Wedge rezeksiyon, bir organdaki tümörlü veya hasarlı dokunun, çevresindeki çok az miktarda sağlıklı dokuyla birlikte kama şeklinde cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Organın fonksiyonel yapısını maksimum düzeyde koruyan bu koruyucu cerrahi yöntem; wedge rezeksiyon ne demek sorusunun cevabı olarak "dokunun anatomik sınırlarını bozmadan yapılan minimal rezeksiyon" şeklinde tanımlanır.
Modern cerrahi yaklaşımlar, hastalıklı dokuyu vücuttan uzaklaştırırken sağlam dokuyu korumayı hedefler. Wedge rezeksiyon, özellikle akciğer, mide ve karaciğer gibi hayati organlarda doku kaybını minimize etmek için kullanılır. İsmini, dokunun "wedge" (kama/üçgen) şeklinde çıkarılmasından alan bu yöntem, büyük bir lobun veya organın tamamının alınması yerine sadece sorunlu bölgeye odaklanır.
Cerrahi sınırların hassas bir şekilde belirlendiği bu yöntem, farklı disiplinlerde kritik öneme sahiptir:
Akciğer Cerrahisi: Akciğerin periferik (dış) kısımlarında yer alan küçük nodüllerin veya erken evre tümörlerin çıkarılmasında sıklıkla tercih edilir. Özellikle solunum kapasitesi sınırlı olan hastalarda akciğer fonksiyonlarını korumak için hayati önem taşır.
Mide ve Gastrointestinal Sistem: Mide duvarındaki küçük tümörlerin (örneğin GİST - Gastrointestinal Stromal Tümörler) temizlenmesinde wedge tekniği ile midenin anatomik bütünlüğü korunur.
Jinekolojik Cerrahi: Yumurtalık dokusunda yer alan kistlerin veya şüpheli odakların, yumurtalık rezervine zarar vermeden alınmasında kullanılır.
A Life Sağlık Grubu cerrahi birimlerinde, wedge rezeksiyon işlemleri genellikle VATS (Kapalı Akciğer Ameliyatı) veya laparoskopik yöntemlerle gerçekleştirilir. Küçük kesiler üzerinden ilerleyen bu teknoloji sayesinde:
Ameliyat sonrası ağrı belirgin şekilde azalır.
Hastaların hastanede kalış süresi kısalır.
Organ kaybı yaşanmadığı için hastanın yaşam kalitesi operasyon öncesindeki seviyesine hızla döner.
Kritik Not: Wedge rezeksiyon, özellikle düşük dereceli tümörlerde ve yayılım göstermemiş nodüllerde, hem kanser kontrolü sağlar hem de vücudun fizyolojik dengesini bozmadan tedavi imkanı sunar.
Akciğerlerde saptanan küçük çaplı nodüller veya şüpheli kitleler söz konusu olduğunda, modern tıp "en az doku kaybı, en yüksek başarı" prensibiyle hareket eder. Akciğer wedge rezeksiyon, akciğer dokusunun periferik (dış) kısmında yer alan bu lezyonların, kama şeklinde bir parça çıkarılarak temizlenmesi işlemidir. Günümüzde bu operasyonun altın standardı, halk arasında "kapalı akciğer ameliyatı" olarak bilinen VATS (Video-Assisted Thoracoscopic Surgery) veya diğer adıyla videotorakoskopik cerrahi yöntemidir.
Geleneksel akciğer ameliyatlarında (torakotomi), göğüs kafesinde geniş bir kesi açılır ve kaburgalar ekartör yardımıyla ayrılarak operasyon sahasına ulaşılırdı. Bu yöntem, ameliyat sonrası ciddi ağrılara ve uzun iyileşme sürelerine neden olabiliyordu. VATS wedge rezeksiyon ise bu zorlukları ortadan kaldıran ileri bir teknolojidir.
Uygulama Şekli: Göğüs duvarında sadece 2-3 cm’lik 1 ila 3 adet küçük delik (port) açılır.
