Radyo Frekans Ablasyonu

Radyofrekans Ablasyonu (RFA) Nedir?

Radyofrekans Ablasyonu (RFA), radyofrekans dalgalarının (yaklaşık 350-500 kHz aralığında) yarattığı yüksek enerjiyi kullanarak tümör veya anormal doku odaklarını termal hasar yoluyla yerinde (in-situ) yok etme işlemidir. Bu teknik, bir iğne elektrotun görüntüleme kılavuzluğunda (USG veya BT) doğrudan hedef dokunun merkezine yerleştirilmesiyle uygulanır. RFA, özellikle cerrahiye uygun olmayan karaciğer, böbrek, akciğer tümörleri ve tiroid nodülleri ile varis tedavisinde altın standartlardan biri haline gelmiştir.

Termal Ablasyonun Fiziği: İyonik Sürtünme ve Isı Transferi

RFA'nın temelindeki fiziksel mekanizma, "Joule Isınması" (rezistif ısıtma) prensibine dayanır. Ablasyon cihazından çıkan alternatif akım (AC), iğne elektrot aracılığıyla doku içinden geçerek vücut üzerindeki nötr plakalara (topraklama pedleri) ulaşmaya çalışır. Bu süreçte dokuda şu fiziksel olaylar gerçekleşir:

  1. İyonik Ajitasyon: Alternatif akımın saniyede yüz binlerce kez yön değiştirmesi, doku içindeki yüklü parçacıkların (özellikle sodyum ve klor iyonlarının) aynı frekansta titreşmesine neden olur.

  2. Moleküler Sürtünme: Bu yüksek frekanslı iyonik hareket, doku içinde moleküler düzeyde şiddetli bir sürtünme yaratır. Biyofiziksel açıdan bakıldığında, elektromanyetik enerji doğrudan ısı enerjisine dönüşür.

  3. Isı Transferi: Isı ilk olarak elektrotun hemen çevresindeki dokuda oluşur (aktif bölge). Ardından bu enerji, "termal kondüksiyon" (iletim) yoluyla daha dış katmanlara doğru yayılır.

RADYO-FREKANS-ABLASYONU_d1294fa4.webp

Hücre Ölümü (Nekroz) Mekanizması

Termal ablasyonda doku yanıtı, ulaşılan sıcaklık derecesi ve bu sıcaklıkta kalınan süre ile doğrudan ilişkilidir. Hücresel düzeyde nekroz (ölüm) takvimi belirli kritik eşiklere göre şekillenir:

  • 42C45C: Hücreler termal strese girer; protein sentezi yavaşlar ancak bu hasar hala geri döndürülebilir (reversibl) olabilir.

  • 60C Eşiği (Koagülasyon Nekrozu): Bu sıcaklık seviyesi "kritik mühür"dür. 60C’ye ulaşıldığı an, hücre zarı lipitleri çözünür ve hücre içi proteinler anında denatüre olur. Dokuda "koagülasyon nekrozu" dediğimiz kalıcı ölüm gerçekleşir.

  • 100C Üzeri (Karbonizasyon ve Gaz Oluşumu): Sıcaklık 100C’yi geçtiğinde doku içindeki su buharlaşmaya başlar. Bu durum dokuda kurumaya (desikasyon) ve karbonizasyona yol açar. Fiziksel bir engel olarak bu tabaka, dokunun elektriksel direncini (empedans) aşırı artırarak akımın daha uzağa yayılmasını engeller. Bu nedenle ideal bir ablasyonda hedef, sıcaklığı 60C ile 90C arasında optimize ederek geniş bir nekroz alanı yaratmaktır.

Ankara A Life Sağlık Grubu olarak, girişimsel radyoloji suitlerimizde kullandığımız "gerçek zamanlı empedans kontrollü" jeneratör sistemleri ile doku direncini saniyelik olarak ölçüyor ve karbonizasyona izin vermeden maksimum tümör yıkımı sağlıyoruz. A Life'ta Sağlığınız Özel felsefesiyle, fizik mühendisliğinin hassasiyetini tıbbi uzmanlığımızla birleştirerek sizleri sağlığınıza kavuşturuyoruz.

