Düşük Göz Kapağı Ameliyatı (Ptosis)

Düşük Göz Kapağı Ameliyatı (Ptozis) Nedir?

Tıbbi terminolojide Ptozis (Blefaroptozis), üst göz kapağı kenarının normal seviyesinden (genellikle korneanın üst kenarının 1-2 mm altından) daha aşağıda konumlanmasıdır. Bu durum, cildin sarkmasıyla oluşan "dermatoşalazis" (fazla deri) tablosundan tamamen farklıdır. Ptozis, göz kapağını yukarı kaldıran mekanizmanın doğrudan yetersizliğidir.

Ptozis ameliyatı, bu mekanizmanın cerrahi olarak kısaltılması, güçlendirilmesi veya askılanması işlemidir. Ameliyatın birincil amacı, göz kapağı kenarını pupilla (göz bebeği) ekseninin üzerine çıkararak görme alanını açmak ve iki kapak arasındaki simetriyi sağlamaktır. Doğumsal (konjenital) olabileceği gibi, yaşlanma, travma veya kontakt lens kullanımına bağlı olarak kasın yerinden ayrılması (aponevrotik ptozis) sonucu da gelişebilir.

Göz Kapağı Anatomisi ve Levator Kası Mekanizması

Üst göz kapağının dinamik hareketini sağlayan ana motor güç, Musculus Levator Palpebrae Superioris (Levator kası) yapısıdır. Bu kas, orbitanın (göz çukuru) derinliklerinden başlar ve göz kapağının iskeletini oluşturan tarsal plak adı verilen sert dokuya tutunur.

Levator kası, göz açma eyleminin yaklaşık 15-18 mm'lik dikey hareketinden sorumludur. Kasın tarsal plağa tutunduğu yer olan "aponevroz" bölgesi zamanla gevşediğinde veya ayrıldığında, kasın gücü kapağa tam olarak iletilemez. Bu durum, arabanın gaz pedalına basılmasına rağmen vitesin boşa geçmesi gibi bir etki yaratır; beyin kası kassa da kapak yukarı kalkmaz. Ek olarak, sempatik sinir sistemiyle kontrol edilen Müller kası da kapağa yaklaşık 2 mm'lik bir ek kaldırma gücü sağlar. Oküloplastik cerrahideki uzmanlık, bu iki kasın ve çevre dokuların mikimetrik dengesini doğru analiz etmekte yatar.

dusuk-goz-kapagi-ameliyati_c8d1cdc1.webp

Göz Kapağı Düşüklüğü Belirtileri: Estetik ve Fonksiyonel Sorunlar

Ptozis hastaları kliniğimize genellikle iki temel şikayetle başvurur: "Göremiyorum" ve "Yorgun görünüyorum".

Fonksiyonel Açıdan Görme Alanı Daralması: Göz kapağı, pupillayı (göz bebeğini) örtmeye başladığında özellikle üst görme alanı ciddi şekilde daralır. Bu durum, adeta bir şapka siperliğiyle gezmek gibidir. Hastalar, görme alanını açabilmek için farkında olmadan şu telafi mekanizmalarını kullanırlar:

  • Alın Kaslarının (Frontalis) Aşırı Kullanımı: Kaşları sürekli havaya kaldırmak alında derin ve erken kırışıklıklara, akşam saatlerinde ise şiddetli gerilim tipi baş ağrılarına neden olur.

  • Çene Yukarı Pozisyonu: Üstten daralan görüşü dengelemek için başı geriye atarak bakmak, zamanla kronik boyun ağrılarına yol açar.

Estetik Açıdan "Yorgun Bakış" Şikayeti: Kapak düşüklüğü, kişinin olduğundan daha yaşlı, uykusuz veya üzgün görünmesine neden olur. Göz kapağı kıvrımının kaybolması veya asimetrik olması, yüzdeki canlı ifadeyi maskeler. Özellikle tek taraflı vakalarda oluşan asimetri, sosyal ilişkilerde özgüven kaybına dahi yol açabilir.