Görüntüleme: Bu deliklerden birinden içeriye yüksek çözünürlüklü bir kamera (torakoskop) yerleştirilir. Cerrah, akciğerin iç yapısını dev ekranlarda 4K çözünürlükte ve büyüterek izler.
Cerrahi Hassasiyet: Diğer deliklerden yerleştirilen özel mikro-cerrahi aletler ve dokuyu hem kesip hem de otomatik olarak diken (stapler) cihazlar ile wedge rezeksiyon işlemi milimetrik hassasiyetle tamamlanır.
Bu yöntem, sadece bir tedavi değil, aynı zamanda hayati bir teşhis aracıdır. Özellikle şu durumlarda öncelikli olarak tercih edilir:
Tekil Akciğer Nodülleri: Akciğer kanseri riski taşıyan ancak biyopsi ile ulaşılamayan küçük nodüllerin teşhisi için nodülün tamamı wedge rezeksiyon ile çıkarılır.
Erken Evre Akciğer Kanseri: Bazı vakalarda, tümör çok küçükse ve hastanın genel durumu tüm akciğer lobunun alınmasına (lobektomi) izin vermiyorsa, wedge rezeksiyon hayat kurtarıcı bir alternatiftir.
Metastaz Cerrahisi: Başka bir organdan akciğere sıçramış sınırlı sayıdaki tümörlerin temizlenmesinde kullanılır.
Tanısal Biyopsi: İnterstisyel akciğer hastalıklarının kesin tanısı için doku örneği alınması gerektiğinde başvurulur.
A Life Sağlık Grubu Göğüs Cerrahisi birimlerinde, günümüz tıp teknolojisinin en son imkanları olan 4K görüntüleme sistemleri ve yeni nesil doku stapler cihazları kullanılmaktadır. Ankara’daki (Etimesgut, Pursaklar, Altındağ) yerleşkelerimizde sunduğumuz videotorakoskopi wedge rezeksiyon hizmetiyle;
Ameliyat sonrası ağrı, geleneksel yönteme göre %80 oranında daha azdır.
Hastalarımız genellikle ameliyattan sonraki 2. veya 3. günde taburcu olabilirler.
Küçük kesiler sayesinde enfeksiyon riski minimize edilir ve estetik açıdan neredeyse hiç iz kalmaz.
Göğüs cerrahisi ekibimiz, her hastayı multidisipliner bir yaklaşımla değerlendirerek, akciğer kapasitesini en üst düzeyde koruyacak "koruyucu cerrahi" planlamasını kişiye özel olarak yapmaktadır.
Akciğer cerrahisinde yöntemin seçimi, tümörün evresi kadar hastanın mevcut solunum kapasitesine de bağlıdır. Wedge rezeksiyon, doku koruyucu (parenchyma-sparing) bir yaklaşım sunarak sağlam akciğer hacmini maksimize ederken; lobektomi, tümörün bulunduğu lobun anatomik olarak tamamen çıkarılmasını ve lenf nodu temizliğini hedefler.
Aşağıdaki tablo, bu iki cerrahi yöntem arasındaki temel farkları teknik açıdan özetlemektedir:
| Özellik | Wedge Rezeksiyon | Lobektomi |
|---|---|---|
| Çıkarılan Doku | Küçük bir alan | Akciğerin bir lobu |
| Solunum Kapasitesi | Maksimum Korunur | Hafif Azalma |
| İyileşme | Çok Hızlı (2-4 Gün) | Standart (5-10 Gün) |
| Teknik | Genellikle VATS | Açık veya Kapalı |
Günümüz cerrahi standartlarında, özellikle periferik yerleşimli ve 2 cm'den küçük "buzlu cam" (GGO) görünümlü nodüllerde, hastanın yaşam kalitesini korumak adına wedge rezeksiyon öncelikli bir seçenek haline gelmiştir. Ancak, santral yerleşimli veya lenf nodu tutulumu şüphesi olan vakalarda onkolojik güvenliği sağlamak için lobektomi halen "altın standart" kabul edilir.