Kardiyolojide RFA: Kalp Ritim Bozukluklarının Tedavisi

Kardiyak RFA, kalpteki ritim bozukluklarına yol açan ektopik odakların (hatalı sinyal çıkış noktaları) veya anormal iletim yollarının yakılarak non-kondüktif (iletken olmayan) küçük yara dokularına (skar) dönüştürülmesi işlemidir. Bu teknik, kalbin normal ritmini sağlayan sinüs düğümünün hakimiyetini yeniden tesis eder. Bir cerrahi müdahale olmaksızın, sadece damar yoluyla kalbe ulaşılarak yapılan bu işlem, modern elektrofizyolojinin en güçlü tedavi araçlarından biridir.

Elektrofizyolojik Çalışma (EPS) ve 3D Haritalama Teknolojisi

Bir ritim bozukluğunu tedavi edebilmek için önce kalbin hangi noktasının hatalı sinyal ürettiğini bulmak gerekir. Bu aşama, kalbin içinden alınan elektrik sinyallerinin analiz edildiği Elektrofizyolojik Çalışma (EPS) ile başlar.

  • Sinyal Analizi: Kasık damarlarından yerleştirilen elektrot kateterler vasıtasıyla kalbin farklı odacıklarından (sağ atriyum, sağ ventrikül vb.) doğrudan elektrik kayıtları alınır. Bu kayıtlar, yüzey EKG’sinde görülmeyen mikroskobik elektriksel sapmaları ortaya çıkarır.

  • 3D Elektrotanatomik Haritalama (EAM): Ankara A Life Sağlık Grubu’nda kullandığımız en ileri teknoloji olan 3D haritalama sistemleri, adeta kalbin içinde bir "GPS navigasyonu" görevi görür. Bu sistemler, kalbin üç boyutlu bir anatomik modelini oluşturur ve üzerine elektriksel aktiviteyi renk kodlarıyla (voltaj haritası) işler.

  • Hatalı Odağın Tespiti: Aktivasyon haritaları sayesinde, ritim bozukluğuna neden olan odağın veya döngüsel yolun (re-entry) tam koordinatları milimetrik doğrulukla tespit edilir. Böylece ablasyon enerjisi sadece sorunlu bölgeye uygulanarak sağlıklı kalp dokusu korunur.

Atriyal Fibrilasyon ve SVT Ablasyonu: Kalıcı Çözüm mü?

Kalp ritim bozuklukları içinde RFA’nın en sık ve en başarılı uygulandığı alanlar Atriyal Fibrilasyon (AF) ve Supraventriküler Taşikardi (SVT) türleridir.

  1. SVT Ablasyonu: Özellikle kalpte doğuştan gelen fazladan bir elektrik yolu (WPW sendromu gibi) veya AV düğüm içindeki çift yol (AVNRT) varlığında uygulanır. Bu hatalı yollar RFA ile "yakıldığında", hastalık genellikle tek bir seansta tamamen ortadan kalkar.

  2. Atriyal Fibrilasyon (AF) Ablasyonu: AF, kalbin üst odacıklarının (kulakçıklar) düzensiz ve çok hızlı titreşmesidir. Burada temel hedef, hatalı sinyallerin sıklıkla başladığı yer olan "Pulmoner Venler"i (akciğerden kalbe kan getiren damarlar) elektriksel olarak izole etmektir. Pulmoner Ven İzolasyonu (PVI) adı verilen bu işlem, kalbin üst odacıklarındaki "elektriksel fırtınayı" dindirir.

Kateter Ablasyonu Tekniği ve Başarı Oranları

Kateter ablasyonu işlemi, hastaya sedasyon veya lokal anestezi uygulanarak yapılır. Femoral ven (kasık toplardamarı) üzerinden ilerletilen ucu aktif elektrotlu özel ablasyon kateteri, haritalama sisteminin kılavuzluğunda hedef noktaya temas ettirilir.

  • Mekanizma: Kateterin ucundan verilen radyofrekans enerjisi, dokuda yaklaşık 50-60°C’lik bir ısı oluşturur. Bu ısı, hatalı hücrelerin protein yapısını bozarak onları kalıcı bir skar dokusuna dönüştürür. Bu doku artık elektrik iletemediği için ritim bozukluğu durur.

