Prostat kanseri cerrahisi, günümüzde üro-onkoloji pratiğinin en sık uygulanan ve küratif (tam iyileştirme) potansiyeli en yüksek operasyonlarından biridir. Radikal prostatektomi, kanserin prostat bezi sınırları içerisinde sınırlı olduğu (evre T1 ve T2) vakalarda "Altın Standart" tedavi olarak kabul edilir. Geleneksel açık cerrahinin yerini büyük oranda alan laparoskopik ve robotik teknikler, operasyonun başarısını sadece tümörün temizlenmesiyle değil, yaşam kalitesinin korunmasıyla da ölçmektedir.
Ankara A Life Sağlık Grubu olarak, prostat kanseri cerrahisinde 2026 yılının modern görüntüleme ve minimal invaziv teknolojilerini rehber ediniyoruz. Etimesgut, Sincan ve Pursaklar lokasyonlarımızdaki teknolojik altyapımız, cerrahlarımıza milimetrik hareket kabiliyeti sunarak doku hasarını minimize etmekte ve hastalarımızın günlük hayata dönüş sürelerini kısaltmaktadır. A Life'ta Sağlığınız Özel vizyonumuzla, her vakayı bir "hassas mühendislik" titizliğiyle ele alıyoruz.
Başarılı bir radikal prostatektomi için prostatın karmaşık anatomik komşuluklarını anlamak kritiktir. Prostat, idrar torbasının (mesane) hemen altında yer alan ve idrar yolunu (üretra) bir yüzük gibi saran ceviz büyüklüğünde bir salgı bezidir.
Cerrahi açıdan en kritik komşuluklar şunlardır:
Üretra: Prostatın tam ortasından geçer. Ameliyat sırasında üretranın prostat çıkışındaki ve mesane girişindeki kısımlarının korunarak yeniden birleştirilmesi (anastomoz), idrar kontrolü için hayatidir.
Nörovasküler Demetler: Prostatın her iki yanından geçen ve sertleşmeyi sağlayan ince sinir-damar ağlarıdır. Kanser yayılımı izin verdiği sürece bu demetlerin korunması (sinir koruyucu cerrahi), cinsel fonksiyonların devamlılığı için esastır.
Rektum: Prostatın hemen arkasında yer alır. Cerrahi sırasında bu bölgedeki planların doğru ayrılması, komplikasyon riskini sıfıra indirmektedir.
Bir üro-onkoloji uzmanı olarak radikal prostatektomideki birincil önceliğimiz "Negatif Cerrahi Sınır" elde etmektir. Bu, çıkarılan prostat dokusunun sınırlarında mikroskobik düzeyde dahi kanser hücresi kalmaması anlamına gelir.
Küratif Başarı: Eğer cerrahi sınır negatifse, kanserin tekrarlama riski (biyokimyasal nüks) minimize edilir.
Lokal Kontrol: Prostatla beraber seminal veziküllerin (meni keseleri) çıkarılması, bölgesel yayılım yollarının kapatılmasını sağlar.
Ankara'daki kliniklerimizde, ileri evre şüphesi olan vakalarda pelvik lenf nodu diseksiyonunu da sürece dahil ederek, tam bir onkolojik temizlik sağlıyoruz.
Prostat kanserinin prostat içindeki yerleşimi, tanı ve cerrahi planlama açısından farklılık gösterir:
| Prostat Zonu | Anatomik Tanım | Kanser Oranı | Klinik Önem |
|---|---|---|---|
| Periferik Zon | Bezin dış ve arka kısmını kapsar. Rektuma en yakın bölgedir. | %70 - 75 | Elle muayenede (DRE) hissedilen ve biyopsilerde en sık yakalanan bölgedir. |
| Transizyonel Zon | Üretra çevresini saran, iç bölgedir. | %20 - 25 | BPH (İyi Huylu Büyüme) bu bölgeden gelişir. |
| Santral Zon | Seminal kanalların girdiği merkez bölgedir. | %5 - 10 | Kanser bu bölgede nadirdir ancak daha agresif seyredebilir. |
Ameliyat kararı, tanı sürecinde elde edilen üçlü verinin senteziyle verilir: Klinik muayene, laboratuvar verileri ve ileri görüntüleme. Radikal prostatektomi için en ideal adaylar; hastalığı prostat kapsülü dışına çıkmamış (T1 veya T2 evresi), genel sağlık durumu cerrahiye uygun ve tümörü tedavi edilmediği takdirde hayati risk oluşturabilecek hastalardır.