Wedge rezeksiyon tekniği, sadece akciğer cerrahisi ile sınırlı kalmayıp, genel cerrahi ve jinekoloji gibi branşlarda da "organ koruyucu cerrahi" felsefesinin temel taşını oluşturur. Bir organın tamamını veya büyük bir kısmını feda etmek yerine, sadece sorunlu bölgeyi çevreleyen minimal sağlam doku ile birlikte çıkarmak, hastanın operasyon sonrası fizyolojik dengesini korumasını sağlar. Özellikle mide ve yumurtalık (over) operasyonlarında bu teknik, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir başarı sunar.
Mide duvarında yerleşen kitlelerin tedavisinde, kitlenin türü ve büyüme yönü cerrahi yöntemi belirler. Mide wedge rezeksiyon, özellikle midenin dışına doğru büyüme eğilimi gösteren ve Gastrointestinal Stromal Tümör (GİST) olarak adlandırılan kitlelerin çıkarılmasında "altın standart" kabul edilir.
Neden Wedge Rezeksiyon? Geleneksel mide ameliyatlarında midenin yarısı veya tamamı alınırken (gastrektomi), wedge tekniğinde sadece tümörün olduğu "kama" şeklinde küçük bir bölüm çıkarılır.
Midenin Fonksiyonel Kapasitesi: Bu yöntem sayesinde midenin hacmi ve sindirim fonksiyonları neredeyse tamamen korunur. Hasta, ameliyat sonrası beslenme kısıtlaması yaşamadan normal hayatına dönebilir.
Laparoskopik Konfor: A Life Sağlık Grubu'nun genel cerrahi birimlerinde bu işlem, genellikle birkaç küçük delikten girilerek yapılan laparoskopik mide wedge rezeksiyon tekniği ile gerçekleştirilir. Bu da dikiş izini minimize ederken iyileşmeyi hızlandırır.
Jinekoloji pratiğinde yumurtalık dokusunun korunması, özellikle çocuk sahibi olmayı planlayan kadınlar ve hormonal denge için hayati önem taşır. Over wedge rezeksiyon nedir sorusunun cevabı, yumurtalıktaki şüpheli bir kitlenin veya yapısal bozukluğun, sağlıklı yumurta rezervine zarar vermeden çıkarılması işlemidir.
Kist ve Kitle Tedavisi: Yumurtalık yüzeyinde yer alan ancak tüm yumurtalığın alınmasını gerektirmeyen kistlerin veya sınırda (borderline) tümörlerin tedavisinde doku kaybını önler.
Polikistik Over Sendromu (PKOS): Günümüzde medikal tedaviler öncelikli olsa da, ilaç tedavisine dirençli nadir PKOS vakalarında, yumurtalıktaki kalınlaşmış kapsülün wedge rezeksiyon ile inceltilmesi, yumurtlama fonksiyonunun geri kazanılmasına yardımcı olabilir.
Doğurganlığın Korunması: Bu yöntemin en büyük avantajı, over rezervini (yumurta sayısını) maksimum düzeyde korumasıdır. Bu sayede hastanın hem doğurganlık yeteneği hem de erken menopoz riski kontrol altında tutulur.
Wedge rezeksiyon ameliyatı sonrası iyileşme süreci, özellikle kapalı (VATS veya Laparoskopik) tekniklerin kullanılması sayesinde oldukça konforlu ve hızlıdır. Hastalar genellikle operasyondan sonraki 48 saat içinde taburcu edilir ve yaklaşık 1 hafta içerisinde günlük rutinlerine, hafif iş tempolarına dönebilirler. Bu hızın temel nedeni, büyük kas kesileri yerine sadece birkaç santimetrelik port deliklerinden işlemin tamamlanmasıdır.
Operasyonun hemen ardından iyileşmenin anahtarı "hareket" etmektir. Cerrahi sonrası ilk saatler, komplikasyon riskini sıfıra indirmek adına kritiktir:
Erken Yürüyüş (Mobilizasyon): Ameliyattan sonraki 4. ve 6. saatler arasında, refakatçi eşliğinde yapılan ilk kısa yürüyüşler kan dolaşımını hızlandırır ve emboli (pıhtı) riskini önler.