Ankara A Life Sağlık Grubu’nda, ptozis tanısında sadece fizik muayene ile yetinmiyoruz. Modern Dijital Görüntülemeli Görme Alanı Testleri ve Marginal Reflex Distance (MRD) ölçümleri ile düşüklüğün derecesini milimetrenin onda biri hassasiyetle belirliyoruz. Bu ileri teşhis imkanları, cerrahi planlamanın hatasız yapılmasına ve ameliyat sonrası en doğal sonucun elde edilmesine olanak tanır. Unutulmamalıdır ki; ptozis sadece bir dış görünüş problemi değil, yaşam konforunu doğrudan etkileyen bir sağlık sorunudur.

Göz Kapağı Düşüklüğü Türleri: Doğuştan mı Yoksa Sonradan mı?

Ptozis, etiyolojik kökenine göre temel olarak ikiye ayrılır: Konjenital (Doğuştan) ve Edinsel (Sonradan oluşan). Bu ayrım, cerrahi tekniğin seçiminde ve takibin aciliyetinde belirleyici rol oynar. Doğuştan gelen vakalarda sorun genellikle kasın gelişimsel yetersizliğiyken, sonradan oluşan vakalarda kasın yerinden ayrılması, sinirsel felçler veya kas hastalıkları ön plandadır.

Konjenital Ptozis: Bebeklerde Göz Kapağı Düşüklüğü ve Göz Tembelliği Riski

Bebeklerde görülen ptozis, genellikle Levator palpebrae superioris kasının anne karnındaki gelişimi sırasında kas liflerinin yerini yağ ve bağ dokusuna bırakması (distrofi) sonucu oluşur. Kas, kapağı yeterince kaldıramadığı gibi, aşağı bakışta da gevşeyemez ve kapak yukarıda asılı kalır.

Ambliyopi (Göz Tembelliği) Krizi: Yetişkinlerde ptozis bir yaşam kalitesi sorunu olsa da, bebeklerde cerrahi bir aciliyet arz edebilir. Eğer düşük olan kapak, göz bebeğinin (pupilla) merkezini örtüyorsa, o gözden beyne giden görüntü engellenir. Bebeklik dönemi, görme yollarının geliştiği en kritik evredir. Beyin, bu engelli gözden gelen bulanık görüntüyü yok saymaya başlar ve ambliyopi (göz tembelliği) gelişir. Eğer müdahale edilmezse, kapak ameliyatla kaldırılsa dahi o göz ömür boyu az görmeye devam edecektir. Bu nedenle, pupilla aksını kapatan ciddi vakalarda cerrahi için "okul çağı" beklenmez, erken müdahale ile görme aksı açılır.

Edinsel (Sonradan Oluşan) Ptozis Nedenleri

Hayatın ilerleyen evrelerinde "göz kapağı neden düşer?" sorusunun yanıtı, doku yıpranmasından sistemik hastalıklara kadar geniş bir yelpazeye yayılır. Edinsel ptozisler, altta yatan nedene göre alt kırılımlara ayrılır.

edinsel-ptozis-nedenleri_a97abfe3.webp

Aponevrotik Ptozis: Yaşa Bağlı Göz Kapağı Düşmesi

Yetişkinlerde gördüğümüz ptozis vakalarının en yaygın nedeni Aponevrotik (İnvolutional) ptozisdir. Bu, levator kasının gücünü kaybetmesi değil, kasın göz kapağına tutunduğu tendon benzeri yapının (aponevroz) yaşla birlikte gevşemesi, incelmesi veya tamamen ayrılmasıdır.

  • Doku Gevşemesi: Yaşlandıkça yerçekimi ve doku elastikiyetinin kaybı ile tendon yerinden kayar. Hasta kasını kassa bile, aradaki bağlantı koptuğu için kapak kalkmaz.

  • Kontakt Lens ve Travma: Uzun süreli sert kontakt lens kullanımı veya şiddetli göz ovuşturma alışkanlığı, genç yaşlarda bile bu tendonun erken ayrılmasına ve ptozise yol açabilir. Bu hastalar genellikle uykudan uyandıklarında kapaklarının daha açık olduğunu, gün sonunda ise yorulduklarını ifade ederler.

Nörojenik ve Miyojenik Nedenler: Kas ve Sinir Hastalıkları İlişkisi

Burada sorun mekanik değil, "elektrik" veya "motor" sistemindedir. Bu tür ptozisler, bazen hayati bir hastalığın ilk belirtisi olabilir.

