Laparoskopik böbrek taşı ameliyatı; karın bölgesinden açılan milimetrik deliklerden özel kamera ve cerrahi aletlerle girilerek, böbrek içindeki taşların kapalı yöntemle çıkarılması işlemidir. Geleneksel açık cerrahiye göre daha hızlı iyileşme sağlayan bu ileri teknik, özellikle taş kırma tedavisine yanıt vermeyen büyük hacimli taşların tedavisinde altın standarttır.
Bu yöntemde kullanılan yüksek çözünürlüklü görüntüleme sistemleri, cerrahın böbrek anatomisine ve taşın konumuna, en ufak bir çevre doku hasarı vermeden tam hakimiyet kurmasını sağlar. Karın duvarında büyük kesiler oluşturulmadığı için operasyon sonrası ağrı minimal düzeyde kalırken, hastaların sosyal ve profesyonel hayata dönüş süreleri dramatik şekilde kısalır. Özellikle kırılamayacak kadar sert veya anatomik olarak zor noktalarda yerleşen taşlarda, tek seansta sağladığı yüksek başarı oranıyla böbrek sağlığını korumada modern bir cerrahi kalkan görevi görür.
Böbrek taşı ameliyatı, idrar yollarında biriken ve doğal yollarla düşürülemeyen mineral kristallerinin cerrahi müdahale ile vücuttan uzaklaştırılması işlemidir. Günümüzde 5-7 mm’den büyük veya kanal tıkanıklığına yol açan taşlarda, hastanın konforunu maksimize eden kapalı cerrahi yöntemler "altın standart" olarak kabul edilmektedir.
Böbrek taşı tedavisinde günümüz tıbbı, "açık ameliyat" devrini kapatarak tamamen kapalı ve minimal invaziv yöntemlere odaklanmıştır. Hangi yöntemin seçileceği; taşın boyutu, sertliği ve böbreğin hangi odacığında yerleştiğine göre uzman hekimlerimiz tarafından belirlenir.
Laparoskopik cerrahi, özellikle 2 cm'den büyük ve kırılamayacak kadar sert taşlarda, taşı tek seferde bütün olarak çıkarmasıyla "maksimum temizlik" sağlar. PNL sırt bölgesinden girilen tünel tekniğiyle etkili bir çözüm sunarken, RIRS ise kesisiz bir konfor vaat eder. A Life Sağlık Grubu olarak amacımız, böbrek dokusuna en az zararı vererek hastamızı kalıcı sağlığına kavuşturmaktır.
| Özellik | Laparoskopik Cerrahi | PNL (Sırtın Delinmesi) | RIRS (Lazerle Kırma) |
|---|---|---|---|
| Kesi Yeri | Karın ön/yan bölgesinde 3 küçük delik. | Sırt bölgesinden açılan tek bir milimetrik delik. | Doğal idrar yolu (Kesisiz ve dikişsiz). |
| Taşın Çıkarılma Şekli | Taşın bütün olarak tek seferde çıkarılması. | Taşın kırılarak parça parça dışarı alınması. | Lazerle toz haline getirilerek idrarla dökülmesi. |
| Büyük Taşlarda Başarı | Çok Yüksek (%95+). | Yüksek; tek seansta temizleme kapasitesi. | Orta; taş büyüdükçe seans sayısı artabilir. |
| Kanama Riski | Minimal; damar kontrolü yüksektir. | Düşük / Orta seviyededir. | Çok Düşük; lazerin damar mühürleme etkisi. |
Böbrek taşı ameliyatı neden yapılır, böbreklerde oluşan ve kendiliğinden düşemeyecek kadar büyük veya çeşitli sorunlara yol açan taşların tedavisinde başvurulan bir yöntemdir. Ameliyatın gerekliliği, taşın boyutuna, konumuna, neden olduğu belirtilere ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirlenir. İşte böbrek taşı ameliyatının yapılma nedenleri:
Böbrek taşı ameliyatı, hastanın yaşam kalitesini artırmak, ağrıyı gidermek, enfeksiyonları önlemek ve böbrek fonksiyonlarını korumak için yapılır.
