Rinoplasti nedir? Rinoplasti, burun yapısındaki şekil bozukluklarını düzeltmek, fonksiyonel nefes alma sorunlarını gidermek ve yüzle uyumlu bir nazal estetik görünüm elde etmek amacıyla yapılan cerrahi işlemdir. Bu operasyon, burun çatısını oluşturan kemik ve kıkırdak rekonstrüksiyonu süreçlerini kapsayarak hem görsel hem de sağlık odaklı kalıcı iyileşme sağlar.
Günümüzde rinoplasti, sadece görsel bir değişim değil, aynı zamanda solunum yollarının anatomik olarak mükemmelleştirildiği sofistike bir mühendislik sürecidir. Eğer hastada nefes alma güçlüğüne yol açan bir kemik eğriliği (deviasyon) mevcutsa, işlem septorinoplasti olarak adlandırılır. Bu kombine yaklaşım, hastanın hem estetik bir profile sahip olmasını hem de yaşam kalitesini artıran sağlıklı bir nefes kapasitesine ulaşmasını hedefler.
Operasyonun başarısı, cerrahın kemik ve kıkırdak rekonstrüksiyonu üzerindeki hassasiyetine dayanır. Burun sırtındaki kemerlerin alınması, burun ucunun (tip) kaldırılması veya geniş burun kanatlarının daraltılması gibi tüm manevralar, burnun yapısal desteğini koruyacak şekilde planlanır. Modern teknikler (Piezo cerrahisi veya mikro-kesiciler gibi), yumuşak dokulara ve damarlara zarar vermeden sadece kemik dokuya müdahale edilmesine olanak tanıyarak ameliyat sonrası iyileşme sürecini (morluk ve ödemi) minimuma indirir.
Nazal estetik operasyonlarında "kişiye özel tasarım" felsefesi esastır. Her hastanın yüz hattı, deri kalınlığı ve kıkırdak direnci farklıdır. Bu nedenle, standart bir burun kalıbı uygulamak yerine, hastanın altın oranlarına sadık kalarak, "ameliyat olduğu belli olmayan" ancak karakteristik olarak iyileşmiş bir sonuç hedeflenir.
Güvenilir bir operasyon süreci, detaylı bir pre-operatif (ameliyat öncesi) analiz ve hastanın beklentilerinin tıbbi gerçeklerle harmanlanmasıyla başlar. İleri teknoloji görüntüleme sistemleri ve uzman cerrahi deneyim birleştiğinde, rinoplasti sadece bir dış görünüş değişikliği değil, kişinin özgüvenini tazeleyen fonksiyonel bir sağlık yatırımı haline gelir.
Rinoplasti operasyonlarında başarı, yalnızca görsel bir değişim değil, aynı zamanda doku bütünlüğünün korunması ve cerrahi travmanın minimize edilmesine dayanır. Aşağıda, güncel cerrahi teknolojilerin ve yaklaşımların tıbbi derinlikle analiz edildiği kapsamlı rehber yer almaktadır.
Piezo cerrahisi, geleneksel osteotomi yöntemlerinde (çekiç ve keski kullanımı) karşılaşılan kontrolsüz kırık riskini ve yumuşak doku hasarını ortadan kaldıran devrim niteliğinde bir teknolojidir. Bu tekniğin temelinde piezoelektrik etki yatar; cihaz, elektrik enerjisini saniyede 25.000 ile 30.000 (25-30 kHz) arasında değişen ultrasonik mikro-vibrasyonlara dönüştürür.
Bu frekans aralığı, "doku seçiciliği" (tissue selectivity) prensibiyle çalışır. Kemik gibi yüksek mineral içeriğine sahip sert dokular bu dalga boyunda rezonansa girerek hassas bir şekilde kesilebilir veya törpülenebilirken; damar, sinir, mukoza ve kıkırdak gibi yumuşak dokular elastik yapıları sayesinde bu titreşimlerden etkilenmez. Bu durum, cerrahın kemik yapıları milimetrik bir hassasiyetle "çizerek" şekillendirmesine olanak tanır.