  • Nörojenik Ptozis (Sinir Felci): Göz kapağını kaldıran kasın siniri olan 3. kafa çifti (Okülomotor sinir) felç olduğunda kapak düşer. Eğer buna göz bebeğinde büyüme veya çift görme eşlik ediyorsa, beyin içindeki bir anevrizmanın (damar genişlemesi) habercisi olabilir. Ayrıca sempatik sinir sistemi hasarında görülen Horner Sendromu, daha hafif ama belirgin bir ptozis yaratır.

  • Miyojenik Ptozis (Kas Hastalığı): Myasthenia Gravis bu grubun en tipik örneğidir. Sinir ve kas arasındaki iletişimin bozulduğu bu hastalıkta, kapak sabahları iyidir ancak gün içinde yoruldukça düşer. Bu hastaları muayene ederken, yukarı bakışta kapağın yorulup yavaşça aşağı süzüldüğünü izlemek tanı koydurucudur.

  • Mekanik Ptozis: Göz kapağındaki bir tümörün, kistin veya aşırı ödemin yarattığı ağırlık nedeniyle kapağın yerçekimine yenik düşmesidir.

Ankara A Life Sağlık Grubu'ndaki muayenelerimizde, sadece "kapak kalkmıyor" demiyoruz; nörolojik testler, kas yorgunluk analizleri ve dijital ölçümlerle bu alt nedenleri tek tek eliyoruz. Unutmayın, ptozis tanısı doğru konulmazsa, yapılacak ameliyatın tekniği de eksik kalacaktır.

Göz Kapağı Düşüklüğü ve Sarkması Arasındaki Fark Nedir?

Göz kapağındaki estetik ve fonksiyonel bozulmaları anlamak için basit bir analoji kullanalım: Göz kapağını bir pencere, üzerindeki deriyi ise perde, kapağı kaldıran kası (levator) ise perdeyi yukarı çeken mekanizma olarak düşünün.

  • Ptozis (Göz Kapağı Düşüklüğü): Sorun perde mekanizmasındadır. Perde ne kadar kısa olursa olsun, mekanizma bozuk olduğu için pencere (göz) yeterince açılmaz. Burada asıl mesele göz kapağı kenarının (margin) aşağıda olmasıdır.

  • Dermatoşalazis (Göz Kapağı Sarkması): Sorun perdenin çok uzun olmasındadır. Mekanizma sağlamdır ancak perde pencerenin önüne yığılarak görüşü kapatır. Bu durumun çözümü Üst Blefaroplasti işlemidir.

Yanlış teşhis, başarısız bir ameliyatın ilk adımıdır. Eğer ptozis olan bir hastaya sadece blefaroplasti (deri alımı) yapılırsa, göz kapağı kenarı hala aşağıda kalacak ve hastanın bakışlarındaki o "yorgun" ifade asla geçmeyecektir. Hatta fazla deri alındığı için daha sonra ptozis ameliyatı yapmak teknik olarak çok daha zor hale gelecektir.

Ptozis mi Yoksa Blefaroplasti mi? Doğru Teşhisin Önemi

Bir oküloplastik cerrah olarak muayene sırasında ilk baktığım değer MRD-1 (Marginal Reflex Distance) ölçümüdür. Göz bebeğinin merkezindeki ışık yansıması ile üst göz kapağı kenarı arasındaki mesafeyi ölçeriz.

  • Eğer bu mesafe 4-5 mm altındaysa, plevra (deri) ne kadar sarkık olursa olsun, işin içinde bir Ptozis var demektir.

  • Sadece deri sarkması olan bir hastada kapak kenarı doğru yerdedir ancak üzerindeki deri katlantısı pupilla (göz bebeği) eksenini kapatarak yalancı bir düşüklük (psödoptozis) yaratır.

Ankara A Life Sağlık Grubu’nda cerrahi planlamayı yaparken, "Sadece deriyi mi almalıyız, yoksa kapağı kaldıran levator kasını da tamir etmeli miyiz?" sorusuna bu milimetrik ölçümlerle yanıt veriyoruz.