  • Başarı Oranları: SVT türlerinde başarı oranları %95’in üzerindedir ve nüks riski oldukça düşüktür. Atriyal fibrilasyonda ise başarı oranı, hastalığın evresine ve kalbin anatomik yapısına göre %60 ile %85 arasında değişmektedir.

Ankara A Life Sağlık Grubu olarak, 2026 teknolojisiyle donatılmış Elektrofizyoloji (EP) laboratuvarlarımızda, karmaşık ritim bozukluklarını dahi minimal invaziv yaklaşımlarla tedavi ediyor; hastalarımızı ömür boyu ilaç kullanımından ve ritim bozukluğunun yarattığı korkulardan kurtarıyoruz. A Life'ta Sağlığınız Özel felsefesiyle, kalbinizin ritmini bilimin ışığında yeniden düzenliyoruz.

Bel ve Boyun Ağrılarında Radyofrekans Nörotomi

Kronik bel ve boyun ağrılarının önemli bir kısmı, omurganın arka kısmında bulunan ve "faset eklem" adı verilen küçük eklemlerden kaynaklanır. Radyofrekans Nörotomi (veya Rizotomi), bu eklemlerin ağrı sinyallerini beyne taşıyan küçük duyusal sinir uçlarının (medial branş) termal enerjiyle devre dışı bırakılması işlemidir.

Bu işlem bir "sinir kesme" operasyonu değildir; daha ziyade bir "iletişim kesme" işlemidir. Elektrot iğnesi, görüntüleme kılavuzluğunda tam olarak sinirin üzerine yerleştirilir. Yaklaşık 70-80°C sıcaklık uygulanarak sinir proteini denatüre edilir. Bu sayede ağrı sinyali beyne ulaşamaz ve hasta kronik ağrısından kurtulur.

Sinir ablasyonu, fıtığı veya kireçlenmeyi ortadan kaldırmaz, sadece ağrının hissedilmesini engeller. Sinir hücreleri zamanla (genellikle 6 ila 18 ay içinde) kendini yenileyebilir; bu durumda işlemin tekrarlanması gerekebilir. Ancak bu süre zarfında hastanın ilaçsız ve konforlu bir yaşam sürmesi sağlanır.

Faset Eklem ve Sakroiliak Eklem Ağrılarında Sinir Ablasyonu

Faset eklemlerin yanı sıra, kalça bölgesindeki sakroiliak eklem kaynaklı ağrılar da RFA ile başarılı bir şekilde yönetilir. Özellikle fıtık ameliyatı sonrası geçmeyen ağrılarda (başarısız bel cerrahisi sendromu), RFA "hedefe yönelik ağrı kesici" görevi görür.

İşlem sırasında uygulanan düşük dozlu elektrik akımı ile (duyusal ve motor testler), iğnenin doğru sinir üzerinde olduğu ve kas hareketinden sorumlu ana sinirlerden güvenli uzaklıkta olduğu teyit edilir. Bu güvenlik adımı, işlemin komplikasyon riskini yok denecek kadar az bir seviyeye indirir.

Varis Tedavisinde Endovenöz Radyofrekans Ablasyonu (EVRF)

Varis tedavisi, RFA’nın termal fiziğinin en efektif kullanıldığı alanlardan biridir. Klasik cerrahide varisli damar (safen veni) vücuttan "koparılarak" çıkarılırken (stripping), Endovenöz Radyofrekans Ablasyonu (EVRF) tekniğinde damar vücut içinde hapsedilerek kapatılır.

İçeriden Kapatma Mekanizması:

  1. Kateter Yerleşimi: Ultrason eşliğinde, diz hizasından varisli damarın içine çok ince bir RF kateteri yerleştirilir.

  2. Segmental Isıtma: Kateterin ucu damar duvarına temas ederken, kontrol panelinden 120°C sıcaklık verilir. Bu yüksek ısı, damar duvarındaki kollajen liflerinin anında büzüşmesine (shrinkage) neden olur.

  3. Fibrozis ve Emilim: Damarın iç yüzeyi birbirine yapışır ve kan akışı durur. Kapanan bu damar, vücut tarafından zamanla bir "iplik" gibi algılanır ve birkaç ay içinde tamamen emilerek yok edilir.