Ankara’daki kliniklerimizde, düşük riskli bazı vakalarda "Aktif İzlem" (Active Surveillance) seçeneğini de masada tutuyoruz. Ancak tümör agresiflik sinyalleri veriyorsa, minimal invaziv cerrahi en güvenli liman haline gelir.
Prostat Spesifik Antijen (PSA), prostat kanseri taramasında bir "yangın alarmı" görevi görür. Tek başına kanser tanısı koydurmasa da, dokuda bir sorun olduğuna dair bizi uyarır.
mpMRG (Multiparametrik MR): 2026 yılı standartlarında biyopsi öncesi mutlaka mpMRG çekilmesini sağlıyoruz. Bu teknoloji, prostat içindeki şüpheli odakları saptayarak cerraha bir hedef gösterir.
Füzyon Biyopsi: mpMRG görüntülerini canlı ultrason görüntüleriyle üst üste bindirerek yaptığımız "Akıllı Biyopsi", tümörü %95'in üzerinde bir doğrulukla saptamamızı sağlar. Rastgele parça almak yerine, kanserli odaktan "nokta atışı" örnekleme yapıyoruz.
Patoloji raporundaki en kritik veri Gleason Skorudur. Bu skor, kanser hücrelerinin mikroskop altındaki mimari bozulmasını 1'den 5'e kadar puanlayan iki değerin toplamından oluşur (Örn: 3+4=7).
İlk Rakam: Dokuda en yaygın görülen hücre tipini temsil eder.
İkinci Rakam: En yaygın ikinci tipi temsil eder.
Önem: Gleason skorunun yüksekliği (8, 9 veya 10), tümörün hızla yayılma eğiliminde olduğunun ve cerrahi müdahalenin aciliyetinin en net göstergesidir.
Cerrahi stratejimizi TNM (Tümör, Nod, Metastaz) evrelemesine göre çiziyoruz:
T (Tümör): Tümörün prostat içindeki derinliğidir. T1 ve T2 evreleri ameliyat için "altın bölge"dir.
N (Nod): Lenf bezlerine yayılım olup olmadığını gösterir. N0 olması cerrahi başarı şansını artırır.
M (Metastaz): Kanserin kemik gibi uzak organlara sıçrayıp sıçramadığıdır. M1 (metastatik) evrede öncelik cerrahi değil, sistemik tedavilerdir.
Aşağıdaki tablo, patoloji verilerinin cerrahi planlamayı nasıl şekillendirdiğini özetlemektedir:
| Gleason Skoru | Risk Grubu | Önerilen Cerrahi Yaklaşım |
|---|---|---|
| 3+3=6 | Çok Düşük / Düşük | Aktif İzlem veya Sinir Koruyucu Cerrahi |
| 3+4=7 | Orta (Düşük) | Sinir Koruyucu Radikal Prostatektomi |
| 4+3=7 | Orta (Yüksek) | Radikal Prostatektomi + Lenf Nodu Diseksiyonu |
| 8 - 10 | Yüksek | Geniş Rezeksiyonel Cerrahi + Multimodal Tedavi |
Radikal prostatektomi operasyonunda "başarı", sadece tümörün vücuttan uzaklaştırılması değildir. Bir üro-onkoloji uzmanı için gerçek başarı; hastanın kanserden kurtulurken, ertesi gün idrarını tutabilmesi ve ilerleyen süreçte cinsel hayatına dönebilmesidir. Bu üçlü hedefe ulaşmak için kullandığımız üç temel yöntem bulunmaktadır: Açık, Standart Laparoskopik ve Robotik cerrahi.
Her ne kadar yöntemler farklı olsa da, cerrahi prensip aynıdır: Prostat bezi, seminal veziküller (meni keseleri) ile birlikte çıkarılır ve ardından mesane ile idrar yolu (üretra) tekrar birbirine dikilir. Ancak bu işlemin ne kadar "temiz" ve "hassas" yapıldığı, cerrahın görüş açısı ve kullandığı enstrümanların kabiliyetiyle doğrudan ilişkilidir.
Günümüz dünyasında prostat kanseri cerrahisinin "altın standardı" tartışmasız Robotik Cerrahidir. Bu sistem, cerrahın bir konsol başında, hastanın içine yerleştirilen robotik kolları yönetmesi prensibine dayanır.