Kaş Düşüklüğü (Kaş Ptozu) ile Karıştırılan Vakalar

Bazen sorun ne kasta ne de kapak derisindedir; sorun kaşın kendisindedir. Yaşla birlikte kaş yapısı aşağı doğru yer değiştirdiğinde, tüm dokuları gözün üzerine doğru iter. Hasta göz kapağında ağırlık hisseder ancak cerrahi müdahalenin kaşa (Kaş Askılama) yapılması gerekir. Kaş düşüklüğü olan birine sadece göz kapağı ameliyatı yapmak, kaşın daha da aşağı inmesine ve sonucun doğal görünmemesine yol açabilir.

Aynı Seansta Ptozis ve Göz Kapağı Estetiği (Kombine Cerrahi)

40 yaş üstü pek çok hastamızda ptozis ve deri sarkması bir arada görülür. Bu durumda en ideal yaklaşım, aynı seansta hem kasın onarılması hem de fazla derinin uzaklaştırılmasıdır.

Kombine Cerrahinin Avantajları:

  1. Fonksiyonel İyileşme: Kas onarımı ile görme alanı tamamen açılır.

  2. Estetik Kusursuzluk: Blefaroplasti ile deri fazlalığı ve varsa yağ fıtıklaşmaları (torbalanmalar) giderilir.

  3. Tek İyileşme Süreci: İki farklı işlem için iki ayrı iyileşme süreci yaşamak yerine, yaklaşık 7-10 gün içinde her iki sorundan da kurtulmak mümkündür.

Ptozis ve Blefaroplasti Teknik Karşılaştırması

Parametre Ptozis (Kapak Düşüklüğü) Blefaroplasti (Deri Sarkması)
Temel Sorun Levator kası veya tendon zayıflığı Deri fazlalığı ve elastikiyet kaybı
Kapak Kenarı Normalden aşağıda (Düşük) Normal seviyededir (Ancak deri üzerine binebilir)
Birincil Hedef Kapağı yukarı kaldırmak (Fonksiyonel Onarım) Deriyi gerginleştirmek (Estetik Yenilenme)
Cerrahi Odak Levator kası veya Müller kası müdahalesi Cilt, kas ve yağ dokusunun yeniden şekillendirilmesi
Yaş Grubu Her yaş (Doğumsal veya sonradan gelişebilir) Genellikle 35 yaş ve üzeri (Yaşlanma süreci)

Ptozis Ameliyatı Teknikleri: Levator Onarımı ve Askı Yöntemleri

Ptozis cerrahisinde temel strateji, kapak açıcı mekanizmanın yolunu kısaltarak veya başka bir kas grubundan destek alarak kapağı yukarı taşımaktır. Cerrahide üç ana yol vardır: Cilt yoluyla dıştan müdahale, konjonktiva yoluyla içten (izsiz) müdahale ve alın kasına askılama yöntemi. Hangi yöntemin seçileceği, ameliyat öncesi yapılan levator fonksiyonu ölçümlerine dayanır.

Levator Kasının Kısaltılması ve Rezeksiyonu

Levator cerrahisi, ptozis vakalarının yaklaşık %80'inde uygulanan en yaygın ve etkili yöntemdir. Özellikle yaşa bağlı kapak düşüklüklerinde (aponevrotik) veya orta dereceli doğumsal vakalarda tercih edilir.

Uygulama Süreci:

  1. Cilt Kesisi: Göz kapağının doğal katlanma çizgisinden milimetrik bir kesi yapılır. Bu sayede ameliyat izi iyileşme sonrası kapak kıvrımı içinde gizlenir.

  2. Kasın Serbestleştirilmesi: Göz kapağını kaldıran levator kası ve onun kapağa tutunan tendonu (aponevroz) bulunur.

  3. Kısaltma ve Sabitleme: Kasın tendon yapısı gevşemişse, tendon daha aşağıya, kapağın iskeleti olan tarsal plağa dikilerek sağlamlaştırılır (Advancement). Eğer kasın kendisi zayıfsa, kasın bir kısmı çıkarılarak boyu kısaltılır (Resection).

  4. Sonuç: Motorun bağlantısı güçlendirildiğinde, kas en ufak bir kasılmada kapağı etkili bir şekilde yukarı çeker.

Müller Kası Rezeksiyonu (Mülleroplasti): Dikişsiz İçten Müdahale

Hafif dereceli (1-2 mm) düşüklüğü olan ve levator kas gücü çok iyi olan hastalar için "izsiz" bir çözüm sunan teknik Mülleroplastidir. Bu yöntem, özellikle kozmetik beklentisi yüksek hastalarda ve kapak seviyesinin bir miktar değişkenlik gösterdiği vakalarda mükemmel sonuç verir.