Piezo tekniğinin klinik üstünlüğü, kavitasyon etkisi ile cerrahi alanın sürekli yıkanması ve kanamanın minimalize edilmesinden kaynaklanır. Geleneksel yöntemlerde periost (kemik zarı) ve çevredeki damarların mekanik olarak parçalanması sonucu oluşan post-operatif ekimoz (morluk) ve ödem, Piezo kullanımında dramatik ölçüde azalır. Kemik yüzeyinde termal hasar oluşturmadan soğuk kesi yapabilmesi, kemik iyileşmesini (osteointegrasyon) hızlandırır ve operasyon sonrası "basamaklanma" adı verilen düzensiz kemik oluşum riskini minimize eder.
Rinoplasti literatüründe "açık" ve "kapalı" yaklaşımlar, cerrahi erişim yolları ve yumuşak doku manipülasyonu açısından temel ayrışmalar yaşar.
| Karşılaştırma Kriteri | Açık Rinoplasti | Kapalı Rinoplasti | Klinik Not (2026) |
|---|---|---|---|
| Kesi Yeri ve İz | Burun ucu (kolumella) dışından küçük kesi. | Tamamı burun delikleri içerisinden yapılır. | Kapalı yöntemde dışarıdan görünen iz yoktur. |
| Görüş ve Kontrol | Tam Hakimiyet | Kısıtlı Görüş | Açık yöntem, kompleks iskelet hatalarında daha hassastır. |
| İyileşme ve Ödem | Ödemin inmesi biraz daha uzun sürebilir. | Hızlı İyileşme | Kapalı yöntemde lenfatik kanallar daha iyi korunur. |
| Ameliyat Süresi | 2,5 - 4 Saat | 1,5 - 2,5 Saat | Kısa ameliyat süresi anestezi yükünü azaltır. |
| Uygulama Alanı | İleri asimetri ve revizyon vakaları. | Primer ve orta düzey düzeltmeler. | Cerrahın tecrübesi her iki yöntemde de belirleyicidir. |
Modern rinoplastinin en güncel felsefesi olan Preservation Rhinoplasty, burnun doğal çatısını (dorsum) bozmadan şekil vermeyi hedefler. Geleneksel cerrahide burun kemeri (hump) "kesilip atılır" ve ardından açık kalan çatı "osteotomi" ile kapatılır. Bu durum, bazen "inverted-V" deformitesi gibi estetik ve fonksiyonel sorunlara yol açabilir.
Koruyucu cerrahide ise Push-Down ve Let-Down teknikleri uygulanır. Bu tekniklerin temel prensibi, burun sırtındaki kemik-kıkırdak birleşim yerini (Keystone Area) bozmak yerine, burun septumu altından veya yan duvarlardan (piramit) bir miktar kemik/kıkırdak şeridi çıkararak tüm burun çatısını aşağıya doğru "indirmektir".
Let-Down: Yan duvarlardan kemik kama çıkarılarak burun sırtının aşağı kaydırılmasıdır.
Push-Down: Daha az doku çıkarımıyla piramidin nazal boşluğa doğru itilmesidir.
Bu yöntemde burnun en üstündeki doğal deri, kas ve fasya (ligamanlar) bütünlüğü korunur. "Dorsal Estetik Çizgiler" (Dorsal Aesthetic Lines) cerrah tarafından yeniden oluşturulmaz, burnun kendi doğal hatları korunarak sadece projeksiyonu değiştirilir. Bu, operasyon sonrası burun sırtında oluşan düzensizlik riskini sıfıra yaklaştırır ve hastanın "ameliyatlı" durmayan, son derece doğal bir profile sahip olmasını sağlar. Ayrıca, burun içi valf mekanizmaları korunduğu için operasyon sonrası nefes alma konforu en üst düzeyde kalır.
Rinoplasti operasyonunun başarısı cerrahi teknik kadar, hastanın operasyon öncesi hazırlığı ve sonrasındaki disiplinli iyileşme süreciyle doğrudan ilişkilidir. Bu rehber, iyileşme evrelerini bilimsel veriler ışığında analiz ederek hastaların süreci en konforlu şekilde yönetmelerini sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.