Yüksek Çözünürlüklü 3D Görüntü: Robotik cerrahide cerrah, operasyon sahasını 10-15 kat büyütülmüş ve derinlik algısı olan (3 boyutlu) bir görüntü ile takip eder. Bu sayede, normalde çıplak gözle görülmesi imkansız olan, prostatın hemen yanından geçen mikroskobik sinir lifleri (ereksiyonu sağlayan sinirler) birer "halat" kadar net görülür.
EndoWrist Teknolojisi: İnsan bileğinin hareket kabiliyeti sınırlıdır; ancak robotik kollar 540 derece dönebilir. Bu "bilek hareketli" enstrümanlar, pelvisin en dar alanlarında dahi cerraha inanılmaz bir manevra gücü ve dikiş atma kolaylığı sağlar.
Titreme Filtreleme: Cerrahın elindeki en küçük titremeler dahi dijital olarak elenir. Bu, prostatın tepe noktası (apeks) gibi milimetrik hatanın idrar kaçırmaya neden olabileceği bölgelerde hayati bir güvenlik sağlar.
Robotik cerrahiye giden yolun köprüsü olan Laparoskopik Cerrahi, prostatın küçük deliklerden girilerek kapalı yöntemle çıkarılmasıdır. Açık cerrahiye göre kan kaybı ve iyileşme süresi açısından üstün olsa da, cerrahın 2 boyutlu bir ekrana bakması ve "düz" (bilek hareketi olmayan) aletlerle çalışması bir dezavantajdır.
Açık Prostatektomi ise on yıllardır uygulanan geleneksel yöntemdir. Göbek altından yapılan geniş bir kesi ile prostata ulaşılır. Cerrah dokuya dokunabilir (taktil feedback), ancak derin pelvis bölgelerinde görüş açısı kısıtlıdır ve kanama kontrolü kapalı yöntemlere göre daha zordur. Günümüzde büyük prostatlar veya robotik sistemin uygun olmadığı kompleks vakalar dışında yerini kapalı yöntemlere bırakmaktadır.
Prostat kanseri cerrahisinin sadece prostatı çıkarmaktan ibaret olmadığını belirtmek gerekir. Özellikle orta ve yüksek riskli (Gleason 4+3=7 ve üzeri veya PSA > 10) hastalarda, kanserin ilk sıçrama ihtimali olan pelvik lenf bezlerinin temizlenmesi (diseksiyonu) gerekir.
Bu işlem bir "sigorta" gibidir. Patolojik incelemede lenf bezlerinin temiz gelmesi, hastalığın prostat içinde sınırlı kaldığının en güçlü kanıtıdır. Robotik cerrahi, bu derin lenf bezlerinin temizlenmesinde cerraha en yüksek anatomik hakimiyeti sunan yöntemdir.
Ameliyat seçiminde hastalarımızın en çok merak ettiği teknik parametrelerin 2026 yılı verilerine göre karşılaştırması:
| Parametre | Açık Cerrahi | Standart Laparoskopi | Robotik Cerrahi |
|---|---|---|---|
| Görüntü Kalitesi | Çıplak Göz (Dar görüş) | 2D (Monitör) | 3D HD (Yüksek derinlik algısı) |
| Kan Kaybı | Yüksek | Düşük | Minimal (Çok düşük) |
| İdrar Kontrolü ve Sinir Koruma | Orta / Güç | İyi / Orta | Mükemmel (Hızlı ve Hassas) |
| Hastanede Kalış Süresi | 4 - 6 Gün | 2 - 3 Gün | 1 - 2 Gün |
| İyileşme / İş Başı | 4 - 6 Hafta | 2 - 3 Hafta | 1 Hafta |
Prostat kanseri cerrahisi sonrası en sık karşılaşılan iki endişe idrar kaçırma ve sertleşme (ereksiyon) sorunudur. Sinir koruyucu teknik, prostatın her iki yanından birer "eldiven" gibi geçen ve penise giden kan akışı ile sertleşme sinyallerini yöneten yapıların korunması prensibine dayanır.
Eğer tümör prostatın dışına taşmışsa veya bu sinir demetlerine çok yakınsa, onkolojik güvenlik adına sinirlerin bir kısmının veya tamamının feda edilmesi gerekebilir. Ancak T1 ve T2 gibi lokalize evrelerde, sinir koruyucu cerrahi hastanın ameliyat sonrası hayata adaptasyonunu dramatik şekilde hızlandırır.