Cerrahi Detaylar:

  • İçten Müdahale: Ameliyat göz kapağının iç yüzeyinden (konjonktiva tarafından) yapılır. Ciltte hiçbir kesi veya dikiş izi olmaz.

  • Müller Kasının Rolü: Kapaktaki ikincil kaldırıcı kas olan Müller kası ve üzerindeki doku bir miktar kısaltılır.

  • Avantajı: Dışarıdan bakıldığında ameliyat olduğu anlaşılmaz, iyileşme süreci levator cerrahisine göre çok daha hızlıdır (ortalama 3-5 gün).

Frontalis Sling (Askı) Cerrahisi: Kaş Kasına Asma Yöntemi

Levator kasının hiç çalışmadığı (0-4 mm fonksiyon) ağır doğumsal ptozis vakalarında veya nörojenik felçlerde, bozuk bir motoru tamir etmek imkansızdır. Bu durumda kapağı kaldırmak için başka bir motora ihtiyaç duyulur: Frontalis (Alın) Kası.

Askılama Mantığı:

  • Bağlantı Kurma: Göz kapağı ile kaşın hemen üzerindeki alın kası arasına biyolojik veya sentetik bir "askı" yerleştirilir.

  • Materyal Seçimi: En yaygın olarak silikon çubuklar veya hastanın kendi bacağından alınan doku (fascia lata) kullanılır. 2026 teknolojisiyle geliştirilen esnek silikonlar, kapağın doğal hareketine daha iyi uyum sağlar.

  • Çalışma Prensibi: Hasta kaşını yukarı kaldırdığında, askı vasıtasıyla göz kapağı da yukarı kalkar. Bu yöntem, görme ekseni kapalı olan bebeklerde göz tembelliğini önlemek için hayat kurtarıcıdır.

Ameliyat Sırasında Simetri Sağlama ve Milimetrik Ayarlamalar

Ptozis ameliyatının en zorlu aşamasından biri simetriyi yakalamaktır. Göz kapağı, milimetrik hataları hemen belli eden bir bölgedir. Bu nedenle operasyonu genellikle lokal anestezi altında (sedasyon destekli) gerçekleştirmeyi tercih ederiz.

  • Kooperatif Cerrahi: Ameliyat sırasında hastayı uyandırarak "Gözünüzü açın, yukarı bakın, kapatın" gibi komutlar veririz. Hastanın bakış pozisyonuna göre dikişlerin gerginliğini milimetrik olarak ayarlarız.

  • Hering Kanunu Kontrolü: Beyin her iki kapağa eşit sinyal gönderir. Bir kapağı kaldırdığınızda, bazen diğer kapak kendini bırakabilir. Ameliyat sırasında bu dengeyi kontrol etmek, operasyon sonrası sürpriz asimetrileri engellemenin tek yoludur.

  • Kapak Kavisi: Sadece kapağın yüksekliği değil, kavisinin (contour) doğal olması da önemlidir. Dikiş noktalarını kapağın yay şeklini bozmayacak şekilde stratejik noktalara yerleştiririz.

Düşük Göz Kapağı Ameliyatı Hangi Yöntem Kimin İçin?

Ptozis Derecesi Kas Gücü (Levator) Tercih Edilen Teknik
Hafif (1-2 mm) Çok İyi Mülleroplasti (İçten / Kesi İziz)
Orta (3-4 mm) İyi / Orta Levator Advancement / Resection
Ağır (>4 mm) Zayıf / Yok Frontalis Sling (Kaş Askı Tekniği)
Yaşa Bağlı (Gevşeme) Genellikle İyi Aponevroz Onarımı

Ankara A Life Sağlık Grubu’nda cerrahi tecrübemizi, dijital ölçümleme ve intraoperatif (ameliyat sırası) testlerle birleştiriyoruz. Amacımız, hastanemizden ayrıldığınızda sadece "açık" değil, simetrik, canlı ve fonksiyonel bir bakışa sahip olmanızdır. A Life'ta Sağlığınız Özel mottosuyla, bakışlarınızdaki estetik ve fonksiyonel kusursuzluğu mühürlemek için buradayız.

