Mide hastalıkları, oluşma nedenlerine ve mide üzerinde oluşturdukları etkilere göre farklı gruplara ayrılır. Bazı hastalıklar mide zarında iltihaplanmaya neden olurken bazıları ülser oluşumuna, mide boşalmasının yavaşlamasına veya mide dokusunda anormal hücre gelişimine yol açabilir.
En sık karşılaşılan ve klinik açıdan önemli mide hastalıkları şunlardır:
Bu hastalıkların belirtileri birbirine benzeyebilir. Bu nedenle yalnızca mide ağrısı, yanma veya bulantı gibi şikâyetlere bakılarak kesin tanı konulamaz.
Mide hastalıklarının belirtileri, hastalığın türüne ve şiddetine göre değişir. Bazı rahatsızlıklar belirti vermeden ilerleyebilirken bazıları günlük yaşamı etkileyen sindirim sorunlarına neden olabilir.
Mide hastalıklarında görülebilen başlıca belirtiler şunlardır:
Mide veya üst karın bölgesinde ağrı
Yemeklerden sonra şişkinlik
Hazımsızlık ve geğirme
Az yemekle doygunluk hissi
Yemek sonrasında uzun süre devam eden doluluk
İştahsızlık
İstemsiz kilo kaybı
Bazı durumlarda kansızlık
Mide veya sindirim sistemi kanamasına bağlı siyah dışkı ya da kanlı kusma
Bu belirtiler yalnızca mide hastalıklarına özgü değildir. Safra kesesi, pankreas, bağırsak ve yemek borusu hastalıkları da benzer şikâyetlere neden olabilir.
Mide ağrısı; gastrit, mide ülseri, fonksiyonel dispepsi ve bazı enfeksiyonlarda görülebilir. Ağrının yemeklerle ilişkisi, süresi, şiddeti ve eşlik eden belirtiler olası nedenlerin değerlendirilmesine yardımcı olur.
Ancak üst karın bölgesindeki her ağrı mide kaynaklı değildir. Safra kesesi ve pankreas hastalıkları, bazı bağırsak sorunları ve kalp hastalıkları da benzer ağrılara yol açabilir. Ani başlayan veya şiddetli ağrı, göğüs ağrısı ya da genel durumda belirgin bozulma varsa acil değerlendirme gerekir.
Mide bulantısı, mide hastalıklarının yanı sıra birçok farklı durumla ilişkili olabilir. Gastrit, ülser, mide boşalmasının yavaşlaması, sindirim sistemi enfeksiyonları ve bazı ilaçlar bulantıya neden olabilir.
Bulantıya baş ağrısı, halsizlik, ateş, kusma veya karın ağrısı eşlik ediyorsa belirtilerin birlikte değerlendirilmesi önemlidir. Tek başına mide bulantısı belirli bir hastalığın kesin göstergesi değildir.
Mide şişkinliği; fonksiyonel dispepsi, gastrit, mide boşalmasının yavaşlaması veya yemek alışkanlıklarıyla ilişkili olabilir. Hızlı yemek, gazlı içecekler ve bazı besinlerin tüketilmesi de şişkinlik hissini artırabilir.
Şişkinliğin sürekli olması, giderek artması veya erken doyma, kusma ve kilo kaybıyla birlikte görülmesi durumunda tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.
Mide yanması, gastrit ve ülser gibi mide rahatsızlıklarında görülebilir. Bununla birlikte, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıyla oluşan gastroözofageal reflü hastalığı da yanma ve ekşimenin önemli nedenlerinden biridir.
Mide yanmasının yeri ve eşlik eden belirtiler değerlendirilerek olası nedenler araştırılır. Göğüs bölgesindeki yanmanın her zaman mide kaynaklı olmadığı unutulmamalıdır.
Gastrit, mide iç yüzeyini kaplayan mukozanın iltihaplanmasıdır. Akut gastrit kısa sürede ortaya çıkabilirken kronik gastrit uzun süre devam edebilir. Bazı kişilerde belirti görülmezken bazı kişilerde mide ağrısı, bulantı, hazımsızlık ve şişkinlik gelişebilir.
Gastritin en önemli nedenlerinden biri Helicobacter pylori enfeksiyonudur. Bunun yanında bazı ağrı kesicilerin uzun süre kullanılması, alkol ve mide mukozasını etkileyen başka durumlar da gastrite veya mide mukozası hasarına yol açabilir.