Nörovasküler demet (NVB), prostatın her iki yanında, kapsülün hemen üzerinde yer alan damar ve sinir ağlarından oluşan kompleks bir yapıdır. Bu demetler, ereksiyonun gerçekleşmesini sağlayan kavernöz sinirleri barındırır.
Cerrahi sırasında bu demetlerin "soğuk diseksiyon" adı verilen, ısı hasarı yaratmayan (koter kullanmadan) yöntemlerle prostattan sıyrılması gerekir. Robotik ve laparoskopik cerrahinin sağladığı büyütme gücü, bu ayrımın "mikro-cerrahi" titizliğinde yapılmasını sağlar. Tek taraflı koruma fonksiyonel başarı şansını bir miktar korurken, çift taraflı tam koruma en yüksek başarı oranlarını sunar.
Sinir korumasının sadece cinsel fonksiyonlarla ilgili olduğu düşünülse de, aslında idrar kontrolü (kontinans) üzerinde de dolaylı etkileri vardır. NVB içindeki sinir lifleri, idrar tutmamızı sağlayan dış sfinkter yapısının anatomik stabilitesine ve duyusal beslenmesine yardımcı olur.
Ereksiyon: Sinirler korunsa bile, ameliyat sonrası doku ödemi ve sinirlerin "uyku modu" (nöropraksi) nedeniyle geçici bir ereksiyon kaybı yaşanabilir. Bu sürecin iyileşmesi 6 ile 18 ay arasında sürebilir.
İdrar Kontrolü: Sinir koruyucu teknik uygulanan hastalarda, idrar kontrolünün ameliyat sonrası 3. ve 6. aylarda çok daha hızlı sağlandığı bilimsel bir gerçektir.
Aşağıdaki tablo, sinir koruma düzeyinin ameliyat sonrası fonksiyonel iyileşme üzerindeki tahmini etkilerini (2026 yılı üro-onkoloji verilerine göre) özetlemektedir:
| Sinir Koruma Derecesi | İdrar Kontrolü (12. Ay) | Ereksiyon Başarısı (12. Ay) | İyileşme Hızı |
|---|---|---|---|
| Tam Koruma (Bilateral) | %95 - %98 | %70 - %85 | Çok Hızlı |
| Kısmi Koruma (Parsiyel) | %90 - %94 | %40 - %60 | Orta |
| Tek Taraflı Koruma | %85 - %90 | %30 - %50 | Orta / Yavaş |
| Koruma Yok (Geniş Rezeksiyon) | %75 - %85 | %5 - %15 | Yavaş |
Not: Başarı oranları hastanın ameliyat öncesi performansına, yaşına ve eşlik eden hastalıklarına (diyabet vb.) göre değişkenlik gösterir.
A Life'ta Sağlığınız Özel vizyonumuzla, her cerrahi müdahalede onkolojik sınırları zorlamadan, sizin için en fonksiyonel ve güvenli rotayı çiziyoruz. Ameliyat sonrası dönemde sinirlerin "rehabilitasyonu" için uyguladığımız özel ilaç ve egzersiz protokolleri ile bu süreci en konforlu şekilde yönetiyoruz.
Ameliyat sonrası dönem, vücudun yeni anatomiye uyum sağladığı dinamik bir süreçtir. Robotik veya laparoskopik cerrahi sayesinde hastalarımız genellikle operasyondan sonraki 1. veya 2. günde taburcu olabilmektedir. Ancak gerçek iyileşme, dokuların mikroskobik düzeyde kaynaması ve sinirlerin "uyku modundan" uyanmasıyla aylar içinde tamamlanır.
Sonda çekildikten sonraki ilk günlerde idrar kaçırma (inkontinans) yaşanması beklenen bir durumdur. Bunun sebebi, prostatın çıkarılmasıyla birlikte idrar tutma mekanizmasının (sfinkter) bir miktar zayıflaması ve doku ödemidir.
Kegel Egzersizleri: İyileşmenin temel taşıdır. Pelvik taban kaslarını güçlendirerek, sfinkterin idrar tutma kapasitesini artırır. Ameliyat öncesi başlamanızı önerdiğimiz bu egzersizlere, sonda çekildikten sonra profesyonel bir takvimle devam etmeniz gerekir.