Derin Nefes Egzersizleri: Akciğer wedge rezeksiyonu sonrası, sönen akciğer dokusunun tekrar tam kapasiteyle açılması için triflo (nefes egzersiz cihazı) kullanımı ve öksürme egzersizleri hayati önem taşır.
Dren Takibi: Akciğer vakalarında göğüs boşluğundaki hava ve sıvıyı tahliye eden bir "göğüs dreni" bulunur. Bu dren, akciğerin tam genişlediği ve hava kaçağının durduğu teyit edildiğinde (genellikle 24-48. saatte) cerrah tarafından kolayca çıkarılır.
Kapalı yöntemle yapılan rezeksiyonlarda yara bakımı oldukça basittir. Kesi yerleri küçük olduğu için enfeksiyon riski düşüktür:
Duş ve Hijyen: Dren çekildikten 24-48 saat sonra, dikiş yerlerini zorlamadan ılık duş alınabilir. Kesilerin kendiliğinden eriyen dikişlerle kapatılması, dikiş aldırma stresini ortadan kaldırır.
Ağrı Yönetimi: Modern ağrı kesiciler ve minimal invaziv giriş yolları sayesinde, hastalar genellikle sadece hafif bir gerginlik hissederler.
Fiziksel Aktiviteler: İlk 2 hafta ağır kaldırmaktan ve ağır sporlardan kaçınılmalıdır. Ancak kısa yürüyüşler ve masa başı işlere dönüş için 7 gün yeterli bir süredir.
Ankara, hem yurt içinden hem de yurt dışından gelen hastalar için ileri cerrahi tekniklerin ve doku koruyucu yaklaşımların merkezi konumundadır. "Ankara akciğer nodül ameliyatı" veya "Ankara kapalı mide cerrahisi" araştırması yapan hastalar için cerrahi başarı kadar, hastanenin teknolojik altyapısı ve ameliyat sonrası sağladığı kapsamlı takip süreci hayati önem taşır. A Life Sağlık Grubu, Başkent’in üç stratejik bölgesinde, wedge rezeksiyon (kama rezeksiyon) konusunda uzmanlaşmış kadrosuyla hizmet vermektedir.
Neden A Life Sağlık Grubu’nu Tercih Etmelisiniz?
Wedge rezeksiyon, "az doku kaybı ile çok iş yapma" sanatıdır. A Life Sağlık Grubu’nu Ankara’daki diğer merkezlerden ayıran temel değerler şunlardır:
Organ Koruyucu Felsefe: Amacımız sadece kitleyi çıkarmak değil, akciğer, mide veya yumurtalık dokusunu maksimum düzeyde koruyarak hastanın yaşam kalitesini operasyon öncesindeki seviyede tutmaktır.
İleri Minimal İnvaziv Teknikler: Ameliyatlarımızın büyük çoğunluğunu günümüz tıp teknolojisi olan 4K kameralı kapalı yöntemlerle (VATS/Laparoskopi) gerçekleştiriyoruz.
Hızlı Patoloji (Frozen Section) Desteği: Ameliyat esnasında çıkarılan parçanın sınırlarını anında kontrol eden patoloji desteğimiz sayesinde, tümörün tamamen temizlendiğinden emin olarak operasyonu sonlandırıyoruz.
Bütünsel Takip: Cerrahi sonrasında hastalarımızın solunum terapileri ve beslenme düzenleri uzman ekiplerimiz tarafından titizlikle planlanır.
Sağlığınızı Ertelemeyin: Akciğerdeki bir nodül veya midedeki bir kitle, wedge rezeksiyon gibi koruyucu bir yöntemle organ kaybı yaşanmadan tedavi edilebilir. Ankara’nın güvenilir sağlık markası A Life ile iletişime geçerek, modern cerrahinin sunduğu avantajlardan yararlanabilirsiniz.