Gastrit tanısında hastanın şikâyetleri, kullanılan ilaçlar, H. pylori testleri ve gerekli durumlarda endoskopiyle alınan biyopsiler değerlendirilir. Tedavi, altta yatan nedene göre belirlenir.
Atrofik gastrit, kronik iltihaplanma sonucunda mide mukozasındaki bezlerin azalması veya kaybolmasıyla karakterizedir. H. pylori enfeksiyonu ve otoimmün süreçler önemli nedenler arasındadır.
Bu durum bazı kişilerde demir veya B12 vitamini emilimini etkileyebilir. Uzun süreli atrofik gastrit, belirli mide hastalıklarının gelişme riskini artırabildiğinden tanı alan kişilerin hekim önerisine göre takip edilmesi önemlidir.
Otoimmün gastrit, bağışıklık sisteminin mide mukozasındaki hücrelere saldırması sonucunda gelişir. Mide asidi ve B12 vitamininin emiliminde rol oynayan mekanizmalar etkilenebilir.
Bunun sonucunda demir eksikliği veya B12 vitamini eksikliğine bağlı kansızlık ortaya çıkabilir. Tanı ve tedavide kan testleri, gerekli durumlarda endoskopi ve biyopsi bulgularından yararlanılır.
Helicobacter pylori, mide mukozasında yaşayabilen ve kronik gastrit ile mide ülserinin önemli nedenlerinden biri olan bir bakteridir. Enfeksiyon bazı kişilerde belirti oluşturmazken bazı kişilerde hazımsızlık, mide ağrısı veya ülser gelişimiyle ilişkili olabilir.
Uzun süre devam eden H. pylori enfeksiyonu, bazı mide kanseri türlerinin gelişme riskini de artırabilir. Bu nedenle uygun hastalarda enfeksiyonun tespit edilmesi ve tedavi edilmesi önemlidir.
H. pylori tanısında üre nefes testi, dışkıda antijen testi ve gerekli durumlarda endoskopik biyopsi kullanılabilir. Tedavi genellikle mide asidini baskılayan ilaçlarla birlikte birden fazla antimikrobiyal ilacın hekim tarafından planlanmasını içerir. Tedavi sonrasında enfeksiyonun ortadan kalkıp kalkmadığının uygun bir testle doğrulanması gerekebilir.
Mide ülseri, mide iç yüzeyinde oluşan ve mukozanın daha derin katmanlarına ilerleyebilen yaradır. En önemli nedenleri H. pylori enfeksiyonu ve özellikle nonsteroid antiinflamatuvar gruptaki bazı ağrı kesicilerin kullanılmasıdır.
Mide ülserinde üst karın ağrısı, bulantı, erken doyma ve yemeklerden sonra rahatsızlık görülebilir. Ancak bazı ülserler belirti vermeden de ilerleyebilir.
Tanıda endoskopi ve H. pylori testlerinden yararlanılabilir. Tedavide ülserin iyileşmesini sağlayan ilaçlar, varsa H. pylori enfeksiyonunun ortadan kaldırılması ve ülserle ilişkili ilaçların hekim tarafından yeniden değerlendirilmesi önemlidir.
Mide ülseri kanama, delinme veya mide çıkışında tıkanıklık gibi komplikasyonlara neden olabilir. Kanlı kusma, kahve telvesine benzeyen kusmuk veya siyah dışkı gelişmesi acil değerlendirme gerektirir.
Fonksiyonel dispepsi, yapılan değerlendirmelerde belirtileri açıklayabilecek belirgin bir yapısal hastalık bulunmadan üst karın bölgesinde hazımsızlık yakınmalarının devam etmesidir. Mide ağrısı, yanma, yemek sırasında erken doyma ve yemek sonrasında rahatsız edici doluluk hissi görülebilir.
Bu durum yalnızca mide asidinin fazla olmasıyla açıklanamaz. Midenin yemekle genişleme biçimi, sindirim sistemi hareketleri ve bağırsak-beyin etkileşimi rol oynayabilir.
Tedavide belirtilerin özelliklerine göre beslenme düzenlemeleri, bazı ilaçlar ve gerektiğinde diğer destekleyici yaklaşımlar değerlendirilir. Benzer şikâyetlere neden olabilecek diğer hastalıkların dışlanması önemlidir.