Ptozis Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ptozis ameliyatı genellikle lokal anestezi altında yapıldığı için hastalarımız aynı gün taburcu edilir. İlk 24-48 saat, dokuların operasyon travmasına tepki verdiği en kritik dönemdir. Bu süreçte doğru bakım, hem ödemin hızla dağılmasını sağlar hem de dikiş hattının estetik bir şekilde kaynaşmasına yardımcı olur.

Ameliyat Sonrası İlk Hafta: Ödem ve Morluk Yönetimi

Ameliyattan sonraki ilk 3 gün kapaklarda şişlik (ödem) ve hafif morarma görülmesi tamamen normaldir. Bu durum yapılan cerrahinin bir parçasıdır ve kalıcı değildir.

  • Soğuk Kompres Protokolü: İyileşmenin altın kuralı "buz" uygulamasıdır. Ameliyattan hemen sonra başlayarak ilk 48-72 saat boyunca, saat başı 10-15 dakika süreyle soğuk kompres uygulanmalıdır. Buzun doğrudan cilde temas etmemesi, temiz bir gazlı bez üzerinden uygulanması dikişleri korumak için hayati önem taşır.

  • Pozisyon: İlk birkaç gün uyurken başın vücuttan yüksekte (iki yastıkla) tutulması, yerçekimi yardımıyla ödemin aşağı inmesini sağlar.

  • Dikişlerin Alınması: Göz kapağındaki dikişler genellikle ameliyattan sonraki 7. günde cerrahınız tarafından alınır. Kullanılan dikişler çok ince olduğu için alınma işlemi ağrısız bir prosedürdür.

Gözün Tam Kapanmaması Durumu (Lagophthalmos) ve Korunma Yöntemleri

Ptozis cerrahisinde dürüstçe paylaşılması gereken en teknik detay, ameliyat sonrası erken dönemde görülen Lagophthalmos, yani göz kapağının tam kapanmaması durumudur.

Göz kapağını yukarı kaldıran kası kısalttığımızda veya güçlendirdiğimizde, kapak yeni pozisyonuna alışana kadar uyku sırasında 1-2 mm açık kalabilir. Bu durum genellikle 2-4 hafta içinde ödemlerin dağılması ve kasın esneklik kazanmasıyla düzelir. Ancak bu geçici süreçte gözün kurumasını önlemek cerrahın ve hastanın en önemli görevidir.

  • Koruyucu Jeller ve Damlalar: Gözün yüzeyini (korneayı) nemli tutmak için gün içinde yoğun gözyaşı damlaları, gece yatarken ise daha kıvamlı koruyucu jeller kullanılmalıdır.

  • Gece Bakımı: Gözün açık kaldığı durumlarda gece yatarken gözün üzerine şeffaf bir kapama uygulanması veya nemli bir ortam yaratılması, kornea sağlığını korumak için dürüstçe uygulanması gereken bir zorunluluktur.

Ne Zaman İşe Dönülür? Sosyal Hayata Dönüş Takvimi

Ptozis ameliyatı sonrası iyileşme hızı kişiden kişiye değişmekle birlikte genel takvim şu şekildedir:

  1. İlk 3 Gün: İstirahat dönemi. Gözleri yormaktan (kitap okuma, ekran kullanımı) kaçınılmalıdır.

  2. 7. Gün: Dikişler alınır. Morlukların büyük kısmı makyajla veya güneş gözlüğüyle kamufle edilebilecek düzeye iner. Birçok hastamız bu aşamada iş hayatına dönebilir.

  3. 2. Hafta: Ödemler %70-80 oranında dağılır. Hafif egzersizlere ve göz makyajına başlanabilir.

  4. 1. Ay: Kapak seviyesi ve simetri netleşir. Havuz, deniz ve ağır sporlara izin verilir.

Ankara A Life Sağlık Grubu’nda cerrahi ekibimiz, iyileşme sürecinizi düzenli kontrol randevularıyla denetler. Unutulmamalıdır ki ptozis ameliyatı sonrası kapak yüksekliğinin oturması için geçen bu süre, ömür boyu sürecek canlı ve fonksiyonel bakışların bedelidir. A Life'ta Sağlığınız Özel mottosuyla, iyileşme yolculuğunuzda her sorunuzda yanınızdayız.