Rinoplasti operasyonuna hazırlık süreci, cerrahi müdahalenin başarısını ve doku iyileşme hızını belirleyen kritik bir evredir. Ameliyattan en az 2 hafta önce başlayan bu süreçte, vücudun inflamatuar yanıtını minimize etmek hedeflenir.
İlaç ve Takviye Yönetimi: Aspirin, ibuprofen gibi kan sulandırıcı non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar (NSAİİ) ve E vitamini, omega-3, bitki çayları gibi pıhtılaşma mekanizmasını etkileyen takviyeler kesilmelidir. Bu, intraoperatif kanama kontrolü ve post-operatif morlukların önlenmesi için hayatidir.
Nikotin ve Alkol Kısıtlaması: Sigara, mikrosirkülasyonu bozarak doku oksijenasyonunu engeller ve nekroz riskini artırır. Ameliyattan en az 3 hafta önce nikotin alımı durdurulmalıdır.
Beslenme ve Hidrasyon: Vücudun protein ve C vitamini depolarının dolu olması, kolajen sentezi için gereklidir. Ödem riskini azaltmak adına sodyum (tuz) tüketimi sınırlandırılmalıdır.
Pre-operatif Tetkikler: Anestezi onayı için tam kan sayımı (hemogram), pıhtılaşma testleri (PT, PTT, INR) ve gerekirse akciğer grafisi ile EKG sonuçları uzmanlarca değerlendirilir.
Operasyon günü, genellikle genel anestezi altında 2 ila 4 saat süren bir prosedürü kapsar. Modern anestezik ajanlar sayesinde hastalar "uyanma" evresini minimal bulantı ve kafa karışıklığı ile atlatırlar.
İlk Saatler: Ameliyat sonrası hastanın başı 30-45 derecelik açıyla (Fowler pozisyonu) yükseltilir. Bu, venöz basıncı düşürerek burun bölgesindeki sızıntı ve ödemi kontrol altına alır.
Tampon ve Atel Uygulaması: Burun içine yerleştirilen nefes alabilen silikon splintler (Doyle splint) ve burun sırtına uygulanan termoplastik atel, yeni yapının stabilize edilmesini sağlar.
Beslenme ve Mobilizasyon: Anesteziden yaklaşık 4 saat sonra sıvı gıdalarla beslenme başlar. Hastanın hafif tempoda yürütülmesi (mobilizasyon), tromboemboli riskini önlemek ve genel dolaşımı hızlandırmak için zorunludur.
İyileşme süreci doğrusal değil, evreler halindedir. Her evrede vücudun verdiği biyolojik tepkiler farklılık gösterir.
Bu aşamada vücut cerrahi travmaya akut yanıt verir.
Göz çevresinde ödem ve ekimoz (morluk) başlayabilir.
Burun ucundan hafif sero-sanguinöz (kanla karışık serum) sızıntı olması normaldir.
Kritik Müdahale: İlk 24 saat boyunca her saat başı 10-15 dakika uygulanan soğuk kompres (buz uygulaması), damarları daraltarak morlukların yayılmasını %40 oranında azaltır.
7. gün, hastalar için en önemli dönüm noktasıdır.
Atel ve Dikişlerin Alınması: Termoplastik atel ve varsa burun ucu dikişleri cerrah tarafından alınır. Burun bu aşamada çok ödemli ve "yukarıda" görünebilir; bu, doku içi sıvı birikiminden kaynaklanan geçici bir durumdur.
Hava Yolu Temizliği: Silikon tamponlar çıkarıldıktan sonra nazal pasaj okyanus suyu spreyleriyle temizlenmeye başlanır. Kabuklanmaların önlenmesi, mukozal iyileşme için elzemdir.
İyileşmenin "kaba" evresi tamamlanmıştır. Lenfatik drenajın yeniden kurulmasıyla birlikte yüzdeki ödemlerin büyük kısmı iner.