Gastroparezi, mide kaslarının hareketlerinin etkilenmesi nedeniyle yiyeceklerin mideden ince bağırsağa normalden daha yavaş geçmesidir. Mide boşalmasının yavaşlaması; bulantı, kusma, şişkinlik, karın ağrısı ve az yemekle doygunluk hissine neden olabilir.
Diyabet, bazı cerrahi işlemler ve belirli ilaçlar gastropareziyle ilişkili olabilir. Bununla birlikte, her hastada neden belirlenemeyebilir.
Tanıda mide boşalmasını değerlendiren özel testlerden yararlanılabilir. Tedavi; altta yatan nedenin yönetilmesi, beslenme düzenlemeleri ve uygun hastalarda mide hareketlerini etkileyen ilaçları içerebilir.
Eroziv gastrit veya gastropatide mide mukozasında yüzeysel aşınmalar meydana gelebilir. Bazı ilaçlar, alkol ve ağır hastalık durumları bu tür hasarlarla ilişkili olabilir. Hasar ilerlediğinde mide kanaması gelişebilir.
Mide kanaması bazen belirgin kanlı kusmayla ortaya çıkarken bazen siyah, katran görünümünde dışkı veya kansızlıkla fark edilir. Şiddetli kanamalarda baş dönmesi, bayılma ve tansiyon düşüklüğü gelişebilir.
Kanama şüphesinde acil tıbbi değerlendirme gerekir. Tedavi, kanamanın şiddetine ve nedenine göre ilaçlar, endoskopik işlemler veya diğer girişimleri içerebilir.
Mide polipleri, mide iç yüzeyinden gelişen doku oluşumlarıdır. Endoskopi sırasında tesadüfen saptanabilir ve her zaman belirti oluşturmazlar.
Poliplerin türü, büyüklüğü ve hücresel özellikleri farklılık gösterebilir. Bazı polipler düşük riskli olsa da bazı türlerde kanser öncüsü değişiklikler bulunabilir.
Polip saptandığında hekim, büyüklüğüne ve görünümüne göre biyopsi veya polip çıkarılması gibi işlemleri değerlendirebilir. Takip gereksinimi, polibin patolojik özelliklerine göre belirlenir.
Mide fıtığı, midenin bir bölümünün diyaframdaki yemek borusu açıklığından göğüs boşluğuna doğru yer değiştirmesidir. Mide fıtığı doğrudan midenin iç yüzeyinde gelişen bir hastalık değildir ancak sindirim sistemi yakınmalarıyla ilişkili olabilir.
Bazı kişilerde belirti görülmezken bazılarında reflü, göğüste yanma, geğirme veya yemeklerden sonra rahatsızlık gelişebilir. Tanı, klinik değerlendirme ve gerekli durumlarda endoskopi veya görüntüleme yöntemleriyle konulur.
Tedavi, belirtilerin şiddetine ve fıtığın özelliklerine göre planlanır. Her mide fıtığında ameliyat gerekmez.
Mide çıkış tıkanıklığı, mide içeriğinin onikiparmak bağırsağına geçişinin kısmen veya tamamen engellenmesidir. Ülserlere bağlı nedbe dokusu, bazı tümörler ve farklı yapısal sorunlar bu duruma neden olabilir.
Yemeklerden sonra belirgin doluluk, tekrarlayan kusma, karın şişkinliği ve kilo kaybı görülebilir. İleri vakalarda sıvı ve elektrolit kaybı gelişebilir.
Tanıda endoskopi ve uygun görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır. Tedavi, tıkanıklığın nedenine göre ilaçları, endoskopik işlemleri veya cerrahiyi içerebilir.
Ménétrier hastalığı, mide mukozasındaki kıvrımların belirgin şekilde kalınlaşmasıyla seyreden nadir bir hastalıktır. Mide protein kaybına neden olabilir ve bazı kişilerde üst karın rahatsızlığı, bulantı, iştahsızlık veya şişkinlik görülebilir.
Tanı, endoskopik inceleme ve gerekli durumlarda biyopsiyle değerlendirilir. Tedavi hastalığın şiddetine ve bulgularına göre planlanır; bazı hastalarda uzman merkezlerde daha ileri tedavi seçenekleri değerlendirilebilir.