Ankara'da Göz Hastanesi ve Oküloplastik Cerrah Seçimi

Ankara’da hastane seçimi yaparken dikkat edilmesi gereken en kritik nokta, ameliyatı gerçekleştirecek hekimin "Oküloplastik Cerrahi" yani göz kapağı ve çevresindeki estetik-fonksiyonel anatomiye odaklanmış bir uzman olmasıdır. Göz kapağı, milimetrik hataları kaldıramayan, beyin-sinir-kas dengesinin en hassas olduğu bölgedir. Sadece deriyi değil, kapağı kaldıran iç mekanizmayı da doğru yönetebilen cerrahlar, revizyon (düzeltme) ihtiyacını minimize eder.

Ankara A Life Sağlık Grubu'nda Ptozis Tedavisi Avantajları

Ankara’nın kalbinde; Etimesgut, Sincan ve Yenimahalle bölgelerinden kolayca ulaşılabilen yerleşkelerimizde, hastalarımıza "Butik Sağlık Hizmeti" sunuyoruz. A Life'ta Sağlığınız Özel felsefesiyle, ameliyat öncesi dijital görme alanı testlerinden ameliyat sırası milimetrik simetri ayarlamalarına kadar her adımı titizlikle kurguluyoruz. 2026 teknolojisine sahip ameliyathanelerimizde, dikişsiz ve hızlı iyileşen cerrahi tekniklerle hastalarımızı kısa sürede sosyal hayatlarına uğurluyoruz.

Tıbbi İçerik Onay Bilgisi

Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.

İlgili Branş Hekimlerimiz:

Son Güncelleme: Aralık 2025 Doktor Profillerimizi Ziyaret Edin
A Life Tıbbi Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

Son Güncelleme: 16 Ocak 2026 14:44

Yayınlanma Tarihi: 20 Eylül 2024 14:11

Düşük Göz Kapağı Ameliyatı (Ptosis)

Ameliyat Başvuru Formu

Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Pitozis ameliyatı, üst göz kapağını yukarı çeken "levator" kasının fonksiyonunu yitirmesi veya zayıflaması durumunda, bu kasın kısaltılarak veya güçlendirilerek kapağın normal anatomik konumuna yükseltilmesi işlemidir. Bu operasyonun temel hedefi, göz kapağının göz bebeği (pupilla) üzerindeki baskısını ortadan kaldırarak hastanın görme alanını genişletmek ve kronikleşmiş yorgun bakış ifadesini kalıcı olarak gidermektir.

Bu iki işlem arasındaki temel fark müdahale edilen dokudur; blefaroplasti operasyonunda sadece kapaktaki fazla deri ve yağ dokusu alınırken, pitozis ameliyatında doğrudan göz kapağını kaldıran kas mekanizmasına müdahale edilir. Eğer hastada hem deri sarkması hem de kas zayıflığı varsa, en ideal estetik ve fonksiyonel sonuç için bu iki operasyon aynı seansta kombine edilerek gerçekleştirilmelidir.

Pitozis cerrahisinde en hassas konu iki göz kapağının yüksekliğini eşitlemektir; cerrahlarımız operasyon sırasında hastayı oturtarak veya gözlerini açtırarak milimetrik ölçümler yapar. İyileşme sürecindeki ödemler nedeniyle ilk haftalarda hafif asimetriler görülmesi normaldir ancak dokular tamamen iyileştiğinde bakışlarda %95'in üzerinde bir simetri başarısı elde edilir. Nadir durumlarda, kasın iyileşme tepkisine göre çok küçük bir revizyon müdahalesi gerekebilmektedir.

Doğuştan gelen (konjenital) pitozis vakalarında zamanlama hayati önem taşır; eğer düşük olan kapak göz bebeğini kapatıyor ve "göz tembelliğine" (ambliyopi) yol açıyorsa cerrahi müdahale için okul çağı beklenmemeli, erken dönemde operasyon planlanmalıdır. Göz gelişimini riske atmayan hafif vakalarda ise genellikle çocuğun yüz gelişiminin takip edildiği 3 ile 5 yaş arası en ideal dönem olarak kabul edilir.