Biofeedback Takibi: 2026 teknolojisi ile Ankara yerleşkelerimizde, hastalarımızın doğru kas gruplarını çalıştırdığından emin olmak için dijital takip sistemleri kullanıyoruz.
Sinir koruyucu (nerve-sparing) teknik uygulanmış olsa dahi, cinsel fonksiyonların geri dönmesi zaman alır. Sinirlerin operasyon sırasındaki manipülasyona bağlı olarak "sessizleşmesi" (nöropraksi), peniste geçici bir sertleşme kaybına yol açabilir.
Erken Müdahale: "Kullan ya da kaybet" prensibi gereği, ameliyat sonrası 4. haftadan itibaren penil rehabilitasyona başlıyoruz.
İlaç ve Teknolojik Destek: Düşük dozlu günlük fosfodiesteraz-5 inhibitörleri veya vakum cihazları kullanarak penise giden kan akışını canlı tutuyoruz. Bu, sinir iyileşmesi tamamlandığında dokunun sağlıklı kalmasını sağlar.
Ameliyat sırasında mesane ve idrar yolunun birleştiği bölgenin (anastomoz) güvenli iyileşmesi için bir süre üretral sonda kullanılması zorunludur.
Süre: Genellikle 7 ila 14 gün arasında sonda tutulur.
Bakım: Sonda torbasının boşaltılması ve giriş bölgesinin temiz tutulması enfeksiyon riskini önler.
Yara Bakımı: Kapalı ameliyatlarda kesiler çok küçük olduğu için (0.5 - 1 cm) yara pansumanı minimaldir ve dikişler genellikle kendiliğinden erir.
Aşağıdaki tablo, 2026 yılı standartlarına göre hazırlanan standart bir iyileşme yol haritasıdır:
| Zaman Dilimi | Yapılacak İşlem / Beklenti | Klinik Hedef |
|---|---|---|
| 1. Hafta | Sonda çıkışı ve yara kontrolü. | İlk idrar kontrolü başlangıcı. |
| 2. - 4. Hafta | Hafif yürüyüşler ve masa başı işe dönüş. | Sosyal hayata adaptasyon ve fiziksel mobilizasyon. |
| 3. Ay | İlk PSA kontrolü ve Penil Rehabilitasyon başlangıcı. | Kanser kontrolü (Onkolojik başarı onayı). |
| 6. Ay | İdrar kontrolünün %90 oranında sağlanması. | Ped kullanımının sona ermesi ve tam kuruluk. |
| 9. - 12. Ay | Korunan sinirlerin tam uyanışı. | Cinsel fonksiyonların stabil geri kazanımı. |
| 12. Ay Sonrası | Yıllık PSA kontrolü ve ürolojik muayene rutini. | Tam kür ilanı ve uzun dönem takip protokolü. |
Prostat kanseri cerrahisi, cerrahın "vaka hacmi" ile başarının doğru orantılı olduğu bir alandır. Hastane seçiminize şu şekilde uyarlayabilirsiniz:
Deneyim: Cerrahın özellikle robotik ve laparoskopik radikal prostatektomi alanındaki toplam vaka sayısı incelenmelidir. Yıllık vaka hacmi yüksek olan cerrahlar, "sinir koruma" konusunda daha yüksek başarı oranlarına sahiptir.
Uzmanlık: Hekimin sadece üroloji değil, spesifik olarak Üro-Onkoloji alanındaki akademik çalışmaları ve sertifikasyonları (örneğin Avrupa Üroloji Derneği - EAU üyeliği) değerlendirilmelidir.
Otorite: Ameliyatın yapılacağı kurumun prostat kanseri konseylerine (Ürolog, Radyolog, Onkolog ortak toplantıları) sahip olması, kararın multidisipliner bir otoriteyle alındığını gösterir.
Güven: Pursaklar veya Etimesgut gibi lokasyonlardaki hastanelerin sunduğu ameliyat sonrası takip disiplini, başarı oranlarının şeffaf paylaşımı ve gerçek hasta geri bildirimleri güven endeksinizi belirlemelidir.
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 26 Ocak 2026 11:30
Yayınlanma Tarihi: 25 Nisan 2024 10:13
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
Radikal prostatektomi, kanserin prostat bezi dışına taşmadığı (Lokalize Prostat Kanseri) evrelerde uygulanan en etkili tedavi yöntemidir. Ameliyatın amacı, kanserli dokuyu vücuttan tamamen uzaklaştırarak hastaya tam şifa sağlamaktır. 2026 tıp protokollerine göre, Gleason skoru ve TNM evrelemesi (Örn: T2 N0 M0) dikkate alınarak, yaşam beklentisi 10 yılın üzerinde olan hastalar için altın standarttır.