Aktivite: Hafif tempolu yürüyüşlere izin verilir ancak tansiyonu yükseltecek ağır sporlar ve ağır gözlük kullanımı (burun sırtına baskı yapmaması için) hala yasaktır.
Güneş Koruması: Ciltteki kesi izlerinin kalıcı pigmentasyona (lekelenmeye) uğramaması için yüksek faktörlü güneş kremi kullanımı hayati önem taşır.
6. Ay: Burun sırtındaki ve ucundaki sertlikler yumuşar. Sinir uçlarının iyileşmesiyle burun ucundaki hissizlik ortadan kalkar.
1. Yıl (Final): Kemik ve kıkırdak rekonstrüksiyonu tamamen stabilize olmuştur. Özellikle kalın deri yapısına sahip hastalarda burun ucunun son şeklini alması 18 aya kadar uzayabilir. Bu evrede çekilen fotoğraflar, operasyonun gerçek başarısını yansıtır.
İyileşme sürecinde doku içi sıvı birikimini (ödem) minimize etmek için kanıta dayalı uygulamalar:
| Süreç | Yapılması Gereken | Bilimsel Nedeni |
|---|---|---|
| Uyku Pozisyonu | Çift yastıkla, baş yukarıda yatmak. | Yerçekimi yardımıyla lenfatik boşaltımı hızlandırmak ve doku içi basıncı azaltmak. |
| Beslenme | Ananas (Bromelain) tüketimi. | Doğal bir anti-ödem ajanı olarak protein sindirimini ve inflamatuar yanıtın baskılanmasını desteklemek. |
| Cilt Bakımı | Nazik masaj (Cerrah onayıyla). | Doku yapışıklıklarını önlemek ve ödemi perifere, lenf düğümlerine doğru itmek. |
| Kaçınma | Sıcak banyo ve saunadan uzak durmak. | Vazodilatasyonu (damar genişlemesi) önleyerek kılcal damarlardan doku içine sıvı sızıntısını engellemek. |
Rinoplasti cerrahisinde en yüksek uzmanlık seviyesi, primer (ilk) ameliyatlarda değil; doku bütünlüğünün bozulduğu sekonder (revizyon) vakalarda ve cerrahın kontrolü dışındaki en büyük değişken olan kalın deri tipinde kendini gösterir. Bu bölümde, bu zorlu vakaların tıbbi arka planını ve cerrahi yönetim stratejilerini derinlemesine ele alıyoruz.
Revizyon rinoplasti, daha önce bir veya birden fazla operasyon geçirmiş hastalarda estetik veya fonksiyonel sorunları gidermek amacıyla yapılan müdahaledir. Bu vakaları "zor" kılan temel unsur, burnun doğal anatomi ve doku planlarının (plane of dissection) kaybolmuş olmasıdır.
Doku Fibrozisi (Yara Dokusu): Önceki ameliyatlara bağlı olarak gelişen yoğun nedbe dokusu (fibrozis), deri ve kıkırdak arasındaki diseksiyonu güçleştirir. Bu durum, derinin beslenmesini (vaskülarite) riske atabilir ve iyileşme sürecinde düzensiz çekilmelere yol açabilir.
Kıkırdak Rezervi Eksikliği: Çoğu primer ameliyatta septum kıkırdağı (burun orta bölmesi) kullanıldığı için, revizyon sırasında burun çatısını yeniden inşa edecek yeterli materyal bulunmaz.
Vasküler Riskler: Tekrarlayan cerrahiler, burun derisinin kanlanmasını sağlayan damar ağını zayıflatır. Bu da yara iyileşmesinde gecikme veya nadir durumlarda deri nekrozu riskini beraberinde getirir.
Eğer hastanın kendi septum kıkırdağı yetersizse, altın standart otolog kostal kıkırdak (hastanın kendi kaburgası) kullanımıdır. Genellikle 6. veya 7. kaburga kıkırdağından alınan küçük bir parça, burun iskeletini sıfırdan kurmak için kullanılır.