Böbrek taşı tedavisinde her hasta ve her taş aynı yaklaşımla tedavi edilemez. Bazı taşlar kırılabilecek kadar küçük veya yumuşakken, bazıları cerrahın doğrudan müdahalesini gerektirecek kadar karmaşık bir yapıya sahiptir. Laparoskopik böbrek taşı ameliyatı, özellikle geleneksel kapalı yöntemlerin (RIRS veya PNL) sınırlarını zorlayan vakalarda, yüksek başarı oranı ve doku koruyucu yaklaşımıyla öne çıkar.
Laparoskopik yöntemin cerraha sunduğu en büyük avantaj, böbrek anatomisine dışarıdan ama kapalı bir şekilde tam hakimiyet sağlamasıdır. Bu süreçte taşın konumuna göre iki temel teknik uygulanır:
Laparoskopik Pyelolitotomi: Taşın böbrek havuzunda (pelvis) olduğu durumlarda uygulanır. Böbrek havuzu titizlikle açılır ve taş bütün halinde dışarı alınır. Bu yöntem, özellikle taşın kırılarak parça bırakma riskinin yüksek olduğu büyük hacimli vakalarda idealdir.
Laparoskopik Nefrolitotomi: Taşın böbrek dokusu içinde daha derin bir noktada hapsolduğu durumlarda, doğrudan doku üzerinden yapılan müdahaledir. Yüksek çözünürlüklü kameralar sayesinde böbrek dokusuna en az zarar verecek mikro-kesilerle taşa ulaşılır.
Laparoskopik cerrahinin rakipsiz olduğu alanlardan biri, böbrek taşının altında yatan anatomik bir bozukluğun bulunmasıdır. Bazı hastalarda taş oluşumunun asıl nedeni, UPJ darlığı (Üreteropelvik Bileşke Darlığı) adı verilen, böbrek çıkışındaki doğuştan veya sonradan oluşan tıkanıklıktır.
RIRS veya PNL gibi yöntemler sadece taşı temizlerken, laparoskopi aynı operasyon süresinde hem taşın alınmasına hem de bu darlığın plastik cerrahiyle (pyeloplasti) onarılmasına olanak tanır. Bu durum hastayı iki ayrı ameliyat geçirme yükünden kurtarır ve böbrek fonksiyonlarının kalıcı olarak korunmasını sağlar.
A Life Sağlık Grubu üroloji biriminde, minimal invaziv cerrahiyi sadece bir teknik değil, bir "hasta konforu standardı" olarak görüyoruz. Özellikle 2 santimetreden büyük, ESWL (dışarıdan taş kırma) ile sonuç alınamayan veya böbrek anatomisinin zorlayıcı olduğu hastalarda laparoskopik yaklaşımı öncelikli olarak değerlendiriyoruz.
Amacımız; en karmaşık taşları bile böbrek dokusuna dokunmadan veya minimal temasla temizleyerek, hastamızı ağrısız ve hızlı bir iyileşme süreciyle sosyal hayatına geri kazandırmaktır. Ankara yerleşkelerimizdeki uzman kadromuz, laparoskopik cerrahinin sunduğu bu "mikroskobik hassasiyeti" binlerce vaka tecrübesiyle harmanlayarak başarıya dönüştürmektedir.
Böbrek taşı ameliyatı nasıl yapılır, taşın boyutuna, konumuna ve hastanın durumuna göre farklı yöntemlerle yapılabilir.
Yaygın olarak kullanılan yöntemler şunlardır:
Vücut Dışı Şok Dalga Litotripsi (ESWL)
Laparoskopik veya Robotik Cerrahi:
Laparoskopik böbrek taşı ameliyatı, cerrahın el becerisini yüksek teknolojili "akıllı cerrahi el aletleri" ile birleştirdiği, milimetrik hassasiyet gerektiren bir süreçtir. Geleneksel açık cerrahinin aksine, dokulara asgari düzeyde dokunarak maksimum temizlik sağlayan bu operasyon, belirli teknik aşamalardan oluşur.