EVRF, klasik cerrahiye göre daha az morluk, daha az ağrı ve çok daha hızlı bir iyileşme süreci sunar. Ankara A Life Sağlık Grubu olarak, girişimsel radyoloji suitlerimizde uyguladığımız bu yöntemle, hastalarımızın "varis çilesine" dikişsiz ve ameliyatsız son veriyoruz. A Life'ta Sağlığınız Özel mottosuyla, ağrısız ve sağlıklı bir gelecek için bilimi ve teknolojiyi harmanlıyoruz.

Onkolojide RFA: Tümörlerin Ameliyatsız Yakılması

Onkolojik RFA, katı organların içinde yerleşmiş olan kitleleri, vücut bütünlüğünü bozmadan, sadece görüntüleme eşliğinde yerleştirilen bir iğne yardımıyla "pişirerek" nekroza uğratma işlemidir. Bu yöntem, cerrahiye uygun olmayan hastalar için bir umut ışığı olmasının ötesinde, belirli boyutlardaki tümörler için cerrahiye doğrudan bir alternatif haline gelmiştir. RFA'nın onkolojideki temel başarısı, tümörün biyolojik aktivitesini anında durdururken, çevredeki sağlıklı dokuyu koruma yeteneğinden gelir.

Tumorlerin-ameliyatsiz-yakilmasi_c3ffa5e2.webp

Karaciğer Tümörlerinde (HCC ve Metastaz) Ablasyon Başarısı

Karaciğer, RFA'nın tarihsel olarak en başarılı olduğu ve tıp literatüründe "altın standart" kabul edildiği organdır. Özellikle karaciğerin kendi kanseri olan Hepatoselüler Karsinom (HCC) ve kolon kanseri gibi diğer organlardan sıçrayan metastazların tedavisinde cerrahiye yakın başarı oranları sunar.

  • Primer Tümörler (HCC): Karaciğer sirozu zemininde gelişen tümörlerde, cerrahi çoğu zaman organ yetmezliği riski nedeniyle zordur. RFA, karaciğer fonksiyonlarını bozmadan sadece tümörü yok ettiği için bu hastalarda hayati önem taşır.

  • Metastaz Yönetimi: Özellikle 3 cm’den küçük ve sayısı sınırlı metastazlarda RFA, cerrahi rezeksiyonla (kesip çıkarma) benzer sağkalım oranları sağlar. Eğer tümör nüks ederse, RFA cerrahinin aksine defalarca güvenle tekrarlanabilir.

RFA'da 'Güvenli Sınır' (Surgical Margin) Kavramı

Cerrahide bir tümör çıkarılırken, cerrah tümörün etrafından bir miktar sağlıklı dokuyu da (negatif marjin) alarak mikroskobik hücre kalmadığından emin olur. Girişimsel radyolojide RFA uygularken de aynı "güvenli sınır" prensibini uyguluyoruz. Tümörü sadece kendi boyutları içinde yakmak nüks riskini artırır. Bu nedenle, ablasyon alanını tümörün sınırlarından yaklaşık 0.5 - 1 cm daha geniş planlıyoruz. Bu "termal güvenlik sınırı", tümörün çevresindeki görünmeyen mikroskobik yayılımları da yok ederek, cerrahinin sunduğu radikal temizliği iğne ucuyla simüle etmemizi sağlar.

Tiroid Nodülü Ablasyonu: Boyunda İz Bırakmayan Tedavi

Tiroid nodülleri toplumda çok yaygındır ve büyük çoğunluğu iyi huyludur (benign). Ancak bu nodüller yutkunma güçlüğü, boğazda baskı hissi veya estetik kaygılar yaratabilir. Klasik cerrahide tiroidin bir kısmı veya tamamı alınır, bu da hastanın ömür boyu hormon ilacı kullanmasına ve boynunda kalıcı bir iz oluşmasına neden olur.

Ankara A Life Sağlık Grubu'nda uyguladığımız Tiroid RFA tekniği ile:

  • Hormon Koruması: Sadece nodül yakıldığı için sağlam tiroid dokusu korunur; hasta ilaç bağımlısı olmaz.