Yapısal Destek: Kaburga kıkırdağı, kulak kıkırdağına (konkal greft) göre çok daha dirençli ve miktar olarak fazladır. Özellikle burun ucu projeksiyonunu sağlamak ve çökmüş burun sırtını (Saddle Nose) düzeltmek için idealdir.
Warping (Eğilme) Riski: Kaburga kıkırdağının doğal hafızası nedeniyle zamanla eğilme riski vardır. Cerrahlar bu riski minimize etmek için kıkırdağı "konsantrik dilimleme" (concentric slicing) tekniğiyle hazırlar veya kıkırdağı güçlendirmek için içinden K-teli (Kirschner wire) geçirme gibi ileri teknikler uygular.
Kalın deri (sebaceous skin), rinoplastide cerrahın "en büyük düşmanı" olarak nitelendirilebilir; çünkü deri altındaki iskelet ne kadar mükemmel olursa olsun, kalın ve yağlı deri bu detayları gizleme eğilimindedir.
Ölü Boşluk (Dead Space) Yönetimi: Kalın derili hastalarda kıkırdak iskelet küçültüldüğünde, deri bu yeni yapıya hemen adapte olamaz. Arada kalan boşlukta vücudun ürettiği sıvılar birikerek kontrolsüz yara dokusuna (supra-tip pollybeak deformitesi) neden olabilir.
Tanımlı İskelet Oluşturma: Kalın deride strateji "küçültmek" değil, "belirginleştirmektir". Cerrah, deriyi gerecek kadar güçlü ve yüksek bir kıkırdak çatısı kurmalıdır. Bu sayede deri gerilerek altındaki iskeletin formunu yansıtmaya başlar.
| Parametre | Kalın Deri Yapısı | İnce Deri Yapısı |
|---|---|---|
| Ödem Süresi | 18 - 24 Ay (Uzun süreli takip) | 6 - 12 Ay (Hızlı iyileşme) |
| Deri Adaptasyonu | Yavaş; baskılı bandaj uygulaması kritiktir. | Hızlı; iskelet detaylarını doğrudan yansıtır. |
| Medikal Destek | Steroid enjeksiyonu veya ilaç desteği gerekebilir. | Genellikle ek müdahale gerektirmez. |
| Estetik Görünüm | Yumuşak ve Yuvarlak Hatlar | Keskin ve Belirgin Hatlar |
Revizyon ve kalın derili burun vakalarında başarı, sadece cerrahi teknikle değil, aynı zamanda dürüst bir beklenti yönetimi ile mümkündür. Hastaya, kalın derinin limitleri veya revizyonun riskleri şeffaf bir şekilde anlatılmalıdır. Modern cerrahide kullanılan "Dorsal Preservation" veya "Structural Rhinoplasty" yaklaşımları, bu zorlu vakalarda dahi stabil ve estetik sonuçlar elde edilmesini sağlar.
Yüzün altın oranını belirleyen en temel unsur olan burun, hem estetik bir imza hem de hayati bir nefes yoludur. A Life Sağlık Grubu, rinoplasti (burun estetiği) cerrahisinde modern tıbbın ulaştığı son teknolojileri, uzman cerrah kadrosuyla birleştirerek hastalarına hem görsel bir mükemmellik hem de sağlıklı bir solunum kapasitesi sunmaktadır.
A Life Sağlık Grubu bünyesinde gerçekleştirdiğimiz operasyonlarda temel felsefemiz, "ameliyat olduğu belli olmayan", yüz hatlarıyla tam uyumlu ve doğal burun estetiği sonuçları elde etmektir.
A Life Sağlık Grubu, her hastanın doku yapısına ve ihtiyacına özel teknikler geliştirir:
Piezo (Ultrasonik) Rinoplasti: Kemik yapıları kırmadan, ses dalgaları yardımıyla milimetrik olarak şekillendiren bu yöntem sayesinde morluk ve ödem minimalize edilir.
Kapalı Koruyucu Cerrahi (Preservation): Burun sırtının doğal yapısını bozmadan, dikiş izi bırakmadan gerçekleştirilen bu teknikle iyileşme süreci hızlanır.