Operasyon, hastanın güvenliğini ve cerrahi başarısını optimize eden sistematik bir takvimle ilerler:
Pozisyon ve Anestezi: Hasta, böbreğin konumuna göre yan veya sırt üstü pozisyona alınır. Genel anestezi altında, vücut tamamen hareketsiz ve ağrısız bir konuma getirilir.
Trokar Yerleşimi ve Kamera Girişi: Karın bölgesinde açılan milimetrik deliklerden "trokar" adı verilen kanüller yerleştirilir. İlk kanülden içeriye karbondioksit gazı verilerek karın içi şişirilir; bu, cerrah için güvenli bir çalışma alanı oluşturur.
Görüntüleme ve Keşif: Yüksek çözünürlüklü (4K veya HD) laparoskopik kamera içeriye gönderilir. Böbrek ve çevre dokular, ameliyathane ekranına devasa büyüklükte ve netlikte yansıtılır.
Diseksiyon ve Taşa Erişim: Cerrah, böbrek havuzuna (pelvis) ulaşmak için dokuları milimetrik hareketlerle birbirinden ayırır (disseksiyon).
Laparoskopik cerrahide kullanılan aletler, cerrahın parmak hareketlerini vücut içinde 360 dereceye varan manevra kabiliyetiyle taklit eder:
Artiküle Edilebilir Grasperlar: Dokuları tutmak ve geri çekmek için kullanılan bu aletler, doku hasarını önleyen özel yüzey yapılarına sahiptir.
Laparoskopik Makaslar ve Disektörler: Damar ve sinir yapılarını koruyarak böbrek dokusunu veya havuzunu açmak için kullanılır. Isı enerjisi (elektrokoter) kullanarak kanamayı anında durdurma özelliğine sahiptirler.
Endo-Bag (Cerrahi Torba): Böbrek içinden bütün halde çıkarılan taşlar, karın içinden dışarı alınırken dokulara sürtünmemesi için bu özel torbaların içine yerleştirilir. Bu sayede enfeksiyon riski ve taş parçalarının içeride kalma olasılığı ortadan kalkar.
Ameliyat süresince böbrek dokusuna giden kan akımı ve idrar yollarının bütünlüğü sürekli kontrol edilir. Taş çıkarıldıktan sonra açılan böbrek havuzu, çok ince ve emilebilir dikişlerle tekrar kapatılır. A Life Sağlık Grubu’nun deneyimli cerrahları, bu süreci "mikro-cerrahi" disipliniyle yöneterek böbrek fonksiyonlarının maksimum düzeyde korunmasını sağlar.
Böbrek taşı ameliyatı riskleri, taşın boyutuna, konumuna ve kullanılan yönteme bağlı olarak çeşitli riskler taşır.
İşte yaygın riskler:
Genel Riskler (Tüm Ameliyat Türleri İçin):
Özel Riskler (Ameliyat Türüne Göre):
Laparoskopik böbrek taşı ameliyatının en büyük motivasyon kaynağı, hastanın "açık cerrahi travması" yaşamadan, hızla eski sağlığına kavuşabilmesidir. Geleneksel yöntemlerde haftalar süren yatak istirahati, bu modern teknik sayesinde yerini sadece birkaç günlük kontrollü bir dinlenme sürecine bırakır. Hastalarımızın en merak ettiği "Ne zaman işe dönerim?" sorusunun yanıtı, genellikle operasyondan sonraki 1. haftanın sonudur.
Ameliyat bittikten ve anestezi etkisi geçtikten yaklaşık 4-6 saat sonra, hastalarımızı hemşire gözetiminde ayağa kaldırıyoruz. Erken mobilizasyon, kan dolaşımını hızlandırarak akciğerlerin açılmasını sağlar ve bağırsak hareketlerini başlatır. İlk 24 saatte hafif sızlamalar normaldir ve bunlar basit ağrı kesicilerle kolayca yönetilir. Genellikle operasyonun ertesi günü (2. gün), hastalarımızın drenleri çekilir ve ev konforunda dinlenmeleri için taburculuk işlemleri tamamlanır.