Operasyon genellikle göz kapağının doğal katlanma çizgisi üzerinden yapıldığı için iyileşme tamamlandığında dışarıdan bakıldığında hiçbir ameliyat izi fark edilmez. İlk bir hafta boyunca dikiş hattında hafif kızarıklık ve ödem oluşması beklenen bir durumdur; beşinci veya yedinci günde dikişler alındıktan sonra hasta sosyal hayatına hızla dönebilir. Ameliyattan sonraki ilk ay boyunca ağır egzersizlerden ve gözü ovuşturmaktan kaçınılması, kasın yeni yerine tam uyum sağlaması için kritiktir.

2026 yılı pitozis ameliyatı maliyetleri; düşüklüğün tek taraflı mı yoksa çift taraflı mı olduğuna, kapağı asma (frontal sling) gibi ek tekniklerin gerekip gerekmediğine ve operasyonun bir estetik cerrahiyle birleştirilip birleştirilmeyeceğine göre belirlenir. Ankara şubelerimizdeki uzman okuloplasti kadromuz, teknolojik altyapımız ve güncel fiyat paketlerimiz hakkında detaylı bilgi almak için A Life Sağlık Grubu ile iletişime geçerek randevu oluşturabilirsiniz.

Pitozis ameliyatında göz kapağını kaldıran kas mekanizması cerrahi olarak kısaltıldığı veya güçlendirildiği için sonuçlar genellikle ömür boyu kalıcıdır. Ancak, yaşlanma süreciyle birlikte ciltteki doğal gevşeme veya kas yapısındaki genetik deformasyonlar çok uzun yıllar sonra (15-20 yıl) çok hafif değişimlere neden olabilir. Ameliyatın başarısı, kasın gücüne ve cerrahi tekniğin doğruluğuna bağlıdır; bu nedenle doğru teşhis konulan hastalarda nüks (tekrar etme) riski yok denecek kadar azdır.

Pitozis ameliyatı, eğer düşük olan göz kapağı göz bebeğini kapatarak görme alanını kısıtlıyorsa "fonksiyonel bir tedavi" olarak kabul edilir. Bu durumda, uzman hekim tarafından "görme alanı testi" ile tıbbi gereklilik belgelendiğinde, birçok özel sağlık sigortası ve belirli şartlar altında SGK bu operasyonu kapsama alabilmektedir. Sadece estetik amaçlı (görme kısıtlılığı olmayan) yapılan müdahaleler genellikle sigorta kapsamı dışında kalmaktadır.

Pitozis cerrahisinde teknik seçimi, kapağı kaldıran kasın (levator) ne kadar güçlü olduğuna göre yapılır. Eğer kas az da olsa çalışıyorsa, kasın kendisinin güçlendirildiği "Levator Rezeksiyonu" tercih edilir. Ancak kasın hiç çalışmadığı (genellikle doğuştan pitozisli) vakalarda, göz kapağı kaş kaslarına özel askılarla bağlanır; buna "Frontal Askı" tekniği denir. Askı tekniğinde hasta kaşlarını kaldırarak gözünü açmayı öğrenir. Her iki yöntem de hastanın kas gücüne göre kişiselleştirilerek uygulanmalıdır.

Ameliyatın hemen ardından, göz kapağı yeni ve daha yüksek konumuna alışana kadar geceleri gözün hafif açık kalması veya geçici bir göz kuruluğu yaşanması beklenen bir durumdur. Bu süreçte göz yüzeyini korumak için cerrahlarımız özel nemlendirici damlalar ve gece jelleri reçete ederler. Genellikle ilk birkaç hafta içinde göz kapakları esneklik kazanır ve tam kapanma fonksiyonu normale döner; bu geçici sürecin profesyonel yönetimi kornea sağlığı için hayati önem taşır.

Ameliyat sırasında göz yüzeyi ve kapak içi dokular hassaslaştığı için kontakt lens kullanımına genellikle operasyondan 2 ile 3 hafta sonra, ödemler büyük oranda dağıldığında izin verilir. Gözlük kullanımı ise ameliyatın hemen ertesi günü başlayabilir ve dikiş hatlarına baskı yapmadığı sürece hiçbir engel teşkil etmez. Ameliyat sonrası görme alanınız genişleyeceği için mevcut gözlük numaranızın kontrol edilmesi ve gerekirse güncellenmesi konforunuzu artıracaktır.

İlgili Bölümler
İlgili Hekimler
Benzer İçerikler

Yardıma mı ihtiyacınız var ?

7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.