Septorinoplasti: Burun dış görünüşü düzeltilirken, iç kısımdaki deviasyon (kemik eğriliği) ve et büyümesi gibi nefes alma sorunları aynı seansta çözüme kavuşturulur.
Revizyon Rinoplasti: Daha önce operasyon geçirmiş ancak istenilen sonuca ulaşamamış hastalar için kaburga kıkırdağı (costal graft) gibi ileri tekniklerle burun yeniden inşa edilir.
Ankara’nın kalbinde, tam donanımlı hastane ortamında sunduğumuz sağlık hizmeti, güvenliği ve konforu bir araya getirir:
Uzman Cerrah Kadrosu: Rinoplasti alanında binlerce başarılı vakaya imza atmış, uluslararası literatürü takip eden KBB ve Estetik cerrahlar.
3D Simülasyon ve Planlama: Ameliyat öncesi dijital analizler ile operasyon sonrası oluşacak görüntü hakkında ön izleme imkanı.
Güvenli Hastane Ortamı: Klinik ortamların aksine, tam teşekküllü ameliyathane ve yoğun bakım imkanlarıyla sıfır risk politikası.
Kişiye Özel İyileşme Protokolü: Ameliyat sonrası ödem atıcı beslenme planları ve düzenli kontrollerle 1. yıla kadar süren takip süreci.
Web sitemizde yer alan tüm cerrahi bilgiler ve teknik detaylar, aşağıda yer alan uluslararası literatür, hakemli dergilerde yayımlanmış çalışmalar ve güncel cerrahi kılavuzlar ışığında hazırlanmıştır:
Daniel, R. K., & Kosins, A. M. (2016). "Preservation Rhinoplasty: A New Paradigm." Aesthetic Surgery Journal, 36(10), 1100–1110. PubMed Bağlantısı (PMID: 27555512)
Robotti, E., & Leone, F. (2020). "The Role of Piezoelectric Devices in Modern Rhinoplasty." Facial Plastic Surgery, 36(1), 38-51. PubMed Bağlantısı (PMID: 32054128)
Çakmak, Ö., & Erdem, T. (2018). "Revision Rhinoplasty: Principles and Techniques." European Archives of Oto-Rhino-Laryngology, 275(2), 321-330. PubMed/Springer Bağlantısı (PMID: 29110113)
Toriumi, D. M. (2014). "Structure Rhinoplasty: Lessons Learned in 30 Years." Facial Plastic Surgery Clinics of North America, 22(1), 1-22. PubMed Bağlantısı (PMID: 24268060)
Gunter, J. P., & Rohrich, R. J. (2021 update). "The External Approach to Secondary Rhinoplasty." Plastic and Reconstructive Surgery. (Klasik Referans Çalışması) Journal/PubMed Bağlantısı (PMID: 3452243)
Bu içerik, A Life Sağlık Grubu Genel Cerrahi birimi uzmanları tarafından tıbbi literatür ve güncel cerrahi protokoller ışığında incelenmiş ve onaylanmıştır.
Son Güncelleme: 19 Ocak 2026 03:19
Yayınlanma Tarihi: 30 Temmuz 2024 02:28
Fiyatlarımız ve Uygulama Yöntemlerimiz Hakkında Hızlı Bilgi Alma Formumuzu Kullanabilirsiniz.
Rinoplasti, burun kemiği ve kıkırdak yapısının yeniden şekillendirilmesi işlemidir. Günümüzde, kemikleri kırmadan ses dalgalarıyla şekillendiren Piezo (Ultrasonik) Rinoplasti yöntemi, doku hasarını minimize ettiği için en çok tercih edilen tekniktir. Ayrıca, burun sırtının doğal yapısını koruyan "Koruyucu Rinoplasti" (Preservation Rhinoplasty) teknikleri de 2026'nın en popüler yaklaşımları arasındadır.
Açık rinoplastide, burun delikleri arasındaki bölgeye (columella) küçük bir kesi yapılarak burun ucu tamamen açılır; bu yöntem cerraha daha geniş bir görüş alanı sağladığı için karmaşık vakalarda tercih edilir. Kapalı rinoplastide ise tüm kesiler burun deliklerinin içinde kalır, dışarıdan hiçbir iz görünmez ve iyileşme süreci genellikle daha hızlı tamamlanır.