  • Kozmetik Avantaj: İşlem bir iğne deliğinden yapıldığı için boyunda kesi izi kalmaz.

  • Hızlı Dönüş: Hasta işlemden 2 saat sonra evine gidebilir ve ertesi gün işine dönebilir.

Akciğer ve Böbrek Kitlelerinde Perkütan Uygulamalar

RFA teknolojisi, göğüs kafesi ve karın boşluğundaki diğer kritik organlarda da cerrahi sınırları zorlamaktadır.

  1. Böbrek (Renal) Tümörleri: Özellikle yaşlı veya tek böbrekli hastalarda, küçük böbrek kitleleri (RCC) için RFA idealdir. Böbrek fonksiyonunu koruyarak sadece kitleyi yok etmek, hastayı diyaliz riskinden uzak tutar.

  2. Akciğer Tümörleri: Cerrahiyi kaldıramayacak kadar düşük akciğer kapasitesine sahip hastalarda, primer veya metastatik akciğer kitlelerini "perkütan" (cilt üzerinden) yolla yakarak lokal kontrol sağlıyoruz.

BT ve Ultrasonografi Rehberliğinde İğne Yerleşimi

Girişimsel radyolojide "gözümüz" radyolojik görüntüleme cihazlarıdır. İğnenin tümörün tam merkezine yerleştirilmesi, işlemin başarısını belirleyen en önemli teknik adımdır.

  • Ultrasonografi (USG): Gerçek zamanlı görüntüleme sağlar. Karaciğer ve tiroid gibi dinamik hareket eden organlarda iğneyi anlık olarak takip etmemize imkan tanır.

  • Bilgisayarlı Tomografi (BT): Akciğer ve derin yerleşimli böbrek tümörlerinde, iğnenin 3 boyutlu konumunu milimetrik hassasiyetle doğrulamamızı sağlar. BT kılavuzluğu, tümörün "kör noktada" kalmasını engeller.

RFA ve Klasik Cerrahi Operasyon Karşılaştırması

Parametre Radyofrekans Ablasyonu (RFA) Klasik Cerrahi Operasyon
Kesi ve İz Sadece iğne girişi (Ciltte kalıcı iz bırakmaz) Büyük cerrahi kesi (Kalıcı cerrahi iz)
Anestezi İhtiyacı Lokal anestezi veya Hafif Sedasyon Genellikle Genel Anestezi
İyileşme Süresi 1 - 2 Gün (Sosyal hayata hızlı dönüş) Haftalarca (Yara yerinin iyileşmesi beklenir)
Hastane Yatış Süresi Günübirlik veya en fazla 1 gece 3 - 7 Gece (Klinik takibe bağlı)
Komplikasyon Riski Çok Düşük (%1 - 3) Orta / Yüksek (%10 - 20)
Tekrarlanabilirlik Defalarca güvenle tekrarlanabilir Nüks durumunda tekrar cerrahi oldukça zordur
Maliyet Daha düşük (Hastanede yatış ve ilaç sarfiyatı azdır) Daha yüksek (Ameliyathane ve uzun yatış maliyeti)

RFA İşlemi Nasıl Yapılır? Adım Adım Uygulama

RFA işlemi, genellikle 30 ila 60 dakika süren, hastanede uzun süreli yatış gerektirmeyen bir süreçtir. İşlemin her aşaması, hedef dokunun termal imhasını sağlarken sağlıklı dokuyu maksimum düzeyde korumaya odaklanır.

  1. İşlem Öncesi Hazırlık: Hastadan işlemden 6-8 saat önce aç kalması istenir. Kan sulandırıcı ilaçların kullanımı cerrah ve girişimsel radyolog kontrolünde düzenlenir. Koagülasyon (pıhtılaşma) değerleri mutlaka kontrol edilir.

  2. Görüntüleme Kılavuzluğu: İşlemin en kritik adımıdır. Ultrason (USG) veya Bilgisayarlı Tomografi (BT) eşliğinde, hedef kitlenin (tümör, nodül veya damar) tam koordinatları belirlenir.