Kapalı cerrahinin sağladığı "minimal invaziv" avantaj, dikiş yerlerinin hızla kapanmasını sağlar.
İlk 3 Gün: Ev içinde aktif olunmalı, ancak ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmalıdır.
1. Hafta: Masa başı işlerde çalışan hastalarımız genellikle 7 gün içinde profesyonel hayatlarına dönebilirler.
Fiziksel Aktivite: Spor ve ağır kaldırma gibi eylemler için cerrahın onayıyla 4 hafta beklenmesi önerilir.
Operasyon sırasında üreter yolunun açık kalması ve idrar akışının kesintisiz devam etmesi için yerleştirilen Double-J (DJ) stenti, iyileşme sürecinin gizli kahramanıdır. Bu stent, böbrekteki ödemin idrar yolunu tıkamasını engeller.
Çıkarılma Süresi: Stent, hastanın durumuna ve iyileşme hızına bağlı olarak genellikle ameliyattan 2 ila 4 hafta sonra poliklinik şartlarında, lokal anestezi ile sadece birkaç dakikada çıkarılır.
Hissiyat: Stent varken idrarda hafif yanma veya kasıkta dolgunluk hissi normaldir; bu durum stent çıkarıldığında tamamen kaybolur.
Böbreklerinizin "temizlik" aşamasında en büyük yardımcısı sudur. Operasyon sonrası günde en az 2.5 - 3 litre sıvı tüketimi, hem içerideki mikroskobik kristallerin atılmasını sağlar hem de olası enfeksiyon riskini minimize eder. Beslenmede ise lifli gıdalar tercih edilerek kabızlıktan kaçınılmalıdır; zira ıkınma eylemi iç dikiş bölgelerinde baskı oluşturabilir.
A Life Sağlık Grubu olarak, Ankara’daki yerleşkelerimizde operasyon sonrası takip sürecinizi titizlikle yönetiyor, her adımda yanınızda oluyoruz.
Böbrek taşları, Başkent’in sert su yapısı ve beslenme alışkanlıkları nedeniyle Ankara’da oldukça sık rastlanan bir ürolojik sorundur. "Böbrek taşı ameliyatı" veya "Ankara üroloji uzmanı" araştırması yapan hastalar için en önemli kriterler; cerrahi tecrübe, hastanenin teknolojik donanımı ve tedavi sonrası hızlı iyileşme imkanıdır. A Life Sağlık Grubu, Ankara’nın stratejik noktalarındaki tam teşekküllü hastaneleriyle, kapalı böbrek taşı cerrahisinde bölgenin referans merkezi konumundadır.
A Life Sağlık Grubu olarak, hastalarımızın şehir merkezindeki trafik ve yoğunluğa girmeden, modern tıbbın en ileri tekniklerine ulaşmasını sağlıyoruz:
Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ Yerleşkelerimiz: Bu şubelerimizde bulunan üroloji üniteleri, laparoskopik ve endoskopik sistemlerin en güncel versiyonlarına ev sahipliği yapmaktadır. Ankara’nın gelişen bu bölgelerinde, hastalarımız konforlu ve butik bir hastane deneyimiyle sağlıklarına kavuşabilmektedir.
Üroloji kliniklerimizde, "böbrek koruyucu cerrahi" felsefesiyle hareket ederek hastalarımızı açık ameliyat risklerinden tamamen uzaklaştırıyoruz:
Uzman Üroloji Kadrosu: Hekimlerimiz, laparoskopik cerrahi ve lazer teknolojileri konusunda binlerce vaka tecrübesine sahip olup, uluslararası cerrahi protokolleri milimetrik hassasiyetle uygulamaktadır.
Minimal İnvaziv Konforu: Ameliyatlarımızı milimetrik deliklerden gerçekleştirerek, hastalarımızın estetik kaygılarını ve ağrı riskini minimize ediyoruz. Ankara’daki hastanelerimizde sunduğumuz bu yöntemle, hastalarımızı genellikle operasyondan 24 saat sonra taburcu edebiliyoruz.