Zollinger-Ellison sendromu, gastrin hormonunun aşırı salgılanması sonucunda mide asidinin belirgin şekilde artabildiği nadir bir hastalıktır. Bu durum tekrarlayan veya tedaviye dirençli ülserlere, karın ağrısına ve bazı hastalarda ishale neden olabilir.
Tanı için gastrin düzeyleri ve mide asidiyle ilişkili değerlendirmeler yapılabilir. Gerekli durumlarda hormon salgılayan tümörlerin yerini belirlemek için görüntüleme yöntemleri kullanılır. Tedavi, asit üretiminin kontrolünü ve altta yatan oluşumun değerlendirilmesini içerir.
Mide kanseri, mide hücrelerinden gelişen kötü huylu bir tümördür. En sık görülen türlerden biri mide mukozasındaki bez hücrelerinden gelişen adenokarsinomdur. Daha nadir olarak gastrointestinal stromal tümörler ve mide lenfomaları gibi farklı tümörler de görülebilir.
Mide kanserinin erken dönemlerinde belirti olmayabilir veya hazımsızlık gibi özgül olmayan yakınmalar ortaya çıkabilir. Hastalık ilerledikçe üst karın ağrısı, erken doyma, iştahsızlık, istemsiz kilo kaybı, kansızlık ve sindirim sistemi kanaması görülebilir.
H. pylori enfeksiyonu, bazı kronik gastrit türleri, aile öyküsü, sigara kullanımı ve diğer etkenler mide kanseri riskini etkileyebilir. Bu risklerin bulunması tek başına kanser tanısı anlamına gelmez.
Tanıda üst gastrointestinal endoskopi ve biyopsi temel yöntemler arasındadır. Tedavi, tümörün türüne ve evresine göre endoskopik tedavi, cerrahi, ilaç tedavileri veya bunların bir kombinasyonunu içerebilir.
Mide hastalıklarının oluşumunda enfeksiyonlar, ilaç kullanımı, bağışıklık sistemiyle ilişkili süreçler, mide hareket bozuklukları ve yapısal değişiklikler rol oynayabilir.
Başlıca nedenler şunlardır:
Helicobacter pylori enfeksiyonu: Kronik gastrit ve mide ülseri gelişimine katkıda bulunabilir.
Bazı ağrı kesiciler: Özellikle nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar mide mukozasında hasar ve ülser riskini artırabilir.
Otoimmün süreçler: Mide hücrelerini etkileyerek kronik gastrite ve bazı vitamin eksikliklerine neden olabilir.
Mide hareket bozuklukları: Midenin boşalmasının yavaşlamasına veya hazımsızlık belirtilerine yol açabilir.
Sigara ve alkol kullanımı: Bazı mide rahatsızlıklarını ve mukozal hasarı ağırlaştırabilir.
Beslenme alışkanlıkları: Bazı yiyecek ve içecekler kişideki belirtileri artırabilir ancak tüm mide hastalıklarının nedeni beslenme değildir.
Genetik ve ailesel etkenler: Bazı hastalıklarda veya mide kanseri riskinde rol oynayabilir.
Diğer hastalıklar ve cerrahi işlemler: Diyabet ve bazı mide ameliyatları, mide hareketlerini veya boşalmasını etkileyebilir.
Mide hastalıklarının nedenini belirlemek için kişinin belirtileri, kullandığı ilaçlar, sağlık geçmişi ve gerekli test sonuçları birlikte değerlendirilir.
Mide hastalıklarının tanısında öncelikle belirtilerin başlangıcı, süresi, yemeklerle ilişkisi, kullanılan ilaçlar ve aile öyküsü değerlendirilir. Ardından gerekli görülen laboratuvar testleri ve görüntüleme yöntemleri seçilir.
Her hastada tüm testlerin yapılması gerekmez. Uygun incelemeler, muayene bulguları ve olası tanılara göre belirlenir.
Mide hastalıklarının tedavisi, altta yatan nedene göre planlanır. Gastrit veya ülser için kullanılan yaklaşım, gastroparezi ya da mide kanseri tedavisinden farklıdır.
Tedavi seçenekleri şunları içerebilir:
Asit baskılayıcı ilaçlar: Gastrit, ülser ve bazı asitle ilişkili hastalıklarda kullanılabilir.