Yeni nesil Piezo cerrahisi sayesinde ameliyat sonrası morluk oluşumu minimal düzeye inmiştir. Oluşan hafif şişlik ve morlukların %80’i ilk 7-10 gün içinde hızla kaybolur; hastanın iş ve sosyal hayatına dönmesi genellikle bir haftayı bulur. Ancak burun ucundaki mikroskobik ödemlerin tamamen dağılması ve burnun nihai şeklini alması için yaklaşık bir yıllık bir süre gereklidir.
Halk arasında "Gözüme estetik görünürken burnumun içi ne olacak?" endişesi yaygın olsa da, modern cerrahide estetik (Rinoplasti) ve fonksiyonel (Septoplasti) işlemler genellikle Septorinoplasti adı altında birleştirilir. Bu sayede burun dıştan güzelleştirilirken, iç kısımdaki kemik eğriliği (deviasyon) ve burun eti (konka) büyümeleri de giderilerek hastanın mükemmel nefes alması sağlanır.
Burun dolgusu, hyaluronik asit bazlı enjeksiyonlarla burun sırtındaki kemerli görünümü gizlemek veya burun ucunu bir miktar kaldırmak için uygulanan ameliyatsız bir yöntemdir. Ancak bu işlem cerrahi gibi kalıcı değildir; kullanılan dolgunun yapısına göre etkisi genellikle 12-18 ay sürer. Belirgin kemik yapısı bozuklukları veya nefes alma sorunları dolgu ile tedavi edilemez.
Günümüz rinoplasti fiyatları; ameliyatın ilk mi yoksa revizyon (düzeltme) mi olduğuna, kullanılacak teknolojiye (Piezo, lazer vb.) ve hastanede yatış süresine göre geniş bir yelpazede değişmektedir. Kişiye özel tedavi planı, Ankara şubelerimizdeki güncel paket fiyatlar ve uzman doktor muayenesi için A Life Sağlık Grubu ile iletişime geçerek detaylı bilgi alabilirsiniz.
Genellikle ameliyattan 3 ila 5 gün sonra çıkarılır. Yeni nesil oluklu silikon tamponlar, içerisinden nefes almanıza olanak tanır ve çıkarılırken acı hissettirmez.
Kalın deri, ödemi daha uzun süre tutar. Bu hastalarımızda burun ucunun (tip) detaylarını belirginleştirmek için kıkırdak destekleri ve özel deri inceltme teknikleri kullanılır; nihai sonuç 1.5 - 2 yılda oturur.
Daha önceki ameliyatta kıkırdak doku eksilmiş veya skar dokusu (yapışıklık) oluşmuş olabilir. Bu nedenle cerrahın "yeniden inşa" (rekonstrüksiyon) becerisi çok kritiktir.
Eğer masa başı bir işte çalışıyorsanız, atel ve tamponların alındığı 7. günden itibaren işe dönebilirsiniz.
Burun kemiğine dokunmadan, sadece kıkırdak uç kısmındaki genişlik veya düşüklüğün düzeltildiği daha kısa süreli bir operasyondur.
Modern tekniklerde (Septal Extension Graft vb.) kıkırdak destekleri kullanıldığı için burun ucu düşmesi riski neredeyse tamamen ortadan kaldırılmıştır.
Kemiklerin tam kaynaması için ilk 3 ay ağır gözlük kullanımı önerilmez. İhtiyaç halinde çok hafif çerçeveler veya lens tercih edilmelidir.
Ameliyat günü dahil olmak üzere, tamponların alınacağı 5-7 gün boyunca Ankara'da bulunmanız yeterlidir.
Evet, gelişimini tamamlamış bireylerde yapılan rinoplasti sonuçları ömür boyu kalıcıdır. Yaşlanmaya bağlı çok küçük değişimler dışında burnun temel formu bozulmaz.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.