Robotik cerrahi, açık ameliyatın aksine karın açılmadan, birkaç küçük delikten gerçekleştirilir. Cerrahın 3 boyutlu, yüksek çözünürlüklü görüntü altında çalışmasını sağlar. Robotik kolların insan bileğinden çok daha fazla hareket kabiliyetine sahip olması, prostatın etrafındaki milimetrik sinir ve damarların (sertleşmeyi ve idrar tutmayı sağlayan yapılar) çok daha hassas bir şekilde korunmasına imkan tanır.
Bu, hastaların en büyük endişesidir. Sinir Koruyucu (Nerve-Sparing) teknikler sayesinde, sertleşmeyi sağlayan damar-sinir paketleri korunursa, fonksiyonlar zamanla geri döner. İdrar kaçırma genellikle geçici bir durumdur ve ameliyat sonrası yapılacak "Kegel egzersizleri" ile kontrol altına alınır. 2026 yılı başarı oranlarımızda, hastaların %90'ından fazlası ilk birkaç ay içinde tam idrar kontrolüne kavuşmaktadır.
Eğer kanser dokusu sinir paketlerine çok yakınsa veya sinirlerin içine sızmışsa, kanserli doku bırakmamak adına sinirlerin bir kısmının alınması gerekebilir. Bu kararda ameliyat öncesi çekilen Multiparametrik Prostat MR ve PSMA PET-BT sonuçları belirleyicidir. Temel kuralımız; önce kanseri temizlemek, sonra fonksiyonları korumaktır.
Başarılı bir radikal prostatektomi sonrası vücutta prostat dokusu kalmadığı için PSA değerinin 0.1 ng/mL veya altında (tespit edilemez düzeyde) olması beklenir. Ameliyat sonrası 3, 6 ve 12. aylarda yapılan PSA takipleri, hastalığın nüks edip etmediğini anlamak için hayati önem taşır. PSA değerinin artış göstermesi, ek tedavilerin (radyoterapi vb.) planlanmasını gerektirebilir.
Robotik cerrahi olan hastalarımız genellikle 24 saat içinde ayağa kalkar. Sonda takılıyken günlük aktivitelerine devam edebilirler. Sonda çekildikten sonra ağır sporlar için 4-6 hafta beklenmesi önerilir. Beslenmede lifli gıdalara ağırlık verilmesi ve bol sıvı tüketilmesi iyileşmeyi hızlandırır.
2026 yılı maliyetleri; ameliyatın robotik, laparoskopik veya açık yöntemle yapılmasına, kullanılacak teknolojik sarf malzemelerine ve hastanede kalış süresine göre belirlenir. Ankara şubelerimizde uzman cerrahlarımızın yapacağı detaylı onkolojik değerlendirme ve size özel tedavi paketi hakkında güncel fiyat bilgisi almak için A Life Sağlık Grubu ile iletişime geçebilirsiniz.
Radikal prostatektomi sonrası prostat dokusu tamamen çıkarıldığı için PSA değerinin 0.2 ng/mL'nin altında (tercihen ölçülemeyecek düzeyde) olması beklenir. PSA değerinin bu sınırın üzerine çıkması "biyokimyasal nüks" açısından takip gerektirir.
Tümörün evresine ve cerrahi sınırların temizliğine bağlı olarak nüks riski değişir. Erken evrede yakalanmış ve cerrahi sınırı negatif vakalarda tam kür (iyileşme) oranı oldukça yüksektir.
Eğer patoloji sonucunda tümör prostat kapsülünü aşmışsa veya cerrahi sınırda kanser hücresi kalmışsa, cerrah ve onkolog ortak kararıyla "adjuvan" radyoterapi planlanabilir.
Sonda çekildikten sonraki ilk günlerde hafif kaçırmalar normaldir. Hastaların çoğu 3-6 ay içinde tam kontrolü sağlar. Kegel egzersizleri bu süreci hızlandırır.
En büyük avantaj, 10 kat büyütmeli 3D görüntü sayesinde ereksiyonu sağlayan sinirlerin daha iyi korunması ve daha az kan kaybıdır.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.