H. pylori tedavisi: Enfeksiyon saptanan uygun hastalarda birden fazla ilaçla eradikasyon tedavisi uygulanabilir.
İlaç düzenlemesi: Mide mukozasına zarar verebilen ilaçlar hekim tarafından yeniden değerlendirilir.
Beslenme ve yaşam tarzı düzenlemeleri: Bazı hastalarda belirtilerin kontrolüne yardımcı olabilir.
Mide hareketlerini etkileyen ilaçlar: Seçilmiş mide boşalma bozukluklarında değerlendirilebilir.
Endoskopik tedaviler: Kanama, bazı polipler veya belirli tıkanıklıklar için uygulanabilir.
Cerrahi ve onkolojik tedaviler: Mide kanseri, bazı tıkanıklıklar ve diğer özel durumlarda gerekebilir.
İlaç seçimi ve tedavi süresi hastalığın türüne, şiddetine ve kişinin diğer sağlık sorunlarına göre hekim tarafından belirlenmelidir.
Mide hastalıklarında herkes için geçerli tek bir diyet bulunmaz. Beslenme düzeni, hastalığın türüne ve kişinin hangi yiyeceklerle şikâyet yaşadığına göre planlanmalıdır.
Genel olarak şu noktalara dikkat edilebilir:
Öğünleri yavaş yemek ve yiyecekleri iyi çiğnemek.
Büyük öğünler yerine daha küçük porsiyonları tercih etmek.
Belirtileri artıran yiyecek ve içecekleri belirlemek.
Aşırı yağlı veya kişide rahatsızlık oluşturan yiyecekleri sınırlamak.
Yeterli sıvı ve enerji alımını sürdürmek.
İstemsiz kilo kaybı veya beslenme yetersizliği varsa diyetisyen desteği almak.
Doktor önerisi olmadan uzun süreli ve kısıtlayıcı diyetlere başlamamak.
Gastrit veya ülserin her türünde özel bir diyetin hastalığı iyileştirdiği söylenemez. Özellikle H. pylori enfeksiyonu gibi durumlarda uygun tıbbi tedavi gereklidir. Bitkisel ürünler ve takviyeler de ilaçlarla etkileşebileceğinden hekim önerisi olmadan kullanılmamalıdır.
Mide hastalıklarının tehlike düzeyi, nedenine ve gelişen komplikasyonlara bağlıdır. Bazı rahatsızlıklar uygun tedaviyle kontrol altına alınabilirken bazı durumlar acil müdahale gerektirebilir.
Özellikle dikkat edilmesi gereken durumlar şunlardır:
Mide ülserine bağlı kanama veya delinme
Mide çıkış tıkanıklığı ve buna bağlı sıvı kaybı
İleri düzeyde kusma ve beslenememe
Mide kanseri ve diğer kötü huylu mide tümörleri
Ani başlayan veya şiddetli üst karın ağrısı
Kanlı kusma veya siyah, katran görünümünde dışkı
İstemsiz ve açıklanamayan kilo kaybı
Yutma güçlüğü veya giderek artan erken doyma
Kanlı kusma, siyah dışkı, ani ve şiddetli karın ağrısı, bayılma veya belirgin genel durum bozulması halinde acil tıbbi yardım alınmalıdır. Kalıcı belirtiler veya açıklanamayan kilo kaybı varsa değerlendirme geciktirilmemelidir.
Mide hastalıklarının değerlendirilmesinde öncelikle Gastroenteroloji bölümüne başvurulabilir. Gastroenteroloji uzmanları mide, yemek borusu, bağırsaklar ve sindirim sistemiyle ilişkili birçok hastalığın tanı ve tedavi sürecini yürütür.
Bazı durumlarda şu bölümlerin değerlendirmesi de gerekebilir:
İç Hastalıkları (Dahiliye): İlk değerlendirme ve genel sağlık sorunlarının incelenmesi için.
Genel Cerrahi: Cerrahi tedavi gerektiren ülser komplikasyonları, bazı mide tümörleri veya tıkanıklıklar için.
Tıbbi Onkoloji: Mide kanserinde ilaç tedavisi ve onkolojik takip için.
Beslenme ve Diyetetik: Beslenme yetersizliği, kilo kaybı veya hastalığa özgü beslenme planı gerektiğinde.