  3. İğne Elektrotun Yerleştirilmesi: Ciltte kalem ucu kadar küçük bir giriş deliğinden, milimetrik bir iğne elektrot doğrudan hedef merkeze ilerletilir. Bu aşamada iğnenin çevredeki damar ve sinirlere olan uzaklığı 3 boyutlu olarak doğrulanır.

  4. Enerji Uygulama ve Ablasyon: Jeneratörden gelen RF enerjisiyle iğne ucu ısıtılır. Gerçek zamanlı empedans (direnç) takibiyle, dokuda hedeflenen nekroz (ölüm) alanı oluşana kadar enerji transferi devam eder.

  5. İşlemin Sonlandırılması: İğne geri çekilirken giriş yolu da (tract) termal olarak mühürlenir. Bu, kanama ve olası hücre ekimi riskini minimize eder.

Lokal Anestezi ve Sedasyon Protokolleri

RFA, doğası gereği termal bir işlem olduğundan uygulama sırasında ısıya bağlı bir ağrı hissedilebilir. Bu süreci hasta için tamamen konforlu hale getirmek adına Kombine Anestezi protokolleri uyguluyoruz.

  • Lokal Anestezi: İğnenin gireceği cilt bölgesi ve iğne yolu uyuşturularak ağrı reseptörleri bloke edilir.

  • Bilinçli Sedasyon: Hastaya damar yolundan verilen ilaçlarla "hafif uyku" hali sağlanır. Hasta komutları alabilir ancak ağrı veya kaygı hissetmez. Bu, özellikle kalpteki aritmi odalarını yakan kardiyak RFA veya derin yerleşimli karaciğer tümörlerinde hastanın sabit durmasını sağlayarak hassasiyeti artırır.

İşlem Sonrası İyileşme ve Takip Süreci

İşlem bittikten sonra hasta, gözlem odasına alınır. Girişimsel bir operasyon olmasına rağmen iyileşme takvimi oldukça hızlıdır:

  • Gözlem Süresi: İşlem türüne göre 2 ila 4 saatlik bir takip yeterlidir. Vital bulgular stabil olduğunda hasta aynı gün taburcu edilebilir.

  • Sosyal Hayata Dönüş: Çoğu hasta işlemden 24 saat sonra normal günlük aktivitelerine, 2-3 gün içinde ise tam iş temposuna dönebilir.

  • Radyolojik Takip: Ablasyonun başarısı, işlemden 1-3 ay sonra yapılan kontrol görüntülemeleriyle (kontrastlı BT veya MR) teyit edilir. Yanan dokunun yerini zamanla vücut tarafından emilen bir yara izi (skar) alır.

Olası Riskler ve Yan Etki Yönetimi

Tıbbi dürüstlük prensibimiz gereği, RFA'nın minimal invaziv olsa da her tıbbi girişim gibi bazı nadir riskler barındırdığını belirtmeliyiz. Dünya genelinde komplikasyon oranları %2-3'ün altındadır.

  1. Post-Ablasyon Sendromu: En sık görülen yan etkidir. Vücudun yanan dokuyu temizlemesi sırasında 3-5 gün süren hafif ateş, halsizlik ve ağrı görülebilir. Grip benzeri bu durum geçicidir.

  2. Kanama ve Enfeksiyon: İğne giriş yerinde veya organ içinde minimal kanama olabilir; genellikle müdahale gerektirmeden kendiliğinden durur.

  3. Komşu Organ Hasarı: Nadiren, ablasyon alanı bağırsak veya safra kesesi gibi kritik yapılara çok yakınsa ısıya bağlı hasar gelişebilir. Bu riski "hidrodiseksiyon" (yapıların arasına sıvı verilerek uzaklaştırılması) tekniğiyle önlüyoruz.

  4. Cilt Yanıkları: Topraklama pedlerinin olduğu bölgede çok nadiren termal irritasyon oluşabilir.

Ankara A Life Sağlık Grubu'nda, bu riskleri ileri görüntüleme teknolojilerimiz ve uzman kadromuzla minimize ediyoruz. A Life'ta Sağlığınız Özel mottosuyla, bilimin dürüstlüğünü cerrahi sanatımızla harmanlıyoruz.