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 29 Ocak 2026 16:11
Yayınlanma Tarihi: 23 Kasım 2024 17:09
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
Wedge rezeksiyon, hastalıklı dokunun kama şeklinde çıkarılması işlemidir ve özellikle erken evre kitlelerde veya metastazlarda tek başına küratif (iyileştirici) bir tedavi seçeneği olarak kabul edilir. Ameliyatın başarısı, kitlenin boyutu ve patolojik özelliklerine göre cerrah tarafından değerlendirilen geniş güvenlik sınırlarıyla desteklenir.
Akciğer wedge rezeksiyon, kitlenin konumuna ve VATS teknolojisinin kullanımına bağlı olarak genellikle 45 ile 90 dakika arasında tamamlanan kısa ve konforlu bir prosedürdür. Minimal invaziv (kapalı) yöntemle yapıldığında doku hasarı çok az olduğu için hastalar operasyondan sonra ciddi bir ağrı hissetmezler.
VATS wedge rezeksiyon, kaburgaların arasını ayırmadan sadece küçük deliklerden yapıldığı için ameliyat sonrası yara enfeksiyonu riskini düşürür ve hastanede yatış süresini kısaltır. Ayrıca bu yöntem, büyük cerrahi izler bırakmadığı için estetik açıdan da hastalar tarafından sıkça tercih edilen bir cerrahi yaklaşımdır.
Mide wedge rezeksiyon, mide duvarında gelişen ve çevre organlara yayılmamış olan küçük tümörlerin (özellikle GİST vakalarının) midenin sindirim fonksiyonunu bozmadan temizlenmesi için tercih edilir. Bu işlem sayesinde midenin büyük bir kısmını almak yerine sadece hastalıklı bölge temizlenerek hastanın beslenme konforu korunur.
Over wedge rezeksiyon, yumurtalıktaki şüpheli kitlelerin sağlıklı yumurtalık dokusuna zarar vermeden çıkarılması işlemidir ve genellikle üreme sağlığını (fertiliteyi) korumak amacıyla hassas bir teknikle gerçekleştirilir. Yumurtalık rezervini maksimum düzeyde koruyan bu yöntem, özellikle genç yaş grubu hastalar için hayati öneme sahiptir.
Wedge rezeksiyon organın büyük bir kısmını koruduğu için lobektomiye kıyasla solunum kapasitesi üzerinde neredeyse hiç olumsuz etki yaratmaz. Hastalar ameliyat sonrası kısa bir dinlenme sürecinin ardından, akciğer hacimlerinde ciddi bir kayıp yaşamadan eski efor kapasitelerine kolayca kavuşabilirler.
Rezeksiyon ile çıkarılan dokular patolojik incelemeye gönderilir ve kesin sonuçlar genellikle 5 ile 7 iş günü içinde raporlanır. Eğer ameliyat sırasında "frozen" adı verilen hızlı patolojik inceleme yapılırsa, kitlenin karakteri hakkında operasyon anında bile cerraha kritik bilgi sunulabilir.
Doğru hasta seçimi ve cerrahi sınırların temiz olması durumunda nüks (tekrar etme) riski oldukça düşüktür. Cerrahınız, kitlenin tipine göre operasyon sonrasında düzenli radyolojik kontrollerle süreci takip ederek uzun dönemli iyileşmeyi garanti altına alır.
Ankara'da ileri VATS teknolojisine ve uzman genel cerrahi/göğüs cerrahisi kadrosuna sahip A Life Sağlık Grubu'nun Etimesgut, Pursaklar ve Altındağ lokasyonlarında bu operasyonlar başarıyla gerçekleştirilmektedir. Başkentteki merkezlerimizde, hastalarımıza uluslararası cerrahi standartlarda konforlu, hızlı ve organ koruyucu tedavi seçenekleri sunulmaktadır.
Ankara'daki merkezlerimizde SGK anlaşmalı olarak veya özel sağlık sigortası avantajlarıyla wedge rezeksiyon hizmeti sunulmaktadır. Operasyonun türüne, kullanılacak teknolojiye ve hastanede kalış süresine göre belirlenen güncel maliyet detayları için Ankara çağrı merkezimiz üzerinden bizlere ulaşabilirsiniz.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.