Multidisipliner Takip: Sadece taşı çıkarmakla kalmıyor; taşın kimyasal analizini yaparak tekrar oluşmasını engelleyecek beslenme ve yaşam tarzı danışmanlığıyla bütüncül bir hizmet sunuyoruz.
A Life Sağlık Grubu olarak, Ankara’da ürolojik sağlığın güvenilir adresi olmayı sürdürüyoruz. "Sağlığınız İçin Yaşam Boyu Güven" mottomuzu, sağlığına kavuşan her hastamızın mutluluğuyla perçinliyoruz.
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 27 Ocak 2026 12:28
Yayınlanma Tarihi: 21 Eylül 2024 00:47
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
Operasyon genellikle taşın büyüklüğüne ve anatomik zorluğuna bağlı olarak 1.5 ile 2.5 saat arasında tamamlanmaktadır. Eğer işlemle birlikte böbrek kanalı darlığı onarımı (pyeloplasti) da yapılacaksa süre biraz daha uzayabilmektedir.
İşlem 0.5 cm ile 1 cm arasındaki çok küçük deliklerden yapıldığı için iyileşme tamamlandığında fark edilebilir büyük bir cerrahi iz kalmaz. Bu durum, klasik açık ameliyatlardaki 15-20 cm'lik büyük kesi izlerine kıyasla estetik açıdan mükemmel sonuçlar sunar.
Laparoskopide taş genellikle kırılmadan bütün olarak çıkarıldığı için böbrek içinde toz veya parça kalma riski çok daha düşüktür. Ayrıca eşlik eden anatomik bozukluklar (darlık vb.) aynı operasyonla cerrahi olarak düzeltilebilmektedir.
Ameliyat sırasında idrar akışını korumak için yerleştirilen Double-J stentler, genellikle operasyondan 2 ile 4 hafta sonra poliklinik şartlarında, lokal uyuşturma ile dakikalar içinde çıkarılır.
Cerrahi yöntem mevcut taşları tamamen temizlese de, hastanın metabolik yapısı ve beslenme alışkanlıkları değişmedikçe yeni taş oluşma riski her zaman mevcuttur. Bu nedenle işlem sonrası taş analizi yapılarak kişiye özel diyet programı oluşturulması hayati önem taşır.
Büyük bir kas kesisi yapılmadığı için açık ameliyatlara kıyasla ağrı %80-90 oranında daha azdır ve basit ağrı kesicilerle kolayca yönetilebilir. Hastalar genellikle ameliyatın ertesi günü yardımsız yürüyebilir hale gelirler.
Genel anestezi almasında sakınca olmayan her yaştaki hastaya, çocuklardan yaşlılara kadar laparoskopik taş cerrahisi güvenle uygulanabilir. Minimal invaziv yapısı sayesinde ileri yaştaki hastalarda iyileşme konforu sağlar.
Ameliyattan 48-72 saat sonra, yara yerleri su geçirmez bantlarla kapatılarak duş alınabilir; ancak ağır sporlar ve karın kaslarını zorlayan aktiviteler için en az 4 hafta beklenmesi önerilir.
Ankara'da ileri laparoskopik cerrahi donanımı ve uzman üroloji kadrosuyla A Life Sağlık Grubu'nun Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ lokasyonlarında kapalı böbrek taşı ameliyatları başarıyla gerçekleştirilmektedir. Başkentteki merkezlerimizde, hastalarımıza uluslararası standartlarda cerrahi teknoloji ve hızlı iyileşme protokolleri sunulmaktadır.
2026 yılı Ankara kapalı taş ameliyatı maliyetleri; taşın hacmine, kullanılan sarf malzemelere ve hastanın sigorta kapsamına göre değişkenlik göstermektedir. A Life Sağlık Grubu bünyesinde SGK anlaşmalı olarak veya özel sağlık sigortası avantajlarıyla bu hizmet sunulmakta olup, güncel maliyet detayları için Ankara çağrı merkezimizden bilgi alabilirsiniz.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.