Ankara A Life Sağlık Grubu'nda RFA Teknolojisi ve Uzman Kadro

RFA, sadece bir "yakma" işlemi değil, milimetrik bir enerji yönetimidir. Ankara A Life Sağlık Grubu olarak; Yenimahalle’den Sincan’a kadar uzanan hizmet ağımızda, girişimsel radyologlar ve kardiyologlardan oluşan multidisipliner bir kurul ile hastalarımızı değerlendiriyoruz.

Hastanelerimizde kullandığımız Gerçek Zamanlı Empedans Kontrolü teknolojisi sayesinde, doku direnci saniyelik olarak ölçülerek en güvenli enerji dozu ayarlanmaktadır. Bu teknoloji, çevre doku hasarını minimize ederken tümör veya ritim bozukluğu odağının tam olarak yok edilmesini sağlar. Uzman kadromuz, 2026 tıp literatüründeki en güncel ablasyon protokollerini (perkütan, endovenöz ve intrakardiyak) her hastaya özel bir "terzi usulü" yaklaşımla uygulamaktadır.

Tıbbi İçerik Onay Bilgisi

Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.

İlgili Branş Hekimlerimiz:

Son Güncelleme: Aralık 2025 Doktor Profillerimizi Ziyaret Edin
A Life Tıbbi Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

Son Güncelleme: 20 Ocak 2026 14:01

Yayınlanma Tarihi: 29 Eylül 2024 12:51

Radyo Frekans Ablasyonu

Ameliyat Başvuru Formu

Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Radyo frekans ablasyonu, görüntüleme yöntemleri (ultrason veya tomografi) eşliğinde özel bir iğnenin hedeflenen dokuya yerleştirilmesiyle uygulanır. İğnenin ucundan iletilen radyo dalgaları, doku içinde sürtünme ısısı oluşturur. Bu ısı (genellikle 80 C ile 100 C arası), hastalıklı dokuyu (nodül, tümör veya damar) yakarak etkisiz hale getirir. Sağlıklı dokular korunurken, sadece hedeflenen bölge tedavi edilmiş olur.

RFA işlemi, uygulama alanına göre genellikle lokal anestezi veya hafif sedasyon (uyku hali) altında gerçekleştirilir. İşlem sırasında hastalar genellikle sadece iğnenin giriş anında hafif bir baskı hissederler; cerrahi bir kesi yapılmadığı için şiddetli bir ağrı duyulmaz. Operasyon sonrası ise basit ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilen kısa süreli bir sızlama hissedilebilir.

Kesinlikle evet. İyi huylu tiroid nodüllerinde ve bazı küçük boyutlu kanser vakalarında RFA, boyunda kalıcı ameliyat izi bırakmaması ve tiroid hormon dengesini bozmaması nedeniyle ilk tercih edilen yöntemlerden biridir. Ameliyatta tiroid bezinin bir kısmı veya tamamı alınırken, RFA yönteminde tiroid bezi korunur; böylece hastalar ömür boyu ilaç kullanmak zorunda kalmazlar.

Varisli damarın içine ince bir kateter ile girilerek radyo frekans enerjisi verilir. Bu enerji damar duvarını ısıtarak damarın kendi üzerine kapanmasını sağlar. Kapanan damar zamanla vücut tarafından emilerek yok edilir. Bu yöntem sayesinde hastalar, eski "varis koparma" ameliyatlarındaki gibi morluk ve şiddetli ağrı yaşamadan, işlemden hemen sonra yürüyerek eve gidebilirler.

Kronik bel, boyun ve eklem ağrılarında uygulanan radyo frekans, ağrı sinyallerini taşıyan sinir uçlarını bloke eder. "Termal" veya "Pulsed" (kesikli) radyo frekans yöntemleriyle yapılan bu işlem, özellikle fıtık operasyonu istemeyen veya eklem kireçlenmesi olan hastalarda 6 ay ile 2 yıl arasında değişen uzun süreli rahatlama sağlar. Sinir dokusu zamanla kendini yenilese de işlem güvenle tekrarlanabilir.