Hangi bölümün uygun olduğu belirtilere ve ön değerlendirme bulgularına göre değişebilir.
Mide hastalıkları, basit hazımsızlık yakınmalarından uzun süreli iltihabi hastalıklara ve daha ciddi mide rahatsızlıklarına kadar geniş bir grubu kapsar. Belirtilerin doğru değerlendirilmesi, altta yatan nedenin belirlenmesi ve uygun tedavinin planlanması sindirim sağlığının korunması açısından önemlidir.
A Life Sağlık Grubu’nda mide ve sindirim sistemi şikâyetlerinin değerlendirilmesi, gerekli tanı yöntemlerinin planlanması ve ilgili uzmanlık alanlarına yönlendirme konusunda bilgi alınabilir. Tanı ve tedavi planı, kişinin şikâyetleri ve hekim değerlendirmesi doğrultusunda oluşturulur.
Lütfen size ulaşabilmek için aşağıdaki alanları doldurunuz
Mide hastalıkları; mide ağrısı, yanma, şişkinlik, bulantı, hazımsızlık ve erken doyma gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Kesin tanı için şikâyetlerin değerlendirilmesi ve gerekli durumlarda test yapılması gerekir.
Mide hastalıkları için öncelikle Gastroenteroloji bölümüne başvurulabilir. İlk değerlendirme için İç Hastalıkları (Dahiliye) bölümü de uygun olabilir.
Bu belirtiler gastrit, mide ülseri, sindirim sistemi enfeksiyonları veya fonksiyonel dispepsi gibi durumlarda görülebilir. Safra kesesi ve pankreas hastalıkları gibi farklı nedenler de değerlendirilmelidir.
Mide şişkinliği hazımsızlık, fonksiyonel dispepsi veya mide boşalmasının yavaşlamasıyla ilişkili olabilir. Sürekli şişkinliğe kusma, erken doyma veya kilo kaybı eşlik ediyorsa doktora başvurulmalıdır.
Mide yanması gastrit, ülser veya gastroözofageal reflü hastalığıyla ilişkili olabilir. Şikâyetin sık tekrarlaması ya da uzun sürmesi durumunda nedeninin araştırılması önemlidir.
Bazı mide hastalıkları kan testlerinde kansızlık veya vitamin eksikliği gibi bulgularla fark edilebilir. Ancak gastrit ve ülser gibi hastalıkların tanısı yalnızca kan testiyle her zaman konulamaz.
Endoskopi, mide iç yüzeyini doğrudan incelemeye ve gerekli durumlarda biyopsi almaya yardımcı olur. Bununla birlikte, mide hareket bozuklukları gibi bazı durumlarda ek testler gerekebilir.
Helicobacter pylori enfeksiyonu bazı kişilerde ağız kokusuyla ilişkilendirilebilir ancak ağız kokusunun tek veya kesin nedeni değildir. Diş ve diş eti sorunları ile ağız kuruluğu gibi diğer nedenler de değerlendirilmelidir.
Mide rahatsızlıklarıyla birlikte çarpıntı hissedilebilir ancak bu durum her zaman mide kaynaklı değildir. Çarpıntı tekrarlıyorsa değerlendirme yapılmalı; göğüs ağrısı, nefes darlığı veya bayılma eşlik ediyorsa acil yardım alınmalıdır.
Uygun yaklaşım, hastalığın nedenine göre değişir. Düzenli ve dengeli beslenmek, belirtileri artıran yiyecekleri belirlemek ve doktor önerilerine uymak yardımcı olabilir; bazı hastalıklarda ilaç veya başka tedaviler gerekir.
Bazı mide hastalıklarında ailesel yatkınlık rol oynayabilir; özellikle mide kanseri riskinde aile öyküsü önemlidir. Ancak gastrit ve mide ülseri gibi hastalıkların tamamı genetik nedenlerle gelişmez.
Kanlı kusma, siyah ve katran görünümünde dışkı, ani veya şiddetli karın ağrısı ve bayılma acil değerlendirme gerektirir. İstemsiz kilo kaybı, kansızlık ve giderek artan yutma güçlüğü gibi belirtiler de gecikmeden araştırılmalıdır.
7/24 tüm soru ve sorunlarınız için buradayız.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Randevu ve sağlık hizmetlerimiz hakkında bilgi almak için size en uygun iletişim kanalını seçebilirsiniz.