiyonları 1.5 ile 3 saat arasında sürebilir.
Ayak bileği kırığı ameliyatı sonrası kemiğin kaynama süreci genellikle 6 ile 8 hafta arasındadır. Ancak hastanın tam güçle yere basması ve normal fiziksel aktivitelerine dönmesi, kırığın tipine göre 3 ile 6 ayı bulabilmektedir. İyileşme sürecinde sigara içilmemesi ve doktorun belirlediği takvime göre fizik tedaviye başlanması, kemik kaynamasının başarısı ve eklem hareket açıklığının korunması için hayati önem taşır.
Ayak bileği cerrahisinden sonra elde edilen başarının kalıcı olması ve eklemin eski esnekliğine kavuşması için fizik tedavi süreci neredeyse tüm hastalar için şarttır. Kasların güçlendirilmesi, denge egzersizleri ve eklem sertliğinin önlenmesi amacıyla yapılan rehabilitasyon çalışmaları, hastanın ameliyat öncesi konforuna ve spor hayatına dönmesini sağlayan en önemli köprüdür.
Doğru teknikle onarılan bağlar (özellikle ATFL onarımı), bileğin mekanik dengesini geri kazandırır. Ancak rehabilitasyon sürecinde denge ve propriosepsiyon egzersizleri yapılmazsa, zayıf kalan kaslar nedeniyle yeni yaralanma riski düşük de olsa mevcuttur.
Ayak bileği bölgesindeki kistler (ganglion kisti vb.), eğer ağrıya veya sinir baskısına neden oluyorsa cerrahi olarak çıkarılır. Kist ameliyatı, kistin büyüklüğüne ve konumuna göre açık teknikle veya küçük kesiler yardımıyla artroskopik olarak gerçekleştirilebilir. Operasyon sırasında kistin köküne kadar inilerek temizlenmesi, kistin tekrar etme (nüks) riskini minimize etmek adına en kritik aşamadır.
Sol ayak ameliyatlarında (otomatik vites için) 1. haftadan sonra izin verilebilir. Sağ ayak ameliyatlarında ise tam yük vermeye geçilen 6-8. haftadan sonra güvenle araç kullanılabilir.
Evet, ancak kan şekeri kontrolü hayati önem taşır. Ankara yerleşkelerimizde endokrinoloji birimi ile koordineli şekilde, yara iyileşmesini riske atmayacak protokollerle operasyonlarımızı gerçekleştiriyoruz.
Ayak bileği dondurma ameliyatı, özellikle ileri derece kireçlenme ve şiddetli ağrısı olan hastalarda eklem hareketinin sonlandırılarak kemiklerin birbirine kaynatılması işlemidir. Bu operasyonda, hasarlı kıkırdak dokular temizlenir ve kemikler birbirine özel plak, vida veya çivilerle sabitlenir. Başarılı bir dondurma işlemi sonrası hastanın ağrıları tamamen geçer ve ayağın diğer eklemleri sayesinde yürüme fonksiyonu oldukça doğal bir şekilde sürdürülür.
Ameliyat sonrası şişlik, dokuların iyileşme tepkisidir ve genellikle ilk birkaç hafta yoğun hissedilir. Şişliği indirmek için "RICE" protokolü uygulanmalıdır: Ayağın kalp seviyesinden yüksekte tutulması (Elevation), doktorun önerdiği aralıklarla buz uygulaması (Ice), elastik bandaj kullanımı (Compression) ve ayağın istirahat ettirilmesi (Rest). Ayrıca, 2026 modern cerrahi uygulamalarında kullanılan lenf drenaj masajları ve özel anti-ödem ilaçları da bu süreci hızlandırır.
2026 yılı ayak bileği ameliyatı maliyetleri; kırığın veya hasarın ciddiyetine, kullanılacak implantların (titanyum plak/vida vb.) kalitesine ve operasyonun kapalı mı yoksa açık mı yapılacağına göre değişmektedir. Ankara şubelerimizdeki uzman hekim tecrübesi, güncel SGK ve özel sigorta anlaşmalarımız hakkında detaylı bilgi almak için A Life Sağlık Grubu ile iletişime geçerek muayene randevusu oluşturabilirsiniz.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.