İşlemden sonra hastalarımız genellikle 2 saatlik bir gözlem süresinin ardından aynı gün taburcu edilmektedir. Giriş bölgesine sadece küçük bir bant yapıştırılır. Hastalar ertesi gün işlerine ve günlük rutinlerine dönebilirler. Spor gibi ağır aktiviteler için ise genellikle 3 ile 5 günlük bir dinlenme süresi yeterli olmaktadır.

2026 yılı fiyatlandırması; işlemin yapılacağı organa (tiroid, karaciğer, varis vb.), nodül veya tümörün büyüklüğüne ve kullanılan sarf malzemelerin (RFA iğnesi/probu) teknolojik özelliklerine göre belirlenmektedir. Ankara şubelerimizde uzman hekimlerimizin yapacağı ön değerlendirme ve size özel tedavi planı hakkında detaylı fiyat bilgisi almak için A Life Sağlık Grubu ile iletişime geçebilirsiniz.

Evet, özellikle cerrahi olarak çıkarılması riskli olan veya hastanın genel durumunun büyük bir ameliyatı kaldıramayacağı küçük boyutlu (genellikle 3-5 cm altı) karaciğer, akciğer ve böbrek tümörlerinde RFA başarıyla uygulanmaktadır. "Termal ablasyon" olarak adlandırılan bu yöntemle, tümör doğrudan iğne ile yakılarak yok edilir. Bu işlem, cerrahiye benzer başarı oranları sunarken hastanın hastanede kalış süresini ve komplikasyon riskini minimize eder.

Kardiyolojide RFA, özellikle çarpıntıya neden olan (Atriyal Fibrilasyon gibi) hatalı elektrik sinyallerini durdurmak için kullanılır. Kasık damarlarından girilen ince kateterler ile kalbe ulaşılır ve ritim bozukluğuna neden olan odak noktaları radyo dalgalarıyla etkisiz hale getirilir. Bu işlem, ilaç tedavisine yanıt vermeyen hastalarda kalıcı iyileşme sağlayan en etkili yöntemlerden biridir.

Her iki yöntem de ısı kullanarak dokuyu tahrip etse de, mikrodalga ablasyon (MWA) daha hızlı ve daha yüksek sıcaklıklara ulaşabilen bir teknolojidir. MWA, özellikle kistik yapısı yoğun veya damarlanması fazla olan büyük tümörlerde daha homojen bir yakma alanı sağlar. RFA ise sinir uçlarına yakın bölgelerde daha kontrollü bir ısı yayılımı sunduğu için hassas bölgelerde hala öncelikli tercihtir.

RFA işlemi öncesinde genellikle 6-8 saatlik bir açlık istenir. Eğer hasta kan sulandırıcı ilaçlar kullanıyorsa, doktor kontrolünde bu ilaçlara işlemden birkaç gün önce ara verilmesi gerekebilir. Ayrıca işlem yapılacak bölgeye (tiroid için boyun, varis için bacaklar) yönelik görüntüleme testlerinin (Doppler USG, BT veya MR) güncel olması, cerrahın ablasyon planını en doğru şekilde yapması için kritiktir.

Başarıyla uygulanan bir RFA işlemi sonrası tedavi edilen doku (nodül veya tümör) ölür ve vücut tarafından zamanla küçültülerek yok edilir. İşlem yapılan noktanın tamamen temizlenme oranı %90'ın üzerindedir. Ancak, hastalığın zemininde yatan nedenler (genetik yatkınlık veya yaşam tarzı) değişmediği sürece, farklı bir noktada yeni bir nodül veya tümör oluşma riski her zaman mevcuttur. Bu nedenle düzenli radyolojik takipler hayati önem taşır.

RFA, cerrahiye göre çok daha güvenli bir yöntem olsa da; işlem yapılan bölgede geçici şişlik, hafif ağrı veya morarma görülebilir. Tiroid uygulamalarında nadiren geçici ses kısıklığı, onkolojik uygulamalarda ise çok düşük ihtimalle enfeksiyon riski bulunur. Uzman hekim kadromuz, görüntüleme eşliğinde iğne ucunu milimetrik olarak takip ettiği için çevre dokuların zarar görme riski minimuma indirilmektedir.

İlgili Bölümler
İlgili Hekimler
Benzer İçerikler

Yardıma mı ihtiyacınız var ?

7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.